Lösemi - Kan kanseri

Konusu 'Onkoloji - Kanser ve Türevleri' forumundadır ve sibee_l tarafından 31 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : sibee_l
  1. sibee_l

    sibee_l Guest

    lösemi kan kanseri


    1. S: Lösemi nedir?
    C: Lösemi halk arasinda kan kanseri diye bilinen hastaliktir. Bu hastalikta çogunlukla kemik iliginden kaynaklanan ve bir tek hücrenin kanserlesmesi, daha sonra bu hücrenin bölünerek çogalip, önce kemik iligini, daha sonra tüm organlari istila etmesi durumu söz konusudur. Eger tedavi edilmezse olay kisa sürede hastanin kaybi ile sonuçlanir.
    2. S: Çocuklukta Lösemi görülür mü?
    C: Çocuklarda en sik görülen kanser türü Lösemidir. Beyaz irkta çocukluk çaginda Löseminin sikligi 100.000 canli dogumda yaklasik 5 kadardir.

    3. S: Lösemi çocuklarda en sik hangi yaslarda ortaya çikar?
    C: Lösemi en sik 2 - 5 yaslari arasinda görülür. Bu dönem çocuklarda Lenf dokusunun en aktif oldugu dönemdir.
    4. S: Çocuklarda Lösemiye neden olan faktörler nelerdir?
    C: Herseyden önce tüm kanserler gibi Löseminin de genetik bir hastalik oldugunu, yani vücudumuzdaki kanser önleyici veya kanser yapici genlerdeki bazi bozukluklar sonucu ortaya çiktigini bilmek gerekir. Bu bozulmayi kolaylastiran bazi faktörler vardir. Bunlar arasinda iyonizan radyasyon, bazi virüsler, bazi kimyasal maddeler ve bazi genetik hastaliklar sayilabilir.
    5. S: Löseminin belirtileri nelerdir? Bir ebeveyn hangi durumlarda Lösemiden süphelenmelidir?
    C: Löseminin klinik belirtileri birçok hastalik ile karisir. Halsizlik, istahsizlik, solukluk, düsmeyen ates, deride morluklar veya küçük kirmizi kanama odaklari, burun ve dis etlerinden kanama, karinda sislik, lenf bezlerinde büyüme, kol ve bacak agrilari bunlar arasinda sayilabilir. Bunlardan birinin veya birkaçinin olmasi durumunda bir çocuk kan ve kanser hastaliklari uzmanina basvurulmalidir.
    6. S: Lösemi ölümcül bir hastalik midir? Bu hastalikta sag kalma orani nedir?
    C: Lösemi çocukluk çaginda görülen kanserler arasinda tedavi sansi en yüksek olanlardan biridir. Günümüzün modern tedavi protokolleri ile akut Löseminin genel anlamda tedavi sansi %70 - 75 dir. Bazi Lösemi tiplerinde bu oran %90 in üzerine çikmaktadir.
    7. S: Lösemi tedavisi için yurtdisina gitmek gerekir mi, yoksa tedavi olanaklari ülkemizde de mevcut mudur?
    C: Ülkemizde Löseminin her türlü tedavisi en modern sartlarda ve yurt disindan çok daha ucuza yapilabilmektedir. Bunun için yurt disina gitmek gereksizdir.
    8. S: Lösemi olusmasinda yiyeceklerin bir rolü var midir?
    C: Lösemi ile yiyecekler ve yiyecekler içindeki koruyucu maddeler arasinda bugüne kadar herhangi bir iliski gösterilememistir.
    9. S: Lösemi olusmasinda ebeveynin ihmali söz konusu mudur?
    C: Hamilelik sirasinda sigara içmek veya uyusturucu kullanmak ile veya hamileligin ilk 3 ayinda röntgen çektirmek ile Lösemi olusumu arasinda ilgiye isaret eden bilgiler vardir. Bu tür davranislardan kaçinilmalidir.
    10. S: Lösemi tedavisi her hastanede yapilabilir mi?
    C:Hayir, Lösemi tam donanimli ve Çocuk Kan ve Kanser Hastaliklari bölümü bulunan bir hastanede tedavi edilmelidir. Bu hastaligin tedavisi ancak bu konudaki uzman kisiler tarafindan yapilmalidir.
    Çocukluk Çagi Kanserleri (Ç.Ç.K.) tüm kanserler içerisinde % 2 oraninda görülür. 15 yas altindaki tüm çocukluk çagi içerisinde rastlanilan ölümlerin %10’nu ÇÇK nedeni iledir. Çocukluk çagi kanserlerinin eriskin dönemde görülen kanserlerden klinik, biyolojik ve ve genetik bakiminda bir çok farkliliklari bulunmaktadir. Amerika’daki SEER programi sonuçlarina göre Bir milyon nufuslu bir popülasyonda her yil yeni kanser görülme sikligi 129.77 çocuk olarak bildirilmistir. En fazla 0-5 yas arasinda görülmektedir.ÇÇK’lerinin görülme sikliginin ülkelere ve çografi bölgelere göre degisiklik gösterdigi saptanmistir. Örnegin Akut lenfoblastik lösemiye en fazla Çin, Japonya ve Amerika’da rastlanirken, Ortadogu ve Afrika’da daha az rastlanilmaktadir. Yine Lenfomalara en fazla Afrika rastlanirken , Japonyada en az rastlanilmaktadir.
    Genel olarak çocukluk çaginda görülen kanserlerin sikligi Tablo-1’de verilmistir 1 . Bu siralamaya göre en fazla görülen hastalik lösemilerdir.

    HASTALIK ADI ve GÖRÜLME SIKLIGI (%)

    Akut Lösemi /ALL,AML)
    27.5

    Santral sinir sistemi Tüm.
    20.7

    Lenfomalar
    11.3

    Nöroblastoma
    7.3

    Böbrek tümörleri
    6.1

    Kemik tümörleri
    4.7

    Rhabdomyosarkoma
    3.4

    Retinoblastoma
    2.9

    Diger tümörler
    16.1




    KANSER NEDENLERI


    Çocukluk çagi kanserlerinin nedenleri halen bir çok bilim adami tarafindan arastirilan bir konudur. Bu konuda üzerlerinde durulan en önemli nedenler asagida siralanmistir.

    1-Ailesel geçis : Bir ailede kanser görüldügünde anne ve babayi endiselendiren en önemli soru , diger çocuklarinda da kanser görülüp görülmeyecegidir ? Bu soruya hemen evet veya hayir demek zordur. Ancak kanserin bazi türlerinin ailsel geçis özelligi olabilir. Daha ziyade Down sendromu gibi genetik bozukluga sahip bir çocukta kanserin ortaya çikma ihtimalinin daha fazla olabileceginden bahsedilebilir. Retinoblastoma ve glioma gibi tümörlerin ailesel geçis ile yakin ilskileri olabilir. Bu oran %1-10 arasinda degismektedir. Ayrica kromozom anomalileri bulunan ailelerde kansere meyilden bahsedilebilir. Bu yüzden bir ailede kanser görüldügünde diger aile fertlerinde de görülebilecegini söylemek zordur.

    2-Ultraviyole Radyasyonu : Ultraviyolenin cilt kanserlerine yol açtigi bilinmektedir.

    3-Ionize radyasyon : Ionize radyasyonun lenfositlerde kromozomal anomalilere yol açarak kansere neden olabilecegi ileri sürülmektedir. Hamilelik döneminde rasyasyona maruz kalan annelerden dogan çocuklarda kanser görülme olasiligi diger çocuklara oranla daha fazladir. Bilindigi gibi 2.Dünya savasi sirasinda Hiroshima ve Nagasaki’ye atilan atom bombasindan sonra o bölgelerde yasiyan ailelerin çocuklarinda kanser görülme insidansinin 3 kat daha fazla artmis oldugu bilinmektedir.

    4-Elektromagnetik dalgalar : !979 yilinda Werheimer ve Leeper tarafindan yapilan bir çalismanin sonucunda elektromagnatik dalgalarin ÇÇK’ne yol açabilecegi (Bilhassa lösemi) bildirilmistir.

    5-Kimyasal ajanlar : Aflatoksinler, Aromatik aminler,rsenik, Asbestos, Benzene, sigara, Nikel , Polisiklik hidrokarbonlar,trikloroetan ve Vinyl kloride Kansere yol açtigi bilinen kimyasal ajanlardir. Pesatori ve arkadaslari 1993 yilinda Italya Sveso’daki bir endüstiriyel kazadan sonra dioxin ile temas edenlerde kanser riskinin artmis oldugunu vurgulamislardir. Insektisidlerinde kansere yol açabilir.

    6-Viral enfeksiyonlar : Ebstein Barr virusünün Burkitt lenfomasina yol açtigi bilinmektedir. Ancak bazi viruslerin insanlarin kromozomlarinda bulunan kanser genlerini aktive ettikleri ileri sürülmektedir.

    Sonuç olarak bazi kanser türlerinin haricinde hala kanserin kesin nedeni bilinmemektedir

    LÖSEMILER


    Günümüzde lösemilerin nedenleri bilinmemekle beraber, hastanin içinde bulundugu çevresel faktörler ve genetik yapisi arasindaki karsilikli etkilesim sonucunda ortaya çiktigi düsünülmektedir. 15 yas altinda her yil yeni hasta görülme sikligi 100.000 kiside 4 olarak bildirilmektedir. En fazla dört yas civarinda görülür. Lösemi blast adi verilen lösemi hücresinin kontrolsüz çogalmasi sonucu basta kemik iligi olmak üzere çesitli organ ve dokulari tutan malin bir hastaliktir. Tedavi edilmedigi zaman ölüm ile sonuçlanir. Ancak günümüzde kullanilan etkili ilaçlar ve kemik iligi transplantasyonu ile çok basarili sonuçlar alinmaktadir. Lösemiler akut ve kronik olarak ikiye ayrilir. Kronik lösemilere çocukluk çaginda nadiren rastlanir. En sik rastlanilan lösemi türü akut lenfoblastik lösemidir.

    Akut Lösemi;
    Akut lösemiler lenfoblastik ve myeloblastik olmak üzere iki gruba ayrilir. Tedavileri ve sonuçlari farklidir. Akut lenfoblastik lösemiler tedaviye daha iyi yanit verirler.
    Klinik : Hastalik solukluk, yorgunluk, kilo kaybi, ates, kemik agrisi, istahsizlik ve halsizlik gibi genel sikayetler ile basliyabilir. Bazen çok kisa sürede doktora müracaat edilen bir klinik tablo gelisebilirken , bazen de aylarca süren hafif belirtiler ile seyredebilir. En fazla romatizma ile karisabilir. Muayenede boyun, kasik ve koltuk altinda bezeler, karaciger ve dalakda büyüme, vücutta toplu igne basi büyüklügünde kizarikliklar ve/veya daha büyük morluklak tespit edilebilir.
    Laboratuar: Bu sikayetler ile doktora basvuran hastanin yapilan kan sayimi ve yaymalarindan hastaliktan süphe edilir. Beyaz kürenin bazen 6000 mm3/dl altinda , bazen de 100.000 mm3/dl üzerinde olabilir. Beyaz kürenin yüksek oldugu durumlarda hastalik enfeksiyonlar ile karistirilabilir. Ayrica hemoglobin düzeyinde düsme (kansizlik) ve trombositopeni (kan pulcuklarinin azalmasi) görülebilir.
    Tani : Kesin tani kemik iligi muayenesi ile konur.
    Tedavi: Kemoterapi, Radyoterapi ve kemik iligi transplantasyonudur.

    Tedavi malin hücrelerin ortadan kaldirilmasini hedefler. Hastalikta merkezden merkeze tedavi degisebilmektedir. Esas olarak baslangiçta Indiksiyon tedavisi denilen ve lösemik hücrelerin ortadan kaldirilmasini hedefliyen bir tedavi uygulanir. Bu Hücum tedavisi tam remisyon saglamak için verilir. Tespit edilebilir lösemik hücrelerin kaybolmasi ile hasta remisyonda kabul edilir. Kemik iligi ve kan sayimlari normale döner. Bu tedavi genellikle 4 haftaliktir. Hastalarin %90’ni bu süre içinde tam remisyona girerler.
    Lösemik hücrelerinin sayisi azaltildiktan sonra hastaligin tekrarlamamasi için ve tahlillerde görülemiyen kalinti lösemik hücreleri temizlemek için idame tedavisi düzenlenir. Idame tedavisi kiz çocuklarda en az 2 yil , erkek çocuklarda 3 yildir. Bu tedavi yoluyla siddetle kemik iligi baskilandigi için nötropeni (beyaz kürenin düsmesi) gelisebilir.
    Hastaligin baslangicinda veya idame tedavisi sirasinda Santral Sinir Sistemi tutulumu tespit edilebilir. En sik belirtiler bas agrisi, kusma ve ense sertligidir.

    Hastalik bazen idame tedavisi sirasinda tekrar ortaya çikabilir. Bu nedenle hastalarin düzenli takibi gereklidir.

    Prognoz : Hastanelerde kullanilan çesitli yogun kombine kemoterapi protokolleri ile 5 yillik yasam orani çocugunuzun girecegi risk grubuna göre %60 ile % 90 arasinda degismektedir.

    TEDAVISI:
    Lösemi, son derece uzun, zor ve pahali bir tedavi gerektirmektedir. Lösemi tanisi alan vakalara haftada, ayda bir damardan verilen çok sayida ilaç ve kemoterapi tedavisiyle 2.5 yil kadar süren bir tedavi uygulanir. Bu tedavi sonucunda % 70-85 oraninda tamamen iyilesme saglanabilir. Yanlizca % 5 oranindaki vakalarda ve uygun durumlarda kemik iligi nakli yapilabilir. Türkiye'de kemoterapi ve kemik iligi nakli bati ülkeleri standartlarinda, basariyla yapilmaktadir.
     
  2. 13 Eylül 2007
    Konu Sahibi : sibee_l
  3. Obstinate

    Obstinate Guest

    Lösemi karşısında çaresiz değilsiniz! Amerikan Hastanesi Çocuk Bölümü Pediatrik Onkoloji Direktörü Prof. Dr. Rejin Kebudi, çocukları ve aileleri çaresizlik içinde bırakan lösemi karşısında, aslında çaresiz olunmaması gerektiğini belirtirken lösemiyle ilgili bilinmeyenleri bizlerle paylaştı.

    Çocukluk çağı lösemileri hakkında neler söyleyebilirsiniz?Lösemi halk arasında kan kanseri olarak bilinen bir hastalıktır. Bu hastalıkta çoğunlukla, damarlarda dolaşan kanın esas yapım yeri olan kemik iliğinin ana hücrelerinin birinde değişiklik olmakta ve blast adını verilen, olgun olmayan kan hücrelerinde artış meydana gelir. Bu hücreler hızla çoğalarak önce kemik iliğini doldurur, daha sonra lenf bezleri, dalak, karaciğer ve diğer organlara yayılabilir. Uygun tedaviyle günümüzde % 70-80 tam başarı elde edilir.

    Lösemiler çocukluk çağında en sık görülen kanser tipidir. Çocukluk çağı kanserlerinin % 30’unu lösemiler, kalan % 70’ini ise solid tümörler oluşturur. Lösemiler hücre tiplerine göre alt gruplara ayrılırlar. Çocukluk çağı lösemilerinin % 80-85’ini akut lenfoblastik lösemi (ALL), % 12-15’ini akut nonlenfoblastik lösemi (ANLL), % 3-5’ini ise kronik miyeloid lösemi oluşturur.


    Löseminin en çok hangi yaş aralığında görülüyor?
    Türkiye’de her yıl yaklaşık 2500-3000 çocuğa kanser tanısı, bunların yaklaşık 800-1000’ine ise lösemi tanısı konuyor. Çocukluk çağında löseminin sıklığı 100.000 çocukta yaklaşık 5 kadar. Lösemi her yaşta görülmekle beraber en sık 2-5 yaşlarında görülür. 1 yaşın altında ve 10 yaşın üstündeki yeni vakalarda tedaviye cevap azalmaktadır.

    Lösemi oluşumunda kesin neden nedir? Tüm kanserler gibi lösemi de, hücre düzeyinde genetik bir değişiklik sonucu; yani vücudumuzdaki kanser önleyici veya kanser yapıcı genlerdeki bazı bozukluklar sonucu ortaya çıkar.Löseminin oluşumunda rol oynayan faktörler arasında iyonizan radyasyon, bazı kimyasal maddeler ve bazı genetik hastalıklar sayılabilir. Bloom sendromu, Fanconi aplastik anemisi, Down sendromu gibi bazı kalıtsal sendromlarla lösemi arasında da ilişki bildirilmiştir.

    Hastalık kişiden kişiye göre değişiyor mu? Lösemilerde yakınma ve klinik belirtiler tipik olmasına rağmen, hastalık bazen sinsi seyredebilir. Kişilerde halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, sık ateşlenme, geçmeyen enfeksiyonlar, kilo kaybı, kemik ve eklem ağrıları gibi genel belirtiler görülür. Kemik iliği tutulumu nedeniyle, kandaki alyuvar, akyuvar ve trombosit sayı değişiklerine bağlı bulgular arasında solukluk, ateş, deri içi kanamaları, dişeti ve burun kanamaları, deride çürükler, morluklar görülebiliyor. Lenfoid sistemin tutulumuna bağlı lenf bezlerinde şişlikler, dalak ve karaciğerde büyümeyle karşılaşıldığı oluyor. Lösemilerin % 5’inde merkezi sinir sistemi tutulabilir, buna bağlı olarak baş ağrısı, kusma, bilinç bulanıklığı, havale gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Erkek çocuklarda tanıda veya takipte testis tutulumu olabilir. Bu şikayetlerin sadece lösemide ortaya çıkmadığı unutulmamalıdır. Bu nedenle her türlü şüphede mutlaka doktora danışılmalıdır.

    Hastalığın tanısına yönelik yaklaşım nedir?Tanı için klinik bulgu ve belirtiler olan hastadan tam kan sayımı ve periferik yayma istenir. Beyaz küre sayısı normal veya azalmış olabilir, genellikle yüksek seyreder. Hemoglobin miktarı normal veya düşük olabilir. Periferik yaymada blastlar görülebilir. Hastaların çoğunda trombosit sayısı azalmıştır. Kesin tanı kemik iliği incelemesiyle konur. Kemik iliğinde çoğu kez tek tip olgunlaşmamış hücre infiltrasyonu ve kemik iliğinin normal hücre serilerinde azalma saptanır. Kemik iliğinde blast oranı % 5’i aştığında lösemiden kuşkulanılır, % 25’in üzerinde ise lösemi tanısı konur. Kemik iliğinin morfolojik, histokimyasal, immünolojik, sitogenetik ve moleküler genetik özelliklerine göre lösemiler alt gruplara sınıflandırılır. Biyokimyasal tetkiklerle akciğer grafisi de istenir. Beyin omurilik sıvısının biyokimyasal tetkikleri ve sitolojik tetkiki yapılmalıdır. Koagulasyon profili ve bazı viral enfeksiyonların serolojisi de tanıda istenir.
    Günümüzde, ALL için tanıda 1 yaş altı veya 10 yaş üstü durumlarda, lökösit sayısının 50000/mm3 üstünde olması, olumsuz faktör olarak kabul edilir. Bazı sitogenetik değişiklikler yüksek risk faktörleri arasındadır.


    Hastalığın tedavi sürecinden bahsedebilir misiniz?ALL, 2-3 yıl süren uzun ve pahalı bir tedavidir. Farklı etki mekanizmaları olan kemoterapi ilaçları belli bir düzende kullanılır. Lösemi tedavisindeki temel prensip; kemik iliğindeki olgun olmayan blast adı verilen hücrelerin çoğalmasını durdurmak, yok etmek ve sonrasında normal kan elemanlarının yapılmasını sağlamaktır.

    Tedaviye hücüm tedavisiyle başlanır. Yaklaşık iki ay süren bu dönem sonunda kemik iliğinde blast oranının % 5’in altına inmesi, organomegali ve kitlelerin yok olması amaçlanır. Ardından konsolidasyon tedavisi denen dönemde, tedavi pekiştirilir. Saklı kalan daha dirençli hücreleri yok etmek için ilk hücum tedavisine benzer bir tedavi tekrarlanır. Daha sonra lösemi hücrelerinin yeniden çoğalmalarını önlemeye yönelik, uzun süreli idame tedavisine geçilir. Bazı hastalarda risk grubuna göre veya merkezi sinir sistemi tutulumu olmuşsa ışın tedavisi uygulanır.

    Kemoterapi ilaçları yalnızca kötü hücreleri etkilememekte, vücudumuzun iyi, faydalı hücrelerini de yok eder. Bu nedenle, çocuklarda saçları dökülmesi, ağızlarında, bağırsaklarında yaralar, halsizleşme görülür. Yine, vücudumuzu enfeksiyonlara karşı koruyan savunma hücreleri de ilaçlarla yok edildiğinden immün sistem yıkılmakta, en ufak bir mikrop, hastalık etkeni dahi tüm vücuda yayılıp ağır ateşli enfeksiyonlara neden olur. Bu nedenle lösemili çocukları etraftaki toz, mikrop ve hastalıklardan azami ölçüde korumak gerekir.

    Ayrıca hastaların ve ailelerin hastalık hakkında bilgilendirilerek löseminin umutsuz bir hastalık olmadığı, tersine iyi bir tedavi ve moral desteği ile lösemide % 85'lere varan oranda iyileşmenin sağlandığının açıklanması tedavinin ikinci basamağıdır.


    Kemik iliği nakli nedir?
    Çocukluk çağı lösemilerinde esas olan ilaçla tedavidir. Toplam 3-3.5 yıl süren kemoterapi sonunda % 85'lere varan oranda tamamen iyileşme sağlanır. Tedaviye cevap alınamayan vakalarda ve bazı özel durumlarda % 5-10 oranında kemik iliği nakli uygulanabilir.

    Lösemi tekrarlayabilen bir hastalık mı?Toplam 3-3.5 yıl süren tedavi sonunda % 85'lere varan oranda tamamen iyileşme sağlanır. Tedavi sonrasında yalnızca kontrollerle izlenen çocuklar, diğer sağlıklı kardeş ve arkadaşları gibi normal yaşantılarını sürdürebiliyor. Hastalığı yenmiş bireylerde de löseminin yeniden görülme olasılığı az da olsa vardır. Bu durumlarda da benzer tedaviler ve/veya kemik iliği nakli uygulanabilir.

    ALL’de relapslardan sonra elde edilen ikinci remisyonda ve yüksek riskli olgularda [t(9,22) gibi] yüksek doz kemoterapiyi takiben kemik iliği transplantasyonu önerilir. ANLL’de son yıllarda remisyon elde edildikten sonra, kemik iliği/periferik kök hücre transplantasyonu yapılması önerilir. Promyelositik (M3) lösemide all-trans retinoik asit kullanılarak remisyon elde edilebilir. Lösemi tedavisinde tanı ve spesifik tedavi sırasında destek tedavi başarıda önemli rol oynar. ALL’de düşük veya standard risk grubunda 5 yıllık sağ kalım % 75–80, yüksek risk grubunda ise % 60–65 dir. ANLL’de ise bu oran % 20–40 arasındadır.


    Lösemili çocuklar ve aileleri bekleyen problemler nelerdir?
    • Okuldan uzak kalmak
    • Arkadaşları tarafından dışlanmak
    • Toplumun bu çocukların iyileşme şansının olmadığını düşünmesi
    • Maske yüzünden hastalığın bulaşıcı olduğunun düşünülmesi
    • Çocukların sosyal etkinliklere katılamamaları (Sinema, tiyatro, v.b)
    • Çocukların sevdikleri yiyeceklerden uzak durma zorunluluğu
    • Hastanede çocuklarına refakat etmek isteyen ailelerin iş yerlerinden çok sık izin almaları sonucu işlerine son verilmesi
    • Kan bulamamak
    • Parasızlık


    Son olarak hastalığın maliyeti nedir? Tedavide kullanılan ilaçlar son derece pahalıdır. İlacın bir kutusu 100 milyon lira civarında olmakla birlikte tedavide yüzlerce şişe ilaç kullanılır. Kateterleri, kitleri, serumları, kan ürünleri hesaplanacak olursa tedavi maliyeti yüz milyarlarca lirayı bulmaktadır.
    ALINTI...​
     
  4. 19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  5. SHADOWGIRL

    SHADOWGIRL Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    108
    İNGİLTERE'nin Kent bölgesinde yaşayan 5 yaşındaki tek yumurta ikizleri Olivia ve İsabella Murphy üzerinde yapılan kan testleri sonucu, lösemi (kan kanseri) hastalığına neden olan hücrenin tespit edildiği belirtildi.

    İkisinin de kemik iliğinde lösemi kök hücreleri saptanmış olmasına rağmen, ikizlerden İsabella’nın sağlıklı bir şekilde hayatını sürdürürken, sadece Olivia’nın hastalığa yakalanması bilim adamlarını şaşırtmıştı. Bu farkılıklardan yola çıkarak uzun süre araştırma yapan İngiliz bilim adamları sonunda lösemi hastalığına sebep olan hücreyi tespit etti.

    İkizleri üzerinde yapılan araştırmalar sonunda aralarında tespit edilen farklılıklar lösemi hastalığına çarede ilk ışığı yaktı. Elde edilen sonuçlar kemoterapi tedavi yönteminin tamamen ortadan kalkıp hastalığın sadece ilaçla tedavi edilebilecek olması anlamına geliyor.

    Bugün milyonlarca Lösemili çocuk için umut olan bu buluş hakkında konuşan İngiltere Kanser Araştırmaları Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mel Greaves Olivia ve İsabella üzerinde yaptılan araştırmanın bu hastalığa yakalanan lösemili çoçular için tıp aleminde büyük bir bulgu olduğunu söyledi
    .
     
  6. 19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  7. Mirayxixm

    Mirayxixm HEPGENERAL Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2007
    Mesajlar:
    108
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86

    Bu habere o kadar sevindim ki anlatamam...:asigim:

    Ama bir yandan da düşünmüyor değilim....:sm_confused:

    Bir çok buluş maalesef deneme safhasında hüsranla bitiyor...:1no2:

    Araştırmalar,denemeler umarım olumlu yönde gelişir....a.s

    Ve tabii ki insanlıkla bir an önce tanışır...

    Bu uzun bir süreç olmasa bari...:a015:a.s.
     
  8. 19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  9. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    ablamı lösemiden kaybetmiş biri olarak ileriki yıllarda umarım tıp bir çaresini bulur bu illetin...allah nerede hasta varsa şifa versin...hele küçücük bedenler bu acıyı hiç çekmesin.
     
  10. 19 Ocak 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  11. SHADOWGIRL

    SHADOWGIRL Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    108
    başın sağolsun ALLAH sabırlar versin canım:teselli: ve seninde dile getirdiğin gibi inşallah artık bir çaresi olsun bu illetin.
     
  12. 21 Şubat 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  13. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    banuca çok faydalı bir paylaşım olmuş emeğine sağlık.

    bir konuya özellikle değinmek istiyorum. hastaların maske takması....
    maalesef bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan insanlar hasta maske takınca bulaşıcı hastalık taşıyormuşcasına insana tuhaf bakıyorlar. ablam hastalığı esnasında birkaç gün ev izni almış ve dışarı çıkmıştık. rahatsız edici bakışlarla karşılaşmıştık. yemek yemek için girdiğimiz bir yerde hatta kızın biriyle bile tartıştım. sanki vebalı gibi tavırlar sergileyince.ablamın artık üzüntüsünü tahmin edersiniz. çok yoruldum diye bahaneyle eve gitmek istedi. oysa daha yapacak planımız vardı....

    maske onları dışarıda mikroplardan, virüslerden korumak için. bu hastalıkta sterilizasyon,hijyen çok önemli. kemoterapi nedeniyle bağışlık sistemi zayıf kaldığı için dışarıdan gelen her tür mikroba karşı savunmasız.

    lösemi bulaşıcı bir hastalık değildir...
    insanlarımızı bu konuda bilinçlenmesi gerekli çünkü hastalıkta moral çok önemli ve bu tür hastaların moralinin yüksek olması gerekli. svgler
    paylaşım için tekrar teşekkür ederim...
     
  14. 1 Haziran 2008
    Konu Sahibi : sibee_l
  15. gulhan

    gulhan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    başınız sağolsun.bende geçen sene ablamı aynı hastalıktan kaybettim.2 sene önce göğüs kanseri oldu.tedavi ile iyileşmişti.fakat 1 ay içersinde bel ve kol ağrısı ile başladı morluklar kanamalar derken 1 hafta sonra yoğun bakımdan sonra kaybettik.kemoterapinin yan etkisinden olabileceğini söylediler.Allah herkese şifa versin.kalanlara sabır.:teselli::teselli: