mesaj aşklarım-iclal aydın.....

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve talin tarafından 2 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    2 Şubat 2008
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    kızlar ben bayıldım bu yazıyayerimseniben
    tam da hislerime tercüman olmuş sevgili iclal aydın:1rolleyes:

    Driliii...
    Sabah 08.30... İşte günün ilk mesajı. Canım benim, her sabah mutlaka ilk önce o mesaj atar. Mesaj aşklarım içinde en vefalısı, en tutarlısı odur. Sabahın ilk mesajını atmak konusundaki iddiasını gün içinde defalarca beni yoklama rekorlarıyla da devam ettirir. Böyle bir beklentim olmadığı halde her yaptığından haberdar eder beni.

    Önceleri heyecanlanıyordum. Her mesaj sesinde bir merak, telefona gidiyordu elim. Driliii... “Ay, dur bakiim kim? Hah, gene oymuş...” Zamanla alıştım, heyecanım kayboldu. Bunda bir tek onun payı yok tabii...

    Diğer aşklarım da gün içinde mesaj bombardımanına tutunca burnum havaya kalktı tabii. Bir oflamalar, bi puflamalar filan... “Ayol noluyor, her mesajdan sonra bir ofluyosun” diyorlar ama, içeriğiyle ilgili pek ses etmiyorum. Gözümü devirerek, “İnan çok bunaldım bu mesajlardan” demeyi tercih ediyorum...

    Hatta artık mesajları silmiyorum da.

    Silmiyorum ki kutu dolsun, onlardan bir kitap yapayım...
    Bana sormadan, benden izin almadan cep telefonuma sürekli mesaj atmakla aramızda kopmaz bir ilişki kurabileceğini sanarak beni durmaksızın taciz eden bu hudut tanımazları anlattığım bir cinayet romanı yazayım...

    Mesela...

    Bölüm 1

    O sabah da aynı mesaj sesiyle uyandım. Biliyordum, ondan geliyordu. Az sonra diğerleri de başlayacaktı. Mesajla yetinmeyim ayrıca e-mail yağmuru da yağdıracaklardı. Avukatlarımı aradım. “Bana mesaj atan elektronik aletlerin bağlı olduğu ana kablonun ciğerini istiyorum dedim. Eğer siz bunu yasal yollarla halletmezseniz, kendime uluslarararası bir hacker bulacağım. Ve emin olun kamuoyunda benim gibi bu tacizcilerden bunalmış binlerce taraftar bulabilirim. Hiçbir şeyin illegal olmasını istemiyorum. Ama ülkedeki her dava gibi bu da on binlerce yıl sürecekse ve sonunda derdime deva bulabilmek için kötü adamlardan medet umacaksam baştan bileyim.”

    Avukatlarımın lideri uykusuz ve çatallı sesimden ürkerek bir şeyler geveledi. Sonuçta “Bizden çok güçlüler ve çok kalabalıklar” dedi...
    “Ama tacizi haklı kılmaz, bu işi çözün” dedim... “Dokümanları sana kuryeyle gönderiyorum. Buna bir son versinler.”

    Üzerimdeki ipek şalı omzuma atıp, eteklerimi savurarak çalışma odasına geçtim. Çekmeceden sadece bir günlük mesaj dökümlerini çıkardım. Yazılanlar midemi bulandırdı. Bunlara her gün katlanmak istemediğimi düşündüm bir kez daha.

    Dokümanı zarfa koymadan önce ilk sayfada yazılanlara bir daha takıldı gözüm.

    “08.30- Bonus Card: giyim ve kozmetikte ıvırtı pıtırtı fan fin fon + 3 taksit.”
    “08.33- İş Bankası müşteri hizmetleri-bireysel emeklilik hede bede maximumla 11 ay bödöö.”
    “11.00- Ideal kartınızla tırıtıpattaotryta 14 şubata kadar.”
    “11.47- Fortis- Sevgililer Günü hhadadad dururubende, daha avantajlı.”
    “11.59- Advantage ile tuturararratuuitititi mutlaa!”
    “13.23- Garanti- bireysel emeklilik.......”
    “14.32- Zırtapoz bar- bu gece Grek gecesi, giriş bedava.”
    “15.11- İş Bankası müşteri hizmetleri- hafta boyunca bilmem ne mağazında kartınıza 76 taksitle...”
    “15.23- Fortis-Ideal kartınızla
    31 marta kadar...”
    “15.42- yeni açılan lazer stüdyomuzda...”
    “15.52- İş Bankası müşteri hizmetleri, bireysel emeklilik şeyi demiş miydi...”
    “16.00- dorobopr erestoranda deniz ürünleri öyle de böyle.”
    “16.17- mamamdaa spor salonunda pilates dersleri...”
    “17.44- İş Bankası müşteri hizmetleri- bireysel emeklilik.”
    “18.30- Ideal kartınızla...”
    “18.31- Advantage kartla...”
    “18.32- Bonus kartla...”
    “18.33- World kartl.....”
    “19.34 hede bedeyle...”

    ***

    İş Bankası, Garanti Bankası, Dışbank, Yapı Kredi Bankası genel müdürlüklerine ve bilumum spor salonları, bar ve restoranların yöneticilerine...

    Bu yazıyı mizahi bir ŞİKÂYET dilekçesi kabul edin.

    Bana özel olan bu telefon numarasını kendi ilan tahtanız gibi kullanamazsınız!!! Üstelik kullanmadığım kartların hizmetleri beni hiiiiç ilgilendirmiyor. Hayatım boyunca gitmediğim barlardan gece kulüplerinden aldığım mesajlardan bıktım artık.

    Bu tek taraflı aşkınızdan ve iletişim sevdanızdan hiçbir sonuç çıkmaz!
    Sırf bu yüzden sürekli telefon numarası değiştiriyorum. Özellikle belirtmeme rağmen bankalar mecburi olarak verdiğim numarama bu dayanılmaz mesajları atıyor. Biliyorum, tek değilim; biliyorum yüz binlerce çıldırmış insan var. Bu tacize bir son verin artık.

    Bir daha bana ya da size geri dönmeyen bir başkasına mesaj atıp durmayın!

    Vallahi dava açacağım! Televiyona, gazeteye, billboard’a reklam girince para veriyorsunuz.

    Cep telefonu ve elektronik posta kutusu gibi mecraları kim BEDAVAYA verdi size???

    a.s.