milli takim, avrupa kupasi ve Türkiye...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve mavis87 tarafından 8 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

    8 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  1. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Bu yaziyi okuyunca sevincten ve Türk olmaktan gurur duydugum icin agladim ve bu sebepten dolayi sizlerle paylasmak istedim. umarim yanlis yere yazmamisim ama bence hayatin icinden diye bu bölüme yazdim...


    7 Haziran dedik ve çıktık yola…
    Ronaldo’ları var dediler.
    Arda’mız var dedik.
    Deco’ları var dediler; Hamit’imiz var,
    Yetmezse Tuncay’ımız var dedik.
    Gomes dediler, Semih dedik, Nihat dedik.
    Quaresma, Nani, Pepe, Carvalho var dediler.
    “Biz; peki ya YÜREK?” dedik.

    Tarih 7 Haziran saat de 23:30 olduğunda;
    Dediler ki: “Yürek bu mu?”
    “Yürek 2-0 mı?”
    Bir şey demedik biz.
    Yalnızca kendimize verdiğimiz sözler vardı içimizde.
    “Yürek, zorluklara göğüs germektir.”diye haykırdık.
    Avazımız çıktığınca bağırdık.
    Ama içimizden.
    “Yürek” dedik,
    “Ona sahip olmayanların asla idrak edemeyeceği bir şey…”

    İdrak neydi?
    İdrak; 11 Haziran günü 90+2’de gelen goldü.
    Arda Turan’dı idrak.
    İdrak, seninle aynı kanı taşıyandan gol yemenin burukluğuna çalım atmaktı.
    Küresel ısınmayla dalga geçercesine yağan yağmurun önünden orta yapmaktı.
    İdrak, bu ortaya Semih’in vurduğu kafaydı.
    Yürek, aslında belki de Basel’de estirmeye başladığımız kasırgaydı.

    Kasırga neydi?
    Kasırga, Petr Cech’in ellerinin arasından topu yere düşüren üfleyişti.
    Kasırga, Nihat’ı topun düştüğü yere iten efsundu.
    Kasırga, yüreklerimizin içine dolan,
    Doldukça da o yürekleri büyüten nefesti.
    Büyüyen yürekler artık vücutlarına sığmadığında da,
    Meşin yuvarlağın aldığı falsoydu, direklere duyduğu aşktı kasırga…
    Türk’ün göbek adıydı.
    Kasırga, Volkan Demirel’in eldivenleriyle dua eden Tuncay’dı.
    15 Haziran günü sevinçten uyuyamamaktı.
    Çekleri evine yollamak,
    Viyana’ya bu kez tüfekle değil ama topla gitmekti.

    Viyana neydi?
    1529'du.1683’tü.
    Kanuni ya da IV. Mehmet’ti.
    Kapılarından döndüğümüz şehirdi.
    Şanlı Osmanlı Devleti’nin, sahip olamadığı platonik aşkıydı.
    Yaşlanmıştı ama hala çekiciydi.
    Ve hala Türkleri davet ediyordu kendisine.
    Peçesinin altında, saklayamadığı gamzesiyle;
    Belki de tarihte ilk kez, bize bu denli samimi davranıyordu.


    Samimiyet neydi?
    İtalyan görünümlü Hırvat hakem Roberto Rosetti ile;
    Hırvat Milli takımının arasındaki “düzeyli ilişki(!)”ydi.
    Samimiyet, 119’da kaybettiğimiz eşeğimizi, 122’de bulmaktı.
    Allah’ın sevdiği kullarına yaptığı hoş jestlerdendi yani…
    Gökdeniz’in kalemizde kiracı olan topu koşarak santraya dikmesiydi.
    Samimiyet, inanıp da son bir gücünle önünde kalan topa vurmaktı.
    Hakan Kadir Balta gibi ağlamaktı.
    Ayakta ve dimdik.

    Dimdik olmak neydi?
    20 Haziran günü;
    Maç penaltılara gittiğinde Türk Milli Takımı’nın duruşuydu.
    Şaha kalkıştı.
    Naralar atarak gelecek olan zaferi kutlayıştı.
    O dakikada rakibin tur atlayamayacağından emin oluştu.
    Rakibin yüzündeki korkuydu.
    Slaven Bilic’in kulağındaki küpeye selam göndermekti.
    Kanuni’nin ellerinin Modric’in attığı topu sağa itmesiydi.
    Atatürk’ün huzurunda sevinç yumağı oluşturmak,
    “Türkiye” çığlıkları atmak,
    Gök Kubbeyi dar bildikleri bayraklarını Avrupa semalarında;
    Daha yükseklerde dalgalandırmaktı, dimdik olmak.
    Vatanına hizmet etmekti…

    Vatan neydi?
    Cevabı her millet için farklı olandı.
    Ama değerini en çok Türklerin bildiği, en büyük sevdaydı.
    En büyük aşklar zor olandır ya hani, bu büyük sevda;
    1920lerde başlayan var oluş, yeniden yaradılış destanıydı.
    Bir anka kuşu vardı, bir de Türkler…
    Yeniden doğmayı bu kadar iyi başaran.
    Avrupa’nın hatırlaması gerekiyordu.
    Bir millet vardı, her seferinde küllerinden yeniden doğan…
    Ve o millet; namusu kadar, dini kadar, vatanı kadar
    Kutsal bildiği bayrağını nereye dikmek isterse, oraya dikerdi!

    Bayrak neydi?
    Uğruna ölünen kutsaldı.
    Atasının onu boyamak için döktüğü kandı.
    Gözyaşı ve kan ile yoğrulan en tatlı ekmekti.
    Göğsünde taşıdığında,
    Hele üzerinde bir de ortadan şeritli formayla birlikte;
    Fethe giden asker gibiydi…
    Anneannene “Kırmızılar biziz anneanne!” demekti.
    Doksan dakikalık maçta belki de bin kere…
    Ay ve yıldızdı…
    Ortak aşktı.
    En büyük imparatorların önünde eğildiği kırmızı ve beyazdı.

    İmparator neydi?
    Fatih Terim’di elbet.
    İmparator, bir savaş gazileri ordusuna dönen kadrodan,
    Harikalar yaratmaktı.
    Bir 25 Haziran gecesi,
    Hiç de umulmadık bir on birle
    O müthiş Alman ekolünü yerle bir etmekti.
    “Allah yardımcınız olsun” ile başlayan bir maç;
    “Hakkınızı helal edin.” ile biten bir geceydi o gün.
    Futbol adına lekeli, doğuştan sakat bir haziran gecesiydi,
    Turnuva başından beri belki de ilk kez bu kadar çok üzülüyorduk,
    Yetmiş milyon olarak.
    Kolaydı belki “Nasip değilmiş” diyerek kendimizi avutmak.
    Ama kolay değildi ne yazık,
    Yastığa başını koyup da uyumak.
    Gözlerini kapattığında,
    İçinde haykıran onlarca sese kulaklarını kapatmaktı,
    Fayda bulamayıp, yine de duymaktı onları:
    “Ama bu haksızlık!”

    Haksızlık neydi?
    Neredeyse tek kale maç oynayıp, maçı kaybetmekti.
    Haksızlık, bizi bekleyen zavallı sevgilimizi-Viyana’yı-
    Gözü yollarda bırakmaktı.
    Bir haber bile veremeden çekip gitmekti gurbetten.
    Bizsiz ne yapardı Viyana?
    Kimin kollarında teselli bulurdu o?
    Almanların; oyunları gibi korkak, şansları gibi açık olan ruhları
    Viyana’ya sahip olmamalılardı.
    Eğer haksızlığın olduğu gibi;
    Adalet de varsa evrende,
    Viyana Almanya’ya yar değil mezar olmalıydı.
    Ve olacaktır da elbet.
    “En azından şampiyona elendik.” arabeskliğine
    Biliyorum ki yetmiş milyon asla razı gelmeyecek!

    Yetmiş Milyon neydi?
    Gökyüzüne açılan tek bir eldi.
    Bahsi geçen o büyük “YÜREK”ti.
    Yarı finalde elense de;
    Takımıyla, kırmızısıyla, beyazıyla, hatta türkuazıyla,
    23 oyuncusuyla -23 dev yürekle-,
    Tatlı dilli teknik heyetiyle,
    Abartmıyorum; ABD’li kondisyoneriyle,
    Damarındaki kanıyla GURUR DUYANDI!
    Yetmiş milyon, başı dik alnı açık olandı.
    Maçı kaybeden, ama turnuvayı kazanan tek takımın gerçek sahibiydi.
    Yetmiş milyon üzüntüsünü içine atarak;
    “Yanmam gönlüm yansa da
    Ecel beni alsa da
    Gözlerim kapansa da
    Yıldızların altında…”
    Şarkısını söyleyendi.
    Tabi yanmazdı gönlü.
    Niçin yansındı?
    Turnuva’nın ikinci birincisi Pazar günü belli olacaktı ama
    İlk birincisi çoktan belli olmuştu bile…
    Türk Milli Takımı deyince,
    Dizlerinde titreme,
    Donlarında ıslaklık belirecek çok kişi vardı artık.
    Bunun için ağlanır mıydı?
    Gönül yakar mıydı hiç bu?
    Yetmiş milyon;
    “2008’de nasip değilmiş
    Bunun 2010’u var, 2012’si var…
    Elbet, elbet bir gün kırmızı beyaz şeritlerle,
    Bu kupalardan birini kaldıracağız!
    Bir gün, yediğiniz hakları canınızdan alacağız!”
    Diyecek kadar cüretkar bir topluluktu.
    Belki de bilmeyenler olabilir.
    Bahsi geçen “bir gün”
    BELKİ YARIN, BELKİ YARINDAN DA YAKINDI!...


    Seviglerle ...

    Copyright©GSTvnet Yazarı Ezgi ÖZKAN

    alinti
     
    Son düzenleme: 8 Ağustos 2008
  2. 8 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  3. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    kimse begenmemis galiba :çok üzgünüm::çok üzgünüm::çok üzgünüm:
     
  4. 12 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  5. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    :çok üzgünüm::çok üzgünüm: kimse okumamis :çok üzgünüm::çok üzgünüm:
     
  6. 12 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  7. DatluCadu

    DatluCadu Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    23.145
    Beğenildi:
    708
    Ödül Puanları:
    203
    beğenmez olrurmuyuz canım, çok güzeldi ellerine sağlık. yalnızca üzerinden biraz zaman geçtiği için çok dikkat çekmedi sanırım.a.s.
     
  8. 12 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  9. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213
    futbol aşıgı bi hatun olarak gurur duyuyorum millilerimizle kaydirigubbakcemile5
    inşallah daha çook gururlandıracakları günler yaşayacagız hep beraber
     
  10. 12 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  11. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    evet cok gec koydum cünkü ilk okudugumdan sonra Türkiyeye gittik ve o izin telasinda buraya koyma firsatim olmadi. Türkiyedede internete giremedin diye anca yeni koyabildim...
     
  12. 12 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  13. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Insallah canim.........
     
  14. 13 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  15. LonelyLove

    LonelyLove siyaha aşığız beyaza deli Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    551
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    çok güzel bir yazı.o günler geldi aklıma valla 90 dakika boyunca hiç kalkmamıştım tv başından.çok heyecan vericiydi herşey çok güzeldi mucize gibiydi...tam herşey bitti derken umutları kesmişken defalarca ''umut bitmez'' dedirttiler bana.helal olsun milli takımımıza
     
  16. 15 Aralık 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  17. EU1

    EU1 Guest


    kız kıyamam sana bennŞeniz harikaydı harika bayıldıma.s.:nazar:
    gerçekten cok haklıymışsın gözlerim doldu benimde hiç bir maçı kaçırmadım adeta yüreğimde hala :asigim::çok üzgünüm:
    cok güzel bir konuya değinmişsin kutluyorum seni mavisimmm:1hug:Şeniz
     
  18. 15 Aralık 2008
    Konu Sahibi : mavis87
  19. mavis87

    mavis87 Tek sevdam vatanim... Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    4.044
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Sagol canim. Ah ne güzel günler yasatti bize milli takimimiz :hooray: Hele almanyada yasayan biri olarak cok gurur duydum :dance: :sm_cool: