mor menekşeler...çok güzel bi yazı mutlaka okuyun

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve ebrum tarafından 25 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  1. ebrum

    ebrum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    88
    farkedilmeyi Bekleyen Güzellik...
    Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi.
    Çocukluğunun geçtiği iki katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor
    açar, mis gibi kokarlardı.Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi. Gölgeyi sever menekşeler derdi. Oysa; öğretmeni bitkilerin güneş ışınları ile
    fotosentez yapığını anlatmıştı onlara. Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı.
    Mor menekşeler ne tuhaf bitkilerdi...
    - "Her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar?" diye
    düşündü, durdu Hande...Küçük, ufacık aklı ile aslında menekşelerin diğer
    çiçeklerden farklı olduğunu keşfetmişti, işte belki de menekşeler bu
    yüzden bu kadar güzeldi.
    Küçücük kafası o gün herkesden farklı olursan, bu hayatta değerli olursun
    yargısına varmıştı. Daha o yıllarda farklı olmak için uğraş vermeye başladı.
    İlk, kimsenin yanına oturmak istemediği, "Hacer'in yanına oturmak istiyorum öğretmenim." diyerek başladı farklılıklarla süren hayatı. Hacer bile şaşırmış, şaşkın şaşkın bakıyordu onun yüzüne.
    Hacer, çok dağınık, biraz anlama zorlukları olan problemli bir ailenin
    kızı idi. Hande ise; mühendis Kamil Beyin biricik kızı...
    Öğretmen, pek oturtmak istemedi önce Hacer'in yanına Hande'yi...
    Hande, ısrar ediyordu Hacer'in yanına oturmak istiyordu.Daha sonra bir tatsızlık çıkmasın diye öğretmem Hande'nin annesini çağırdı. Annesi eve geldiklerinde Hande'ye sordu:
    - "Neden yavrum Hacer'in yanına oturmak istiyorsun?"
    Hande cevap verdi: "Geçen baharda menekşeler ekiyorduk
    hani anne, o gün sen bana menekşeler güneşi sevmez demiştin. Oysa, her
    bitki güneşi sever.Menekşeler farklı... Belki de bu yüzden bu kadar güzeller... Hacer'in yanına kimse oturmak istemiyor. Ben farklı olmak istiyorum.Belki, Hacer de güzeldir, onu fark etmek istiyorum." dedi.Hande'nin annesinin ağzı açık kalmıştı. İlkokul 4 .sınıf öğrencisi kızının olgunluğuna hayran kalarak :
    - "Peki kızım, kimin yanında istersen oturabilirsin." dedi.Pazartesi, Hande Hacer'in yanında oturmaya başladı. Hem Hande tedirgindi,hem Hacer... Birbirleri ile hiç konuşmuyorlardı. Diğer kızlar da soğumuştu Hande'den. Nasıl Hacer gibi dağınık, bir şeyi iki kere anlatma ile anlayan fakir bir kızın yanına oturmayı istemişti?Doktor Cemal bey'in kızı Esin idi en çok alınan...Anne
    babaları her hafta sonu görüşüyorlar, Hande ve Esin birlikte oynuyorlardı her
    Pazar... Nasıl olur da kendi yerine Hacer'i seçerdi? Çok gururu kırılmıştı Esin'in... Hande ile konuşmuyordu.Bir gün, Hande ve ailesi, Esinler'le dağ köylerinden birinde gerçekleştirilecek bir panayıra katılmak için sözleştiler..
    Hande, gene Esin'in somurtacağını bildiği için gitmek istemiyordu. İçin için de Hacer'e kızmaya başlamıştı, arkadaşları ile arasının bozulmasına sebeb olmuştu. Neden sanki bu kadar dağınıktı, neden herşeyi iki kerede anlıyordu, yoksa aptal mıydı?Sonra menekşeleri hatırladı. Hemen düşüncelerinden utandı.
    Hacer, farklı diye yargılamamaları gerekiyordu. Hacer'in kimsenin
    bilmediği güzelliklerini keşfedecekti. Buna tüm gücü ile inandı.Tam umduğu gibi olmuştu. Esin, somurtarak karşısında oturuyordu. Hande ilekonuşmuyordu. Hande, canını sıkkınlığından biraz dolaşmak için annesinden izin aldı. Köy yolunda yürümeye başladı. Hava iyice soğumuş ve ayaz iyice artmıştı. Kar atıştırmaya başlamıştı. Hande kar'ı çok
    seviyordu. Yürüdü, yürüdü... Köye gelmişti...Bir evin önünde durdu. Evin penceresindeki saksıya gözü ilişti. Gözlerine inanamıyordu, bunlar mor menekşelerdi...Ama kıştı ve menekşeler soğuğu hiç sevmezlerdi, eve doğru
    bir adım attı, kapıda beliren gölgeyi çok sonra fark etti. Bu Hacer idi.
    Hande'ye gülümsüyordu... "Hoşgeldin Hande" dedi Hacer, biraz ürkek
    "Buyurmaz mısın?"Şaşkınlıkla kapıya doğru ilerledi Hande ve içeri girdi.Oda, sıcacıktı. Odun sobası her yeri ısıtmıştı. "menekşeler" diyebildi sadece Hande, "bu soğukta???"Hacer gülümsedi: "Onlar annem için, annem onları çok
    sever." Sonra yataktayatan kadını fark etti Hande. - "Annen hasta mı?" dedi. Hacer: "Evet, 2 sene önce felç oldu, ona ben bakıyorum. Bizim kimsemiz yok. Birtek ineğimiz var, onunla geçiniyoruz ama tüm işler bana baktığı için derslere çalışacak pek vaktim olmuyor." dedi Hacer utanarak...Bir de dedi: "Bizim köyden şehre araç yok, bu yolu her gün yürüyorum o yüzden de çok yorgun okula geliyorum dersleri anlamakta güçlük çekiyorum."Hande'nin gözleri dolmuştu...Dışarıdan gelen ses ile kendine geldi. Annesi onu arıyordu. Çok merak etmiş olmalıydı... Dışarıya koştu ve annesine sarıldı, ağlıyordu... Bir müddet sonra "Anne, bu Hacer!" diye tanıştırdı sıra arkadaşını...Hacerler'e gidip Hacer'in yaptığı sıcak çorbadan içtiler birlikte. Hande, annesine anlattı Hacer'in hayatını, ağlıyarak. "Bir şeyler yapalım anne"dedi...O hafta, annesi ve Hande, Hacerler'e gidip annesi ve Hacer'i kendi evlerine taşıdılar... Hacer, artık Handeler'den okula gidip geliyordu. Ne dağınıktı, ne de aptal... Sınıfın en iyi öğrencisi olmuştu...Seneler geçti... Hacer ve Hande bir arkadaş değil, bir
    kızkardeşlerdi artık... mor menekşeler Hande'ye Hacer'i armağan etmişti... Hacer'e ise; hem Hande'yi, hem hayatı...Seneler sonra ikisi de evlendi... Hacer şimdi bir doktor... Hande'den vicdanın ne kadar önemli olduğunu öğrendi.
    Hastalarına vicdan ile birlikte şifa dağıtıyor...Hande ise; bir öğretmen...
    Çocuklara farklı olan şeyleri sevmeyi de öğretiyor... Bir kızı var. Adı: HACER MENEKŞE...
    Hayatta en çok sevdiği iki şeye birini daha ekledi Hande.hacer Menekşe, teyzesi Hacer'i çok seviyor ve annesine teyzesi için her gün teşekkür ediyor...
    SEVGİNİZE KESİNLİKLE ÖNYARGI SOKMAYIN. DAİMA KARŞINIZDAKİNİ DİNLEYİN... GÖRECEKSİNİZ Kİ ÖNYARGISIZ BİR ŞEKİLDE YAKLAŞIRSANIZ, YORUMLARINIZ DAİMA İSABETLİ OLACAKTIR...
    HERŞEY, SEVİNCEYE KADAR FARKLIDIR.... SEVDİKTEN SONRA İSE; SEVGİNİN DİLİ HEP AYNIDIR
     
  2. 25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  3. ebrum

    ebrum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    88
    ya arkadaşlar niye okumadınız
    bıde hemen formdan düştü
    beğenmediniz mi:KK43: :KK43: :KK43:
     
  4. 25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  5. emcan01

    emcan01 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.662
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    canım hikaye çok güzel aramızda nice hacerler var keşke hepimiz önyargısız davranmayı bilebilsek teşekkürler
     
  6. 25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  7. acasiaa

    acasiaa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    13
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    inan okurken gözlerim doldu ne kadar da güzel anlatmışlar. emeğine sağlık ...
     
  8. 25 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  9. ebrum

    ebrum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    88
    Evet Ders Alinacak Bir Hikaye
    Kimseye önyargiyla Yaklaşmamiz Gerek
     
  10. 1 Eylül 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  11. berberis

    berberis Guest

    valla tebrikler kıza gercekten guselmıs
     
  12. 15 Kasım 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  13. ebrum

    ebrum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    68
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    88
    Güzel Ne Kelime Muhteşem
     
  14. 15 Kasım 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  15. SENACE

    SENACE Guest

    Ebrum Paylaşimin Için Teşekkür Ederim.
    Her Insan Değerlidir
    Bubu Bize Tekrar Hatirlattin Çok Da Güzel Bir Hikaye Olmuş.
    Yazanin Kalemine, Yüreğine Sağlik.
     
  16. 15 Kasım 2006
    Konu Sahibi : ebrum
  17. gulayy

    gulayy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    141
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Okurken Gözlerim Yaşardi Gerçekten Çok Güzel
    Paylaşimin Için Teşekkürler