Mehmet Coşkundeniz Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve deryagmur tarafından 14 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    14 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : deryagmur
  1. deryagmur

    deryagmur Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    127
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Gittin...
    Ben, arkandan sadece baktım.
    Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
    "Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
    Gidersen sönecek içimdeki ateş
    ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
    Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
    O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
    Konuşamadım...


    Gittin...
    Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
    Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
    bacağımı bu kadar acı duymazdım.
    Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
    Ağlayamadım...


    Gittin...
    Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
    Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
    tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
    Anlatamadım...


    Gittin...
    Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
    Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
    Ürperdin yine biliyorum.
    Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
    Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
    Tutamadım.


    Gittin...
    Bir yıkım gibiydi gidişin
    Sen adım adım uzaklaşırken benden
    Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
    Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
    Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
    Kalkamadım...


    Gittin...
    Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
    Hazırdım gidişine,
    Kaçak zamanları yaşıyorduk
    Zaman bitecek ve sen gidecektin
    Bense, gidişinin ertesi günü
    Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
    Başlayamadım...


    Gittin...
    Bir şey söyledin mi giderken?
    "Kal" dememi istedin mi?
    Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
    "Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
    Beynim öylesine uğulduyorduki.
    Duyamadım...


    Gittin...
    Nereye gittiğin önemli değildi
    Binlerce kilometre uzakta da olsan,
    iki metre ötemde de farketmiyordu.
    Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
    Kurtulmalıydım senden,
    bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
    Kurtulamadım...


    Gittin...
    Unutulanların arasına katılmalıydım
    Anıları bir sandığa koyup
    hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
    Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
    Yapamadım...


    Gittin...
    Bir okyanusun ortasında
    tek küreği kaybolmuş sandalda
    Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
    Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
    Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
    Bil ki; seni Unutamadım...



    Mehmet Coşkundeniz
     
  2. 14 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : deryagmur
  3. elysione

    elysione Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    çok güzeldi yaaaa...ellerine sağlık,teşekkürler
     
  4. 14 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : deryagmur
  5. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    canım çok güzeldi. emeğine sağlık...
    sevgilerimle...
     
  6. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : deryagmur
  7. hatic65

    hatic65 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2007
    Mesajlar:
    40
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim



    Ben hayatta en çok babamı sevdim

    Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk

    Çarpı bacaklarıyla -ha düştü ha düşecek

    Nasıl koşarsa ardından bir devin

    O çapkın babamı ben öyle sevdim



    Bilmezdi ki oturduğumuz semti

    Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi

    Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi

    Atlastan bakardım nereye gitti

    Öyle öyle ezber ettim gurbeti



    Sevinçten uçardım hasta oldum mu,

    Kırkı geçerse ateş, çağırırlar İstanbul'a

    Bi helallaşmak ister elbet , diğ'mi oğluyla!

    Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,

    Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,



    En son teftişine çıkana değin

    Koştururken ardından o uçmaktaki devin,

    Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için

    Açıldı nefesim, fikrim, canevim

    Hayatta ben en çok babamı sevdim.
     
  8. 6 Nisan 2007
    Konu Sahibi : deryagmur
  9. hatic65

    hatic65 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2007
    Mesajlar:
    40
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Her Şey Sende Gizli



    yerin seni çektiği kadar ağırsın

    kanatların çırpındığı kadar hafif..

    kalbinin attığı kadar canlısın

    gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...

    sevdiklerin kadar iyisin

    nefret ettiklerin kadar kötü..

    ne renk olursa olsun kaşın gözün

    karşındakinin gördüğüdür rengin..

    yaşadıklarını kar sayma:

    yaşadığın kadar yakınsın sonuna,ne kadar yaşarsan

    yaşa,

    sevdiğin kadardır ömrün..

    gülebildiğin kadar mutlusun

    üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin

    sakın bitti sanma her şeyi,sevdiğin kadar

    sevileceksin.

    güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer

    ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın

    bir gün yalan söyleyeceksen eğer

    bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.

    ay ışığındadır sevgiliye hasret

    ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

    unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın

    güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

    kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın

    ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.

    kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..işte budur

    hayat!

    işte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın

    bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün

    ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

    çiçek sulandığı kadar güzeldir

    kuşlar ötebildiği kadar sevimli

    bebek ağladığı kadar bebektir

    ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

    Sevdiğin kadar sevilirsin...
     
  10. 27 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : deryagmur
  11. yoruldum71

    yoruldum71 düzce'mi özledim Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    4.295
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    GİDİYORUM
    yeter artık bu kadar ağlattığın
    ömrümü yolunda hep harçattığın
    güçüm kalmadı artık dayanmaya
    elveda sana ben gidiyorum

    senağlama senağlama

    göz yumamam çektirdiklerine
    tahammül edemem ellerle aldatmana
    bende insanım farkındaysan eğer
    elveda sana ben gidiyorum

    senağlama senağlama

    acırım seninle geçirdiğim zamana
    yıllarca kahrını çeken gönlüme
    usandırdın beni canımdan bile
    elveda sana ben gidiyorum

    senağlama senağlama senağlama
     
  12. 27 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : deryagmur
  13. yoruldum71

    yoruldum71 düzce'mi özledim Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    4.295
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    canım unuttum özür güzel şiirin için teşekkür güzel bir paylaşımdı by
     
  14. 13 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : deryagmur
  15. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    hatic65 Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim ve Her Şey Sende Gizli Can YÜCEL'e ait şiirler.Paylaşımın yanlış yerde olmuş :eek:
     
  16. 13 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : deryagmur
  17. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Aşk sordu soruyu

    Ölümlerin ve sevdaların acılarını süzüp, kendine bir mutluluk payı çıkarmayı biliyordu her zaman. Ne yaşarsa yaşasın, yarına dair umutlarını hiç kaybetmiyor, gelecekle ilgili plan yapıyor, hele hele o planlardan söz ederken gözleri ışıl ışıl parlıyordu. Mutsuzluklarla örülü dünyasında mutluluğun anlamını çok iyi biliyor ve hüzünlerin arasından her seferinde mutluluğu ortaya çıkarabiliyordu.
    En çok gülüşü etkilemişti beni, biraz alaycı; ama, içten bir gülüştü o. Kendisi gibi içten gülmüyordu kimse çünkü. O, gülerken içten olduğun biliyordu. Bu yüzden de sahte bir gülüşü anında yakalayabiliyordu. Öyle çok şey yaşamıştı ki, çevresinde olan biten hiçbir şeye şaşırmıyordu. Kendisi, her ne kadar hayatla ilgili beklentilerini yüksek tuttuğunu söylese de, çok şey aramıyordu aslında. Aşkın her türünü yaşamış yüreği, daha az yorulmayı hak etmişti ve o da bunu sağlamak için uğraşıyordu.
    Konuşurken kelimeleri özenle seçiyor, karşısındakinin gözlerine bakarak anlaşılıp anlaşılmadığının muhakemesini yapıyordu. Belli ki bugüne kadar hep eksik anlaşılmıştı. Satır aralarında ne söylediğini sezebilecek birini görmek istiyordu karşısında artık. Durarak konuşması da bundandı. Anlaşılamamak korkutuyordu onu.
    Her kadından biraz daha fazla kıskanç, her kadından biraz daha fazla sahipleniciydi. Sevdiği insan ona kalsın istiyordu, sadece ona... içindeki sevgi potansiyelini karşılıksız dağıtmaya hazırdı. Dostları için canın isteseler verebilirdi; ama, iş aşka geldiğinde dünyanın en bencil insanı olabiliyordu. Doğrusu da buydu...
    Ne olursa olsun hep kendisiydi. Ne değişiyor, ne değiştirmeye uğraşıyordu. Biri onu değiştirmeye kalktığında yine geçmişten gelen yaraların verdiği savunma mekanizmasıyla anında saldırganlaşıyordu.
    Ürkekti, güvensizdi. Kadın olmanın verdiği bir ürkeklik değildi bu. Yüreğinin bundan sonra bir darbeye daha dayanıp dayanamayacağını test etmek istemiyordu belki de. Kendini anlatırken coşuyor, başka alemlerde dolaşıyordu. Ama konu aşka geldiğinde duruluyor, istem dışı gözleri dalıyor, kendi hatalarını, başkasının hatalarını sürekli aklından geçiriyordu. Hak ettiğini bulamamış insanların ruh halini taşıyordu aşkı konuşurken.
    Sonra gece bitti, herkes evine çekildi. Bir aşk kaldı bizi terk etmeyen. Dilimizde de yüreğimizde de... Bir de aklımızda bir soru... Aşk mı bu?

    AŞK...
    Bir sevdayı yaşamak ne zaman suç oldu?
    Hangi yasa bir aşka ceza biçebildi?
    Hangi savcı aşkın yanlışlığını iddia edebildi?
    Hangi hakim kalemini kırıp aşkın ölmesine
    hükmedebildi? Şimdi aşkı yargılamaya yeltenen
    tüm mahkemeleri reddediyorum ve
    aşkla ilgili kararı ben açıklıyorum...
    Dünyada yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak
    ne varsa hepsini aşkın önünde
    boyun eğmeye mahkum ediyorum...
     
  18. 13 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : deryagmur
  19. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Aşka aç gözlerini

    Sana geldim kapatma gözlerini. Umutsuz aşkların bıraktığı bütün tortulan temizleyip, bir tek sana kalmak için geldim, bak yüzüme. Aşka dair ne varsa göreceksin gözlerimde. Kendini göreceksin. Seni yaşarken başka diyarlarda olamazdım. Yüreğimde seni taşırken başka kalplerin her an gitmeye hazır huzursuz konuğu olamazdım, bu yüzden geldim.
    Vazgeçişlerle dolu bütün aşklara, bir yüreğin nasıl vazgeçilmez olabileceğini kanıtlamak için geldim, haydi bak bana... Ben o gözleri hayal ettim bunca yıl. Sensizliği yaşarken bile, gözlerin yıldız olup eşlik etti en karanlık gecelerde. En derin mavilikleri o gözlerde buldum. Ayazda bahardı gözlerin, gri bulutları dağıtan güneş. Yağmurdan sonra dünyayı çepeçevre saran gökkuşağı. Şimdi o gözlerden mahrum mu bırakacaksın beni?
    Sana geldim diyorum anla beni, günahsız değilim biliyorum. Sensizliğe direnirken yaptığım hataları da alıp geldim yanıma. İçimde taşarken isyan, seni yok etmek adına yaptığım tüm saçmalıkları göstereceğim sana, aç gözlerini. Beni anlayacaksın biliyorum, insanı deli eden sensizliğe nasıl direndiğimi gördükçe bağışlayacaksın hatalarımı.
    Bu aşkı görmezlikten gelemezsin, capcanlı karşında duruyor çünkü. Yüreğini de kapatabilecek misin gözlerin gibi? Söz geçirebilecek misin ona? Gözkapaklarına 'açılma' emrini veren beynin, yüreğine de 'atma' diyebilecek mi? Aşkı zehirli günlerin süzgecinden geçirdik biz ve koruduk. Umutsuzluk kurşunları yağarken aşkın üzerine, kendimizi siper ettik, nelerden vazgeçtik. Kolay olan vazgeçmekti, biz her şeyi göze alıp en dikenli, en engebeli, tuzaklarla dolu yollardan yürüyüp geldik.
    Görmeyerek reddetmeye çalıştığın bu aşk sensin aslında. Aşkı değil, kendini reddediyorsun, bir hiçliğe mahkum ediyorsun. Ben gözlerinde ve yüreğinde yer almaya geldim. Açmazsan gözlerini asla göremeyeceksin bendeki seni. Haydi bak, nasıl doluyum seninle, nasıl gelip oturmuşsun yüreğimin en derin köşesine. Kapatma gözlerini, beni yeniden sonsuz maviliklere sal. Bana yeniden yaşat baharları. Bu aşk bizim mabedimiz olsun, kapanalım ve yıllarca hiç bıkmadan şükredelim aşkımıza. Haydi aşka aç gözlerini... Aşka ve hayata...