Mehmet Taş Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve seyran tarafından 22 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Bu kaçıncı gece
    hasretinle yandığım
    Kaçıncı gece
    yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
    Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
    Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
    Sen, sen duymadın mı can?

    Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
    Benden uzak o iklimlerin,
    Benden uzak o şehrin,
    Kahrolası o kalabalıkların
    Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
    Benim kadar hasret çekti mi
    Kahrolası o şehrin semaları,
    Benim kadar yandı mı?
    Ne vardı can?
    Ne vardı uzak iklimlerde açacak?

    Ne vardı
    Kendimizi bu kadar kahredecek?
    Kara trenler umut olmamalıydı,
    uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
    Dünya, bir tek nokta olmalıydı can...
    Bir tek noktada doğmalıydık.
    Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
    Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
    Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
    Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
    Geceler boyu hergün
    göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.

    Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
    Boğuyor karanlıklar can...
    Mesafeler kurşun oldu amansız,
    Feryadıma şahit oldu yıldızlar
    Can... Can...
    Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
    Ben çekmekten usandım,
    sen usanmadın mı?

    Bildim, bitmeyecek bu hasret!
    Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
    Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
    Kuruyup, kaybolacağız.
    Ben, kıraç topraklara döndüm can,
    Ben, kurumuş dereler gibiyim.
    Issız mağaralarda kaldı umudum.
    Belli bu sevda kahredecek bizi,
    Unut be can...

    Unut bu sonu gelmez sevdamızı...
    bırak yeni güneşler doğsun semalarında
    bulutlar gizlemesin yıldızlarını
    yeniden başlasın herşey
    yeniden doğ bensiz şafaklarda.
    Unut can,
    unut senin için yazdığım sevda şiirlerini.
    De ki; bir rüya idi bitti.
    De ki; bir hayaldi,
    solgun aynalarda yansıyan.
    De ki; bir romandı,
    sonu koskoca bir hiçle biten.
    Unut beni can,
    Unut vakit varken...

    Bırak hasretin bana kalsın.
    Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
    Ben yine her gece
    saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
    Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
    Sen unut can,
    sen unut!
    Kahredersem,
    Milyon kere kahrolayım!

    Mehmet Taş
     
  2. 22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    Teşekkürler Seyran Paylaşimlarina
     
  4. 22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seyran
  5. fearless

    fearless Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    166
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Teşekürler paylaşım için
     
  6. 3 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  7. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Bu kaçıncı gece
    hasretinle yandığım
    Kaçıncı gece
    yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
    Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
    Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
    Sen, sen duymadın mı can?

    Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
    Benden uzak o iklimlerin,
    Benden uzak o şehrin,
    Kahrolası o kalabalıkların
    Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
    Benim kadar hasret çekti mi
    Kahrolası o şehrin semaları,
    Benim kadar yandı mı?
    Ne vardı can?
    Ne vardı uzak iklimlerde açacak?

    Ne vardı
    Kendimizi bu kadar kahredecek?
    Kara trenler umut olmamalıydı,
    uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
    Dünya, bir tek nokta olmalıydı can...
    Bir tek noktada doğmalıydık.
    Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
    Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
    Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
    Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
    Geceler boyu hergün
    göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.

    Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
    Boğuyor karanlıklar can...
    Mesafeler kurşun oldu amansız,
    Feryadıma şahit oldu yıldızlar
    Can... Can...
    Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
    Ben çekmekten usandım,
    sen usanmadın mı?

    Bildim, bitmeyecek bu hasret!
    Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
    Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
    Kuruyup, kaybolacağız.
    Ben, kıraç topraklara döndüm can,
    Ben, kurumuş dereler gibiyim.
    Issız mağaralarda kaldı umudum.
    Belli bu sevda kahredecek bizi,
    Unut be can...

    Unut bu sonu gelmez sevdamızı...
    bırak yeni güneşler doğsun semalarında
    bulutlar gizlemesin yıldızlarını
    yeniden başlasın herşey
    yeniden doğ bensiz şafaklarda.
    Unut can,
    unut senin için yazdığım sevda şiirlerini.
    De ki; bir rüya idi bitti.
    De ki; bir hayaldi,
    solgun aynalarda yansıyan.
    De ki; bir romandı,
    sonu koskoca bir hiçle biten.
    Unut beni can,
    Unut vakit varken...

    Bırak hasretin bana kalsın.
    Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
    Ben yine her gece
    saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
    Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
    Sen unut can,
    sen unut!
    Kahredersem,
    Milyon kere kahrolayım!