Moda klübü

Konusu 'Fanatik Kulüplerimiz' forumundadır ve ilknur83 tarafından 20 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    20 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  1. ilknur83

    ilknur83 KeNDiMe YeNiBiR BeN LaZiM Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.769
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    kizlar ben moda tasarimi mezunuyum. acaba modaya ne kadar uyuyoruz ya da ne kadar takip ediyoruz? eslerimiz bize bu konuda nasil yaklasimda bulunuyorlar? iste burda bu konuda fikirlerimizi paylasalim hadi kizlar baslayin yazmaya:sm_cool::sm_cool::sm_cool:
     
  2. 22 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  3. ilknur83

    ilknur83 KeNDiMe YeNiBiR BeN LaZiM Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.769
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Moda Nedir?

    Moda yalnızca giysi anlamına gelmez. Sanat, müzik, tiyatro, edebiyat, yemek, iç mimarlık, mimari, bahçe bakımı gibi duyuları uyaran herşeyi içine alır.
    Artık işler değişti. Her şeye tüketici karar veriyor. Uygun veya pratik olmayan şeyleri onlara empoze etmek mümkün değil.
    Kitle iletişim araçları sayesinde moda herkese, her kesime ulaşabiliyor. Yeterince paranız varsa istediğiniz herşeye sahip olabilirsiniz. İnternet moda haberlerinin evrensel iletişimini, moda dünyasının bütün kapılarını dünyaya açtı. Kimin, ne giydiğini merak ediyorsanız internete girin.

    Random House Sözlüğüne göre Moda

    1. Giysi, etiket, davetler ve diğerlerinin günlük alışkanlık veya stili
    2. Giyimin, davranışların vb. özellikle seçkin veya seçkin olmak için yapılanan bir toplum tarafından geleneksel kullanımı
    3. Tarz, yol
    4. Herhangi bir şeyin yapısı, formu

    Bu tanımlar modanın zaman içinde gerçek anlamından uzaklaştığını kanıtlıyor. Bugün çoğumuz için moda, yalnızca giysi anlamına geliyor. Oysa bu kadar basit değil. Moda; sanat, müzik, tiyatro, edebiyat, yemek, iç mimarlık, mimari, bahçe bakımı gibi konuları, daha doğrusu duyuları uyaran herşeyi içine alır. Gene de, bu değişimin mantığı anlaşılabilir.
    Tarihte, belirli bir çağa ait olan giyim stili kayıtlara 'moda' diye geçiyor. Giyim alışkanlığı; yaşanan anın havası ile eşanlamlı olarak kullanılıyordu.
    Fikir önderleri tarafından daha çok tarihsel önemi kavranan sanatlar, o devrin modasından sorumlu olan insanlara da bağlıydı. Kraliçe Elizabeth dönemini düşünün... Shakespeare'in edebiyatını dobra dobra, siyasi anlamda dizginsiz ve güzeldi diye tanımlarken o dönemin giysileri için de aynı kelimeleri kullanabiliriz. Dönemin sanat halkalarını incelemeye devam edecek olursanız, benzerlikler yakalayacaksınız.
    Tüm bunlar, toplumun elit kesiminin modayı bir kalıp içine koymak istediğini gösteriyor. Peki ne tür etkiler yarattı?.. Tarihe bakmak yeterli.
    Şimdilerde modanın anlamı çok farklı. Kitle iletişim araçları sayesinde moda herkese, her kesime ulaşabiliyor. Birçok ülkedeki asil sınıf neredeyse yok oldu. Mevcut olan yerlerde de kişinin giysisinden asil veya basit biri olup olmadığını anlamak neredeyse imkansız. Kısaca, artık yeterince zenginseniz herşeye sahip olabilirsiniz. Moda hükmedilemeyen hayati bir güç olarak kaldı.
    Hergün giyinmek zorunda olduğumuz gerçeğiyle yüzleşirsek, giysi seçimimiz ne giydiğimizi umursamamıza bağlı. Kıyafetlerimiz bizimle ilgili birçok şey söyler. Kendimize olan güvenimizi ve başkalarının bize bakışını etkiler. Özünde doğru olmasa da, bu böyle algılanıyor.
    Tüm bunların ardından, gerçek şu ki moda üzerine çok konuşuluyor, para harcanıyor, yatırılıyor. Doğal bir talebin oluşmasıyla doğal olarak yeni bir iş alanı açılıyor. Eğer başarı sağlanırsa, moda sektörü kesinlikle getirisi en büyük olan iş kolu.
    Yeni milenyum yaklaşırken, moda her yıl bir öncekinden daha farklı. WWD ve VOGUE gibi tarz belirleyicileri tarafından beğenildiği zaman satışa sokulan giysilerin yaratıldığı günler çok geride kaldı. Modanın itici güçleri olan tasarımcılar, perakendeciler, aracılar ve moda basını, bugün çok daha büyük bir güçle yer değiştirdi.
    Kitle pazarlaması, modayı ele geçirdi. Etek boylarının kısalması veya uzaması gibi kaprislerle ilgilenilmiyor artık. İnsanlar ne istediklerinin farkında 'daha fazla' olmaya başladılar ve moda yarışı içinde olmak istemiyorlar. Şık giyinme arzusu yerini rahat giyime bıraktı. Değerler değişti ve artık insanlar giyimi hayatlarında bir öncelik olarak görmüyorlar. Daha ötesi insanların yalnızca eğlenmek için alışverişe harcayabilecekleri kadar zamanları yok.
    Neyse ki, modacılar zeki ve tasarımcılar yavaş yavaş daha değişik düşünmeye başladılar. En yeni modayı dayatmak yerine, imaj oluşturmak üzerine yoğunlaştılar. İmaj, bugün modayla eşanlamlı düşündüğümüz bir kelime. Sezonun geçici heveslerinden yorgun düşen insanlar bu yeni düşünce akımını hoş karşılıyorlar. Her sezon sokakları adım adım gezmek yerine, kendi imajlarıyla özdeşleştirebilecekleri bir mağazayı tercih ediyorlar. Bu nedenle belirsizlikle geçen bir dönem yerini güvenilir bir kaynağa bıraktı. Eğer Ralph Lauren hayattaki tutkularınıza hitap ediyorsa, kıyafetlerini yalnızca gece ve gündüz giymez ayrıca iç çamaşırlarını, ev eşyalarını kullanabilir, duvarlarınızı onun tonlarıyla boyayabilir, parfümünü sürebilir, ayakkabılarını giyebilir, çantalarını taşıyabilir ve Ralph Lauren'in sizin için yarattığı dünyada yaşayabilirsiniz.
    İmaj modadır. Bir düşünün, Calvin Klein-minimal; Ralph Lauren-yöresel İngiliz tarzı, rahat, lüks; Prada-keskin çizgiler, global; Gucci-sofistike ve herşeyden önemlisi seksi. Eğer bunların imajlarıyla özdeşleşebiliyorsanız satın alırsınız.
    Bu çok basit formül milyarlarca dolarlık bir sektör yarattı. Stratejik düşünenler, tasarımcı ve terzilerin her sezon yarattıklarının yalnızca modaya göre değil kişinin kendini rahat hissedebileceği bir imaja uygun olmasını isterler. Bu nedenle, bir tüketicinin modaya uymasını garanti etmek yalnızca modaya uyması ile değil, kendi stili ve rahatının sağlanmasıyla da olur. Rahatlık, moda dünyası için yeni bir kavram.
    İmaj yaratılması bir uzman ordusunun dahil olduğu bir 'dolar basma' makinasıdır. Pazar araştırması, tanıtım, 'in' modeller, makyaj uzmanları, fotoğrafçılar, kuaförler, art direktörler, stilistler, promosyon, reklam, ünlü kişilerin giydiği kıyafetler ve tabii ki satın aldığınız yerin havası... Her biri tüketiciyi baştan çıkarmada rol oynuyor.
    İmaj yaratmak bir elbisenin basit bir taslağından çok daha karmaşık. Moda pazarlaması, büyük paraların döndüğü bir pazar ve tasarımcılar başarı için yalnızca yeteneklerine güvenmiyorlar. Bu yüzden yetenekleri, dizaynırlığın yanında tüketicinin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde çok yönlü olmalı. Bu büyük miktarda nakit para gerektiriyor. Geçen yüzyılda müşteri desteği ön plandaydı. Günümüzde markanın evrenselleşmesi için finansal destek gerekiyor ve bu alanda birçok yatırımcı var. LVMH'den Bernard Arnault, yeteneği zenginliğe çevirmeyi bilen işadamına iyi bir örnek.
    Sırada internet var. Moda haberlerinin evrensel iletişimi, moda dünyasının bütün kapılarını dünyaya açtı. Başlangıçta değişken ve gizli dünyalarına ne derece girilebileceğinden korkan modacılar, sonunda internetin işlerini öldürmekten çok, milyon dolarlık olanaklar sunduğunu fark ettiler ve siber dünyaya adım attılar.
    Bugün, kimin ne giydiğini merak ediyorsanız internete girin. Hepsi karşınıza çıkacak. Vogue, Elle, Bazaar gibi modanın önemli dergileri, daha ışıltılı ve ayrıntılı olan web sitelerini tamamladılar.
    Artık işler değişti. Yaratıcılık tek başına yeterli değil; gerçekçilik, esneklik artı bu çok değişken ve rekabetçi dünyada ayakta kalabilmeyi sağlayacak yeterli kaynaklara sahip olmak, bugün modanın ne olduğunu bize anlatıyor.
     
  4. 22 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  5. nrsnkma39

    nrsnkma39 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.736
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    Moda ve tasarım konusu ile kızım ilgileniyor.Kendisini geliştirmesi için hangi kaynaklardan yararlanabiliriz?Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim.İlginize şimdiden teşekkür ediyor,haberlerinizi bekliyorum.Görüşmek üzere,iyi geceler.
    a.sa.sa.s.
     
  6. 22 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  7. ilknur83

    ilknur83 KeNDiMe YeNiBiR BeN LaZiM Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.769
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    öncelikle kiziniz moda tasarimi konusunda ne kadar ilerledi bilemiyorum ama modada ilk is kendine ait bir cizgi belirlemektir bunun icinde kendini günden güne gelistirir öncelikle bol bol moda dergilerini takip etmesini tavsiye ederim daha sonra moda kanallarininda büyük etkisinin olacaktir ayrica gittigi her magazadan örnek bir katalog alsin kafasindaki modellerle günümüz modellerini pekistirdiginde ortaya güzel seyler cikacaktir ne kadar yardimci olabildim bilmiyorum ama umarim isinize yarar...kendinize iyi bakin ve kiziniza bol selamlar...a.s. a.s. a.s.
     
  8. 24 Kasım 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  9. EU1

    EU1 Guest

    selam canim ayni meslekteniz ama nedene vdesin niye meslegini parildatmiyorsun sekercim senle cok seyler paylasabilcegimize inaniyorum
     
  10. 4 Aralık 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  11. EU1

    EU1 Guest

    evet ben cok seviyorum alanimi cunku degisim dunyasi bir bakimada ablacimm.
    kendi kendime dusunuyorum aklima geleni once kagiuda döküyorum sonrasinda ufak numuneler yapiyorum yani ufak kumaslarla o modelleri deniyorum acaba nerde hangi dikisi yapmaliyimnereye agirlik vermeliyim diye deniyorum asla önceden buyuk kumaslara dikmeye baslamiyorum sonucta baslarsam ya kumasi mahvedersem asla oyle bir risk alamam kendim icin baska ama arkadaslarimda cokistiyor oyuzden once numune sonrasinda model
     
  12. 4 Aralık 2007
    Konu Sahibi : ilknur83
  13. tatlicadiarzu

    tatlicadiarzu O Bir Dadas Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.107
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    106
  14. 14 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ilknur83
  15. ladyyuppi

    ladyyuppi namidiger platonik_ask ;) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.323
    Beğenildi:
    83
    Ödül Puanları:
    153
    Selam bende moda tasarimi üzerine okuyorum. Ama okulum cok zor bir okul her ne kadar moda tasarimi üzerine olsada. Bisey tasarlayin dediklerinde bize, özgürlügümüz genelde kisitlaniyor eger tasarladigimiz parcayi kendimize dikeceksek. Bu nisanda defilemiz var yine, eger merak edenler olursa resimleri buraya aktarmaya calisirim:) sevgiler..
     
  16. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : ilknur83
  17. superbiolay

    superbiolay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    merhaba bende bilgisayar programla bitirdim ama sanat benim daha cok ilgimi cekti, suan desen tasarim grafik tasarim isleri ile ugrasiyorum. modanin bizzat icindeyim yani
     
  18. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : ilknur83
  19. superbiolay

    superbiolay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    platonik ask sen nerde okuyorsun, hangi il ve hangi universite acaba