Lüzumsuz bilgiler

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve husel tarafından 10 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    10 Haziran 2008
    Konu Sahibi : husel
  1. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Dangalak Nedir?

    *Ses uyumundan dolayı kötü bir his bırakan halbuki latincede ince pembe yapraklı bir çiçeğin ismi olsa da (florac dangalak) hic bir zaman nazikçe algılayamayacağımız bir kelime.
    [​IMG]

    *Beyin hücrelerindeki fizyolojik gelişimi tam olarak tamamlayamamış dağ keçisi

    *Aikidoda 3.dan bittiğinde alınan ünvan..

    *Siparişi yanlış veren çırağına bakkalın çıkışma cümlesi.

    *Solo test te bir rütbedir

    *Tek tahtası değil bütün tahtaları arızalı kişi

    *Lafı, berisinden.! ! anlayanlar ve konuşunlar

    *Dünyadaki Siyasetçilerin en çok kullandığı hakaret sözcüğü

    politikacılar işi biliyor hakaret davası açılınca ben sana çiçek demiştim der sıyrılır iişin içinden hemi:)):roflol:
     
  2. 10 Haziran 2008
    Konu Sahibi : husel
  3. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    neden mendil taşıyoruz

    On beşinci yüzyılda Fransız denizciler, doğu denizlerine yaptıkları
    keşiflerden, hafif ve ketenden yapılmış büyük bez parçalan ile döndüler. Bu
    bez parçalarını, tarlada çalışan Çinli işçiler başlarını güneşten korumak
    için kullanırken görmüşlerdi. Moda meraklısı Fransız kadınlar bu bez
    parçalarından hemen etkilendiler ve onlara başı koruyan veya kaplayan
    anlamında 'couvrechef adını verdiler.

    Bezler Manş denizini aşıp İngiltere'ye geçtiklerinde, İngilizce 'baş örtüsü'
    anlamına gelen 'kerchief adını aldılar. Ancak uygulamada bu bez parçaları
    güneş çıkana kadar (ki İngiltere'de epey beklemek gerekiyordu) elde
    taşındıkları için 'el baş Örtüsü' anlamında 'handkerchief diye anılmaya
    başladılar. Yani bugün asıl amacı burnumuzu silmek olan mendilin
    başlangıçtaki görevi başı güneşten korumaktı.

    Aslında üst sınıf Fransız kadınların Çin'de pirinç tarımı ile uğraşan işçi
    kadınlar gibi başlarını güneşten korumak için bez parçalarına ihtiyaçları
    yoktu. Onların bu işi gören şemsiyeleri vardı.

    Zaten eski resim ve eserlerden de bu bezlerin hiçbir zaman başa örtülmediği,
    devamlı elde taşındığı, taşınırken sallandığı, arada sırada da manidar bir
    şekilde yere düşürüldüğü anlaşılıyor. 1500'lü yıllarda Avrupa'da ipekten
    yapılmış ve köşeleri altın veya gümüşle işlenmiş mendiller neredeyse bir
    sanat eseri değerine ulaşmışlardı.

    Peki, Çinlilerin başlarını güneşten korumak için kullandıkları bu bez
    parçalan ne zaman insanların burunlarını silme aracı oldular? Bunun için
    tarihte insanların burunlarını nasıl temizlediklerini de bilmek gerekiyor.

    Ortaçağ'da insanlar burunlarını kuvvetli bir şekilde havaya hınkırarak
    temizliyorlardı. Daha sonra burunlarını en yakında en müsait ne varsa
    örneğin ceketlerinin kollarına siliyorlardı.

    Daha eskilere gidildiğinde Romalıların da sıcakta terlerini silmek ve
    burunlarını temizlemek için bez parçalan taşıdıklarını biliyoruz ama onların
    bu adeti imparatorlukları ile birlikte yok olup gitmişti.

    On altıncı yüzyılda insanları, burunlarını havaya boşaltmak değil de
    ceketlerinin kollarına silmek rahatsız etmeye başladı. Bunu nezakete
    sığmayan kaba bir davranış biçimi olarak algılayan toplumda, bu amaçla
    mendil kullanımı teşvik edilir oldu. Böylece mendil yüzyıllar boyu buruna
    hafif ve nazik bir şekilde temas ettirilerek, burnun sadece dışını temiz
    tutmak amacı ile kullanıldı.

    On dokuzuncu yüzyılda ilerleyen teknoloji ile beraber havadaki bakterilerin
    farkına varılmaya başlandı. Makine kullanarak ucuz kumaşlar da üretilince
    yüzyıllar boyu nezaket sembolü olan mendil, sonunda her sınıftan insanın
    yanından ayırmadığı, burnunu rahatça temizlediği, sağlık için gerekli, çok
    önemli bir giysi parçası haline geldi.
     
  4. 10 Haziran 2008
    Konu Sahibi : husel
  5. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?


    Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler.
    Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki
    fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar
    açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum,
    küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo,
    teyp, volkmen vb. için aynıdır.
     
  6. 10 Haziran 2008
    Konu Sahibi : husel
  7. burcin_54

    burcin_54 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    72
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    1898 yılında Morgan Robertson, Futility adlı kitabı yazdı. Kitap, yapılan en büyük geminin, soğuk bir Nisan akşamında Atlantik okyanusunda bir buzula çarparak batmasını anlatan bir romandı. Titanik bu kitaptan 14 yıl sonra, 1912 yılında batmıştır.BİTANEDE BENDEN OLABİLİR Mİ?
     
    Son düzenleme: 10 Haziran 2008