Nasıl Hamile Kalınır ? Hamileliğin Anlaşılması ,Hamilelikte Yapılması Gerekenler

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve yaren_76 tarafından 9 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    9 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenildi:
    4
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    38
    Bebek Sahibi Olmaya Karar Vermek

    Eşler Bebek İstiyor mu?

    Bu karar, eşler için ileride paylaşılması gereken büyük bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir. Bundan dolayı bir bebeğe sahip olma kararı eşlerin birlikte alacağı, ortak bir karar olmalıdır. Eşlerin ya da akrabaların bebeği isteyip istememeleri, yani ekonomik, psikolojik, bedensel ve sosyal yönlerden bu bebeğin dünyaya gelmesine hazırlıklı olup olmamaları, hamilelikten itibaren önemlidir. Eğer anne olumsuz duygulara sahipse, çocuğu istemiyorsa ya da çevresi çocuğu istemiyorsa bu olumsuz duygular bebeği de etkileyecektir. Bazı çalışmalar gebelik boyunca istenmeyen bebeklerin daha düşük kiloda doğduklarını ve daha fazla tıbbi yardıma ihtiyaç duyduklarını göstermiştir.

    Uyumlu Bir İlişki mi?
    Bebek sahibi olmadan önce bebeğin gelişiminde eşlerin arasındaki ilişkinin önemli bir rolü olduğu unutulmamalıdır. Beraberliğin de bebeğe hazır olması önemlidir. Hamilelik döneminden başlayarak anne-babanın birbirlerine destek olmaları bebeğin her yönden sağlıklı gelişmesini sağlayacaktır. İşte bu nedenlerden dolayı evlenir evlenmez çocuk sahibi olmak birbirini henüz tam olarak tanımamış çiftler için erken bir karar olabilir. Bazen de sorunlu evliliklerin bir bebeğin doğumuyla düzeleceği düşünülür. Aslında bu ağır sorumluluk en iyi giden ilişkilerde bile gerginlikler yaratabilir, sorunlu olan ilişkilerde ise çocuğun doğması sorunun hızla büyümesine yol açabilir. Halbuki anne babanın yaratacağı sevgi ve güvene dayalı huzurlu bir aile ortamı bebeğin temel gereksinimlerinden biridir.

    Annenin Yaşı ve Fiziksel Durumu Bebek Sahibi Olmaya Uygun mu?
    Planlanmadan ve çok sayıda gerçekleşen hamilelikler bir annenin vücudu kadar ruhsal durumu için de yıpratıcı olabilir. Hamilelik aralıklarının en az iki yıl olması annenin vücudunu toparlayabilmesi ve yeni bir bebeğe hazır olması için önemlidir.

    Diğer önemli bir unsur da hamile kalınacak yaştır. Çok erken ya da çok geç yaşlarda yaşanan hamilelikler hem bebek hem de anne için sorun yaratabilir. 18 yaşından küçük kadınlarda fazla olan ölü doğum ve düşük kilolu bebek doğurma riski annenin sağlığına özen göstermesiyle azalabilir. 35 yaşın üzerindeki annelerde problemli gebelik riski yüksektir ancak anne adayı sağlıklı ise ve kendisine dikkat ederse bu riski azaltabilir.

    Ailelerde Kalıtsal Hastalıklar Var mı ve Akraba Evliliği mi?
    Öncelikle her iki ailede de kalıtsal bir hastalık olup olmadığını öğrenmek gerekir çünkü bu hastalığın bebeğe geçme tehlikesi vardır. Akraba evliliği yapılmışsa ya da eşlerde kan uyuşmazlığı varsa bunlar doktorla konuşulmalıdır.

    Nasıl Hamile Kalınır?

    Her an hamile kalınamaz. Ergenlik döneminden menopoz sonuna kadar kadının rahminde her ay bir yumurta (dişi üreme hücresi) olgunlaşarak döllenmeye hazır hale gelir. Yani her kadın ayda bir kez ve belli günlerde hamile kalabilir. Bir aylık adet döngüsünün süresi 21-35 gün arasında değişir. Bu aranın kaç gün sürdüğü önemli değildir. Yumurtlama günü beklenen adet tarihinden genellikle 14 gün önce gerçekleşir. Bu günlerde yumurtalıkların birinden olgunlaşmış bir yumurta dışarı atılır ve tüplere geçer. Olgun yumurta burada 24-48 saat kadar canlı kalabilir. Bu nedenle kadın, yumurtlamadan yaklaşık 2 gün önce ve 2 gün sonra, toplam en fazla 4 gün içinde hamile kalabilir.

    Bu arada cinsel birleşme olmuşsa hazneye dökülen spermler (erkek üreme hücresi) rahimde ilerleyerek tüplere ulaşır ve orada bulunan yumurtayı döller. Döllenme olmazsa olgun yumurta adet kanaması ile hazneden atılır. Kadın yumurtası ile erkek üreme hücresi olan sperm birleştiğinde bebeğin ilk hücresi ortaya çıkar ve bebeğin cinsiyeti belirlenir. Cinsiyeti belirleyen erkek üreme hücresidir ve kadının çocuğun cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur.

    Döllenmiş yumurta tüpler tarafından yaklaşık 3-4 gün içinde rahim boşluğuna taşınır. Kendisi için hazırlanmış olan rahmin iç tabakasına 2-3 gün içinde gömülür. Artık gebelik oluşmuştur. Gömülme süreci genellikle rahmin üst bölümlerinde olur. Bu bölge anne karnında gelişmekte olan bebeğin (fetüs) büyümesi ve gelişmesi için en uygun ortamdır. Yaklaşık iki hafta sonra plasenta (eş) gelişmeye başlar. Plasentanın hamilelikte yaşamsal bir görevi
    vardır.

    Hamileliğin Anlaşılması

    Düzenli bir şekilde adet görülüyorsa ve beklenen tarih geçtiği halde adet görülmediyse hamile kalınmış olunabilir. Bunun cevabını kesin olarak öğrenebilmek için bir doktora gidilebilir. Ayrıca Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerine gidilerek de gebelik testi yaptırılabilir. Bunun yanı sıra eczanelerde satılan ve sonuçları son derece güvenli olan testler evde kişi tarafından kolaylıkla uygulanabilir.

    Normal bir hamilelik son adet tarihinin ilk gününden itibaren 280 gün veya 40 hafta sürer. Doğumun 38-42. haftalar arasında olması da normal sayılır.

    Hamile Kaldıktan Sonra

    Yaşam düzeni, alışkanlıklar ve sağlık eskisinden daha önemlidir çünkü sigara ve alkol tüketimi, ilaç ve uyuşturucu, yetersiz beslenme, gebelik sırasında annenin hastalığı veya annenin psikolojik yönden desteklenmemesi gibi çevresel faktörler bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.

    Beslenme: Bebeğin anne karnındaki gelişimini etkileyen çevresel etmenlerden birisi annenin beslenmesidir. Bebek plasenta (eş) yoluyla anneden besinleri aldığı için yetersiz beslenen bir annenin bebeği de yetersiz beslenecektir. Beynin geliştiği dönemlerde yetersiz beslenen bebeklerin merkezi sinir sistemi gelişimi de etkilenebilir.

    Folik Asit Ve Diğer Vitaminler: Hücre bölünmesinin en hızlı olduğu döllenmeyi izleyen dönemde ve hamileliğin ilk üç ayında folik asit eksikliğinin olması çocukta beyni ve sinir sistemini ilgilendiren ciddi doğumsal hastalıklara neden olur. Bu nedenle, özellikle döllenme sırasında ve gebeliğin ilk üç ayında vücutta yeterli miktarda folik asit bulunması önemlidir. Folik asit, hücre çoğalması ve kan hücrelerinin yapımı için gerekli olan B vitaminlerinin çalışmasında etkili olan bir maddedir. Hamile kalmak isteyen her kadının günlük gereksinim olan 0.4 mg. folik asit alması tavsiye edilir. Hamile kalmadan önce folik asit kullanımına başlamamış anneler için küçük bir risk olsa da önemli olan gebeliğiniz boyunca düzenli olarak folik asit kullanmaktır.

    Hamilelik süresince bebek annenin vücudundan ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri alarak gelişimini sürdürür. Ancak annenin bu artan ihtiyacının karşılanmaması durumunda annede kansızlık, kemik bozuklukları gibi sorunlar ortaya çıkabilir, anne halsiz ve sağlıksız olur. Bu nedenle, hamilelik boyunca düzenli ve dengeli beslenmek kişinin ve bebeğin yaşamı için önemlidir.

    Sigara: Sigara kullanılıyorsa hamilelikten önce ya da hamile kalındığı anlaşıldığı an bu alışkanlığı bırakmak gerekir. Sigara içilmesi bebeğin oksijen teminini kısıtlayarak onun gelişimini etkiler. Nikotin bebeğin kalp atışlarını da hızlandırır. Sigara düşük, erken doğum ve düşük kilolu bebek sahibi olma risklerini arttırır. Hatta babaların sigara içmesinin bile düşük ve sağlık problemlerine yol açan kalıtımsal bozukluklarla alakalı olduğu biliniyor. Çevredeki diğer insanların sigara içmesi ise bebeğin astım, göğüs enfeksiyonları, öksürük ve soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarla karşılaşma riskini yükseltir. Sigara içmenin uzun dönemde bebekler üzerinde olumsuz etkileri olduğu, bir çalışmada annesi hamileliğinde sigara içen bebeklerin daha yavaş ve etrafına tepki vermeyen bebekler olduğu ve daha çok ağladıkları gözlenmiştir. Bunun yanı sıra okul öncesi dönemde bu çocukların dikkat sürelerinin az olduğu ve sosyal uyum problemleri yaşadıkları ifade edilmiştir. Anne adayı içmese bile sigara içilen yerlerden uzak durmak, yani pasif içici olmamak önemlidir.

    Alkol: Hamilelikte alkol kullanımı da yeni doğanlarda fizyolojik sorunlara yol açmakta, zeka geriliği görülebilmekte, kilo, boy ve beyin büyüklüğü olumsuz etkilenmektedir. Ayrıca hamilelik boyunca içilen alkolün ilerde çocuğun hiperaktif olmasına yol açabileceği de çalışmalarda belirtilmektedir. Her gün içilen bir bardak alkol bile bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.

    Alınan İlaçlar: Hamilelik öğrenildiğinde anne adayının şeker,kalp, guatr ya da sara gibi kronik bir hastalığı varsa doktorla görüşmeli ve kullanılan ilaçlar hakkında konuşmalıdır. Doktora danışmadan alınan tüm ilaçlar, aspirin gibi zararsız olduğu düşünülenler bile, tüm hamilelik süresince zararlıdır. Şimdiye kadar anne adayı her hangi bir ilacı hamile olduğunu bilmeden aldıysa da hemen telaşlanmamalıdır. Doktorla konuşulmalı ayrıca doktor tarafından istenmemişse röntgen çektirmemeli ve radyasyona maruz kalmamaya özen gösterilmelidir.

    Ve Diğerleri: Bir diğer önemli unsur da kedi, köpek dışkısı ve çiğ etin anne karnındaki bebeğe zararlı olabilecek bir parazit taşıyabilmesidir. Bu nedenle mutfakta çiğ ete dokunduktan sonra eller yıkanmalı ve bazı yörelerde sevilen çiğ köfte gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

    Kısacası hamile kalınan andan itibaren anne adayının yaşam düzeni bebeğe zarar verebilecek etkilerden uzak olmalıdır çünkü bebeğin tüm önemli organlarının oluştuğu ilk üç ay çok dikkat edilmesi gereken bir süredir. Doğum öncesi gelişimin bebeğin doğumdan sonraki gelişim sürecini etkilediği de artık bilinmektedir.

    Duygular: Anne baba adayları hamilelik ile beraber farklı duygular yaşarlar: “Bebek kime benzeyecek, ağzı, burnu nasıl olacak, hareketli mi yoksa sakin bir bebek mi olacak?” Tüm bunları düşünürken endişe duymaya başlayabilirler. “Acaba bebeğin sağlığı ve gelişmesi normal midir? Eli ayağı tam mıdır? Bir gelişme bozukluğu var mıdır?” Tüm bu yaşanılan duygular normaldir. Bunlar daha önce çocuk sahibi olmuş kişilerle paylaşılırsa onların da benzer duygular yaşamış olduklarını görmek anne adayını rahatlatacaktır.
     
  2. 9 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenildi:
    4
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    38
    Gebelik İsteyenler İçin Uygun Cinsel Birleşme

    İstemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerden bazılarında altta yatan problem uygun zamanda ve yeterli sıklıkta ilişkinin olmaması, ya da uygulanan yanlış yöntemler gibi çok basit nedenler olabilir.

    Kadınların herhangi bir ayda gebe kalma olasılıkları %20-25 arasındadır. Çiftler bilgi eksikliği nedeni ile yaptıkları bazı davranışlar yoluyla bu olasılığı azaltabilirler. Kısır olduklarını düşünen bazı çiftlerde alınacak basit tedbirler ve uygulanacak çok kolay yöntemler ile hiçbir tedaviye gerek kalmadan gebelik elde edilebilir.

    Uygun zaman

    Gebelik isteyen çiftler için cevaplandırılması gereken ilk soru en uygun zamanın ne olduğudur. Düzenli adet gören kadınlarda yumurtlama genelde adet siklusunun 14. gününe denk gelir. (adet kanamasının başladığı günden itibaren 14. gün). Ancak yumurtlama tarihinde sapmalar olabileceği, ve sperm ile yumurta hücresinin kadın vücudu içinde yaşama potansiyeli göz önüne alındığında 9 ile 15. günler arasında gün aşırı cinsel ilişki olması gebelik şansını yükseltir.
    İlişkinin her gün önerilmemesinin sebebi erkeğin sperm kalitesini düşürmemektir. Her ilişkiden önce erkeğin en az 48 saat süreyle boşalmaması özellikle sperm sayısı düşük ya da sınırda olan erkekler için yararlıdır. Alınabilecek başka bir önlem de ilişkinin sabah olmasıdır. Boşalmanın olmadığı geceyi takip eden sabah erkeğin sperm düzeyleri en yüksek sayıdadır. Ancak bu ilişkiler yaşanırken "bugün mutlaka ilişkide bulunmamız gerekir" şeklinde stres yaratmak gebelik açısından olumsuz etki gösterir. Bu stresi gidermek için olayı kendi haline bırakmak veya egzersiz, yürüyüş gibi stres giderici faaliyetlerde bulunmak gereklidir. Unutulmamalıdır ki üreme sistemini yöneten bütün hormonlar hem fiziksel hem de ruhsal strese karşı hassasdır.

    Uygun Şekil

    Gebelik için uygun dönem saptandıktan sonra ikinci aşama cinsel birleşmenin şeklidir. Pek çok pozisyon gebelik için uygun ortam yaratmaz. Normal bir ilişki sonrası gebelik oluşabilmesi için spermlerin vajinaya uygun şekilde bırakılması ve vajinanın spermlerin rahim içine doğru ilerleyebilmesi için uygun pozisyonda durması gerekir. Bu şartları sağlayan pozisyonlar erkeğin üstte olduğu, kadın ve erkeğin yana doğru dönük olduğu pozisyonlar ile kadının diz-dirsek pozisyonunda olduğu şekillerdir. Erkeğin üstte olduğu durumda kadının kalçaları altına bir yastık yerleştirerek pelvisini yükseltmesi spermlerin doğru yönde ilerlemelerine yardımcı olur. Diz-dirsek pozisyonu ise özellikle sperm sayısı düşük olan durumlarda ek fayda sağlar. Oturur pozisyonda, kadının üstte olduğu veya ayakta olan cinsel ilişkiler gebelik elde etmek için uygun değildir.

    İnsanlarda cinsel ilişkinin amacı büyük ölçüde haz almak olmasına rağmen biyolojik açıdan primer amacı soyun devamını sağlamak yani gebelik elde etmektir. Bu amaç dışında birleşme doğada sadece insanda ve birkaç türde daha olmaktadır. Gebelik elde etmek isteyen çiftler bu nedenle ilişki esnasında bazı etkinliklerden kaçınmalıdırlar. Bunların başında oral seks gelir. Tükrük içinde bulunan birtakım enzimler ve bakteriler spermlerin dölleme kabiliyetini azaltır, hatta spermlerin ölümüne neden olabilir. benzer şekilde anal seks de sperm aktivitesi üzerinde olumsuz etki yaratabileceğinden bu tür ilişkilerden kaçınılmalıdır. Yine benzer mekanizma ile ilişki esnasında kullanılabilen kayganlaştırıcılar da sakıncalıdır. Özellikle petrol bazlı olan vazelin, masaj yağları gibi maddeler kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka kayganlaştırıcı kullanılması gerekiyor ise su bazlı olanlar tercih edilmelidir. Gebelik arzulayan çiftlerin su altında veya içinde ilişkide bulunmaları vajen pH'ı bozulacağından sakıncalıdır. Sıcak su da sperm sayısı ve hareketliliğini bozacağından önerilmez.

    İlişki sonrası

    Eğer ilişki sonrası kadın hemen ayağa kalkarsa fazla miktarda meni dışarıya kaçacaktır. Spermler rahim ağzına ulaşacak yeterli zaman bulamadıkları için bu durum gebelik elde edilmesi açısından önemlidir. Gebe kalmak isteyen bir kadın ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıp idrar yapmaya ya da yıkanmaya gitmemelidir. İdeal olan kalçalarının altına bir yastık koyarak 20-30 dakika kadar yatmasıdır. Erkek de meni kaçağını azaltmak için birkaç dakika kadar kendini geri çekmemelidir.

    Vajina dışarıdan kulanılan herhangi bir maddeye gereksinim duymadan kendi kendini temizleyebilen ve uygun ortamını yaratan bir organdır. Adet kanaması ve ilişki sonrasında dahi vajina sağlıklı kalabilmek için kendi önlemini alır.(Eğer ilişkiden sonra kötü bir koku duyuluyor ise bu enfeksiyonun belirtisi olabilir ve doktor kontrolü gerekir). Sadece gebelik isteyenlerde değil hiçbir kadında vajinal duş önerilmez.İlşiki öncesi yapılan duş vajen pH'ını değiştireceğinden gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Spermin yaşama şansı tehlikeye girer, ilişkiden hemen sonra yapılan duş ise spermleri ortamdan uzaklaştıracağından, şansı azaltır. Ayrıca duş, bakterileri kadın üreme sistemi içinde yukarılara doğru zorlayarak enfeksiyon ve dolayısı ile infertilite şansını arttırır.

    Özet

    Gebe kalmayı planladığızda 3 ay öncesinden korunmayı bırakın
    Gebe kalmak için en uygun zamanda gün aşırı ilişkide bulunun
    Gebelik için uygun dönemdeki ilk ilişkiden önce ve iki ilişki arasında erkeğin 48 saat boşalmamasının ideal olduğunu unutmayın
    Sabah erken saatte ilişkide bulunun
    Kayganlaştırıcı kullanmayın
    Hiçbir zaman vajinal duş yapmayın
    Vajinanın doğal duruşunu sağlayan gebelik için uygun pozisyonları tercih edin
    Alternatif seks yöntemlerinden uzak durun
    Su altında ilişkide bulunmayın
     
  4. 9 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. aytii

    aytii Yeni Üye Üye

    Katılım:
    26 Nisan 2007
    Mesajlar:
    349
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    cok yararlı bılgıler paylastıgın ıcın sagol cnm
     
  6. 10 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. nilda

    nilda Guest

    Canım verdiğin bilgiler çok yararlı.Teşekkürler.Ben çoğunu biliyordum ama bilmeyen arkadaşlarım fazlasıyla yaralanacaktır.
     
  8. 10 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. Esila

    Esila Yeni Üye Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2007
    Mesajlar:
    187
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkürlerr yarencimm çok güzel bilgiler..
     
  10. 10 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. fthcr

    fthcr Yeni Üye Üye

    Katılım:
    26 Mart 2007
    Mesajlar:
    63
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok yararlı bilgiler vermişsin canım tşkkrlr umarım faydası olur
     
  12. 11 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.061
    Beğenildi:
    4
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    38
    PRENATAL BAKIM (GEBELİK TAKİBİ)

    Gebelik sırasında bebek doğmadan önce bebeğin ve annenin sağlığını değerlendirilmesi anlamına gelir.
    Gebe kaldığınızı anlar anlamaz veya gebelik planlarken doktorunuzla hemen görüşmeniz gerekir.
    Düzenli takip doktorunuzun belirttiği zamanlarda düzenli kontrollere gitmelisiniz.
    Gebeliğinizin sırasında kendiniz ve bebeğinizin sağlığı için gereken her şeyi yapmalısınız.

    Neden Prenatal Bakım Önemlidir ?
    Prenatal takip önemlidir. Düzenli kontroller ile doktorunuz oluşabilecek veya oluşan problemleri mümkün olan en erken zamanda yakalayıp gerekli tedaviyi uygulayabilir. Bazı durumlarda ise hastalıkları önleyebilir. Birçok çalışma, erken ve düzenli takibin anne ve bebeğin sağlığının sağlanmasında önemli olduğunu göstermektedir.

    Gebe Kalmayı Düşünüyorum. Kendime Nasıl Dikkat Edebilirim ?
    Gebe kalmadan önce kontroller yapıp tedbirler almak daha sağlıklı bir gebelik geçirmenize yardımcı olduğu gibi, bebekte olabilecek doğum defektleri riskinin de daha az olmasına neden olur.

    Gebelik Öncesi Dikkat Edilmesi Gerekenler ;

    Sağlıklı beslenin, düzenli egzersiz yapın (haftada birkaç gün 30 dk.) ve yeteri kadar dinlenin ve uyuyun. Hangi besinlerin ve egzersizlerin sizin için uygun olduğunu doktorunuzla görüşün.
    *Her gün 400/mg folik asit alın. En iyisi bu miktarda folik asit içeren günlük multivitaminleri almaktır. Gebelik öncesinde ve erken gebelik sırasında yeterli miktarda folik asit alımı bazı doğum defektlerinin önlenmesine yardımcı olabilir. *Birçok baklagiller ve yeşil sebzeler folik asit içerir. Ancak hepsinde yeterli günlük miktar olmayabilir.
    *Tam bir kontrol için doktorunuzla görüşün. Tüm aşılarınızı yaptırdığınızdan emin olun. Özellikle Rubella ciddi doğum defektlerine sebeb olabilir. Gebelik öncesi aşı planlanabilir.Daha önceden geçirilmişse bağışıklık kazanılmış demektir.
    *Kullanmakta olduğunuz ilaçları veya bitkisel tedavileri doktorunuzla danışın. *Bazı ilaçların gebelik sırasında kullanımı güvenli olmayabilir.
    *Sigara ve alkol içmeyi bırakın.

    Gebe Kaldığımı Yeni Öğrendim. Ne Yapmalıyım ?

    *Günlük 400mg folik asit almaya devam edin.
    *Erken ve düzenli gebelik takibine gidin. İlk gebeliğiniz veya daha sonraki gebelikleriniz olsun her gebelikte sizin ve bebeğinizin sağlığı için düzenli kontrolleri aksatmayın.
    *Dengeli beslenin; sebze meyvalar, yeşillikler ve kalsiyumdan zengin gıdalar. *Doymuş yağ oranı düşük gıdalar seçin.
    *Egzersiz yapın; eğer doktorunuz yasaklamadıysa haftanın çoğu günü, günde en az 30 dk süreyle fiziksel aktivite yapın.
    *Eğer sigara, alkol veya ilaç kullanıyorsanız kesin. Bebeğinizde uzun dönemli hasarlara yol açabilir. Sigarayı kesmek için doktorunuzla konuşun.
    *Herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuzla görüşün. Bazı ilaçlar gebelik sırasında güvenli değildir.
    *Sıcak küvetler ve saunalardan, x-ışınlarından uzak durun.
    *Kedilerin pisliğinden uzak durun. Toksoplazmasis denen önemli doğum defektlerine yol açabilen bir enfeksiyon kapabilirsiniz.
    *Pişmemiş veya az pişmiş etler yemeyin.
    *Zehirli kimyasallardan uzak durun. Örneğin; böcek ilaçları çözücüler (tiner), kurşun ve civa gibi.
    *Kafein alımı azaltın veya kesin (Kahve, çay, soda, ilaçlar ve çikolata)
    *Çoğu kadın gebeliği sırasında çalışmaya devam etmektedir. Aktif olmak sizin daha sağlıklı kalmanıza yardım edebilir. İşinizin güvenliği konusunda şüpheleriniz varsa doktorunuza danışın.
    *Bilgi edinin. Kitaplar okuyun, videolar seyredin, doğum hazırlık kurlarına gidin ve daha önce doğum yapmış annelerle konuşun.

    Şu anda Gebe Kalmayı Düşünmüyorum, Fakat Her Kadının Günlük Folik Asit Alması Gerekli mi ?

    Doğurganlık çağındaki her kadının günlük yeterli folik asit alması önerilir. Çünkü tüm gebelikler planlı değildir. Çoğu kadın gebeliğinin erken döneminde aslında gebe olduğunun farkında değildir ve önemli doğum defektleri gebeliğin bu çok erken döneminde meydana gelirler. Kadın gebeliğin 2. ve 3. aylarında ilaca başlasa bile doğum defektlerini önlemek için çok geç olabilir. Folik asitin doğum defektlerini önlemek kadına başka faydaları da vardır.

    Gebelik Sırasında Ne Sıklıkla Doktorumu Görmeliyim ?
    Doktorunuz size bir takip çizelgesi verebilir veya anlatabilir. Gebelik sonuna yaklaştıkça muayeneler sıklaşır. Ortalama gebelik süresi 40 haftadır. Tipik takip çizelgesi şöyledir;

    İlk altı ay aylık kontroller
    Sonraki 2 ay 2 haftada bir
    Son ay haftalık takip ( doğuma kadar )
    Eğer yaşınız 35'in üstünde ise yüksek riskli bir gebesiniz. Çünkü diabet ve yüksek tansiyon gibi bazı sağlık problemlerine sahip olabilirsiniz. Bu yüzden doktorunuz sizi daha sık görmek isteyebilir.

    Prenatal Muayenelerde Neler Olur ?

    İlk muayenenizde doktorunuz sizin kendi sağlık durumunuzu ve ailenizin sağlık durumunu sorar. Sonra fizik muayene yapar. Fizik muayenede; tansiyonunuz, boy ve kilonuz ölçülür ve pelvik organlarınızı muayene eder. Kan ve idrar tahlili ister. Doğumunuzun ne zaman gerçekleşebileceğini bildirir. Gebeliğinizi sağlıklı geçirmeniz için bilgiler verir.

    Daha sonraki muayenelerde ise sizin sağlığınızı ve bebeğinizin sağlığını ve gelişmesini değerlendir. Gebeliğiniz ilerledikçe gereken testleri yapar. Bebeğin gelişimini ve sağlığını değerlendirmek için ultrason muayeneleri yapar. Gerekirse kan ve idrar testlerini yeniler.

    30'lu yaşların sonlarındayım ve çocuk sahibi olmak istiyorum. Özel bir şeyler yapmalı mıyım ?

    Yaşınız ilerledikçe, doğum defektli bebek doğurma riskiniz artar. Bununla beraber geç 30'lu ve erken 40'lı yaşlarda sağlıklı bebeklere sahip olanlar da vardır. Gebe kalmadan önce ve gebelik sırasında düzenli kontrollere gidin. Doktorunuz bebeğin sağlığını değerlendirmek için özel testler yapmak isteyecektir. Bugünlerde kadınlar sıklıkla çocuk sahibi olmakta geç kalıyorlar. Hayatlarının 30'lu 40'lı yaşlarına geldiklerinde çocuk düşünüyorlar. Aynı zamanda yaşla beraber gebe kalma olasılıkları azalıyor. 40 yaşın üstünde 6 ay gebe kalamayan hastaların fertiliteyi değerlendirmek için doktor kontrolüne girmeleri gerekir. Siz ve eşiniz değerlendirildikten sonra zaman kaybetmeden ilaç tedavisi, cerrahi tedavi veya tüp bebek tedavilerine geçilebilir.
     
  14. 25 Nisan 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  15. ece327

    ece327 Guest

    merhaba arkadaşlar bende aranıza yeni katıldım.hamilelikle ilgili bütün söylenilenlri denedim ama 7 aydan beri korunmadığım halde daha birşey yok.benim kadar bekliyeniniz varmı merak ediyorum.
     
  16. 25 Nisan 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  17. ece327

    ece327 Guest

    yarın doktora gideceğim ama yinede size sorayım dedim
     
  18. 18 Eylül 2008
    Konu Sahibi : yaren_76
  19. haberok

    haberok bi çiçeğim bide böcüğüm Üye

    Katılım:
    5 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    loll z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<z<