Muammer Erkul Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve asya67 tarafından 7 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : asya67
  1. asya67

    asya67 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    10
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, “var”lığınla gülüşünü...
    Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
    Ve, “yar”lığa süzülüşünü.

    Ben seni, sesini duymadan sevdim...
    Ve duymadan nefesini.
    Ben seni adını bilmeden sevdim...
    Ama; sevdim!..

    Üşüyüşünü sevdim...
    Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
    “Gel, ısıt” deyişini!..
    Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...
    Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...
    Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
    Bir de;
    “Gel, ışıt” deyişini!..

    Ben seni, adını bilmeden sevdim.
    İhtiyacım... Cevabım...
    İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...
    Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem...
    ...Sevdim işte!

    Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!
    Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
    Ben seni, sesini duymadan sevdim.

    Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni...
    ...seni sevdim.
    Seni sevdim.

    İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
    Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
    Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
    ...Koklayamadım!
    Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
    Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?

    Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
    Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...
    ...seni bilmeden sevdim.
    Seni, “bilmeden” sevdim!
    Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız!
    Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...
    Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
    Ama sevda vardı!

    Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim
    Muammer Erkul
     
  2. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : asya67
  3. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106

    Yeşildi dünyam, maviydi.. Bir de kahverengiydi..
    Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, bir de çingene serçeler..
    Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma, birde kavak yapraklarının..

    Sen;
    Durgunluğuma düştün..
    ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
    Sudaki halkalar gibi..

    Yeşildi dünyam, maviydi..
    Bir de kahverengiydi; Sen, bana düştüğünde!..
    Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde..

    Hoşgeldin, dedim..
    Hoşgeldin sıcağım..
    Hoşgeldin salıncağım!..

    Ve savruldu başım uzun bir iple dalına bağlanmış gibi..
    Savruldum;
    Senden sana doğru!..
    Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken bir de çingene serçeler..
    Ve ben, yalnız kuşlarla, kavak yapraklarının sesini tanırken..

    Sen;
    Durgunluğuma düştün..
    Ve büyüdün içimde büyüdün, büyüdün;
    Sudaki halkalar gibi..

    Sen;
    Sessizliğime düştün..
    Sen;
    Kimsesizliğime düştün..
    Belki de onun için böyle büyüdün içimde;
    Sudaki halkalar gibi!..




    Muammer Erkul