Meşhur soğan kürü ve elma yağı kullananlar

Konusu 'Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri' forumundadır ve meldi tarafından 19 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    19 Aralık 2008
    Konu Sahibi : meldi
  1. meldi

    meldi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    968
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    arkadaşlar bu sitede intenette başka yerlerde tv de vs de son zamanlarda bu soğan kürü konuuşuluyor.
    Birde bu sitede öğrendiğim elma yağı mucizesi. şimde birşey rica edeiyorum herkes bunlara ümit bağlıyor ve zaman kaybediyor olabilir. lütfen bu iki kürü kullanalar nasıl yapmışlar ve olumlu olumsuz bir sonuç almışlarsa belirtsinler. çünkü bu iki kürden de çok iddialı bahsediliyor, ki umarımda öyledir.....

    lütfen cevaplayınız önemli ... mesela benim için çok önemli. tetkiklerim yapıldı.iki gün sonra dr tedavim başlicak. işii ona göre ayarladım.vsssss.
     
  2. 19 Aralık 2008
    Konu Sahibi : meldi
  3. pancuben

    pancuben Canımın canı Hilalim Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2008
    Mesajlar:
    4.307
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    s

    siz yazdıktan sonra internette araştırdım .Buyrun Bakalım belki yardımcı olur ama alttaki yazıyı okumakta fayda var.Doktora başvurmanız en sağlıklısı
    Saygılar
    Kuru Soğan
    Değerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü, üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.

    Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.

    Onu doğrarken göz yaşlarını tutmak ne mümkün… Gözlerden yaş gelmesine sebep olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit maddesidir. Eğer, soğanı doğrarken göz yaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.

    Erkekler için
    Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatit’e (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatit’e bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatit’e bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini halâ unutamam.

    Kadınlar için
    Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini buldum. Onu, 2009 un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi buldum. Bu nedenle 2008 in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.

    Kuru soğan, polykistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan bayanların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren bayanların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan bayanlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.

    Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri adet (regl) görmüyorlar ise, adet görmeye başlayabilmektedirler. Aynı şekilde menepoza yeni girmiş bayanlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilmektedirler. Rahim duvarı incelmesi olan bayanların rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. O sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze…

    Endometrioma (çikolata kisti), rahimin içini döşeyen zar tabakasının (endometrium) yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme veya fazla miktarda adet görme şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.

    Kür: Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı
    İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverenkli ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.

    Dikkat: Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.

    Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir rahatsızlığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.
     
  4. 19 Aralık 2008
    Konu Sahibi : meldi
  5. meldi

    meldi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    968
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ilginize çok teşekkür ederim
     
  6. 19 Aralık 2008
    Konu Sahibi : meldi
  7. meldi

    meldi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    968
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ilgilinize çok teyekkür ederim.
     
  8. 3 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : meldi
  9. s_arin

    s_arin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    14
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben iki gün önce başladım tadı çok kötü değil alıştım bile
     
  10. 3 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : meldi
  11. Nargile

    Nargile Haktan&Beren Pro Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    631
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    88
    elma yağı kürüCADIARZUben bunu bilmiyordum nasıl yapılıyor peki.yapan arkadaşlar vardır mutlaka.
     
  12. 3 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : meldi
  13. xbaharr

    xbaharr Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    267
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    86
    Valla gÜlÜm Öyle yazmıŞınkı kullanıp kullanmamak senın kıŞısellıĞıne kalmıŞ eĞer yÜrekten ınanıp yaparsan neden olmasın gıt gır ıbrahım saraÇoĞlunun resmı sıtesınde hasta gÖrÜŞlerını aÇ oku bak orda yazıo kaÇ kıŞı hamıle kalmıŞ neden olmasın...
     
  14. 3 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : meldi
  15. xbaharr

    xbaharr Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    267
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    86
    ayrıca doktor demişin ben 4 yıldır gittim en iyi dokorlara aşılama bile yaptırdım yok yok yok olmayınca olmuyor bizimki bir ümit...bende soğan suyu içiorum 12 gündür gerçekten çok yararlı...