Muarrem ayı başladı

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve MUTLUYUM1111 tarafından 17 Aralık 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  1. MUTLUYUM1111

    MUTLUYUM1111 uğurum büyüyorrrrrrrrrr Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2009
    Mesajlar:
    7.738
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Hersene tuttuğum oruçlarımı busene tutamayacağım hamileyim allah kısmet ederse seneye tutacağıM



    rabbim herkesin oruçlarını kabul etsin amin
     
  2. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  3. azra2

    azra2 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.490
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    amiiiin canım
     
  4. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  5. shekerkizcandy

    shekerkizcandy Mutlu♥♥ Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2009
    Mesajlar:
    5.622
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Canım ben de tutamayacağım.Çünkü ilaç içiyorum:S
    Allah kabul etsin...
     
  6. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  7. peruxsx

    peruxsx hasbinallahive nimelvekil Üye

    Katılım:
    11 Kasım 2007
    Mesajlar:
    69
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Bütün müslümanların Hicri Yılbaşını tebrik ediyorum.
     
  8. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  9. netertua

    netertua Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.111
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    teşekkürler.
    bende tüm müslümanların hicri yılbaşısını kutlarım a.s. a.s.
     
  10. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  11. royem

    royem kavgamin-cicegi Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.720
    Beğenildi:
    1.274
    Ödül Puanları:
    238
    amin ...herkesin muharrem ayi hayilara vesilee olsun ....
     
  12. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  13. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    hiç fark etmemiştim.. allah razı olsun... dualarınız kabul olsun inşallah...
     
  14. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  15. MUTLUYUM1111

    MUTLUYUM1111 uğurum büyüyorrrrrrrrrr Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2009
    Mesajlar:
    7.738
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Muharrem Ayı ve Aşure Günü
    "Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, ılahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.

    Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.
    Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
    Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
    Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
    Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)

    Cenâb-ı Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.

    Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:
    1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
    2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
    3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
    4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
    5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
    6. Hz. ısa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
    7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.
    8. Hz. ıbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. ısmail o gün doğmuştur.
    9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
    10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)
    Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.
    ışte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.
    Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.
    "Bu ne orucudur?" diye sordu.
    Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.
    Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)
    Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, ıslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında ıbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.
    Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:
    "Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.
    O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "ısteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.
    Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.
    Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:

    "Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"
    Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)
    Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:
    "Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)
    "Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.
    Bu hadisin açılamasında ımam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.
    Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.
    Bu mânâdaki bir hadisi ıbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.
    Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.
    Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun ıçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.
    Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i ımam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi ıbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

    Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır.
     
  16. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  17. xixlgxixns

    xixlgxixns KUZULARIM VE BEN Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Bende bütün müslümanların Hicri Yılbaşısını kutluyorum. Dualarının kabulünü diliyorum. Muarrem ayının 10 cu günü yani bu ayın 26 sı oluyor o gün evinize bolca erzak alın ki evinizin bereketi hiç eksik olmasın. Ve o günü oruçlu geçirip akşamı boy abdesti almalıymışız ki bir sene boyunca kötü ve büyük hastalıklardan bedenimiz korunurmuş. Ve o gün sadaka vermeliymişiz.
     
  18. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : MUTLUYUM1111
  19. MUTLUYUM1111

    MUTLUYUM1111 uğurum büyüyorrrrrrrrrr Üye

    Katılım:
    5 Eylül 2009
    Mesajlar:
    7.738
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    Evet katılıyorum sana
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.