Mavrulam'dan semeler

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve mavrulam tarafından 1 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    1 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  1. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Ticaret için o şehir senin bu şehir benim dolaşan çirkin ve köse bir adam anlatıyor : Vaktiyle Isfahan'daydım. Bir gün bir sokaktan geçerken süslü püslü bir kadın yanıma gelip "Nerelisin kardeş?" diye sordu. "Kaşanlıyım; ticaretle uğraşırım" dedim. "Kaşan'dan güzel ve akıllı delikanlılar çıkar " dedi ve "siz evli misiniz?" diye sordu. Kadının bana aşık olduğunu sandım. Çünkü şimdiye kadar hiç nasibim çıkmamıştı. Hoşuma gitti ve "Hayır, evlenmedim. Bu ilginizin sebebini sorabilir miyim?" diye sordum. Kadın "Maksadım Allah'a hizmet. Şimdiye kadar evlenmedinse, Allah aşkına sakın evlenirim deme!" dedi. "Neden?" diye sorduğumda " Aman yeryüzünde neslin kalmasın! Çünkü bu halinle senden doğacak nesil adama benzemez de ondan !" diye cevap verdi.
     
  2. 1 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  3. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Birgün Temel ve Dursun kahveye giderler. Kahvede Temel süt icelim der Dursunda kahve icelim der ve tartisirlar. Sonra garson tartismayi böler ve derki eger kapidan önce kadin gecerse süt ama eger erkek gecerse kahve iceceksiniz. Temel ve Dursun anlasirlar. Sonunda sütlükahve icerler. Sizce kapidan kim gecmis olabilir?

    Bülent Ersoy!!!!!!
     
  4. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  5. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.
    Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu
    görünüyordu.
    Sonra
    Adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti.
    Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü
    düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu:
    Sevgili baba;
    Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.
    kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten
    uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben Joanla buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam...

    Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri,derisine
    işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla AMA asla
    onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olmasıda bir
    sorundu. Fakat benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk...
    Baba Joan hamile! Joanın dediğine göre çok mutlu olacağız.
    Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadarda yakacağı
    var. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslüyor.

    Joan benim gözlerimi esrar gerçeğine açtı ve artık biliyorum
    ki esrar
    kimseye zarar vermez. Esrar yetiştirecek ve insanlara pazarlayacağız ve
    yine bu sayede ihtiyacımız olan kokoin ve ekstaziye ulaşacağız.

    Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi
    bulunsun ve Joan sağlığına kavuşsun diye.. O kesinlikle
    iyileşmeyi hakediyor. Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve
    kendi başımın çaresine bakabilirim. Eminim birgün geri döneceğiz ve sen
    kendi torunlarını tanıyacak, seveceksin Oğlun Cihad.
    NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil.
    Ben
    Mehmet'lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen
    karneden
    daha kötü şeylerin olduğunu hatırlatmak istedim
     
  6. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  7. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir hayal görüyor. Azrail'i görüyor ve soruyor: "Benim saatim geldi mi?" Azrail cevap veriyor: "Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay vede 8 günün var". Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve de Göğüslerini düzelttiriyor. Kısacası: "Yeniden doğmuş gibi" Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçiyor ki, ambülâns çarpıyor. Ölüyor. Cennette Azrail'e soruyor: "40 seneden daha fazla yaşayacağımı sanıyordum! Neden o zaman bana o ambülânsın çarpmasını sağlayıp, beni öldürttün?" Azrail cevap veriyor; Kız, ben seni tanıyamadım.
     
  8. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  9. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    öpücük

    Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk ediyorlar. Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- çok şiddetli bir şamar sesi duyuluyor. Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.
    Genç kız düşünüyor; (Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler..)
    Kızın annesi düşünüyor; (Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen şamarı yapıştırdı..)
    Yuzbaşı düşünüyor; (Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim...)
    Asker gülümsüyor; (İntikamımı aldım daa. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!)

    benimkilerin üzerine

    Kadin gogsunden rahatsizmis. Doktora gitmis. Doktor sikayetini dinledikten sonra;
    - Buyrun, surada soyunun hanimefendi, demis.
    Kadin "Utanirim" demis, "rica etsem, isiklari kapatabilir misiniz?"
    Doktor isigi kapatmis. Birkac dakika sonra;
    - Elbiselerimi nereye koyayim Doktor Bey?.. diye sormus kadin...
    Doktor da yanitlamis:
    - Benimkilerin uzerine lutfen...
     
  10. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  11. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    on liralık süper olsun
    İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. "Arabayı süren":
    - Onbin liralık, dedi, süper olsun.
    Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
    - Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
    İkincisi, "araba kullanana" döndü:
    - Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!
     
  12. 28 Kasım 2007
    Konu Sahibi : mavrulam
  13. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Sınıfta hoca:

    Gerizekalılar ayağıya kalksın!demiş.Mükremin ayağıya kalkmış,hoca şaşırmış:"oğlum sen gerizekalı mısın" demiş.Mükremin: "Sizi yalnız bırakmak istemedim hocam"

    KAYSERİLİ

    Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor.Kayseri'li musteri bagirmis..- "Durdur su arabayi.."Sofor panik icinde haykirmis..- "Durduramiyorum!.."- "O zaman taksimetreyi durdur hic degilse" demis, Kayserili.

    Piyasayı Düşürme

    Öğretmen Kayserili öğrencisine sorar: -Oğlum, 3 kere 7 kaç eder?
    Kayserili öğrenci cevap verir: - 30 eder hocam. Öğretmen : -Nasıl olur evladım, sen böyle bir hata yapmazdın ama... neyse...
    Sen otur arkadaşın gelsin.
    Öğrenci, yerine otururken tahtaya çıkmakta olan diğer Kayserili öğrenciye seslenir: -Sakın piyasiyi düşürme, yoksa başına geleceklere karışmam
     
  14. 9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : mavrulam
  15. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    en pahalı papağan

    Adamın biri, papağan almak ister. Gittiği dükkândaki papağanları sırayla inceler.1.kafeste rengarenk, pırıl pırıl tüyleri olan papağanı beğenir. Etiketinde 5.000 dolar yazılıdır.
    - Dükkan sahibine sorar. “Bu kuş niye bu kadar pahalı?”
    - Dükkan sahibi “Bu papağan tam 7 dil biliyor, onun için”. Adam başka bir kafeste bembeyaz şahane bir kuş daha görür. Hem de 10.000 dolarlık. Yine sorar. Meğer bu kuş anayasayı ezbere okurmuş da ondan. Adam bir bakar en köşede ki kafeste, tüyleri dökülmüş ve kararmış yaşlıca bir kuş var. Ama o da ne tam 50.000 dolar. Peki der bu perişan haldeki kuşun nesi var.
    - Dükkan sahibi “ Vallahi birader, bu kuşun nesi var biz de bilmiyoruz. Ama öteki papağanlar sabahları buna günaydın üstat diyorlar.”
     
  16. 30 Ocak 2008
    Konu Sahibi : mavrulam
  17. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    temel ve cin
    temel birgün sahilde gezerken bi şişe buluyor şişenin içinde de bir cin şişeyi açıyor cin diyoki bir dilek hakkın var dile benden beni serbest bırak temelde düşünmüş kararını vermiş demiş ki burdan amerikaya 4 şeritli bir otoban yap

    cinde diyorki yaww onunla uğraşmak zor olur kumu çakılı çimentosu

    temelde demişki tamam bu sene trabzon sporu şampiyon yap cin de düşünmüş ve cewap vermiş

    otoban kaç şeritli olsun?


    sohpet

    Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu,adama dönmüş ve - Biliyor musunuz, biryerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz,seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam,kitabı yavaşça kapatmış ve adama; - Hangi konuda sohbet etmek istersiniz? - Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz? - Olabilir,bu ilginç bir konu olabilir ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. Bir at, bir inek ve bir keçi,üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen,keçi misket şeklinde, inek sıvı şeklinde,at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar.Sizce neden? Sohbet etmek isteyen adam,hayretle bakmış; - Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Kitabını okumak isteyen adam; - Hiç bir bok hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji konusunda sohbet etmek istedin?
     
  18. 17 Mart 2008
    Konu Sahibi : mavrulam
  19. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir.
    Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler.Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der."Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda götüreyim der."Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der ve sigara ister.Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir.Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner
    mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır:"Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi