Meral Bilgiç Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve çiRkin peRi tarafından 3 Eylül 2008 başlatılmıştır.

    3 Eylül 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  1. çiRkin peRi

    çiRkin peRi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    248
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Bir ses değildi beklediğim yada çığlık..
    Yada belirgin bir şey değildi bu gece ki uykusuzluğumun nedeni..
    Bir fısıltı beklemekte yüreğim uzaklardan..
    Bir ışık belki
    Belki küçücük bir gülümseme senden gelecek olan benliğime..

    Ama ne olursa olsun seninle ilgili…
    Ne olursa olsun senden…

    Uzak diyarlara yol alırken sen
    Yargısız infazlara kurban ettiğim yüreğimi kan revan içinde attın bir göl kenarına sevgili…
    Balıklara yem olan bir hiçliğin içinde kaybolmaktayım şimdi..
    Ve beklemekteyim.…
    Evet sadece beklemekte.
    Hadi bir fısıltı yeter yeniden canlanmama
    Bir ses değil..
    Diyorum ya yada bir çığlık..
    Ufacık bir esinti gelsin yeter senden bana sebepsiz..
    Bir gariban şarkının içine gizle mesela umutlarımı
    Ve yolla bana bulunduğun ülkenin denizinden şişe içinde yüzünde gülümseyişin.

    Yar…
    Sadece bağırsam sana böyle…
    Yarrrrrr….
    Desem duyar mısın gittiğin yerlerden sesimi?..
    Duyup ta fısıltılarla karşılık verir misin yüreğime sevgili?

    Yar
    Özler misin sen de benim seni özlediğim gibi?
    Ah ne çok sevmişim halbuki yüreğini..
    Ve ne çabuk kaybetmişim sahip çıkmam gerekirken yüreğimi…

    Hadi bir fısıltı gönder n’olur
    N’olur hafif bir esintiye emanet et gülümsemeni..
    Kokunu yolla bana
    Yolla ki bileyim senin de özlediğini beni…
    Yarım kalmış ruhum bilsin seninde eşlik ettiğini…

    Her bir şeyim tamken yaşamda sen yoksun ya her şey yarım hayatımda…
    Ve ben infaz ettiğin yüreğimin başında özlemekteyim seni sevgili..
    Her özlediğimde yanmakta canım ve her yanışta daha fazla özlem doldurmakta yüreğimi…

    Ve…
    Ve bir ses değildi beklediğim ya da çığlık..
    Yada belirgin bir şey değildi bu gece ki uykusuzluğumun nedeni..
    Bir fısıltı beklemekte yüreğim uzaklardan..



    Meral BİLGİÇ
     
  2. 9 Eylül 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  3. meltosh

    meltosh Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.045
    Beğenildi:
    78
    Ödül Puanları:
    153
    Kaç Asır Daha?

    Sensizlik bir şarkı olup çıkıtığında ve sen düştüğünde aklıma,kelimelerim sana koştu sevgili...

    KaÇ aSıR oLdu BöyLe BekLeyeLi seNi?


    Kaç zaman oldu görmeyeli yüzünü…
    Yar;
    Söylesene kelimelerini dayadığında boğazıma
    Ve...
    Nefesimi kesip şah damarımdan vurduğundan beri beni,
    Kaç asır geçti zaman ve kaç an daha yitip gitti zamansızlıkta?

    Mevsimlerden neydi okşadığında yüreğimi,
    Ne zaman ekmiştin sevda tohumlarını toprağıma?
    Ve hangi vakit erozyona uğrattın bir anda benliğimi?
    Kaç zaman oldu sevdiğim…
    Söylesene,
    Kaç zamandır gidişini tekrar tekrar canlandırıyor,
    Ve kaç zamandır bu acıyı çekiyor benliğim.

    Ne çok özledim seni bilsen,
    Ne çok kokun geliyor burnuma
    Ve hala, kestiğin yerden nasıl da oluk oluk kan akıyor durmadan...

    Bilsen ne çok yanıyor canım.
    Sevdiğim,
    Bilsen...
    Ah bilsen,
    Bir bilsen!



    Gidişinin ardından pek geçmediğini söylüyor, tanıyanlar beni.
    Ve bilenler zamana bırak diyor her şeyi!

    Zaman seninle vardı sevgili,
    Ve sensizlikte geçmiyor, bilmiyor onlar...
    Oysa tüm zamanlarıma hükümdar olmuşsun da sen,
    Sensizlikte akmıyor günler...
    Ve sensizlik,
    Tekrar tekrar gidişinin görüntüleri canlandırıyor gözlerimde...

    Yalnızlığın sensizlik olduğunu öğrenmemin üstünden kaç zaman geçti yar?
    Söylesene,
    Kaç zamandır yalnızlığın gerçek anlamını bilir oldu yüreğim?
    Yada...
    Sen kazıyıp gitmişken ismini kocaman bir boşluk bırakarak içime...
    Canımı acıtan bir kimsesizlik çökmüşken yüreğimin orta yerine.

    Kaç asır geçmesi gerek,
    Onarması için ruhumun kendini?


    Ruhuma düşen,
    O derin korkuyu nasıl yok edebilirim yada...
    Yada sözlerin ,
    O şahdamarımı kesip parça parça eden yüreğimi...
    Hani beni,
    Bir anda sevda tohumlarını ektiğin toprağıma canlı canlı gömen…

    O sözlerin hangi vakit silinir aklımdan.

    Ne çok soru soruyorum değil mi, bu kadar zamanın ardından?
    Gidiyorum derken bana, suskunlaşan ve hiçbir şey söyleyemeyen yüreğim,
    Şimdi nasılda bir bir sıralıyor tüm cevapsız bırakılmış soruları.


    Sensizlik içime işlediğindendir belki.
    Belki de yeni yeni anlayabilmesidir ruhumun gidişini.
    Giderken şaka yaptığının düşüncesiyle avutuşunun son bulmasıdır yada kim bilir
    Belki de...
    Belki de içimde patlayan volkanların nefes alamaz hale getirmesidir beni...


    Susturmaya çalışma yüreğimi...
    İstersen dinleme ama ilk kez konuşmaya başlamışken ruhum...
    Susturma beni!


    Hem bak, yine de neden demiyorum yar?
    Neden gittin sorularını yöneltmiyorum sana!
    Bir açıklama da beklemiyorum gidişine kondurman için.
    Sadece kaç zaman oldu bilmek istiyorum.
    Kaç zaman önce, yüreğimden koparıp yüreğini;
    Başka bir gönüle kondurdun hiç sormadan bana!
    Yada, sormanı beklerken;
    Hangi gizli köşede, sığdırdın ikinci bir aşkı gönlüne?
    Neden demiyorum...

    Sadece merak ediyorum!


    Tüm bunlar olalı, kaç asır geçti ömürden?

    Yada...

    Ömür dediğimiz şey,
    Asır devirir mi ağaçlar misali?

    Hadi yar susma!
    Gidişinin ardından,
    Susan yüreğim gibi
    Susma sende şimdi?



    Sensizlik kaç zamandır yanı başımda bir çocuk misali...
    Sensizlik kaç zamandır dost olmuş gönlüme söyle,
    Söyle bana n’olur…

    Hangi anlarda kaldı sevdamız,
    Hangi anlarda katlettik onu elbirliğiyle de;
    Bana sevdamın kanayan yanı
    Sana ise hiçbir şey kalmadı geriye?


    Kaç zaman oldu görmeyeli yüzünü,
    Yar,
    Söylesene kelimelerini dayadığında boğazıma
    Ve...
    Nefesimi kesip şah damarımdan vurduğundan beri beni,
    Kaç asır geçti zaman ve kaç an daha yitip gitti zamansızlıkta...


    Sende bilmiyorsun belki de...
    Belki de benim unuttuklarımı,
    Sen hiç bilmedin kim bilir.
    Sorularımı yöneltirken sana,
    Cevap vermeyeceğini bilsem bile dökmek istedim içimdeki zehiri!


    Sahi, kaç mevsimdir böyle zehrin kurutuyor beni?



    Sormadım say...
    Sormadım farzet sevgili!

    Farzet ki bir deprem oldu ve yitip gitti ruhum.
    Yitip giderken kırık bir sevda bıraktı sana!
    Şimdi o sevdanın esintileri geliyor kulağına.
    Sevdamın sessiz çığlıkları yankılanıp havada seni buluyor farzet.

    Ve umursama!
    Tıpkı giderken sebepsiz,
    Umursamadığın gibi sevdamı...



    Gözlerimden huzur okunurdu, olduğun vakitlerde...
    Bilemezsin yüreğim nasıl gülümserdi sevdiğim.
    Ve yine bilemezsin nasılda soldu gözlerim...
    Gözlerimde yağmur bulutları dolaşıyor
    Ve yüreğimde hüküm sürüyor çöl rüzgarları...

    Sen gittiğinden beri,
    Evet sevgili...
    Sen gittiğinden beri,
    Kelimelerim acı veriyor...


    Sahi, kaç asır daha sürecek bu acı?





    MERAL BILGIC
     
  4. 9 Eylül 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  5. çiRkin peRi

    çiRkin peRi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    248
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Asırlar yoketmez yüreğimdekileri...
    Kaç yıl geçer bilinmez ya sevdam gitmek bilmez yüreğimden.
    Özlemim yol kenarında beklemekte onu ve acı...Acı artık ikiz kardeş yüreğimin orta yerinde...

    Sevgiyle