Mutluluğun sırrı..

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Lereenim tarafından 5 Ekim 2006 başlatılmıştır.

    5 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Lereenim
  1. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.226
    Beğenildi:
    170
    Ödül Puanları:
    353
    Bir tüccar mutluluğun gizini öğrenmesi için oğlunu insanların en bilgesinin yanına yollamış.
    Delikanlı bir çölde kırk gün yürüdükten sonra, sonunda bir tepenin üzerinde bulunan güzel şatoya varmış.
    Söz konusu bilge burada yaşıyormuş.

    Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış:
    Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş;
    dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla
    konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış.

    Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama mutluluğun gizini açıklayacak
    zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş.

    “Ama, sizden ricada bulunacağım” diye eklemiş, delikanlının eline bir kaşık verip, sonra bu kaşığa iki damla sıvı yağ koymuş.
    “Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.”

    Delikanlı sarayın merdivenlerini inip çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş.
    İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış.


    “Güzel” demiş bilge, “Peki, yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvanbaşının yaratmak için
    on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?”

    Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla
    yağı dökmemeye çabalamış, başka birşeye dikkat edememiş.

    “Öyleyse git, evrenin harikalarını tanı” demiş ona bilge. “Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.”

    İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat
    yapıtlarına dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan
    sanat yapıtlarının zerafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini tüm ayrıntılarıyla anlatmış. “Peki sana
    emanet ettiğim iki damla yağ nerede?” diye sormuş bilge.

    Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş.

    “Peki” demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, “Sana verebileceğim tek öğüt var: Mutluluğun gizi dünyanın
    tüm harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan...”

    Bir çoban gezmeyi sevebilir, ama koyunlarını asla unutmaz.
     
  2. 5 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Lereenim
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    zor yani mutlu olmak anladık bu yazıdan:smilewinkgrin:
     
  4. 5 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Lereenim
  5. SuDamlasi

    SuDamlasi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    21
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    yinede ben çokkk mutluyumm olsun