Mehmet Akifin Nesli...

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve mehtaps tarafından 29 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    29 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : mehtaps
  1. mehtaps

    mehtaps İlim & Bilim Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    206
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    26 Aralık, soğuk bir kış günü.. Taşın üzerinde bir mefta.. Nemli, ahşap tabutun üzerinde ne bir bayrak ne bir örtü. 1936 yılının en acıklı gününde bir garip Hakk'a yürümüş. Cenazesinde cami cemaatından bir kaç kişi. Ne bir polis, ne bir resmi görevli, ne bir halk temsilcisi.. Ölen, TBMM'nin ayakta alkışladığı, istiklal marşının yazarı, milli tefekkür adamı Büyük Akif'tir.

    Bir anda, ıslak sokaklarda yankılanan ayak sesleri ile birlikte, sadece hissedebilen vicdanlarının çağırdığı yüzlerce üniversite talebesi cami bahçesinden içeri girer emin efendi lokantasının sahibi büyük bir bayrakla tabutu örter ve üniversiteli gençler kucaklar tabutu. Ebedi yolculuğuna tam da istediği gibi "ASIM'IN NESLİ" ile çıkar Mehmet Akif Ersoy. Yaşadığı gibi ölür. Vaadedildiği gibi. Yıllar sonra bir sokakta çöp tenekesinin yanında, kim bilir, belki ekmek ararken soğuktan donarak ölecek olan fakir oğlu gibi.

    Onun her köşe başında heykelleri yoktur. Yasalarla sevilmez sevenleri tarafından, her hangi bir korunması da yoktur kanunla. Hatırlanmak için betona, soğuk metal yüzlere ihtiyaç duymaz.

    O bir heykel dikmiştir, tam kalbimize, kimse söküp atamaz. Cumhuriyet'in, Milliyet'in, Halk'ın ne demek olduğunu bize o belletti. Bizim ağzımızdan seslendiği Sancak'la, Bayrak'la konuştuk, "Kahraman ırkıma bir gül"'le yatıştırdık celallenmeyi hak edeni. Vatan sadece "ana" değil "yar" oldu onunla. 10 yıllık gönüllü sürgünüyle Ankara köprülerini atıp, sadece Cumhuriyetin ve cumhurun adamı olduğunu anlattı sessizce.

    Bugün ASIM'IN NESLİ bangır bangır haykırıyor İstiklal marşını "10.yıl"lara inat. "Ankara'ya rağmen milletindir bu devlet, bu cumhuriyet" der gibi. Egemenlik kayıtsız şartsız kimindi? "Ey Türk Gençliği, Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" diyerek bizlere seslenen Atam'ın, ihanet çemberi ile kuşatılmış, Dolmabahçe'de, yalnızlıklar içerisinde haykıran sesinde saklı olan umudun, Mehmet Akif'le kitaplaşmasıdır "İstiklal Marşı ve SAFAHAT". Türk olmak ve Türk kalabilmek adına okuyun ve okutun.

    İşte Cumhuriyet'i kuranlar ve gerçek sahipleri, özlenen ve mazi olmuş gerçek münevverler, Cumhuriyet adına kan ve mürekkeple savaşanlar, Mustafa Kemaller, Mehmet Akifler, sizleri, tek tek hepinizi rahmet ve minnetle anıyoruz.