Meral Vurgun Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve Duygum tarafından 29 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    29 Nisan 2007
    Konu Sahibi : Duygum
  1. Duygum

    Duygum Guest

    bir avuç duru sudur gülüşün
    gülüşün bir pınar başında
    yüzüme serpe serpe serinlediğim
    seher yelidir
    okşar kanatlarını yüreğimin
    maviye değer başım

    zaman kavramının dışında
    yelkovanın akrebi yirmidört kez çiğneyip geçtiği
    doğanın bütün kanunlarını ihlal edip
    kavrulup savrulan bir kumsalda
    susuz yeşeren narin bir çiçektir gülüşün

    ve biz ondan öncesini unutmuş olarak
    aşka dairlerin ütopyasını çizdik yürek haritamıza
    sen orada, ben burada

    alıp avuçlarımın arasına iki yanağını
    süzüp ışıltısını kirpiklerimden gözlerinin
    nariçi dudaklarında
    otuziki diş öpüşümdür gülüşün

    nakışlayıp adını yüreğimin kabzasına
    sesinin her telini sarıp belleğime
    yorgan misali gecelerce örtündüğüm
    gökyüzüdür gülüşün

    duruşun halkım
    mabedimdir gülüşün
    ötesi uçurum olsun varsın
    düşüp ölmek sende güzelleşir

    sende ben
    aşkın evrensel gizemini sevdim
    kırlangıçların göç göç gidip gelişini
    güvercinlerin bahar coşkusunu
    yasakları
    ve yasakların yasak tutkusunu
    sende ben
    unutmamayı
    bir de unutulmamanın onurunu sevdim

    ülkem bakışlım
    hadi tut ellerimden sıkıca
    bir türkünün bilinmeyen ırasını fısılda
    olanca sıcaklığını bırak içime
    iki dudak arası bir öpüş yansın
    sende ben
    türkü türkü ülkemi sevdim...
     
  2. 30 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Eser sahibi: Meral Vurgun

    Alıntı yaparken, esir sahibinin adını eklemeye özen gösterelim lütfen, teşekkürler..
     
  4. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  5. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Acılara Yaslanmak

    beri gel ey canıma candaş olanım
    gel otur şöyle yanıma
    omuz ver, yasla sırtını acılarıma
    ha desek tufanlar koparır yürek
    sözümüz var söylenmemiş
    kelimeler biriktirdik
    suskular okyanustur şimdi

    göbek bağımızı taşla kesip
    kınnap ile bağlamışlar
    aynı damardan akar kanımız
    yargısı tanığımızdır, tarih bilir
    yaramızda saplı duran bu kurşunlar
    aynı ellerin kirindendir
    aşikârdır cümle aleme
    kavga ile yoğrulduk
    direnen ellerde eğirildik
    sevda ile örüldük ilmik ilmik
    minnetimiz dostadır
    bizde saklı kalsın yaşadıklarımız...

    sofra kurdum sana
    bölüş benimle son zeytin tanesini
    bir de çay demledim üstüne
    yudum yudum sevgi çek yüreğine
    sonra yak sigaranı
    ateşinde tutuşsun dilimiz
    öpüşsün duman duman
    hasret yarası çığlıklarımız
    olancası bir avuç sevda
    boğum boğum bir nefeslik sesimiz

    bilirsin
    unutmayız sözün acısını
    kaç hançer vuruldu sırtımıza
    kaç talan, kaç işgal yıkıntıları
    kaç yerden bölündü uykularımız
    kanatmadık hain ellere
    yine de biz sardık dostun yürek yarasını

    derler ki
    aşk ortak türküsüdür insanlığın
    her dilde aynıdır ırası
    oysa
    patlamaya hazır mavzerdir anadilde
    ille özgürlüğün türküsü
    ille özgürlüğün türküsü...

    Meral Vurgun
     
  6. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  7. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Aklın Terazisini Kır da Gel

    aklın terazisini kır da gel
    ok ile hedef öpüşsün bu gece
    ateşi tutsun ellerim teninde
    tomur tomur ter dök avuçlarıma
    damarlarımda kan tutuşsun
    çimlenip yeşersin kıraçlarım

    öyle bir gel ki bana
    yağmur ile toprak olalım seninle
    çiy çiy su ver
    çöl bağrımda çiğdemler açsın
    göğsüm üstü toz pembe güllensin

    çılgın taylar gibi dolu dizgin gel
    aşmadık sınır bırakma ücralarımda
    parçalamadık yasa
    çiğnenmedik yasak kalmasın us’umda

    bir git, beş gel
    kanadım ipek telden
    beş git, on gel
    bana uçmayı öğret tez elden
    aklın terazisi bozulsun bu gece
    düşdükçe tohum tomurcuk taneler
    kekik kokuları düşsün
    hüznü unut
    en derinlerine bak gözlerimin
    düş yaylamız mavi bulut bu gece...

    Meral Vurgun
     
  8. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  9. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Andır Yaşamak

    aydın yüzüm
    toy düşüm
    ben miydim
    dağlarında esen düşyeli
    yoksa sen miydin tufanlarla gelen
    görmedim nicedir
    gökyüzü gökçe duman
    asi başım deli

    beni tellerinden sor yüreğinin
    dağlarından geçtim
    buse bıraktım alnın akına
    dedim ki,
    “sevilmek güzelse eğer
    erdemdir sevmek
    yanıbaşımda kök salmış
    aşk büyümüş
    zormuş uzaktan sevmeler
    diyemedim ben ona
    sevdiğimi sen söyle”

    ah bir bilsen
    nasıl beter etti bu eller beni
    diyemem kimselere
    neremde saklasam
    sığdıramam ki dizelere seni

    bilirim
    asidir o dağların sevdaları
    doruklarda bulut
    denizlerde dalga misali
    ay yüzünde yüreğim kaldı
    uzanıp tutmak ister deli gönül
    baktığım hüzün aynaları
    suçlar mı bilmem beni

    andır...
    döküldümse gözbebeklerine
    andır işte yaşamak
    tutuştur bir ucundan yak ateşi
    belki kanayacak ığıl ığıl yeni baştan
    gözlerimden süzülecek gökyüzü
    ellerin ıslanacak
    bir kaç damladır yılların dili
    susacaksın belki de uzun uzun
    aşkla ödenir çünkü yaşanmamışların bedeli...

    Meral Vurgun
     
  10. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  11. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Aşkolsun

    sen ey
    çakmak taşında yanan ateş
    elimi yaktı eline düştüğü avuçlar
    aşkolsun be sana
    aşkolsun aşk adına
    elimi uzatsam
    tutacaktım aşkı

    gitmekse, gittin
    sitemse, ettin
    bir avuç köz kaldı senden geriye
    göm yüzünü şimdi kendi küllerine

    gelsen ne olur artık
    kalsan kim ölür
    söndü gökteki yıldızlar...
    ama söylesene
    nasıl sönecek içimdeki yangınlar? ...

    Meral Vurgun
     
  12. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  13. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ateşten Geliyorum

    o mavi kristal mi kırıldı sol yanımda söyle bana
    yoksa bütün gelincikleri yolundu mu dağların
    telleri kopmuş bir yüreğin kanaması sesi bu
    duyduğun ne bir çığlıktır derinleri inleten
    ne de bir çağrıdır sana gel diyen
    kim bilebilir ki
    sen ya da bir başkası
    ben ateşten geliyorum
    vardır belki bir açıklaması

    nicedir kapıma dayanmış ölüm
    sarınmışım hasretine
    öyle bir şey işte
    sorma bana
    tarifi yok
    aşkın gözleri uçuk mavi
    unutmuşum sözcükleri
    şimdi dilimde ham bir elma tadı
    dişlerimde gülüşün kalmış
    açma dudaklarını

    trenler kıvrılıp bir vahşi yılan gibi
    akıp gidiyor
    ellerin kalıyor ellerimde
    büsbütün yanıyor bozkırlar
    bir avuç kül
    yağmur oluyorsun
    dökülüyorsun kirpklerime
    ağlamadım belki de
    geceydi sadece
    ben onun koynunda
    sen benim koynumda...

    söz olsun aşka
    ölürsem eğer
    sakla bir mücevher gibi gözlerinde
    bir karanfil koy başucuma
    şu lanet dünyanın arıt bütün kirini mezar taşımda...

    Meral Vurgun
     
  14. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  15. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ay Ağladı

    geceyi kuşan da gel
    patlamaya hazır mavzer olsun yüreğin
    çığ gibi birikti sana diyecek sözler
    suskular tutamaz dilimi

    gel çingene gülüşlüm
    tutulduğum gözlerinde
    yıldızlar mekan tutsun
    us’um çıkmış rayından
    dağ boyudur yoklugun

    geceyi kuşan da gel
    günlerim zifir kara
    akşam erken çöküyor
    sevda sığmıyor bu dağlara

    kah sustuk
    kah coştuk seninle
    kah ağladık
    kah güldük
    geceler bilir bizi
    ay ağladı
    yıldızlar söndü
    sığmadık
    sığdıramadık evrenin aşkı ücralarına...

    Meral Vurgun
     
  16. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  17. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bir Daha Öp

    ay bırakmışım kar altında
    beni orada ara ellerinde yıldız
    bu şehir buz gibi yanmış
    yakışmıyor ömrüme soğuk mevsimler
    şimdi gel /bahar gibi

    sen beni öpüyorsun ya
    ısınıyor elleri güvercinlerin
    sen beni öpüyorsun ya
    öpüşüyor bütün canlılar
    matriste kıpırdıyor cenin
    sen beni öpüyorsun ya
    salkım salkım üzüm oluyor gözlerin
    bense sarhoşum dut gibi

    içimde boydan boya İstanbul
    deniz üstü martı sürüsü
    elem, keder, yokluk
    kaynıyor meydanlar
    dost ellerde çiçek açıyor umut
    tarihin cilvesine bak
    ne menem bir bilmece bu
    yanyana direnç ve teslimiyet
    yaşamaksa illet mi illet

    sen okyanussun uzakların oğlu
    gözlerin kah turkuaz, kah Akdeniz mavisi
    köpük köpük dök dalgalansın düşlerin
    hadi, bir daha öp beni
    meyveli bir dal gibi birikmişim sana
    sedef rengi dudaklarından
    yağmur olup boşalsın sevincin ışınları

    gökkuşağıyım bu gün
    nereye baksam çiy düşüyor
    yüzüme kelimeler diziyorum
    her bir hecesinde bin can saklı
    anılar çiziyorum tarihsiz
    mezar taşları gibi susuyor gülüşler
    yıllar ne kadar uzak güneşe

    üşüyorum işte
    beni bir daha öp
    dudaklarında değilse
    dunyanın kutupları nerde
    ben neredeyim
    neredeyim şimdi? ...

    Meral Vurgun
     
  18. 31 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Duygum
  19. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bir Yanım Hazan

    vurgun zamanlarıdır
    ayışığı gözlerin uzak bir deniz
    nicedir fırtınalar kopar belalı başımda
    gamzesi yıldız seli yüzün
    yağmur dökümü kirpiklerin
    hüznümle gökyüzüm
    ay bir yanımdadır
    gün bir yanımda

    alnın akından öpsem
    gözpınarından şarap içsem
    gece sarhoş, ben sarhoş
    uyusam, koynunda şafaklasam
    gül bir yanımdadır
    diken bir yanımda

    çağırma, gelemem...
    Ağustos’ta çığ-boran, kar
    buz altında umutlar ölgün
    baharım-yazım yok
    duman bir yanımdadır
    sis bir yanımda

    yapraklara dallara sor
    dağlar aşırı yollara
    nehirler aka aka
    okyanuslarca hırçındır yüreğim
    çatladı taşları, kurudu toprağı
    kilim kilim dokudum
    ben çektim ayrılığı
    ne diye sararır erkenden
    bu dağların çiçeği yaprağı
    hazan bir yanımdadır
    kış bir yanımda

    sakla!
    ele güne karşı
    yüreğinde kalsın adım
    haykır gizlice, içten içe
    ne ayıp, ne de yasak
    ben sana dairlerde yaşadım
    hasret bir yanımdadır
    sevda bir yanımda...

    Meral Vurgun