Mutluluk ve Timus...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve EU1 tarafından 27 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    27 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Mutluluk ve Timus...

    "Mutluluk bir seçimdir.
    Mutsuzluğumuz kadere, şansızlığa ve talihsizliğe inancımız ölçüsündedir."

    Mutlu duyguların hissedilmesinde hormonların rolü büyük.
    Bedenimizde o hormonları salgılayan salgı bezlerinden minicik ama çok güçlü bir salgı bezi var: timus.

    Timus uyarıldığında salgıladığı hormonlar kişide haz ve mutluluk duygusu yaratır.
    Çünkü timus aktive olduğunda bedenin kimyasının değişimine neden olur.
    Bu değişiklik sinir sistemini sakinleştirir ve beyin fonksiyonlarını hızlandırır.
    Bu da kişide rahatlama duygusu yaratır.

    Avustralyalı Nobel ödüllü kanser araştırmacısı Sir MacFarlane Burnet timus bezinin aktif hale getirilmesiyle insan bedeninin kendisini kanserden koruyabilme yeteneğine sahip olacağını savunuyordu.


    Çocuklarda iri olan timus ergenlik döneminde bir ceviz kadar irileşiyor.
    Ama yas ilerledikçe bir bezelye tanesi kadar küçülüyor, yaşlılıkta ise tamamen köreliyor.
    Ama bazı insanlarda ileri yaslarda bile hala ceviz büyüklüğünü koruması, bilimin henüz çözemediği alanlardan biri.

    Timusun sağlığımız üzerindeki önemli yararlarından biri de T hücrelerini üretiyor olması.
    T hücreleri denilen lenfositler bedene zarar verebilecek zararlı hücreleri yok ederler.
    Bu küçük T hücrelerine yaşamımızı borçluyuz.
    AIDS gibi bağışıklık sistemini çökerten hastalıkların ölümcül olması T hücrelerinin haberleşme hatlarını öncelikle kesmelerinden kaynaklanıyor.

    Timus göğüs kafesinin üst kısmının tam arkasında, göğsün tam ortasında yer alıyor.

    Timusu uyarmanın üç basit yolu var:

    Timusu uyarmanın birinci yolu gülmek.
    Yani gerçek, içten, sıcak bir gülüş, bir kahkaha. Her gülündüğünde timus bezi aktive oluyor.
    Her aktive olduğunda bedenimize kimyasal dalgalar göndererek kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor.

    1993 yılında California Üniversitesi'nde Dr.Paul Ekman tarafından yapılan araştırmada gülmenin timusu ve beynin değişik haz bölgeleriyle bağlantısı olan kasları harekete geçirdiği ve insanda haz duygusu yarattığı kanıtlanmış.

    Timusu uyarmanın ikinci yolu
    iki parmakla timusun üzerine gelen noktaya vurulması, yani elle uyarmak.

    Timusu uyarmanın üçüncü yolu ise
    dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirilmesi.
    Dr. John Diamond ve ekibi dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin
    küresi arasında denge oluşmasını sağladığını tespit etmiş.
    Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.

    Önemli olan;
    Hayatta en çok şeye sahip olmak değil,en az şeye ihtiyaç duymaktır.