MS hastası olmak ya da olmamak.?

Konusu 'Nöroloji - Beyin ve Sinir Hastalıkları' forumundadır ve sezen yxixldxixz tarafından 25 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  1. sezen yxixldxixz

    sezen yxixldxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mart 2007
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlar kulübümüz de msli arkadaşlar varmı? sanırım ms'im bilgi alışverişi yapmak istiyorum:kahve:
     
  2. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  3. MaviEge

    MaviEge DENİZCİM VE BİRİCİK KIZLARIM Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.533
    Beğenildi:
    28
    Ödül Puanları:
    148
    slm canım bana da bu teşhis konulmuştu ama değilmişim.ama bununla yaşamak ne demek inan çok ii anladım.araştırdım.ne öğrenmek istiyorsun.senin kesin değil sanırım değilmi.tomografi çekldmi.
     
  4. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  5. sezen yxixldxixz

    sezen yxixldxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mart 2007
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    sadece beyin mr'ı birkaç plak ve görme alanımın daralması başka bir bilgim yok sen hangi şikayetle gitmiştin mr'ında plak çıkmışmıydı?
     
  6. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  7. sezen yxixldxixz

    sezen yxixldxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mart 2007
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    boyun mr çekilmedi ama beyinde birkaçtane 1 cmden küçük hiperintens lezyon yazıyor raporda ayrıca ms? diye not geçmişler en kısa zamanda bir nöroloğa gidip mr mı göstericem bakalım nolcak?
     
  8. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  9. MaviEge

    MaviEge DENİZCİM VE BİRİCİK KIZLARIM Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.533
    Beğenildi:
    28
    Ödül Puanları:
    148
    evet cnm nöroloğa gitmen gerekiyor.doktorun vereceği bir karar.ben de bacak ağrısı ve his kaybı oldu bir dönem.bende plak çıkmadı ama,bütün belirtiler uydu.plak çıkmayabiliyormuş çoğu zaman da.benim tekrar gitmem gerekiyor du tabi ihmal ettik.ms li dostlar diye bir site var bak oraya üye olursan çok faydası olur sana.canın sıkma.her şey biz insanlar için.her şeyin çaresi var.allah yardımcın olsun umarım yoktur..
     
  10. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  11. CuKuLaTa

    CuKuLaTa ♥Artık Kayseridee:))♥ Üye

    Katılım:
    10 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.390
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Türkiye'de yaklaşık 30 bin MS hastası var!"

    Bu sinsi hastalığı tanıyor musunuz?!...


    Merkezi sinir sistemini oluşturan beyin, beyincik ve omurilik gibi yapıları etkileyen ve genç erişkinlerde görülen Multipl Skleroz (MS); aslında, ‘bir hastalık’ değil, ‘hastalıklar grubu’dur. MS’in, gelişim süreci içerisinde çok farklı seyreden ya da hastadan hastaya büyük farkların görülebileceği değişik tipleri bulunmaktadır.


    MS, hastaların bir bölümünde kısmi de olsa özüre neden olduğu için özellikle gençler arasında kazalar dışında nörolojik özüre en fazla sebep olan sinir sistemi hastalığı olarak kabul edilmektedir. Öldürücü bir hastalık olmayan MS, bulaşıcı da değildir. MS için kalıtsal bir hastalık demek doğru değildir.


    MS’in nedeni veya seyrini etkileyen faktörler kesin olarak belli olmayıp; bugüne kadar virüsler, bakteriler ve toksik gibi bazı etkenler öne sürülmüş, ancak bu etkenlerin hiçbiri kanıtlanmamıştır.


    Nörolojik belirtiler ile gelişen ve daha sonra duraklayıp; düzelme sürecine giren hastalık dönemlerine atak denilmektedir. MS’li hastaların çoğunda -%85, hatta %90’ında- hastalık; bu ataklar ile başlamaktadır. Hastaların %10-15 kadarında ise MS, başlangıçtan itibaren, uzun yıllar boyunca ilerleyerek seyretmektedir. MS’in ataklar ile seyrettiği durumlarda da hastalık aynı şekilde ilerleyici hale dönüşebilmektedir.


    Hastalığın görülme sıklığı


    Sıcak bölgelerde çok daha az rastlanılan MS, ekvator kuşağında neredeyse hiç görülmez. Buna karşılık hem kuzey, hem de güney yarım kürede; kutuplara yaklaştıkça hastalık oranının giderek arttığı görülmektedir. Örneğin Akdeniz Bölgesi’nde İtalya’da ve İspanya’da 100.000 kişi içerisinde 50 ilâ 60 kişide MS görünürken; bu oran Almanya’da 100.000’de 80’e, İngiltere ya da İskandinav ülkelerinde ise 100.000’de 100-120 gibi rakamlara yükselmektedir. ABD’nin kuzey kesimleri ile Kanada’nın bazı yerlerinde MS hastalığının görülme sıklığı 100.000’de 200’e kadar ulaşabilmektedir. Coğrafi yerleşimden bağımsız olarak, bazı ırklarda -özellikle sarı ırktan olanlarda-, daha az MS’li vaka görülmektedir.


    MS,
    • Kadınlarda
    • 20-40 yaşları arasındaki genç erişkinlerde
    • Beyaz ırktan olanlarda
    • Ilıman ve soğuk iklim kuşağında yaşayanlarda (Kuzey ülkelerinde daha sık görülür ve ekvator kuşağına yaklaştıkça azalır.)
    • Ailesinde MS olanlarda
    • Sosyo-kültürel ve ekonomik düzeyi yüksek olanlarda
    daha sık görülmektedir.



    “Genç yaşlarda MS ile tanışmak psikolojik desteği gerekli kılabilir!”


    TEŞHİS


    MS nasıl ortaya çıkar?


    Bağışıklık sisteminin bir şaşkınlığı sonucu oluşan ve merkezi sinir sistemini etkileyen MS hastalığında; beyin, beyincik ve omurilikte seyreden sinir lifleri ve onların etrafındaki kılıflar etkilenmektedir. Vücut kendinden olan dokuyu yabancı gibi algılayıp, ona karşı bir reaksiyon oluşturmakta ve söz konusu dokuda hasar ortaya çıkarmaktadır. Bu dokular sinir lifleri ve kılıfları oluşturduğu için kola, göze, bacağa giden iletilerde aksama meydana gelmektedir. Bu aksama sonucunda ise görme kaybı veya bulanıklık; kol, el ve bazen hem kol hem de bacakta güçsüzlük; yürüyüşte bozulmalar ve dengesizlik ile konuşmada ağırlaşma ve peltekleşme ortaya çıkabilmektedir. Bağışıklık sistemindeki şaşkınlık sonucu vücut kendi dokusuna bir zarar verdiği için MS’e ait belirtiler genellikle geçicidir. Çünkü vücut bir süre sonra bu yanlışlığı fark ederek, kendini düzeltilmeye çalışmakta ve sonuçta iyileşme sürecine girilmektedir.


    Hastalığın belirtileri


    Hastalığın ilk belirtileri; gözde görme kaybı veya bulanıklığı, çift görme, konuşmada zorluk, kol ve/veya bacakta güçsüzlük ve uyuşukluk, ellerde titreme, yürüme güçlüğü veya dengesizlik, ince hareketlerde beceri kaybı şeklinde olabilmektedir. Ancak bu belirtilerin, tek başlarına MS hastalığına özgü olmayıp; nörolojik kökenli veya diğer birçok hastalıkta da görülebileceği unutulmamalıdır.


    Sözü edilen belirtilerin hiçbiri aslında MS hastalığına özgü değildir. Bu belirtiler sık görülebilen ve farklı nedenlerle ortaya çıkabilen belirtilerdir. Görme bozukluğunun ortaya çıkması göze ait bir neden yüzünden de, başka nörolojik bir neden yüzünden de olabilir. Aynı şekilde kol ve bacakta güçsüzlük, yürümede dengesizlik gibi belirtilerin hepsi çok çeşitli nörolojik hastalıklarda görülebilmektedir. Bu nedenle özellikle kişinin günlük yaşamını etkileyecek boyutta nörolojik belirtiler ile karşılaşıldığı zaman, bu durum bir nörolog tarafından değerlendirilmelidir.


    Bir nörolog MS’ten şüphelendiğinde genellikle ilk başvurduğu inceleme yöntemi Magnetik Rezonans Görüntüleme’dir (MRG). MRG incelemesi sonucunda; beyin veya omurilikteki değişikliklerin %95-100 oranında hastalıkla uyumlu olması durumunda, MS tanısı konulabilmektedir. Tanıyı doğrulamak, güçlendirmek ve hastalık ile ilgili bazı ayrıntılı bilgileri almak söz konusu olduğunda; belden su alma yoluna da gidilebilmektedir. ‘Uyarılmış potansiyeller’ denen elektrofizyolojik yöntemler ise hastalığın, sinir sistemindeki bazı yapıları ne denli etkilediğini göstermektedir.


    “MS’in tedavisi bir ekip işi olarak algılanmalıdır!”


    TEDAVİ
    Atak tedavisi


    Tedavi yöntemlerinden biri olan atakların tedavisinde; yüksek doz kortizon (günde 1.000 mg methylprednisolone, 100 cc serum içinde) kullanılmaktadır. Ancak uygulama süresi ve doz miktarı sağlık merkezine göre 3-10 gün arasında değişiklik gösterebilmektedir. Serum tedavisinden sonra ağızdan kortizon uygulaması şart değildir. Serum ile verilen yüksek doz kortizon, sanılanın aksine genellikle ciddi bir yan etkiye yol açmaz. Ancak tedavi sırasında hastanın tuzsuz yemesine ve tatlı yememesine dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunun yanında bazen ‘ACTH’ içeren ve gene vücudun kortizon salgılamasını düzenleyen bir diğer tedavi seçeneği de uygulanabilmektedir.


    Atak tedavisinde tüm MS ataklarının tedavi edilmesine gerek duyulmayabilir. Hafif geçirilen ataklar ya da başka bir deyişle kişinin günlük yaşam aktivitelerini engellemeyen, çok rahatsızlık vermeyen atakların tedavi edilmesi her zaman gerekmeyebilir. Bazı ataklar tedavi edilmeden kendiliğinden düzelme gösterebilir. Bununla birlikte kortizon tedavisi, atakların daha çabuk sürede düzelmesini sağlamaktadır. Çok ağır ve başka hiçbir tedaviye yanıt vermeyen nadir ataklarda ise plazmaferez denilen özel bir tedavi şekli uygulanabilmektedir.


    Semptomatik tedavi yöntemleri
    Hastalığa bağlı olarak gelişen bazı belirtilere ve sekellere yönelik atak tedavisi dışında ‘semptomatik tedavi’ denilen yöntemler kullanılmaktadır. Örneğin, zaman zaman bacaklarda görülen kasılmalar ve sertlikler, ilaçlar ve özellikle fizyoterapi tedavi yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir. ‘Fatigue’ olarak adlandırılan ve kolay yorulabilme veya halsizlik halleri belirtisi veren MS’li hastalarının bir kısmında yine birtakım ilaçlar kullanılabilmektedir. Rehabilitasyon uygulamaları MS ile ilgili bazı hareket kısıtlılıklarında çok yararlı sonuçlar verebilmektedir. Mesane fonksiyon bozuklukları ile diğer belirtilere yönelik başka ilaçlar ve yaklaşımlar da bulunmaktadır.


    Koruyucu tedaviler
    Koruyucu (immunmodulatör-bağışıklık sistemini düzenleyen) ilaçların kullanımı, MS tedavisindeki en önemli gelişmelerden biridir. Günümüzde MS’in ilerlemesini yavaşlatmak ya da atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak için dört ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçların üçü ‘interferon beta’ grubu ilaçlar olup, bunlar ilacın özelliğine göre gün aşırı (cilt-altı) veya haftada bir (kas-içi) uygulama yapılmaktadır.


    Glatiremar asetat adını verilen diğer bir grup ilaç ise her gün (cilt-altı) uygulanmaktadır. Bu ilaçların her MS’lide aynı etkiyi göstereceği ya da her MS’liye verilmesi gerektiği söylenememekle birlikte; MS’li kişilerin bir kısmında hastalığı bu tedavilerle kontrol altına almak mümkün olmaktadır. Bu ilaçların yanında hastalığın yavaşlatılmasına veya durdurulmasına yönelik yeni ilaçlarla ilgili çalışmalar da sürdürülmektedir. Koruyucu ilaçların son derece pahalı oldukları ve kullanımına başlama kararı verildikten sonra kullanımın yıllarca sürdürülmesi gerekeceği unutulmamalıdır.


    Diğer tedaviler
    Hastalığın sık ataklı ve ilerleyici şekillerinde ‘immunsupressif’ denilen bağışıklık sistemini baskılayarak etki gösteren ilaçlar kullanılabilmektedir. Bu grup ilaçların bağışıklık sistemini düzenleyici etkileri de olduğu varsayılmaktadır.


    KAYNAK : Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Nöroloji Kliniği​
     
  12. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  13. sezen yxixldxixz

    sezen yxixldxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mart 2007
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    bilgilerin için teşekkürler gerçe bunları okumuştum bir sitede ayrıca msli dostlar'a çoktan üye oldum bile ama burda yani kadınlar kulübünde de paylaşmak istedim bundan sonra ms teşhisim kesin konsun konmasın tüm msli arkadaşların yanındayım
     
  14. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  15. MaviEge

    MaviEge DENİZCİM VE BİRİCİK KIZLARIM Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    4.533
    Beğenildi:
    28
    Ödül Puanları:
    148
    anladım allah yardımcın olsun
     
  16. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  17. burcu8279

    burcu8279 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba canım bende nörloji prfesörüne denge kayıplarımdan dolayı(yüreyemiyordum dengem kayboluyor dusuyordum) giiiğimde mr istedi nedenini söylemeden baktık sağlık karnesinde ms? yazıyordu doktorum benden mr msten şüphelendği içi istemiş... mr çektirlee kadar ms hakkında okadar cok şey okudukku eşimle belirtilerini her okuyusşumda buda bende var diye 1 haftamız nasıl geçti anlatamam çok şükür değilmişim umarım sende değilsindir canım çok geçmiş olsun haberlerni bekliyorum
     
    Son düzenleme: 25 Mayıs 2008
  18. 25 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : sezen yxixldxixz
  19. sezen yxixldxixz

    sezen yxixldxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mart 2007
    Mesajlar:
    45
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    peki canım mr'ında yani beyinde hiç lezyon denilen leke ya da plak çıktımı hatırlıyor musun? ms çıkmamana ayrıca sevindim ama gezdiğim bu sitelerden sonra ms çıkmazsam üzülecekmişim gibi geliyo ,öyle bir dayanışma var ki aralarında süperler beni de hemen aralarına aldılar çok sıcaklar.:1hug: