Manolya mısınız böcekkapan mı???

Konusu 'Testler' forumundadır ve mavis87 tarafından 5 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    5 Ocak 2009
    Konu Sahibi : mavis87
  1. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Manolya mısınız böcekkapan mı?

    Kimi insan vardır, manolya gibidir; o denli kırılgandır ki, koklanınca solan manolya gibi en küçük şeyden kırılır.
    Kimisi vardır, kaktüs gibidir, doğal hali dikenlidir. Tabii ara kategoriler de var; dayanıklı karanfil ve öldürücü böcekkapan gibi. Kırılganlık ve kırıcılık... İşte testiniz; test edin kendinizi keşfedin!

    1.Bir iş arkadaşınızın doğum günü için kitap aldınız. Ama içiniz rahat değil. Neden olabilir?

    a) Ya kitabın konusundan özel bir anlam çıkarırsa?

    b) Ya okuduğu bir kitapsa?

    c) Ya beğenmezse?

    d) İnşallah üzerine ahkam kesmeye kalkmaz.

    e) Bunun daha ucuzu yok mu?

    2. Arkadaşlarınızdan birinin kuzeninin evine gittiniz. Ayakkabılarınızı çıkartmanız söylendi. Bundan hiç hoşlanmıyorsunuz.

    a) Ses çıkarmaz söyleneni yaparsınız. Her evin kuralı var.

    b) "Çıkarmasam olmaz mı?" diye şansınızı denersiniz.

    c) Ayakkabınızın altını silecek bir şey ister, çıkarmak istemediğinizi belirtirsiniz.

    d) Asık suratla bunu yapmayacağınızı söylersiniz.

    e) "Halınızdan mantar kapmayacağımı garanti ediyor musunuz?" diye sorarsınız.

    3. Birisine çok kızdığınızda ne yaparsınız?

    a) İçinizden ona tükürmek gelir.

    b) Kendi kendinizi sakinleştirirsiniz.

    c) İçinizden avaz avaz bağırmak gelir.

    d) Kıpkırmızı kesilirsiniz.

    e) Şiddetle öfkenizi kusarsınız.

    4.Epeydir görmek istediğiniz film vizyonda. Önünüzde oturan iki kişi ambalajını hışırdatarak mısır yiyor...

    a) Sadece içinizi çekerek rahatsızlığınızı belli edersiniz.

    b) Dert değil, nasıl olsa pakettekiler bitecek...

    c) Biraz sabreder, sonra uyarırsınız.

    d) "Mısır muhabbetinden hiçbir şey duyulmuyor" diye yüksek sesle söylenirsiniz.

    e) Görevliye "Beni şu obur güvercinlerden uzak bir yere oturtur musunuz?" diye yüksek sesle seslenirsiniz.

    5- .Size göre mektup yazmak için ideal kalem hangisidir?

    a) İnce uçlu dolmakalem.

    b) İyi yazan tükenmez kalem.

    c) Renkli bir dolmakalem.

    d) Herhangi bir kalem.

    e) En sevdiğiniz kaleminiz.

    6.Birisiyle tanıştınız. Bir şey hoşunuza gitti. Ne olabilir?

    a) Çok mütevazı.

    b) Çok nazik.

    c) Esprili.

    d) Sizden hemen etkilendi.

    e) Size çok saygılı davranıyor.

    7.Bir partide sevgilinizle aranızda bir tartışma çıktı. Etrafta kimse yokken tartışıyorsunuz. En hararetli yerinde etraf kalabalıklaşmaya başladı...

    a) Aniden susar, olup biteni belli etmemeye çalışırsınız.

    b) "Bunu sonra konuşuruz" diyerek tartışmayı kesersiniz.

    c) Sesinizi alçaltarak tartışmaya devam edersiniz.

    d) Sert bir tavırla gitmek istediğinizi söylersiniz.

    e) Gelenlere, "Ne bakıyorsunuz" diye çıkışırsınız.

    8. Size en yapılmayacak şaka hangisidir?

    a) Korkutucu şaka.

    b) Eşek şakası.

    c) Sizden başka herkesin güleceği şaka.

    d) Absürd şaka.

    e) El şakası.

    9.İş yerinde hoşlanmadığınız birine isim takın...

    a) Şapşal maymun.

    b) Bunak papağan.

    c) Gerzek inek.

    d) Sümüklüböcek.

    e) İğrenç böcek.

    10. İnsanlarla ilişkilerinizde en çok neye güvenirsiniz?

    a) Saygılı davranışınıza.

    b) Sağduyunuza.

    c) Önsezilerinize.

    d) Çekiciliğinize.

    e) Gücünüze.

    DEĞERLENDİRME

    (a)'lar çoğunluktaysa manolya gibisiniz
    Size göre hayat çok acımasız, insanlar zor. Ama inanın, gerçek öyle değil. Sorun sizin, her şeyin tozpembe sunulduğu aile ortamında kristal fanus içinde yetiştirilmiş olmanız. Aşırı korunaklı bir ortama alıştığınız için 'dışarısı' size düşmanca geliyor. Bir de başkalarının sizi yargılamalarından korkuyorsunuz. Oysa aslolan sizsiniz... Bir an önce kavga etmeyi öğrenmeniz gerekiyor.

    (b)'ler çoğunluktaysa karanfil gibisiniz
    Dayanıklısınız... İnsanlarla ilişkilerinizde araya uygun mesafeyi koymadaki ustalığınız sayesinde incinmekten kendinizi koruyorsunuz. Mantık konusundaki ustalığınız, insanlarla yakınlaşmanızı sağlıyor. Derdi olan size geliyor. Ama siz, pek kimseye gitmiyorsunuz. Çünkü yalnızlığı seviyor ve bunun sizi güçlü kıldığını biliyorsunuz. Kolay kırılmıyor, kolay öfkelenmiyorsunuz.

    (c)'ler çoğunluktaysa gül gibisiniz
    Fazla kırılgan değilsiniz, ama ara sıra dikenleriniz başkalarına batıyor. Eğer kurallarınıza uyuluyorsa ne siz kırılıyorsunuz, ne de kırıyorsunuz. Kendinize ve imajınıza düşkünsünüz; bu da sizi çekici kılıyor. Etrafınızda çekiciliğinize kapılan çok kişi var, ama sizi kırabilenler ancak önem verdikleriniz. Mutlu anlarınızda sizden iyisi yok. Ancak mutsuz olduğunuzda kırıcı olabiliyorsunuz.

    (d)'ler çoğunluktaysa kaktüs gibisiniz
    Ne yapsanız dikenleriniz mutlaka birilerine batıyor. Sorun, bir türlü büyümeyen bir çocuk olmanız. Düşünmeden duygusal tepkilerinizi ortaya koymadaki aceleciliğiniz yüzünden insanları kırıyorsunuz. Ama sizi yakından tanıyanları değil. Onlar bir kaktüsle nasıl bir arada olunacağını iyi biliyorlar. 'Aşırı dışavurumculuk'tan vazgeçtiğinizde işler kolaylaşacak.

    (e)'ler çoğunluktaysa böcek kapan gibisiniz
    Yaşamı rekabetten ibaret görüyorsunuz. Etrafınızdaki herkes size göre, birer rakip; hatta düşmanınız. Bu 'yarış' ortamında kendinizi hırslarınıza öyle kaptırdınız ki, yaşamınızda keyif gitgide azalıyor. Bu ne demek, biliyor musunuz? İnsanlar yüzünden yarışıyorsunuz. Oysa amaç birilerini yenmek değil, iyi bir yaşam olmalı.

    DR. Nilgün GEDİKOĞLU
     
  2. 5 Ocak 2009
    Konu Sahibi : mavis87
  3. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Bende bu cikti:
    (a)'lar çoğunluktaysa manolya gibisiniz
    Size göre hayat çok acımasız, insanlar zor. Ama inanın, gerçek öyle değil. Sorun sizin, her şeyin tozpembe sunulduğu aile ortamında kristal fanus içinde yetiştirilmiş olmanız. Aşırı korunaklı bir ortama alıştığınız için 'dışarısı' size düşmanca geliyor. Bir de başkalarının sizi yargılamalarından korkuyorsunuz. Oysa aslolan sizsiniz... Bir an önce kavga etmeyi öğrenmeniz gerekiyor.