Liposuction (vücuttan yağ alınması) : VASER

Konusu 'Vücut Estetiği' forumundadır ve Op. Dr. Naci Celik tarafından 23 Eylül 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    23 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Op. Dr. Naci Celik
  1. Op. Dr. Naci Celik

    Op. Dr. Naci Celik Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    519
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    41
    Liposuction ameliyatı, artık herkesin bildiği gibi, önce yağ alınacak vücut bölgesinin bazı özel hazırlanmış saline solüsyonlarıyla şişirildikten sonra küçük kanüllerle deride açılan küçük deliklerden girilerek verilen bu sıvının ve aynı zamanda yağın alınması işlemidir. Bu işlem kilo vermek ya da beden ölçüsünü azaltmak amacıyla yapılmaz. İşlemin amacı “kontur bozukluklarını” ortadan kaldırmaktır.

    Basenler, bel, karın bölgesi, diz içleri, uyluklar, üst kol bölgesi ve gıdı bölgesi kadın ve erkeklerde bu işlemin en çok uygulandığı alanlardır. Yine erkeklerde pseudojinekomasti durumlarında (erkek memesinde yağlanma artışı) liposuction başvurulan bir yöntemdir. Vücuttaki kontur bozuklukları sadece fazlalık şeklinde olmayabilir. Çöküklükler ve asimetrik bozukluklar gibi bazı durumlarda yapılması gereken işlem o bölgeden yağın alınması değil yağ verilmesi olabilir. Bu nedenle bazı doktorlar liposuction (yağ emme) terimi yerine liposculpting (yağ şekillendirme) terimini kullanmayı tercih ederler. Bu durumda bazı yerlerden yağ alınırken bu alınan yağ özel işlemlerden geçirildikten sonra eksiklik olan bölgelere verilebilmektedir.

    Uygun hastada doğru şekilde uygulandığı takdirde liposuction çok fazla komplikasyonu olmayan ve hastanın 1-2 gün içinde iş-ev hayatına dönmesine izin veren bir operasyondur. Hastaların tam aktif yaşantılarına dönmesi biraz daha uzun olabilir ve bu alınan yağın miktarı, nereden alındığı ve nasıl alındığına bağlıdır.

    Yağ alma işlemi mekanik bir işlemdir. Derideki küçük deliklerden yağ dokusuna sokulan kanüller doktor tarafından ileri geri hareket ettirilirken bu kanüllere bağlı bir hortumun ucundaki makina emme işlemini gerçekleştirir. İşlem sırasında doktor çeşitli kalınlık, uzunluk, şekil ve uç tipine sahip kanülleri defalarca sokup çıkartarak yağ alınacak bölgeyi düzeltmeye çalışır. Bu işlem hem uygulamayı yapan doktor için oldukça yorucu hem de hasta için oldukça travmatiktir. Hastaların şişlik ve morluklarının sebebi işte bu emme işlemi sırasında yapılan travmaya bağlıdır ve hastaların en önemli postoperatif şikayetlerine neden olur; ağrı, şişlik,morluk. Bazan bu şikayetler oldukça uzun sürebilir. Kanüllerin oluşturduğu bu mekanik travma yağ dokusu kadar çevre dokuyu da etkilediği için (sinirler kan damarları konnektif doku) bu tür şikayetler maalesef liposuction işleminin kaçınılmaz sonucudur.


    İşte bu noktada VASER Liposelection (yağ seçici) devreye girmektedir. Yazının bundan sonraki kısmında VASER diyeceğimiz bu cihaz yağ dokusunu kırıp emulsifiye (eritme) etmek için ultrason dalgalarını kullanır ve bu sırada çevre dokuyu (sinirler kan damarları konnektif doku) relatif olarak intact bırakır. Bu da ameliyat sonrası dönemin hastalar için daha kolay geçmesini sağlar. VASER sonrası hastaların ağrı, şişlik ve morluk düzeyleri klasik liposuction yapılmış hastalara göre daha azdır.

    VASER işleminde de klasik liposuction da olduğu gibi hastaya genel, lokal veya sedasyon anestezisi yapılır. Ardından yine yağ fazlalığının olduğu yere özel hazırlanmış sıvılar enjekte edilir ve buraya kadar olan kısmı klasik liposuctiondan farklı değildir. Ardından VASER cihazının özel kendi kanülleri yine deriden açılan küçük delikler ile (3-4) mm yağ dokusu içine sokulur. Cihazın ürettiği yüksek frekanslı ses dalgaları yağ dokusu yoğunluğuna göre ayarlanmış olduğu için sadece yağ dokusunda hücrelerin parçalanması ve yağın emulsifikasyonuna yol açar. Bu arada çevre doku çok fazla etkilenmemiştir. Daha sonra yağların eritildiği bu bölgeye hafifçe masaj yapılarak yağlar daha önceden verilen solusyona karıştırılıp aynı deliklerden sokulan emme kanülleriyle bu yağ sıvı karışımı dışarı alınır. İşlem liposuctionda olduğu gibi her türlü vücut bölgesine yapılabilir.

    Ses dalgaların cilt altı yağ dokusunda yaptığı etki ile VASER sırasında deride de gerilme olur. Deride oluşan bu gerilmenin de VASER’in iyi sonuçlarına katkısı olduğu düşünülmektedir ancak bunun henüz klinik çalışmalarla kanıtlanması gerekmektedir.

    VASER, hasta ve işlemi uygulayacak doktor açısından çok avantajları olan bir yöntem olmakla birlikte klasik liposuctiondan daha fazla tecrübe gerektirir. Aslında teknik olarak daha zor bir operasyondur ve daha pahalıdır. Ayrıca aynen liposuctionda olduğu gibi ne “sellülit”leri ne de ciltteki çatlaklıkları (striae) azaltmaz. Ayrıca tecrübesiz, plastik cerrahi uzmanlığı olmayan ellerde cilt yanıkları oluşturma gibi tehlikeli bir komplikasyon riski vardır. Ancak tüm bunlara rağmen eğer doğru bir şekilde uygulanırsa hastalar postoperatif (ameliyat sonrası) dönemi çok rahat geçiriler ve sonuçlar hasta ve doktor açısından çok tatmin edicidir.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.