Minik buğday ...

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve elif_isra tarafından 20 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    20 Haziran 2007
    Konu Sahibi : elif_isra
  1. elif_isra

    elif_isra Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    253
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    86
    “ Bir karınca, gece gündüz demeden yüklenmiş olduğu buğday tanesini yuvasına ulaştırmak için olanca gücünü tüketiyor.
    ─ Ben küçük olanları taşıyayım da fazla yorulmayayım,
    ─ Ben yakınlarda olayım da başkaları günlerce yürüsün dursun, demiyor.
    ─ Şu gölgelikte ya da şu kuytu köşede biraz oturayım da hem taşıdıklarımdan atıştırır hem de yorgunluğumu yatıştırırım, demiyor.
    Birileri bir şeyler söylemeye yelteniyor; “O hayvan, ona bir şeyler olmaz taşıyacak tabi.”
    Bu isyanda nerden çıktı. Yoksa birileri o karıncanın ya da o hayvanın içtenliğini mi kıskanıyor?
    Belki de insanlarla hayvanlar arasında ince bir çizgi vardı.
    Bütün hayvanlar, insanlığın en mükemmel özellikleriyle şereflendirilmiş, küçük hatırlatmalar yaparak görevlerini icra ediyordu.
    İnsan ise özgürdü ve küçük bir buğday tanesinin taşınması esnasında bile sahip olması gereken insanlığı unutabilirdi.
    Tehlike sinyali.
    Ve birbiri ardına sıralanmış karıncalar kaçışmaya başladı.
    Dev bir kuşun gölgesi giderek büyüyordu.
    Kimse canının derdine düşmemişti. Her zaman yaptıkları şeyi yapıyorlardı.
    Minik bir koloni için varlık mücadelesi biraz daha hızlanmıştı.
    İniş gerçekleşti.
    Ayak darbeleri arasında kıvrananlar bütün samimiyetleriyle başka bir organizmaya hayat veriyordu.
    Kimse burda kalmıyor ve kimse burda ölmüyordu.
    Sivri gaga darbeleri ve minik buğday yere düştü.
    Onca yolu aşıp yuvasına ulaşmaya çalışan karınca, son çırpınışlarını yaptığı keskin gaga ucunda yine tek bir amaç için kıvranıyordu; o minik buğdayı ulaşması gereken menzile ulaştırmak için.
    Olmadı.
    Az sonra o da kayboldu.
    Büyük bir toz kalktı yerden, kanat çırpınışları arasında.
    Başka bir karınca yaklaştı o buğday tanesine. Belki onun kadar yükseklere kaldıramadı; fakat yüklendi işte sorgusuzca.
    Gölgesi giderek küçülen kuş, karıncanın verdiği güçle yükseldi ve gitti.
    Bir buğday kaldı geride, yükselmek için sımsıkı sarılıp hiç bırakılmaması gereken minik bir buğday.
     
  2. 20 Haziran 2007
    Konu Sahibi : elif_isra
  3. EU2

    EU2 Guest

    Karincalar..ne kadar caliskan,zarif vede cok korunmasizlar.
    O sirtlarina aldiklari kendinden büyük yiyecekleri..
    sagol paylasimin icin Elifcim..