Mazinin kumsalına yazılmış isimler... (Can Dündar)

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve yaren_76 tarafından 6 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Mazinin kumsalına yazılmış isimler...

    Yeni cep telefonuma eskisinin rehberini geçiriyordum dün...
    Baktım, bazı isimlerin numaraları duruyor; kendileri yok...
    Bir deprem sonrasının hazin sınıf yoklaması gibi:
    "- Cem Karaca?"
    "- Yok!"
    "- Barış Manço?"
    "- Yok!"
    "- Erol Mutlu?"
    "- Yok!".
    "- Melih Kibar?"
    "- Yok!"


    * * *


    Sanki mazinin kumsalına yazılmış isimler... Eninde sonunda geleceğini adımız gibi bildiğimiz halde hiç gelmez zannettiğimiz bir dalga geliyor ve yıllar yılı özene bezene sahile işlediğimiz o güzelim yazıları bir darbede siliyor. Kum gibi dağıtıp ummana sürüklüyor. Sonrası boşluk... Sonsuz bir boşluk...


    * * *


    Yitik dostların, tanışların ekrandaki isimleri üzerinde geziniyor parmağım... "Sileyim mi" diye soruyor telefon...
    Başparmağın ucunda bir ömür...
    Can, bir tuş mesafesinde...
    "Sil" komutuna elim varmıyor.
    "Sil"mek ihanet gibi geliyor.


    * * *

    Rehberim isim dolu... Kimi canlı, kimi ölü... "Sil"meye kıyılamamış nice isim, yaşayanlarla birlikte duruyor orada... "Yaşayanlar" dediğim, sırasını bekleyenler... Kim bilir hangisi, hangisinin ardı sıra... "Ha 3 gün önce, ha 5 gün sonra..."
    Kimi vakitli, kimi apansız, bir anda...
    Rasgele arıyorum yitenlerden birini...
    Gençten bir kadın sesi yanıtlıyor:
    "Aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor."
    Gelecekte ulaşılması da mümkün görünmüyor. "Daha sonra tekrar deneyiniz" tavsiyesine gülüyorum.
    Denemeye söz veriyorum.
    Ölmüş de hafızadan silinmemiş dostlar, ölmeden silinenlerden daha uzun yaşıyor bu rehberde...


    * * *


    Hep merak ederim:
    Nereye gider bu bilgisayarların, cep telefonlarının posta kutularından silinen mesajlar, mektuplar, yazılar...
    Onca harf, cümle, satır?.. Sanal âlemin görünmez kablolarına tutunup bir ekrandan yüreklere ulaşan haykırışlar, özlemle tuşlanmış, mesaj kutularında saklanmış aşklar... ne olur silinince?..
    Uzay boşluğunda dağılır mı?
    Yoksa bir yerlerde saklanır mı?
    Bir gün yeniden toplanır mı?
    Silinmiş yazılar diyarında...
    Bir pişmanlık kurultayında...
    Ya ölenler?
    Onlar hangi keşfedilmemiş ülkeye gider?..


    * * *


    Galiba hayattan kayıt sildirdikten sonra ilkin gelip sevenlerinin hafızasına kaydoluyorlar.
    Bilgisayar gibi değil insan hafızası...
    Bir tuşluk "sil" komutuyla silmiyor sevdiğini... silemiyor.
    Emir, ferman dinlemiyor.
    Hatıralara sarıp saklıyor orada... anıyor, yâd ediyor, "yaşatıyor".
    Belki hiç unutmuyor ve yanına gidene dek orada koruyor. Belki -5-10 yıl
    sonra- bir gün "hafızası doluyor", onu silip yerine bir başka ismi yazıyor.
    İşte insan asıl o zaman "sil"iniyor.
    Sözün özü, demem o ki; Unutmazsak yaşatırız!
     
  2. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. DeveKuxsxu

    DeveKuxsxu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2007
    Mesajlar:
    349
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    teşekkürler çok güzeldi.:çiçek: :1hug:
     
  4. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.224
    Beğenildi:
    169
    Ödül Puanları:
    353
    Yarencim paylaşımın çok güzeldi teşekkürler .Unutmayalım hep yaşatalım .
     
  6. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. hxuxzxuxngxuxlxux

    hxuxzxuxngxuxlxux Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Mart 2007
    Mesajlar:
    61
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bu kadarmı güzel anlatılır harikaydı....