Mustafa Kemal'e Aşık Bir Kadın..

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve siyah papatya tarafından 2 Mart 2007 başlatılmıştır.

    2 Mart 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  1. siyah papatya

    siyah papatya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    429
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    108
    MUSTAFA KEMAL' E AŞIK BİR KADIN....



    Mustafa Kemal , Selanik'te öğrenci iken, Nadire diye bir komşu kızı varmış.

    Ciğerlerinden hasta olan bu kız Mustafa'ya pek hayranmış.

    Her geçişinde pencereye koşar, ona bakarken yüzünü al basarmış.

    Bir gün komşu kızı Hatice'ye açılmış:

    "Mustafa Bey, öteki arkadaşlarına hiç benzemiyor" demiş.

    Bu gizli sevdayı Mustafa'ya hissettirmeye karar vermişler.

    Hatice, Zübeyde hanımların evine girer çıkarmış. Bir cuma, ailece oturmaya gitmişler.

    Mustafa evde yokmuş.

    Hatice, üst kattan bir şey getirmesi istendiğinde aklındaki planı uygulamaya koymuş.

    Sofadan geçerken, saksı içindeki kırmızı karanfillerden birini gizlice koparmış. Mustafa'nın üst katta soldaki yatak odasına dalmış. Karyolasının başucundaki masanın üzerinde açık duran tarih kitabının üzerine karanfili bırakmış.

    Korkudan titreyerek koşar adım aşağı inmiş.

    Çiçeğin Nadire'den geldiğinin anlaşılacağına eminmiş.

    * * *

    Az sonra Mustafa eve gelmiş.

    Zübeyde Hanım'ın ve Hatice'nin annesinin ellerini öpmüş.

    Hatice'nin de elini sıkmış.

    O dönem Türkler arasında el sıkma âdeti olmadığından Hatice şaşırmış biraz... Zaten gizlice bıraktığı çiçekten dolayı pek heyecanlıymış.

    Mustafa bu heyecanı hissetmiş; gözlerini Hatice'nin gözlerine dikmiş.

    Küçük kız ne yapacağını bilememiş.

    Mustafa "Ders çalışmam lazım" deyip yukarı çıkmış. Çıkar çıkmaz da tekrar aşağı indiği ayak seslerinden anlaşılmış.

    Hatice kalbinin duracağını hissetmiş.

    Çünkü, geldiğinde Mustafa'nın elinde o kırmızı karanfil varmış.

    "Bu çiçeği benim kitabımın arasına kim koydu?" diye bağıracak diye çok korkmuş Hatice...

    "Ben ettim, sen etme" der gibi bakmış ona...

    Mustafa, Hatice'yi müstehzi gözlerle süzdükten sonra dışarı çıkmış.

    Hatice hemen gidip olanları Nadire ablasına anlatmış.

    "Ölüyordum korkudan. Bir daha beni böyle işlere sokmayın" diye yalvarmış.

    Nadire, çiçeğinin adresine ulaşmasının keyfiyle beklemeye başlamış.

    * * *

    Aradan epey bir zaman geçmiş.

    Bir gün Hatice, Zübeyde Teyze'sinin kendisini oğlu Mustafa'ya istediğini öğrenmiş.

    Ama Hatice'nin annesi, Mustafa asker olup uzaklara gidecek diye bu izdivaca yanaşmamış.

    Konu kapanmış.

    Mustafa, Harbiye'de okumak için İstanbul'a gitmiş. Lakin annesine gönderdiği her mektubun altına "Hemşiremiz Hatice Hanım'a da mahsus selamlar ederim" cümlesini eklemeyi hiç ihmal etmemiş.

    Harbiye'den erkânıharp yüzbaşısı olarak çıktığında Hatice'yi yeniden istetmiş.

    Bu kez Hatice'nin ailesi razı olmak üzereyken sarayda çalışan bir ahbapları onları uyarmış:

    "Ben, onun hakkında saraya gelen jurnalleri okudum. İstikbali çok karanlık. Aman uzak durun" demiş.

    Hatice'nin annesi, kızını alelacele bir başkasıyla evlendirmiş.

    * * *

    Yıllar geçmiş.

    Mustafa Kemal, "Atatürk" olmuş

    Evlenip çoluk çocuğa karışan Hatice, yaşadıklarını 1920'lerde bir kış günü, Kocaeli'nde Maarif Müdürü olan apartman komşusu Münir Hayri Bey'e anlatmış.

    Münir Hayri, daha sonra sinema tahsili için yurtdışına gitmiş.

    Döndüğünde Atatürk kendisinden hayatını perdeye yansıtacak bir senaryo yazmasını istemiş. Senaryonun esaslarını da bizzat dikte ettirmiş.

    "Filme başka neler koymalıyız?" diye sorduğunda Münir Hayri, biraz da çekinerek, "Her filmde kadın ve aşk unsuru aranır, bilmem nasıl emredersiniz" demiş ve yıllar önce Hatice'den dinlediği hikâyeyi Atatürk'e nakletmiş.

    Hatırlamış Atatürk; gülmüş:

    "Ben, Hatice'nin o karanfili kendi hesabına koyduğunu sanmıştım" demiş.

    Ve devam etmiş:

    "Hatice zekâsı, güzelliği ve terbiyesiyle örnek bir kadındı. Her vakit hayatımın en değerli hatıraları arasında kalacaktır."

    Sonra Nadire'yi de hatırlamış:

    "O kızcağızı da bir kâtiple evlendirdiler. Sonra öldü."

    * * *

    Hazin değil mi?

    Birkaç gün düşündükten sonra Münir Hayri'yi yeniden çağırmış Atatürk:

    "Tamam" demiş; "Bizim çocukluk hikâyesini filme koyalım. Yalnız Hatice'nin ismini koymayalım. Bu, çok masum ve hiç de şerefsiz olmayan bir hikâyedir, ama belki Hatice'nin torunları filan istemezler."

    Münir Hayri'nin senaryosu "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" adını taşıyordu; Atatürk rahatsızlandığı için çekilemedi.

    Hatice mi?

    Hatice Hanım milletvekili seçildi ve Meclis'e girdi.

    Torunları hayatta mıdır acaba?



    Ahmet Altan
     
  2. 12 Mart 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  3. gece

    gece Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2007
    Mesajlar:
    136
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    mustafa kemal ataturk denıldıgı zaman ya da baska bır yerde okudugum zaman tuglerın dıken dıken oluyor..neler yasanmıs neler yapılmıs zamanında ....oysa sımdı?? her yagmur yagdıgında aklımdan mutlaka gecer 'atam bızım ıcın,atam ulkesı ıcın aglıyor..'
     
  4. 12 Mart 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  5. sekinci

    sekinci Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2006
    Mesajlar:
    240
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    108
    çok Güzel Bir Yazi Ellerine Saglik
     
  6. 13 Mart 2007
    Konu Sahibi : siyah papatya
  7. sedefcakir

    sedefcakir Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Ocak 2007
    Mesajlar:
    61
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Yazı çok gzüeldi ve Atamı saygıyla anıyorum.
     
  8. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : siyah papatya
  9. rosen

    rosen Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    184
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    306
    Of yaaaa cok duygulandim...Ellerine saglik canim.
    Nur icinde yat ATAM.
     
  10. 25 Kasım 2009
    Konu Sahibi : siyah papatya
  11. katikula

    katikula Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    35.592
    Beğenildi:
    12.565
    Ödül Puanları:
    288
    Çok güzel hikaye ilk kez okudum çok duygulandım.
    Paylaşan arkadaşa teşekkürler.
    :1hug:
     
  12. 25 Kasım 2009
    Konu Sahibi : siyah papatya
  13. aLiNyAziMsIn

    aLiNyAziMsIn Guest

    Mustafa Kemalin inceliğine hayranım gerçekten
    odönemde bile ne kadar zarif bir insanlık örneği sergilemesi
    Başka bir kurucu olsaydı isim konusunda bunu düşünmeyebilirdi