Mehmet Narlı şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve *seli* tarafından 5 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : *seli*
  1. *seli*

    *seli* Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2007
    Mesajlar:
    682
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Yüreğin Açtığı Yolda

    Kim bilir
    Kaç kez geçtik bu sokaklardan
    Kaç insan, ansızın geçişimizi
    Seyretti penceresinden..
    İşte uyuyan sokaklar uyandı yine
    Kuşlar, yuvalarından fırlayıp
    Birer sevinç salkımı gibi
    Dizildiler saçaklara .

    Yıkılıyor içimdeki acı dağları
    Yüreğin yüreğime geçmiş
    Bedenin bedenime
    Bir bir kopuyor hüznün ağları
    Yanağın, kulağın, boynun
    Sesin, gözlerin, yüzün
    En ışıklı akşamını indiriyor gündüzün

    Şiirsin içimin yetimliğine
    Romansın, şarkısın
    Gülüşleriyle yüreğimi sargılayan
    Elime ateş bırakan, elinin parmakları

    Yürüyoruz
    Karanlığı itiyoruz gözlerimizle
    Yüreklerimiz fırlamış yerinden
    Işık saçıyorlar yolumuza
    Biz yüreklerimizin izinden gidiyoruz
    - Ne güzel, yüreğin açtığı yolda yürümek -

    Mehmet Narlı

     
    Son düzenleme: 5 Haziran 2008
  2. 5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : *seli*
  3. *seli*

    *seli* Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2007
    Mesajlar:
    682
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Savrulan Bir Endamdır İçimde Kelime

    köpüren ilhamların fenalıkları mıdır
    yalnızlığın aynasında baştanbaşa zevahir
    kayıtlarda misal var mıdır kelimelerin
    ruhun fışkıran sütü olduklarına dair
    hüznün infilakı mıdır yoksa kıyamet
    elleri böğründe yüreği yarılan şiir

    savrulan bir endamdır içimde kelime
    hicranımı ifadeye yanaşmaz sen gibi
    ben gibi dalgındır ben gibi mübtela
    meczub bir ihtirastır yağıyor gözlerime

    de söyle ruhumun efendisi de söyle
    şahdamarımdaki çığlığı söyle
    ne sükundur ne feryat ne kandır ne çamur
    kucaklayıp fenalığı önüme bendeki çığlığı söyle
    çok şiirler yazdım kalem kırıldı
    kolum kanadım kırıldı yüreğim yorgun

    Mehmet Narlı
     
  4. 5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : *seli*
  5. *seli*

    *seli* Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2007
    Mesajlar:
    682
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    YAŞAMAK AĞRISI


    Siz merak etmediniz ben de anlatmadım

    Hiç bir şey söylemedim gözlerinizden başka..


    Yaşar mıydınız anlatsaydım eğer

    Dağlara bakarak ağlamanın edebi mazmununu?

    Duyar mıydınız ruhumun

    Bir şiirde nasıl boğulduğunu?


    Anlatsam güler miydiniz?

    Anlatsam sürer miydiniz?

    Aşikar günahlarımı sergilerinize bıraksam

    Sevinir miydiniz, ah, sevinir miydiniz?


    Deseydim

    Koşa koşa uçuyor ebabil

    Taş ülkesini taşlamaya

    korkarak elinizi kalbinize koyar mıydınız?


    ***

    ey aşk ülkesinin kırlangıçları

    kalbin kan/atlarımızdan

    dökülüp saçılsın mı?
     
  6. 5 Haziran 2008
    Konu Sahibi : *seli*
  7. *seli*

    *seli* Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2007
    Mesajlar:
    682
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    UFUK BİR TIRPANDIR


    Düşkızı darılınca geceye

    Ağıraksak bir hüznolur uyku..

    Şehzade yitirmiş bahçelerdeki gizle,

    Vurur yeniçeri alnına kendini kuşku.


    Sıcak hançerleriyle sancı

    Kıvrılır kalbi üstünde ecenin.

    Eylül yaprakları gibi

    Düşer yatağına sırları gecenin..


    Ufuk bir tırpandır şimdi;

    Elinde turna kanatları..

    Bölerek sultanın rüyalarını,

    Kaçırdı düşkızını uyku küheylanları..


    En büyük otağ mıdır sessizlik?

    Ölümün yıkılmaz konağı mıdır ?

    Sultanım ,vicdanımızdaki ölüm

    Düşkızlarının ah ü figanı mıdır?




    Aşkı bir koku gibi mendilinde saklayan,

    kadrine gül dokuyan bahçevan

    hangi şehrengizde kayıtlıdır maceran?