Muhteşem bir hikaye !!!

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve birumutt tarafından 2 Şubat 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    2 Şubat 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  1. birumutt

    birumutt boncuk gözlüm Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.769
    Beğenildi:
    305
    Ödül Puanları:
    188
    Evliliğinin bittiğini düşünenlere, yeni evlenenlere ve bekarlara...

    Bir kadın anlatıyor:
    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın
    göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık
    ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir
    zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara,
    küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği,
    başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni
    aşktan almış, uzaklaştırmıştı.


    Sonunda kararımı ona da
    açıkladım: Boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye
    sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün
    gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da
    artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile
    aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda
    sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu:
    insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da
    kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup
    kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde
    bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp
    vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim
    için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın
    vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok
    olmuştu.

    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt
    şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not
    bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım'
    Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi
    bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde
    ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım
    var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden
    önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım
    var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
    kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım
    var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu,
    karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım
    var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can
    sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için
    ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan
    gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını
    kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,
    merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde
    senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım
    var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,
    evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir
    tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer
    dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin
    ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle
    kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde
    sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi
    biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında
    bırakmaya karar verdim..

    Bu gerçek aşktı.


    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o
    heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya
    devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta
    belki yüzsüz.... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman
    sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.
     
  2. 2 Şubat 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  3. royall

    royall yaşamak herşeye rağmen Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.214
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    106
    daha öncede okuyup beğendiğim bir yazı tşklr paylaşımın için canım...
     
  4. 2 Şubat 2010
    Konu Sahibi : birumutt
  5. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.