Modern Hayat Çocuklar İçin Riskli Mi?

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve segucay tarafından 17 Ekim 2006 başlatılmıştır.

    17 Ekim 2006
    Konu Sahibi : segucay
  1. segucay

    segucay Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    71
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Uzmanlar, birlikte saatler boyunca televizyon izlediğimiz çocuklarımızın ruh sağlığını tehlikeye attığımızı söylüyor. Ailelerin erken yatırmayı öğrenmeleri veya birlikte vakit geçirmenin başka yollarını araştırmaları gerekiyor.
    Son yıllarda çocuk ps.kolojisi üzerine çok konuşulur oldu. Özellikle büyük şehirlerde çocukların terapi görmesi, ilaç tedavisi alması giderek kanıksanmaya başladı. Peki neden? Modern teknoloji ve kentsel yaşam, ps.kolojik sorunların artmasına mı neden oluyor yoksa tıptaki ilerlemeler sayesinde hep varolan sorunlar artık daha mı kolay tespit ediliyor? İstanbul'da görev yapan çocuk ps.kiyatrı Yankı Yazgan'a göre modern hayat; hızı, yarattığı beklentiler ve oluşturduğu kaygılar nedeniyle ruhsal donanımımızı sarsabiliyor. Özellikle, biyolojik yatkınlıkların söz konusu olduğu durumlarda, çocuklar için modern hayat imkanlar kadar riskler de getiriyor.

    Televizyona dikkat

    Gereğinden fazla televizyon seyretmenin bazı ps.kolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olduğu artık herkes tarafından kabul ediliyor. Baş ağrısı, uyku bozuklukları, içe kapanıklık, sosyal gelişim ve dil gelişiminde gerilik, saldırganlık televizyonun neden olduğu düşünülen sorunlardan birkaçı. İnternette bulunan Açık Site'deki yazılarından birinde Yazgan şunları söylüyor: "İlkokul öncesi bir çocuğun hayatında televizyonun çok fazla yeri olmamalı. Üç yaşına kadar, o yaş grubu için özel hazırlanmış programlar dışında televizyon izlenmemeli."

    Klipler ve reklamlar zararlı mı?

    Birçok anne - baba, çocuklarına yemek yedirmek için reklam ve kliplerden faydalanıyor. İşitsel dikkat gerektirmeyen, görselliğin ön plana çıktığı bu görüntüler, üç yaşın altı çocukların iletişim becerilerini ve konuşmalarını geciktiriyor. Bakma - görme becerileri de ihtiyaç duyulandan fazla gelişiyor. Sözel becerilerinin zayıf olması, ileriki yaşlarda da çeşitli ps.kolojik rahatsızlara neden olabiliyor. Zira sabırsızlık, fevri hareket etme gibi davranış özellikleri, sözel becerilerin gelişimi ile yaş büyüdükçe ortadan kalkıyor. Üç yaşın üstü çocuklar için ise kontrollü televizyon izleme öneriliyor. Yaşına uygun olanları izlemesine izin vermenin ötesinde, hangi çocuklar için bir ruhsal bozukluk riski taşıdığını da bilmek gerekiyor. Yazgan'a göre üç yaşında, konuşması hala geri olan bir birey, iletişimini iyice kısıtlayacağından, televizyon hiç seyretmemeli. Ama aynı yaştaki başka biri için 30 - 45 dakika arasında, küçük çocuklara yönelik programları izlemek faydalı olabilir. Klip ve reklamların otizme yol açtığı yönündeki iddialara ise uzmanlar soğuk bakıyor. Ancak genetik yatkınlık taşıyan çocuklarda, televizyonun otizm belirtilerinin ortaya çıkmasına yol açtığı ve otizm tedavisinin etkinliğini azalttığı konusunda birleşiyorlar.

    İlaç kullanımı arttı

    Çocuk ps.kolojisine yönelik artan ilginin merkezinde ilaçlar var. Bazen, "Babasına çektiği için biraz sinirli","Çok akıllı olduğu için yerinde duramıyor" diyerek savunduğumuz davranış özelliklerinin, ciddi bir 'sorun'a işaret edebildiğini ve ilaç tedavisi gerektirebildiğini kabul etmek çok zor. Bu da bizleri çocuklara yönelik ilaç tedavisine şüpheyle yaklaşmaya itiyor. Bu şüphenin farkında olan Yazgan, ps.kiyatrların asıl sorumluluğunun, ortada tedavisi gereken bir problem olup olmadığına karar vermek olduğunu söylüyor. İlaç tedavileri kullanıldığında da, diğer yöntemlerin yeterince denenmiş ve işe yaramaz olduğundan emin olmak gerekiyor. Ancak yine de son 10 yılda ilaç kullanımının artığı bir gerçek. Bunun nedeni de, ilaç dışı tedavi yöntemlerinin etkisiz, pahalı ve zahmetli bulunması. Yazgan'a göre bu artışın bir nedeni de beyin araştırmalarında yaşanan patlama. Beyin hakkında bilgimiz artıkça, beynin ana işlevi olan ruhsal yapımızı da yakından tanıyoruz. Çocuklar için takıntıların, panik nöbetlerinin ve depresyonun tedavisinde kullanılan, genelde antidepresan diye bilinen ilaçlar ve hiperaktivite ile ilgili dürtü kontrolünü kuvvetlendirici, konsantrasyon becerilerini uyarıcı ilaçlar kullanılıyor. İlaç kullanımındaki patlamaya rağmen, birçok çocuğun da gerektiği halde tedavi göremediği biliniyor.
     
  2. 17 Ekim 2006
    Konu Sahibi : segucay
  3. su-nur

    su-nur Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    44
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bu Ara Benim De Kafamdaki Sorulardan Bazilarida Bunlar Di

    Daha Dogrusu Bu Ara Kizimda Tv Seyretmeyi Biraz Abartiyo
    Tv Yi Butun Gun Kapali Tutuyorum Cunku Babamiz Geldiginde
    Ne Kadar Oyalamaya Calissamda Ben Mutfaktayken Babali Kizli
    Icine Dusuyorlar

    Daha Tam Bir Sisteme Oturtamadim Ama Ciddi Ugrasiyorum

    Tesekkurler Bu Yazilari Arada Gozumuze Sokunki Cunku Turk Milleti Olarak Cabuk Unutuyoruz
     
  4. 17 Ekim 2006
    Konu Sahibi : segucay
  5. HanimAga

    HanimAga Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    544
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    286
    Tabi ki bir de modern hayattan olan cep telefonlari ve interneti de unutmuslar.
    Bunlardan olabildigince uzak kalmak hem kendimiz hem de cocuklarimiz icin en faydalisidir....