Menopoz bir hastalık değildir

Konusu 'Menopoz' forumundadır ve Adivar tarafından 26 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    "Yumurtalıklar yıllar süren yorucu hizmetin ardından emekliye ayrılmak isteseler de bunu başaramazlar. Bunun yerine rahatsızlıklarını karın içindeki organlara ve buradan da beyne aktararak kadında bazen delilik derecesine varabilen şiddette sinirlilik belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olurlar."

    Dr. Farnham, 1887

    Menopoz henüz yeni tanınmaya başlanan bir olgu olarak 19. yüzyılda yukarıdaki gibi ele alınmıştır. İfadede dikkati çeken en önemli nokta bu dönemlerde doktorların menopoz döneminde ortaya çıkan ruhsal değişikliklere bir saplantı derecesinde odaklanmaları ve bedensel değişikliklerden söz etmemeleridir.

    Menopoz Döneminde Ortaya Çıkan Ruhsal Değişiklikler

    Menopozun ortaya çıktığı yaş kadında sıklıkla önemli bazı sosyal değişikliklerin de ortaya çıktığı bir zamana denk gelir. Çocukların büyüyerek evden ayrılması, kadının veya eşinin emekli olması, yaşla görülme sıklığı artan çeşitli hastalıkların ilk belirtilerinin ortaya çıkması, anne veya babada yaşlılığa bağlı ortaya çıkan çeşitli durumlar nedeniyle kadının zamanın önemli bir kısmını onlara ayırmak durumunda olması ve nihayet aile bireylerinden birinin veya bir arkadaşın ölümü gibi olaylar sıklıkla kadının menopoza girdiği zamanlara tesadüf eder.

    Son çalışmalar menopozda kadında ruhsal seviyede ortaya çıkan olumsuz değişikliklerin kadının hormonal değişikliklerden geçmesine bağlı olmadığını, daha çok yukarıda sayılan durumlardan bir veya birkaçının bu döneme tesadüf etmesinden kaynaklandığını düşündürmektedir.

    Menopoz Döneminde Ortaya Çıkan Bedensel Değişiklikler

    Menopoz dönemi üreme çağında salgılanmakta olan östrojen hormonunun azaldığı bir dönemdir. Kadın bedeninde östrojen hormonuna bağımlı olan dokularda doğal bir gerileme eğilimi ortaya çıkar. Özellikle genital sistem, cilt, kemikler ve kan biyokimyası östrojen hormonu seviyesinin azalmasından etkilenir.

    Bu etkilenme bazı kadınlarda ilgili organlarda çeşitli belirtilerin ve hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir. Menopoz dönemi östrojen hormonu salgısının bittiği değil, yavaşladığı bir dönemdir. Bu nedenle kadından kadına değişmek üzere azalmış olsa da östrojen hormonu salgısı devam eder.

    Şimdi sorumuzun cevabını verebiliriz

    Menopoz bir hastalık değil, kadının bir çağıdır. Temel değişiklik östrojen hormonu üretimi azalması olduğundan, hormon üretimi belli bir seviyenin altına düşmediği sürece kadın yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmeye devam edebilir.

    Menopoz kendi başına bir hastalık olmamasına karşın bu dönemde yaşa bağlı olarak ortaya çıkma sıklığı artan hastalıkların (hipertansiyon, şeker hastalığı gibi) görülme sıklığı artar.

    Menopoz döneminde östrojen hormonu üretimi yetersizliğine bağlı ortaya çıkan belirtiler ve hastalıklar tedaviyle çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol altına alınabilirler
    .

    Netten Alıntıdır.
    Cevaplayan:KK70:r. Kağan Kocatepe
     
  2. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : Adivar
  3. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    HANIMLARIN yaşantısı erkeklerden farklıdır ve her birinin psikolojisi farklı dalgalı dönemleri barındırır: Çocukluk, genç kızlık, evlilik, hamilelik, annelik ve akabinde menopoz devreleri gibi.

    Menopoz, kadın yumurtalıklarının faaliyetinin durması sebebiyle ay hâlinin veya adet kanamasının kesilmesi demektir. Ortalama menopoza girme yaşı 51 olmakla birlikte 45 – 55 yaşları arasında da olabilir. Özellikle gelişmiş toplumlarda yaşayan kadınlar menopoza daha geç yaşlarda girerler. Sigara ve yetersiz beslenme menopozu erkene alır.

    Kadınların bir çoğu menopozdan 4–5 yıl önce düzensiz adet görmeye başlar. Menopoza girişte ise kadından kadına değişen yoğunlukta ateş basması ve terleme nöbetleri, eklem ağrıları, uyku problemleri, osteoporoza eğilimi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

    İşte kadınların bu sıkıntıları, günümüzde ilaç satmak için potansiyel kitle arayan ilaç firmalarını harekete geçirdi. Menopoza geçişte görülen belirtilerden yola çıkarak bu dönemde dişilik hormonu (östrojen) eksikliği olduğunu, bunun yerine konması gerektiğini ileri sürdüler. İddialarına göre ölümcül ve korkutucu birçok hastalık da menopoz evresindeki kadınları bekliyordu. Ünlü artistleri reklâmlara çıkardılar, ileri sürdükleri iddia ise bütün bu problemler östrojen hormonu alındığında geçmekteydi ve zinde hale geliniyordu. Çünkü iddialarına göre menopozun güya hormon eksikliğinden kaynaklanan, tedavi edilebilir ve tamamen önlenebilir bir hastalık olduğu keşfedilmişti!

    Ölümü ve yaşlılığı bir düşman gibi algılayan günümüz kadını östrojene sarıldı. Dinç ve genç olacak, yüzü gülecekti. Ancak sonuç hiç de öyle olmadı. Verilen hormon tedavisi kalp krizlerini önlemenin aksine kalp krizi ve felç geçirenlerin sayısında artışa yol açtı. Alzheimer tipi bunama ve meme kanseri de östrojen hormonu alanlarda daha sık rastlanır oldu. Öte yandan hayat kalitesi de iyileşmemişti.

    Sonuçta anlaşıldı ki, her kadının geçirdiği ve hayatlarının fizyolojik (tabiî) bir dönemi olan menopoz, gereğinden fazla tıbbi bir konu haline getirilmiştir. Aslında kadınların hayatlarındaki bu aşamayı bir hastalık olarak görmek yerine doğal bir geçiş olarak algılamak durumundayız.

    Elbette bazı nadir durumlarda hormon tedavisine gerek olabilir, ama bunu rutin hale getirirsek, sonuç felâket olur.

    Hormon almak yerine sigara içmemek, düzenli egzersiz (yürüyüş) yapmak, sağlıklı bir beslenme programı (hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, meyve ve sebzeye, tam tahıllı gıdalara ağırlık vermek, düzenli süt içmek gibi) uygulamak menopoz belirtilerini hafifletmede son derece etkili tabiî metodlardır.

    Hormon değişimleri ise hayatın bir parçasıdır. Hastalık, anormallik veya tıbbî bir problem sayılmamalıdır. Hayatın tüm dönemleri güzeldir, kendine göre hoş tarafları vardır. Ertelemek veya sun’î müdahalelerde bulunmak doğru değildir. Menopozun bir hastalık olduğu görüşü bugün itibariyle iflâs etmiştir.