Nasıl Olduğunu Anlamadığım Bir Şekilde Seviyorum Seni (Aşk acısı çekenlere...)

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve busra_tuna tarafından 14 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    14 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : busra_tuna
  1. busra_tuna

    busra_tuna Guest

    Bilmiyorum daha konuşacak şeyimiz kaldı mı? Yani kaldı elbet ama bundan sonrakiler dostça olacak, oysa benim merak ettiğim, dostluğun ötesinde olanlar…

    Hala nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde seviyorum seni… Bu durumda senin yapabilecek bişeyin olmadığı gibi, benimde elimden bişey gelmiyor… Elimden geleni yaptığımı düşünüyorum, hatta belki daha fazlasını…

    …..Ama olmadı işte….

    Oysa o kadar istemiştim ki kalan yaşamımın yalnızca seninle dolu olmasını..Yalnızca sen olsaydın kalbimde…

    Şimdi sen yoksun ya, bilmiyorsun ya ne halde olduğumu… Aslında ben bütün kalbimde seni büyüttüm..Kalbimde o kadar büyük bir sevgi var ki sana ait,sen gidince benden, senden kalan o koskoca boşluğu kiminle, nasıl doldururum bilmiyorum… Sen gidince benden,bu kalp bomboş kalacak..Ben bomboş bi kalple, boş boş bakacağım insanların gözlerine…Gözler kalbin aynasıdır diye boşuna söylememişler. Önce inanmazdım bu cümlenin doğru olduğuna, çok boş gelirdi… Oysa asıl boşluk senin yokluğunmuş meğer…

    Bütün benliğim seninle doluyken, insanlar gözlerimde seni görecek diye öyle korkuyorum ki… Ama sen gidince bomboş kalacak bu gözler, seninle dolup taşmayacak bu bakışlar… Dedim ya, sen gidince bu boşluğu nasıl dolduracağımı bilmiyorum, düşünüyorum ama bi çıkış yolu bulamıyorum… Ve bu beni mahvediyor…

    Benim için çok iyi bi dosttun sen, bende senin için öyleydim diye düşünüyorum. Bilmiyorum ne kadar mantıklı bi düşünce bu… Ama zaten hatırlarsan eğer, “mantık ve ben, ne kadar uyumsuz bi ikili” derdim hep sana… Seninle daha neler konuştuk, hepsini adım gibi tutuyorum aklımda… Sen gidince onlar kalsın en azından senden bana….

    Meğer seni ne çok seviyormuşum ben, inan bana bunu yeni fark ettim… Hep severdim zaten ama benim bahsettiğim bu sevginin bu kadar büyük olması… Oysa benim için yalnızca bi arkadaştın.. Sana karşı bu kadar büyük bi sevgi büyüttüğümü bilmiyordum…

    Ben nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde seviyorum seni… Bu sevginin büyüklüğünü şimdiye kadar anlatmaya çalıştım, ama bu buz dağının görünen kısmı yalnızca.. Hepsini göstermeye kelimeler yetmez

    Gideceğini bilsem de en azından arkadaşımsın, bu düşünceyle teselli etmeye çalışıyorum kendimi… Seninle arkadaş olmak,seninle öylesine, havadan sudan konuşmak bile sonsuz mutluluk verio bana…Senin gibi birini bulmuşken kaybetmeyi hiç istemezdim, eminim ki bundan sonra seni sevdiğim kadar kimseyi sevemeyeceğim…Söylemiştim ya sana, ben kolay kolay kimseyi sevemiyorum diye.. Yani seviyorum,herkesi çok seviyorum aslında, ama konu aşka gelince olmuo işte….

    Ben sevmeyi beceremedim, belki de sevilmeyi… Seninse sevmene engel evcil acıların vardı…

    Kendine göre nedenlerin vardı, haklıydın… Söyleyecek sözüm yoktu kararlarına.. Ama olur da bir gün gelirsem aklına, ben her zaman hazır olacağım sana, unutma… Senden başka hiçbir ilişkiye hazır olamayacağım… Bir tane daha senle karşılaşacağımı sanmıyorum bundan sonra, benim için hep değerli olacaksın bu yüzden…

    Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde seviyorum seni… Sana “hayatım” demeyi isterdim… Dedim ya bundan sonraki bütün hayatımı seninle geçirmeyi isterdim çünkü… Yine de kiminle olursan ol, mutlu olmanı isterim… Çünkü sen mutlu olmayı en çok hak eden insanlardan birisin…
    “Dur, burayı iyi dinle; bir kez daha söylüyorum ve son kez:
    Seni seviyorum….
    Sen giderken ben içimden haykıracağım ‘kusursuz bir aşktı bu’ diye…
    Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum…

    ……………………
    Yine de tanıdı gönlüm yaşadı. Bir kusursuz aşk büyüttüm sana, pişman değilim…
    Geri dön ya da dönme ben sendeyim… “
    Bu şekilde birine bağlanacağım hiç aklıma gelmezdi… Ama oldu işte nasıl olduysa…

    “Gülmek “SAFTIR” denme riskini göze almaktır.
    Ağlamak ise “DUYGUSAL” görünme riskini…
    Birine yakınlaşmak “KENDİNİ KAPTIRMA” riskini göze almaktır.
    Sevdiğini söylemek “SEVİLENİ YİTİRME” riskini…
    Duygularını açmak “KENDİNİ ORTAYA KOYMA” riskini göze almaktır.
    Düşüncelerini söylemek ise “DOKUZ KÖYDEN KOVULMA” riskini…
    Umutlanmak “HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA” riskini göze almaktır.
    Sevmek ise “KARŞILIK GÖREMEME” riskini…
    Ama riskler alınmalıdır, çünkü hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır.
    Çünkü Yaşamak “ÖLME” riskini göze almaktır.”

    Ben her şeyi göze aldım senin için; duygularımı açtım sana kendimi ortaya koydum, hayal kırıklığına uğrama riskini göze alıp seninle ilgili hayaller kurdum.. Karşılık görememe riskine rağmen sevdim seni… Ve bırak ölme riskini göze alıp yaşamayı, ben sevdiğimi söyledim sana, her şeyden çok sevdiğim seni kaybetmeyi göze alarak…..

    İtiraf ettim sana, seni ne kadar sevdiğimi… Ve hiç pişmanlık duymadım bundan, içim rahat… Olmayacağını biliyordum zaten, ama sevdiğimi de inkar edemezdim…

    Dinlediğim bir şarkının içinde seni buldum, bir gün bu şarkıyı duyarsan hatırlarmısın beni bilemem, ama ben seni hiç unutmayacağım… Ben senin için ne ifade ediyorum bilmiyorum ama ben :
    “Seviyorum seni, seviyorum… Özlüyorum, gizlemeden söylüyorum… İsterim ki sen de yaz bu sevgiyi kalbine, aşkın baharında aç şu gönlümde…. “​