Melih Cevdet Anday şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve *Lila*^^ tarafından 14 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  1. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ANI
    Bir çift güvercin havalansa
    Yanık yanık koksa karanfil
    Değil bu anılacak şey değil
    Apansız geliyor aklıma.



    Nerdeyse gün doğacaktı
    Herkes gibi kalkacaktınız
    Belki daha uykunuz da vardı
    Geceniz geliyor aklıma.



    Sevdiğim çiçek adları gibi
    Sevdiğim sokak adları gibi
    Butun sevdiklerimin adları gibi
    Adınız geliyor aklıma.



    Rahat döşeklerin utanması bundan
    Öpüşürken o dalgınlık bundan
    Tel örgünün deliğinde buluşan
    Parmaklarınız geliyor aklıma.



    Nice aşklar arkadaşlıklar gördüm
    Kahramanlıklar okudum tarihte
    Çağımıza yakışan vakur, sade
    Davranışınız geliyor aklıma.



    Bir çift güvercin havalansa
    Yanık yanık koksa karanfil
    Değil, unutulur şey değil
    Çaresiz geliyor aklıma...
    Melih Cevdet Anday​
     
  2. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  3. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    RAHATI KAÇAN AĞAÇ


    Tanıdığım bir ağaç var
    Etlik bağlarına yakın
    Saadetin adını bile duymamış
    Tanrının işine bakın

    Geceyi gündüzü biliyor
    Dört mevsimi , rüzgarı , karı
    Ay ışığına bayılıyor
    Ama kötülemiyor karanlığı

    Ona bir kitap vereceğim
    Rahatını kaçırmak için
    Bir öğrenegörsün aşkı
    Ağacı o vakit seyredin ...




    Melih Cevdet Anday

     
  4. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  5. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    SEVİNCİN YARISI
    Kuşlar yağmur yağdırır da
    Yağmur güneşi vururdu ya,
    Ben sana gelirdim.



    Sevincin yarısı ağzımda,
    Zambağa birikir sabahlar,
    Ovalar atlara binerdi.



    Kulesine koşuşunca deniz,
    Cebimde geceden yıldızlar,
    Arılarla, ballarla kanımda.



    Yüreğim avuç olurdu da,
    Sonra çeşme de olurdu ya,
    Mutsuz dönüşler ayında.

    Ben sana gelirdim...
    Melih Cevdet Anday​
     
  6. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  7. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    SENİ DÜŞÜNÜYORUM..

    Çocukluğunu düşünüyorum Emilia,
    Deniz boyundaki ıssız yolu sabahleyin,
    Hani saçların, atkın uçuşurdu rüzgarda
    Kokusunu duyuyorum bembeyaz gömleğinin,
    Seni kucağıma alıyorum Emilia..



    Ben büyüttüm seni, ben yetiştirdim
    Bugüne, bu sevdaya
    Toprağım, ekmeğim, kitabım, şiirim
    Sen, ne varsa iyiden, doğrudan yana
    Gözümün nuru, başımın tacı, efendim...
    Melih Cevdet Anday​
     
  8. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  9. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ÇOK GÜZEL ŞEY

    Yaşamak güzel şey doğrusu,
    Üstelik hava da güzelse.
    Hele gücün kuvvetin yerindeyse,
    Elin ekmek tutmuşsa bir de.
    Hele tertemizse gönlün,
    Hele kar gibiyse alnın,
    Yani kendinden korkmuyorsan,
    Kimseden korkmuyorsan dünyada,
    Dostuna güveniyorsan,
    İyi günler bekliyorsan hele,
    İyi günlere inanıyorsan,
    Üstelik hava da güzelse,
    Yaşamak güzel şey,
    Çok güzel şey doğrusu...
    Melih Cevdet Anday​
     
  10. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  11. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    YAZ SONU ŞİİRLERİ
    I

    Dün gece yağmur yağdı kente,
    Sonra sabah, güneşte ayıklanmış,
    Bir kahvede düşünüyorum,
    Sen geleceksin ya, dalgınlık
    Kopuverdi bir daldan, sallanarak
    Geçen bayrak açmış bir bulut,
    Sonra ikindi ve akşam, bakarsın,
    Uyurken bir daha o yağmur.


    II

    Fal çıktı. Köpükler içinde kaldı deniz,
    Tepeleme çiçek dolu bir sandal.
    Eylülün eskil çadırına giriyoruz,
    İşte, büyücü martının bozgun çağrısı,
    Uyurgezer yosunları delirten poyraz,
    Odalara sığınan ürkü yaprakları,
    İşte, çırpınan bir kavağın
    Yanlızlık sanrısı dolaşıyor bahçede.


    III

    Melez yapraklar, sararması yasaklanmış,
    Bitimsiz bir zamanın cansıkıntısında,
    Hatmi alı ışıklarla karıştırılan
    Huysuz kuşların dağıttığı rüzgar.
    Başka bir yüzyılın rengi bu,
    İlkel bir oymağın kurban sunağı,
    Bunamış bir papağan gibi dilsiz,
    Eski günler düşünde bir gökyüzü.


    IV

    Karanlığın kuştüyleri doluştu
    Eşzaman balkona. Hüzün çekilmez.
    Tanıdığım bütün mumları yakın,
    Ölülerin bilinciyle arınmış.
    Ve geleceği onaramıyorum,
    O bizim sayvan çocukluğumuzdu,
    Yaşanır yalnız bu aylak güzlerde
    Gelecekten geçmişe doğru.


    V

    Yaz sonu durdurur sokakta,
    Tenha bir duvardan sarkıp, nereye böyle,
    Düşünsene, orda kimse yok, yalnız akşam,
    Telaşla düşer öne, hadi gitme,
    Bak işte boşalmış perde, yağmur bu,
    Rüzgar çıktı, düşünsene, fırtına, dolu,
    Lambalar yanacak nerdeyse, saat
    O saat değil, düşünsene.


    VI

    Önce küçük rüzgarlar uyanırdı
    Dört perili kestanelikte,
    Güneşin ipeğini çözerdi bir tavus,
    Ama gerçekdışıydı sabah,
    Doğallığını yitirmiş bir ölüm gibi,
    Umarsız karşıla ikisini de.
    Ey perdenin önünde oynanan dörtleme,
    Sen zaman değilsin, döne dur!


    VII

    Küçük bir inanç yeter bana,
    Ve güze inanabilirdim,
    Ama biter mevsim, öteki başlar,
    Saf değil doğa, oyalandım
    Ama kanmadım, bana ne isli yağmurdan,
    Çinko sesinden, hem güvenemem ağaca,
    Düşünemem oluklardan akıp gideni,
    De ki, benim zamanım başka.


    VIII

    Günler kısaldı, mevsimler de,
    Ve yıl, bir öğrencinin okul defterinde,
    Dört sayfa resim, öyle yarım yamalak ki,
    Doğa gibi, bir bakıyorsun kar yağıyor,
    Elimle bir anda dönüyorum ilkyaza,
    Bahçe yenilesin dursun kendini,
    Telepinu değilim, ölüp dirilemem,
    Okul defterinde bırakın beni...
    Melih Cevdet Anday​
     
  12. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  13. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ŞİNANAY

    Ada vapuru yandan çarklı,
    Bayraklar donanmış cafcaflı,
    Simitçi, kahveci, gazozcu,
    Şinanay da şinanay.



    Müslümanı, yahudisi, urumu,
    İsporcusu, ihtiyarı, veremi,
    Kiminin saçı uçar, kiminin eteği,
    Şinanay da şinanay.



    Estirir de ada yeli estirir,
    Seni sevindirir, beni küstürür,
    Lüküs kamarada kimler oturur,
    Şinanay da şinanay...
    Melih Cevdet Anday​
     
  14. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  15. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    TEK BAŞINA

    Ölürken çocuklarımı unuttum,
    Küçük deniz kirpileriyle sabah
    Denedim bütün sabahları.



    Sana sürgünümün şarabını bıraktım, al
    Mumlarını güzelliğin ve hiçliğin,
    Bir de kaygumun soluk ellerini.



    Denedim bütün ölümleri
    Ama görmedim büyülü ağaç
    Ezilmiş sevdaların giysileri.



    Sana ayrılığın yayını bıraktım, al
    Bir de adını bilmediğim gökyüzünü,
    Lamalar gibi koşar bozkırda.



    Oysa ölümsüzlük şuracıkta, kar
    Güneşi gibi doldurmuş odayı, basit,
    Anlamsız ve tek başına.



    Ayaklarım hayvan, üstüm başım bitki
    Denedim bütün vakitleri al
    Başka türlü geçmeyen bir vakitti...
    Melih Cevdet Anday​
     
  16. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  17. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    FOTOĞRAF

    Dört kişi parkta çektirmişiz,
    Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi..
    Anlaşılan sonbahar,
    Kimimiz paltolu, kimimiz ceketli
    Yapraksız arkamızdaki ağaçlar.
    Babası daha ölmemiş Oktay'ın,
    Ben bıyıksızım,
    Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış.



    Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;
    Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?
    Oysa hayattayız hepimiz...

    Melih Cevdet Anday​
     
  18. 14 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : *Lila*^^
  19. *Lila*^^

    *Lila*^^ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.240
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    KENDİ BAŞINA

    Yağmurla ses olup çıksın,
    Dallansın dumanlı ağaçta bensiz,
    Vursun yürüyen şafağa gölgesi,



    Gülde dolaşan arı gibi göksel,
    Suyun kabuğunda gerçek parıltı,
    Başağı sallayan ay gibi,



    Arabasız bir yıldızın kamçısı
    Gibi kıvrılsın gökyüzünde seçik
    Gün gibi boyasın denizi,



    Ekmeğin yanında tuz gibi esmer,
    Su anıtı gibi her yerde olsun,
    Kimi desin, "Kimin bu sevi?"



    Kendi başına sansın kimi...
    Melih Cevdet Anday​