Mustafa Kemal in Bakanı

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve realist tarafından 5 Haziran 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    5 Haziran 2009
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Yıl 1934, o dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Ulus'tadır. Bakan ise
    Niğdeli Abidin ÖZMEN'dir. Bakan, makamında çalışmaktadır. Kapı
    çalınır. Bakanın gür sesi:

    'Giriniz!' Atatürk'ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama
    girerler. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk'ten gelen bir
    mektuptur bu:

    'Bay Abidin ÖZMEN, Milli Eğitim Bakanı...'

    Abidin ÖZMEN zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur:

    'Yaver Bey'le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu
    çocukları, uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı olarak)
    kaydını yaptırın...'

    Bu, Atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan
    ÖZMEN, Orta Öğretim Genel Müdürünü çağırtır ve şu direktifi verir:

    'Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun evrakını alınız ve bu
    çocukların Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp
    her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve
    ödeyen hanesine Atatürk'ün ismini yazdırarak bana getiriniz.' der.

    Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin ÖZMEN de kısa bir mektup
    yazarak Yaver Bey'le Atatürk'e yollar.

    Mektubun içeriği şöyle:

    'Muhterem Atatürk, Yaver Bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkında
    emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
    ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi biri bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir
    ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız
    izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğunda emirleriniz gereği
    Haydarpaşa Lisesi'ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım.
    Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ekte takdim
    ediyorum...'

    Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü'ye telefon ederek:

    'Bak senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı.' diyerek olayı anlatmış.

    İnönü, Bakan adına özür dilemiş. Atatürk:

    'Yok! demiş özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu
    medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu gösterebilse.'

    Tarihi değeri olan ve hiçbir yerde yayımlanmayan bu anının unutulup
    gitmesine gönlü razı olmayan bakanın yeğeni yüksek mimar H. Rahmi
    ÖZMEN, 15.08.1985 günü bu mektubu gazeteci yazar Vahap Okay'a iletir.
    O da 15.09.1985'te gazetesinde yayımlar.

    İşte devlet böyle kurulur, devlet böyle adamlarla yönetilir...

    Mustafa Kemal in Bakanları böyleydi.






     
  2. 5 Haziran 2009
    Konu Sahibi : realist
  3. Eylul

    Eylul Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    6.223
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    146
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.