Metabolizma gerçeği...

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve chocolategirl tarafından 29 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    29 Kasım 2007
    Konu Sahibi : chocolategirl
  1. chocolategirl

    chocolategirl oooppss! Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.650
    Beğenildi:
    50
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    48
    METABOLIZMA; NEYE GÖRE DEĞIŞIR?

    Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Amerikan Diyetisyenler Derneği'nin yayınlarına göre metabolizmayı pek çok faktör etkiler.

    *Cinsiyet : Erkeklerde kadınlara göre daha fazla kas bulunduğu için, genel olarak, erkeklerin metabolizma hızı kadınlardan daha hızlıdır.

    *Yaş: Metabolizma hızı yetişkinlerde her on yolda ortalama %2-3 oranında azalır. Bu oran kas kayıplarının miktarına bağlıdır.

    *HAMıLELıK: Hamilelikte metabolizma hızı artar. Hamilelik süresince annenin, bebeğin gelişmesiyle de artan enerji ihtiyacını doğru tesbit etmek için metabolizma hızı oksijen tüketimiyle ölçülmelidir.

    *Büyüme: Büyüme süresince de metabolizma hızı çok yüksektir. Çocuk, genç ve adölesanlarda htiyaç olan enerji mutlaka verilmeli, büyüme ve gelişme desteklenmelidir.

    *Kilo Miktarı, Kilo Alma veya Kilo Verme: Kilo miktarı metabolizma hızını etkiler.

    *Vücut Kompozisyonu, (Yağ/ KAS / Su/ Kemik Miktarları): Kaslar vücudun çalışan işçileridir. Kas miktarınız ne kadar fazlaysa, hareket etmediğiniz halde vücudunuzun yakacağı enerji miktarı da fazla olacaktır. Aynı boy, kilo ve cinsiyette olan kişilerin kas kütleleri farklıysa metabolizma hızları da farklı olacaktır. Dolayısıyla formülle ölçüm hatalı bir değerlendirmedir.

    *Fiziksel Aktivite Düzeyi: Fiziksel aktivite metabolizma hızını artırır.

    *Yeme Alışkanlıkları, (Öğün Atlama veya Az-Sık yememek): Öğün atlamak metabolizma hızını yavaşlatır. Kendini korumaya alan vücut, atlanan öğün sonrası tüketilen yiyecekleri depolama eğilimine girer.

    *Psikolojik Durum, Stres: Stres kasları gereceği için, kasların hareket ettirilmesinde, daha fazla kaloriye ihtiyaç duyulur.

    *Hormonlar: Hormon seviyeleri metabolizma hızını artırabilir veya azaltabilirler.

    *Uyarıcılar: Kafein ve diğer uyarıcılar metabolizma hızını değiştirirler. ılaçlar da metabolizma hızını yükseltebilir veya düşürebilirler.

    *Genetik: Bazal metabolik hızı, genetik faktörler etkileyerek düşük veya yüksek olmasına sebep olur.

    *Ayrıca uyku, ateş ve menstruasyon durumu da metabolizma hızını etkiler.



    PEKI; METABOLIZMA DÜŞMANLARI NELER?

    1)Gerçekten 1 haftada 4-5 kilo verilir mi? *Kısa veya uzun sürelerle kişiye özel olmayan, hatalı veya düşük enerjili diyetlerin yapılması nedeniyle yaşanan kas kayıpları,

    Literatürde ve diğer tüm bilimsel kaynaklarda kilo kaybı hızının haftada, vücut ağırlığına göre orantılı olarak ortalama 0,5-1 kilo arasında olması önerilir. Bu değerlerin üzerinde kayıp olması durumunda ilk sorgulanacak madde, kilonun hangi kütleden olduğudur. Bir haftada büyük miktarlar verilebilir fakat bu sağlıklı olmaz. Çünkü vücudunuzdan 1 g. Yağ kaybettiğinizde, 1 g. Kilo verirsiniz, fakat 1 g. Kas kaybı 3,7g. Kilo verdirir. Çünkü 1g. Kas 2,7 g. Su tutar. Bu nedenle diyet sırasında hızlı bir şekilde büyük kilolar veriliyorsa, burada aşırı su ve kas kaybı söz konusudur. Vücut kaybettiği suyu hemen geri alır, fakat kaybedilen kas yüzünden yavaşlayan metabolizmanız yüzünden, diyet bitince kilo alma adayı haline gelirsiniz.

    2)Kilo verememenizin veya çok hızlı verip sonra almanızın sebebi metabolizma ölçülmeden yapılan diyet olabilir mi?



    Evet, olabilir…

    Kısa veya uzun sürelerle kişiye özel olmayan, hatalı veya düşük enerjili diyetlerin yapılması nedeniyle yaşanan kas kayıpları yavaşlayan metabolizmanız, "diyet" (Diyet değil beslenme eğitim süreci olarak bakılmalı, bittiğinde yaşam şekli haline getirilerek koruma programına geçilmelidir.) bitince sizi kilo alma adayı yapar.



    3)Aç Kalırsam, Az yersem ve öğün atlarsam (kahvaltıyı geç yapmakla) kilo verebilirim.

    Bu yorumun cevabı kesinlikle kocaman bir "hayır"dır. Çünkü ara öğün atladığınızda kan şekeri dengeniz bundan olumsuz etkilenebilir. Bunu alışkanlık haline getirdiğinizde, hem sonraki öğünde daha fazla besin tüketirsiniz, hem de uzun süre herhangi bir besin tüketilmediği için, vücut sinyaller yollayıp kendini korumaya alır ve bir sonraki öğünü depolama eğilimi gösterir.

    Ayrıca çok akıllı bir mekanizma olan metabolizma da koruma içgüdüsüyle yavaşlar ve yemediğiniz zaman yakmamaya başlarsınız. Bu durumun devamında kan şekeri dengesizlikleri ileri boyutlara taşınabilir. Ben en çok ben bu kadar çok yemiyordum kilo verebilecek miyim endişesi ile karşılaşıyorum fakat vücudu bir makine gibi düşünürsek sürekli çalışır durumda tutmak için uygun miktarlarda, sık sık besin alımını sağlamak gerekiyor.



    4)Tek tip beslenme, mucizeler arama;

    Lahana çorbası, Keten tohumu, Meyve diyetleri, limon suyu vb. tek tip, şok diyetler veya bir besinin mucizevi hale getirilmesi yanlış uygulamalardır. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bir "puzzle"a benzetirsek, tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli oranlarda almamız gerekir. Herhangi bir besinin faydası da ancak bu puzzle içinde minik parçalar değerindedir. Yine tek tip beslenmede de hızlı kilo verilir, su-kas kaybı yaşanır ve metabolizma yavaşlar.



    Su–Kas Kaybının Zararları; Vücudumuzun büyük bir bölümünü oluşturan, "Su Kütlesi" hemen geri gelip artabilir. Kas kaybı durumunda ise maalesef, Yüzde çökme oluşur. Vücudun çalışan işçileri olan kas kütlesi azaldığı için Metabolizmanın yavaşlar. Hatalı diyet nedeniyle, maalesef kişi kilo alma adayı haline gelir.



    BUNLAR DIŞINDA;



    5)Hipotroiti olmak, (Hipofiz bezinin az çalışması durumu)



    6)Bazı antidepresan ilaçları kullanmak,



    7)Günümüz teknolojisini de bahane ederek, daha az hareket etmek, vb. durumlar metabolizma hızımızı azaltabilecek faktörlerdir.

    Beslenme önerisi vereceğimiz zaman diyetin enerji miktarı; kişiye özel öneride bulunmanın temel bileşenlerinden belki de en önemlisidir. Enerji miktarına karar verdikten sonra, kişinin ihtiyaçlarına göre şekillenip bir beslenme programı önerilir. Fakat metabolizma hızı ölçülmeden verilen bir öneri kişiye özel kabul edilemez.

    !!!*METABOLIZMA HIZINIZ DAHA ÖNCE HIÇ "ÖLÇÜLDÜ MÜ?"!!!

    Pek çok kişi buna evet demiş olabilir ama;

    Eğer nefes alıp vermenize dayanan, 6-10 dakikalık bir ölçüm yapılmadıysa siz metabolizma hızınızın ölçüldüğünü zannediyorsunuz. Çünkü internet üzerinde hesaplanan veya vücut ölçümünüzü yapan (kilo/yağ/su/kas değerlerini) tartım cihazlarında yer alan metabolizma hızı, aşağıda da yer alan formülle (veya bunun için kullanılan farklı formüller de olabilir.) hesaplamadır. Aynı boyda aynı cinsiyette ve aynı kiloda olan biri sporcu, diğeri hareketsiz olan iki kişide metabolizma hızı mutlaka eşit çıkar. Oysa ki, kas kütlesi farklılığı nedeniyle, bu iki kişide veya diğer kıyaslanacak bireylerde metabolizma hızları eşit olamaz.

    "Genellikle Kullanılan Bazal Metabolizma Ölçüm formülleri vardır. Bu formülle hesaplandığında metabolizmanız ölçülmüş olmaz!!!:

    Peki DOĞRU ÖLÇÜM NASIL YAPILMALIDIR?

    Bunun bilimsel temele dayanan cevabı tektir. Gerçek metabolizma hızı formüllerle hesaplanmamalıdır. Yapılması gereken, kişinin oksijen tüketimi ile yapılan ölçümdür. Her bireyin enerji ihtiyacını da en doğru şekilde saptayabilmek; sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayabilmek için de bireyin metabolizma hızının ölçülmesi gerekmektedir. Bu anlamda, metabolizma hızını ölçerek, arttırmak hedefiyle, diyetisyen kontrolünde beslenme önerileri verilmelidir. 6-10 dakika arası süren bu ölçümde, burun tıkalıdır. Tüm solunum tek merkezden (ağızdan) yapılır. Metabolizmanın timeline dayanan tüm işlemlerde görev alan "Oksijen" tüketim kapasitesine göre metabolizma hızınız ölçülür.



    *Diyetiniz gerçekten "Size Özel" mi?



    Tüm bu değerlendirmelere bakarak, metabolizma hızınız eğer ölçülmediyse uyguladığınız diyet "Size Özel" olarak değerlendirilemez. Formülle hesaplanan metabolizma hızına göre hazırlanan diyetle kilo vermeniz, şansa bağlıdır. Dergiden, internetten bulduğunuz veya kendi kendinize yaptığınız diyetlerdeki gibi, size verilen diyette de enerji miktarı hatalı olabilir. Metabolizma hızı ölçülmeden, deneme-yanılma yöntemiyle kilo vermiş oluyorsunuz. Oysa ki diyet denenmemelidir. Eğer metabolizma hızınız, oksijen tüketiminizle bilimsel temelde tesbit edilmediği için düşük enerjili bir diyet uyguluyorsanız, hatalı olan bu diyet uygulaması nedeniyle metabolizma hızınız yavaşlayabilir. Uyguladığınız diyet yüzünden metabolizmanızı yavaşlamışsa, herhangi bir şok diyet uygulamışsınız gibi, malesef "Kilo Alma Adayı" haline gelebiilirsiniz.



    Uzun veya Kısa Sürelerle Uygulanan Aşırı Düşük Enerjili Diyetler, şok diyetlere benzer şekilde gelecekte,

    *Kilo almanız dışında,

    *Diyabet,

    *Hipertansiyon,

    *Kalp Hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları ve

    *Yetersiz beslenme nedeniyle bazı kanser türlerine davetye çıkarabilir.



    Neden Ölçüm Yapılmıyor?

    Bunun 3 nedeni olabilir.

    ılki; Gittiğiniz merkezde bu ölçüm için yeterli zaman ve bütçe ayırılmaması,

    ıkincisi; Malesef, hızlı kilo verdirme hırsıyla zaten çok düşük enerjili diyet uygulandığı için, ölçüme gerek görmemek.

    Üçüncü seçenek olan bu bilgiye sahip olunamamasını ise, teknoloji ve bilim çağı olan 21. yüzyıl için "diyetformula" olarak kabul edilemez görüyoruz.



    Tüm bu sebepler çok üzücüdür. Sağlığa değer verilmemesi kabul edilemez. Ölçüm olmaksızın düşük enerjili diyet kullanıldığında, metabolizma yavaşlayarak enerji harcamasını oldukça yavaşlatır. Bu da, diyet süreci bittiğinde daha az besin tüketimine rağmen kilo alımına sebep olur.

    OYSA Kı, KALICI KıLO KONTROLÜNÜ SAĞLAYABıLMEK ıÇıN METABOLıZMA HIZI MUTLAKA ÖLÇÜLMELıDıR.



    Metabolizma Yavaşsa;

    *Yavaş Nabız,

    *Düşük Tansiyon,

    *Hareket Etme ısteksizliği,

    *Üşüme,

    *Cilt Kuruluğu,

    *Konstipasyon (kabızlık) gibi, problemler hissedebilirsiniz.



    Metabolizma Nasıl Hızlandırılır?

    *Sık Öğün Tüketimi: 3 ana öğüne ek olarak, mutlaka ara öğünlerin tüketilmesi önerilir. Az ve sık besin tüketerek, kan şekeri dengenizi regüle eder. Ara öğün tüketmek vücudu çalıştırıp, metabolizma hızınızı sürekli yüksek tutar. Öğün atlanırsa metabolizma hızı oldukça yavaşlar.



    *Egzersiz Yapmak: Hareket edip kalori harcayarak veya kas kütlenizi artırarak metabolizma hızınızı artırmak oldukça faydalıdır. Kilo verme sürecinde haftada en az 4 gün, kilo koruma döneminde sağlıklı yaşam için en az 2 gün 30-45 dakika egzersiz yapılmalıdır.



    *Yeterli ve Dengeli = OPTıMAL BESLENME: Farklı yiyeceklerin, farklı zamanlarda tüketilmesi metabolizmanın kendini korumaya almaması, kilo vermeye devam etmesi için çok önemlidir. Optimal Beslenme, vücuda gerekli olan tüm besin öğelerinin, tüm öğünlerde yeterli ve dengeli miktarlarda alınmasıdır. Çeşitlilik ve yeterlilik, metabolizmanın işleyişi için olumlu etkiye sahiptir. Önerilenden fazlasının tüketimi kilo alımına neden olacağı gibi, azı da metabolizmayı yavaşlatabilir. Bu nedenle metabolizma hızınızın oksijen tüketiminizle ölçümü sonrasında, diyetisyeninizin önereceği besin miktarlarının azını veya fazlasını tüketmemelisiniz.


    *Sıvı Tüketimi: Metabolik Hızın azalmaması, sindirim, emilim gibi görevlerin yapılabilmesi, hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışması için, atıkların vücuttan atılması ve vücut ısısının debgelenmesi için; uyanık olduğunuz her saat dilimi içerisinde 1 bardak su tüketmeye özen gösterin. Özel bir sağlık durumunuz yoksa, toplam 2,0-2,5 litre su tüketimini ihmal etmeyin

    Lütfen sadece "KıLO VERME"ye odaklanmayın. Kilo vermek zor değildir. Önemli olan "KORUMAYI BAŞARMAK"tır. Zayıflamanın pek çok yöntemi var gibi gözükmektedir. Oysa ki, yanlış uygulamaların tümünün ardından verilen kilolar, çoğu zaman da fazlasıyla geri alınır. Tüm emek, çaba, umutlar ve zaman boşa gider. Çünkü kısa sürede toplamda verdiğiniz büyük kilolar incelmeyi sağlayan yağ yerine, kas ve su kütlenizden olur. Oysa ki "KALICI KILO KONTROLÜ" için doğru yöntem tektir. Metabolizma hızı ölçülmeli, kişinin diğer tüm özelliklerine dayanarak diyet + egzersiz uygulanmalı ve bu yaşam şekli haline getirilmelidir.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 27 Mayıs 2009
  2. 13 Mart 2010
    Konu Sahibi : chocolategirl
  3. Zehranur

    Zehranur Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    643
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Paylasimin icin tesekkürler...
     
  4. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : chocolategirl
  5. denizkxixzxixl

    denizkxixzxixl o bir bücür cadı Üye

    Katılım:
    1 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.956
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler...
     
  6. 17 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : chocolategirl
  7. hayall_06

    hayall_06 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2010
    Mesajlar:
    210
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler
     
  8. 27 Kasım 2011
    Konu Sahibi : chocolategirl
  9. regen

    regen ♥ M.K.ATATÜRK ♥ Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2011
    Mesajlar:
    9.299
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    güzel bir yazi tesekkürler...
     
  10. 27 Kasım 2011
    Konu Sahibi : chocolategirl
  11. kickine

    kickine Yeni Üye Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2011
    Mesajlar:
    10
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Paylaşım için teşekkürler..
     
  12. 28 Kasım 2011
    Konu Sahibi : chocolategirl
  13. sedabayrak

    sedabayrak Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    21 Mart 2011
    Mesajlar:
    358
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler faydalı bilgiler için..