Münasip bir eş ikilemi nasıl çözülür?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve buzdevri tarafından 22 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  1. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    "Şiddetli fırtına mı" , "durgun körfez mi " daha iyi eş olur?

    Bir kadının vereceği en zor kararlardan biri, hayatını geçireceği kişiyi seçmektir. Psikolog Sinem Demir, nasıl bir eş seçeceğine karar veremeyen kadınlar için önemli bir ipucu verdi: Durgun körfez gibi sakin adamlar yorar, özgür kadın fırtına gibi bir erkek ister!..
    Hayatlarındaki en önemli dönüm noktalarından biri olan 'evlilik kararı'nda, kadınlar, iki sevgili arasında kalmışsa ne yapar? Bir tarafta ayaklarını yerden kesen 'şiddetli fırtına' bir erkek, diğer tarafta huzuru ve istikrarı bulduğu 'durgun körfez' sevgili varsa kadın evlilik için kimi seçer? Duygularını mı yoksa mantığını mı dinler? Medical Park Hastanesi'nden Klinik Psikolog Sinem Demir; evlilik kararı almaya hazırlanan ve 'hangisi doğru erkek' karar veremeyen kadınların ruh halini, uç noktalardaki iki tip erkek örneğinden yola çıkarak yorumladı:

    * Kadınların hemen hepsi, duygusal paylaşım yaşayacağı erkeğin öncelikli olarak 'kararlı ve net' olmasını ister. Ama kararlılık gibi görünen tutum, 'dayatmacılık' ile karıştırılmamalı. 'Şiddetli fırtına' erkekler; olumlu ve olumsuz duygularını uç noktalarda yaşar, tez canlıdır. ıstediği kadını elde etmek için uzun uğraşlar sergileyebilir, ayaklarını yerden kesecek jestler yapar ve ani öfke patlamaları yaşayabilir.

    FIRTINA AFRODıZYAKTIR

    * Kadının hangi tip erkeği seçeceği sorusunun cevabı, kadının hangi öğretilerle büyüdüğüne; kendisinin ve karşısındakinin insani haklarının, duygularının ne düzeyde farkında olduğuna göre değişebilir. Duyguları, inisiyatifi ve iradesi 'yan-rollerde' olarak tanımlanmış bir kadın için, bir erkek tarafından 'gözetilmek, yönetilmek', afrodizyak bir etki yaratabilir ve 'yapay bir başrol' hissi uyandırabilir.

    * 'Şiddetli fırtına' tipi erkek, erken yaştan itibaren omuzlarına yüklenen ağırlıklara olan öfkesini, kendisine 'sınırlamak' da öğretilmediği için, dizginlemekte zorlanır. Aşırı duygu patlamaları ve şiddet eğilimi ile hem kendisine hem de 'arzu nesnesi' olarak gördüğü kadınlara zarar verme olasılığı yüksektir.

    DURGUNLUK YORABıLıR

    * Eğer erkek inisiyatif duygusu mumla aranan (ve genellikle bulunamayan) bir karakterde ise, kadının romantik duygularını söndürebilir. 'Durgun körfez' erkeklerin kendi kararlarını verme, duygularını ifade etme kabiliyetleri kısıtlıdır. Kadın bir süre sonra bu erkeğin gerçekten kendi duygu ve düşünceleri olup olmadığını sorgulamaya başlayabilir. Çünkü 'durgun körfez'ler; nerede yemek yeneceğinden, ne zaman görüşüleceğine kadar birçok konuda ilk adımları sürekli karşısından bekler. Bir süre sonra da bu erkeğin sözcüsü; annesi (veya başka bir akrabası) olmaya başlar. Duyguları ve tutkuları tetiklenmeyen kadın da, böyle bir ilişkiden daha çabuk vazgeçebilir. Bir konuda karar vermesi ve eyleme geçmesi için sürekli motive edilmesi gereken bir erkeğin, kadında 'yorgunluğa, duyguların körelmesine' yol açması beklenebilir.


    Esra TÜZÜN
     
    Son düzenleme: 22 Nisan 2009
  2. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  3. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Özgür kadın fırtına ister

    Kendi parasını kazanan, kararlarını verebilen, duygu ve düşüncelerini ifade edebilen bir kadın, bunları en azından kendisi kadar yapabilecek bir erkek ister. Ekonomik özgürlüğü olmayan ama evlilikle birlikte gelen pek çok sorumluluğu üstlenebilecek bir kadın ise, evin maddi yükünü kaldırabilecek ve ailesi ile dış faktörler arasına gerekli mesafeyi koyabilecek kadar 'etkin' bir erkek ister. Erkeğin genel olarak 'pasif' konumda olması ise genellikle kabul görmez. Bu tip erkeklerin kabul görmesi, sadece Doğu değil, Batı kültüründe de istisnadır.

    Esra TÜZÜN
     
    Son düzenleme: 22 Nisan 2009
  4. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  5. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148

    Banane diyorsa dikkat edin ...!!!


    Birlikte olduğunuz insanı, manevi inanç biçimi ile yargılamayın. Çiftin ileride ne kadar uyumlu olabileceği, erken dönemde net bir şekilde ele alınmalıdır. Sosyolojik olarak uyumlu olunup olunmayacağı ilk zamanlarda karşılıklı değerlendirilirse, ileriki zamanlarda 'Aslında birbirimize uygun değildik', 'Sizin aileniz zaten şuradan geliyor' benzeri yargılamaların yapılmasına, birbirini kırmaya hiç gerek kalmaz.

    * Birlikte olunacak kişinin, ülke ve dünya sorunlarına yaklaşımı, o kişi hakkında fikir verebilir. Dünyada yaşanan adaletsizliklere 'Bana ne' diyen, şiddeti savunan bir kişi, kendi hayatında da bu şekilde hareket edebilir. Farklı kültürler için ırkçılık yapan birinin, kendi hayatında da şiddete eğilimli olma olasılığı yüksektir. Ancak partnerinin bu yönünü değerlendirmeye alabilmesi için, kişinin kendisinin de hümanist olması gerekir
    .


    Esra TÜZÜN
     
  6. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  7. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Olgunlukla karar verilmeli


    * Duygularımız ve dünya görüşümüz; neyi, niçin istediğimizi veya istemediğimizi anlamamız için yeterince olgunlaşmadığında, 'duygu-mantık' ikileminde kalmamız yüksek bir ihtimaldir. Geleceğe yönelik bir ilişki gibi durumlar söz konusu olduğunda, duygu-mantık ikilemi çok farklı unsurlardan etkilenir. Birlikte olunacak kişinin sosyolojik konumu, ekonomik, çalışma ve eğitim durumu, maneviyatı, hayat ve dünya görüşü gibi... Bu konuların sağlıklı şekillerde ele alınması için, duygularda ve dünya görüşünde farkındalık ve olgunluk olması gerekir.
     
  8. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  9. dilarem

    dilarem erdim,serdim :) Pro Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2008
    Mesajlar:
    3.038
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    Ben esiyorken gürlemeyen,ben susuyorken konuşan,aynı anda konuşarak seslerimizi boğmadığımız,yeri geldiğinde bir körfez gibi dingin ama yeri geldiğinde hakkını arayan yırtıcılıkta olan bir eş aradım ve ancak 31 yaşında evlendim ama ohhhh iyi ki standartlarımdan sapmamışım diyorum Allahın her günü:Saruboceq:
    Teşekkürler paylaşımın içina.s.
     
  10. 22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : buzdevri
  11. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148

    Kesinlikle çok doğru bir özet olmuş bu... iyi niyetinizle denginiz için emek harcayıp,

    beklemişsiniz ve karşılığını almışsınız..:nazar:...Allah daim etsin inşallah...a.s.