Nat King Cole

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve audreyy tarafından 2 Ekim 2010 başlatılmıştır.

    2 Ekim 2010
    Konu Sahibi : audreyy
  1. audreyy

    audreyy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    224
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41




    1940'ların sonlarından 60'ların ortalarına kadar çağdaşları Frank Sinatra, Perry Como ve Dean Martin gibi isimlerle anılan çok başarılı bir pop şarkıcısıydı. Saydığımız sanatçılar gibi çok ses getiren unutulmaz şarkılar, uluslararası turlar, radyo ve televizyon gösterileri ve filmlerde aldığı rollerle dolu bir meslek yaşamı sürdü. Ama emsallerinin aksine toplulukta şarkı söylerken kendini birden yükseklerde bulmamıştı. Sevilen bir caz piyanisti olarak on yılı aşkın süredir kendi küçük topluluğu ile birlikte müzik yapıyordu. Hakkında yapılan tartışmaların bir kaynağı buydu. Bir sebepten ötürü müzik gazetecileri arasında geleneksel pop müzik hayranlarından çok caz eleştirmenleri vardı ve pop müzik cazın önüne geçmeye başladığı yıllarda Cole'un cazdan popa geçişi onlara göre ihanetten başka bir şey değildi. ABD'de insanlara ırklarına göre davranıldığı bir ortamda eğlence dünyasının Afro-Amerikan kökenli önemli bir üyesi olduğundan bazen kendisini karşıt cepheler arasında sıkışmış bulduğu oluyordu. Bu çatışmaya bir son verme amacıyla kendisini kabul etmeyen otelleri mahkemeye verme, Los Angeles'te sadece beyazların oturduğu bir mahalleye taşınma gibi barışsever girişimleri ile ırkçıların düşmanlığını kazandı, hatta Alabama'da sahnedeyken fiziksel saldırıya bile uğradı. Kimileri de Cole'u bu olayları önlemek için yeterince çaba sarfetmediğini söyleyerek eleştirdi.

    Şüphesiz, tartışmalar icracı olarak yeteneğinden hiçbir şeyi alıp götürmüyor. Bırakmasının ardından cazseverlerin yaşadığı hayal kırıklığı, caz müzisyeni olarak elde ettiği başarıların bir ölçüsü olarak görülebilir. Şikago'da henüz bir çocukken onunla yakından ilgilenen Earl Hines'ın bir varisi olan Cole, Oscar Peterson gibi müzisyenlere de önderlik etti. Üçlüsü sving tarzının zor günlerinde görev üstlenerek "küçük topluluk" cazına hayat verdi. Caz hayranlarının, Cole'un, önceliği pop müziğe vermesi sonrasında hissettikleri öfke, halk müziği hayranlarının Bob Dylan rock müziğe yöneldiğinde hissettiklerine benzer; iki durum da can acıtıcıydı, çünkü sevenler herhangi bir müzisyenin değil, önderlerinin cephe değiştirdiğini düşünüyorlardı.

    Cole'un geçişi esnasında ve sonrasındaki başarıları ise tartışmaların gerisinde kalıyordu. Zengin, boğuk sesi ve dikkatli telaffuzu, şarkı söylemeye yaklaşımındaki sıcaklık, yakınlık ve neşeliliği hem romantik parçaları, hem de yenilik getiren çalışmaları başarıyla icra etmesinı sağlıyordu. Öyle ki, 20 yıl içinde pop listelerine giren 100'ü aşkın 45'lik, 20'yi aşkın albümle Sinatra'dan sonra döneminin en başarılı pop şarkıcısı olacaktı.

    Asıl adı Nathaniel Adams Coles olan Nat King Cole 17 Mart 1919'da ABD'de dünyaya geldi. Müzik yapmaya başladığı ilk yıllarda isminin sonundaki "s" harfini attı. Güney Amerika'da yoksul bir ailenin siyah çocuğu olduğundan bir doğum belgesi bulunmayan müzisyen, bir dinî bayramda doğmuş olmasaydı belki hangi gün doğduğunu kimse hatırlamayacaktı. Hangi yıl doğduğuna gelince, bu da ayrı bir sorundu. Hayatı boyunca çeşitli belgelere çelişen tarihler atan Cole genellikle 1917 yazıyordu. Ama yaşamöykücü Daniel Mark Epstein 1999 tarihli "Nat King Cole" kitabında 1920'deki nüfus sayımına atıfta bulunarak o yıl Coles hanesinde 1 yaşının altında bir süt çocuğu bulunduğunu naklediyor, bu da doğum yılının 1919 olması ihtimalini güçlendiriyordu. Babası kendisini kiliseye adamış bir kasaptı, Cole dört yaşına geldiğinde babasının sonunda vaiz olacağı Şikago'ya taşındılar.

    Basçı olan ağabeyi Eddie gibi Cole da müziğe küçük yaşlarda ilgi göstermeye başladı. Çocukken annesi piyano öğretti, daha sonra dersler aldı. Yine ağabeyi gibi erken profesyonelleşti, ilk gençlik yıllarında "Royal Dukes" ya da "Rogues of Rhythm" olarak bilinen bir topluluğa önderlik ediyordu. 15 yaşında liseyi terk ederek bütün zamanını müziğe verir oldu. Ertesi sene Noble Sissle ile turnede olan Eddie Şikago'ya döndü ve kardeşler kendi altılı müzik topluluklarını kurdular. 28 Temmuz 1936'da "Eddie Cole's Swingsters" adıyla Decca plak şirketi etiketiyle iki 45'lik kaydettiler. Bu çalışma Nat King Cole'un ilk kaydı olma özelliği taşır. O sonbahar tümüyle siyahî oyuncuların görev aldığı Brodvey müzikal revüsü "Shuffle Along"da çalmak üzere anlaştılar. Ağabeyinin aksine Cole gösteri turneye çıktığında da ayrılmadı, bunda kız arkadaşı dansçı Nadine Robinson'un yanında kalmak istemesinin de etkisi oldu. İkili 1937 yılı başında evlendiler, Cole henüz 17 yaşındaydı. Turne ülkeyi gezip Mayıs ayında Los Angeles'ta sona erdi. Cole ve eşi burada kaldılar, başlarda eşinin teyzesiyle birlikte yaşadılar. Cole ise müzisyen olarak iş arıyordu. Kısa bir süre büyük bir topluluğun başında yer aldı, sonra kulüplerde tek başına piyanonun başına geçti.

    1937 yazında "Café Century"de çaldığı sırada Cole'un yanına "Swanee Inn"in menajeri yanaştı ve kulübünde çalmak üzere küçük bir topluluk oluşturmasını önerdi. Gitarda Oscar Moore ve basta Wesley Prince ile ekip o sonbahar harekete geçti. Önceleri "King Cole Swingsters", sonra da "King Cole Trio (Üçlüsü)" ismiyle çalışmalarına başlayan topluluğun çıkış parçası ise bir çocuk şarkısının düzenlemesiydi. Sonraki çalışmalarda Cole hem şarkıcıydı, hem de piyanoyu çalıyordu. 1938 Eylül'ünde -kayıtlar sonradan yayınlanmış olsa da- ticari kaygı taşımadan radyolarda çalmaya başladılar. 1939 ve 1940 yıllarında tüm ülkede canlı gösterilerde izlenirlerken, radyolarla geniş kitlelere ulaşırlarken küçük plak şirketleri için zaman zaman kayıtlar da yaptılar. 1940'ın sonlarında Decca şirketi ile anlaştılar. 1941 tarihli Cole bestesi ve ona başarı getiren ilk kayıt "That Ain't Right" listelerde bir numara oldu. Bu arada Prince topluluktan ayrılmış, yerini Johnny Miller almıştı.

    "That Ain't Right"ın başarısından önce Decca ile anlaşmaları sona ermişti. Sonraki 45'likleri "All for You" 1942 Ekim'inde küçük bir şirket olan Excelsior için kaydedildi. İk çıkışının ardından Capitol tarafından satın alındı ve yeniden yayınlandı. 20 Kasım 1943'te pop müzik listelerinde de kendine yer açan bu çalışma, topluluğun büyük başarı gösteren ikinci şarkısı olmuştu. Bunun üzerine Capitol şirketi Cole ile doğrudan anlaşmaya vardı. Üçlü bu şirket için stüdyoya ilk girdiğinde siyahî listede on hafta liste başı kalan, pop listesinde ilk onda bulunan Cole bestesi "Straighten Up and Fly Right" ve yine siyahî ve pop listelerinde boy gösteren "Gee Baby, Ain't I Good to You" parçalarını kaydetti.

    Üçlü, 1944 yılı boyunca siyahî listeye dört şarkı daha sokma başarısını gösterdi, ilk albümleri de yayınlandı: "The King Cole Trio". Dört plaktan oluşan albümde üçü Cole tarafından seslendirilen sekiz şarkı vardı. Billboard listelerinin albümleri ilk kez sıraladığı 1945 Mart'ında bu çalışma birinci oldu ve 12 hafta boyunca bu birinciliği korudu. Bu dönemde geniş-toplulukların sving müziklerinin gördüğü ilgi giderek azalıyor, birçok cazsever cazın yeni ortaya çıkan farklı bir türü olan ve karışık düzen ve ritimler içeren "bibap" tarzına doğru kayıyordu. Bu yeni tarzın ortaya çıkışı, sanatsal önemi ne olursa olsun, cazı geniş kitlelerce sevilerek dinlenen müzik olmaktan çıkaran bir gelişmeydi.

    Öte yandan "The King Cole Trio" ve özellikle "King Cole" adıyla bilinen piyanist ve şarkıcısı tam zıt istikâmette ilerliyordu. Ülkenin her yerinde kayıtlarda, kulüplerde, salonlarda elde ettikleri başarı filmlerde ve radyolarda aranan kişiler olmalarını sağladı. Bing Crosby'nin "Kraft Music Hall" isimli radyo programında birçok defa konuk sanatçı olarak yer aldıktan sonra üçlü, piyanist Eddy Duchin ile birlikte programın yaz boyunca yayınlanacak 13 bölümü için radyo ile anlaştı. Program sürerken 17 Ağustos'ta yeni albümleri, isminin sonuna "Vol. 2" eklenerek çıktı. Yine dört diskten oluşan bu çalışma, önceki gibi bir numaraya yerleşti. Sonraki beş gün içinde üçlü başarılı pop hanelerine yazılacak iki yeni şarkı daha kaydetti. Cole'un ilk kez yaylı çalgı kullandığı kayıt olan, Mel Tormé ve Robert Wells'in yazdığı yılbaşı şarkısı da bu günlerde hazırlandı. Üçlünün çıkardığı bir başka parça, "(I Love You) For Sentimental Reasons", o güne kadar tempolu parçalardaki başarısıyla tanınmış Cole'un alabildiğine romantik bir parçayı söyleme konusunda da ne kadar yetenekli olduğunu ortaya koyuyordu.

    1946 Aralık'ında "(I Love You) For Sentimental Reasons" Cole'un ilk bir numara 45'liği oldu. Yılbaşı şarkısı ise üç numaraya oturarak milyonlarca sattı ve yılbaşı kutlamalarıyla özdeşleşti. Şarkılar patlama yapadursun, üçlü radyoda konuk olmaya bir son verip, kendi programlarını yapmaya başladılar: "King Cole Trio Time". Cumartesi öğleden sonraları yayınlanan ve 1946 Ekim'inden 1948 Nisan'ına süren 15 dakikalık bir program. 1947'nin ilk yarısındaki kayıt takvimleri pek öyle sıkışık olmasa da Ağustos'tan itibaren yapacak çok işleri olacaktı. 22 Ağustos'ta orkestra eşliğinde kaydettiği, olağan sayılmayan, felsefî parça "Nature Boy" ertesi yıl Mart ayında çıktı ve Mayıs ayında elde ettiği birinciliği sekiz hafta bırakmayarak sanatçının altın kayıtları arasında yer aldı.

    Üçlünün çekirdek kadrosundaki gitarist Oscar Moore on yıllık beraberliklerini 1947 Ekim'inde sonlandırdı ve yerine Irving Ashby geldi. 1948 Mart'ında Cole eşinden boşanarak şarkıcı Marie Ellington ile evlendi, çocukları Natalie Cole büyüyünce anne ve babası gibi müziği seçecekti, tıpkı en küçük erkek kardeşleri Freddy gibi. Basçı Johnny Miller 1948 Ağustos'unda toplulukla yollarını ayırdı, yerini Joe Comfort aldı. 1949 Şubat'ında Cole vurmalı çalgılarda Jack Costanzo'yu topluluğa dahil etti. Ekip de bundan böyle "Nat 'King' Cole ve Üçlü" adıyla anılacaktı. 1950'nin baharında Cole'un kayıtları sadece "Nat 'King' Cole" ismiyle çıkar oldu. Aynı yıl 8 Temmuz'da film için yapılan, yaylı kısımlarını Nelson Riddle'ın düzenlediği hüzünlü şarkı "Mona Lisa" Cole'un üçüncü bir numaralı pop parçası oldu ve altın kayıtları arasına girdi.

    Aynı yılın Eylül ayında ilk uluslararası turnesi için Avrupa'ya hareket etti. Böylece neredeyse düzenli aralıklarla Uzak Doğu, Latin Amerika'da konserler vereceği, Las Vegas gazinolarında uzun süre kalarak programlara çıkacağı, ABD'nin büyük şehirlerinin gece kulüpleri ve konser salonlarında sahne alacağı yeni bir döneme girmiş olacaktı. Bu programlarda çoğu zaman ayaktaydı, sadece bir iki şarkıyı piyanoda çalmak için zaman zaman oturuyordu. 1951'de Ashby ve Comfort ayrıldılar, üçlünün dağıldığına dair resmî bir duyuru yapıldı, bu da Cole'un artık tek başına (solo) çalışacağı anlamına geliyordu. Yine de çalışmalarına bir gitarist, John Collins, ve bir basçı, Charles Harris, ile 1953'te ayrıldığında yerini davulcu Lee Young'a bırakacak olan Costanzo eşlik ediyordu, kimi zaman da orkestra Cole'a eşlik ediyordu.

    Cole listeleri sarsan bir sonraki başarısını "Too Young" ile elde etti. Takvim yaprakları 23 Haziran 1951'i gösterirken bu parça bir numaraya oturmuştu. Aradan geçen yıllara rağmen pek çok eserinden daha çok hatırlanan "Unforgettable" ise o yıllarda 12. olabilmişti ki bu şarkının Cole'un kaydının üzerine ile Natalie Cole'un seslendirmesi ile yapılan yorumu 1991'de Grammy gecesinde "Yılın Kaydı" ödülüne değer bulundu. 1952 yılında çıkan "Penthouse Serenade" ile Cole cazla olan bağını koparamadığını gösteriyordu. Çalgı kayıtlarından oluşan plak Ekim ayında albümler listesinde 10 numarada bir hafta kaldı. Kendine yeni uğraşlar da edinen Cole 1953'te "The Blue Gardenia" ve "Small Town Girl" filmleri ile "Song for a Banjo" isimli televizyon dizisinde küçük roller aldı. O yıl çıkardığı düzenlemesi Nelson Riddle tarafından yapılan "Nat King Cole Sings for Two in Love" albümü 1954 yılında ilk on albüm içindeydi. Bu albümün Frank Sinatra'nın benzer tarza sahip pek çok çalışmasından önce çıkmış olması da dikkate değer bir başka özellikti.

    1953 yılında bir numaraya oturan bir çalışmaya imza atmamış olsa da ("Pretend" ikincilikte kalmıştı), listelere yaptığı yedi farklı giriş, onu 45'likleri en başarılı sanatçılar arasına sokuyordu. 1954'te listelerde kendine yer bulan, aralarında büyük beğeni toplayan "Answer Me, My Love" parçasının da bulunduğu beş şarkı sanatçının namını ertesi sene de korumasını sağlayacaktı. 1955'te bu sayı "Darling Je Vous Aime Beaucoup", "A Blossom Fell" ve "If I May" gibi ünlü parçaları dahil olmak üzere sekize, ertesi sene dokuza yükselecekti. 1957'de çeşitli listelerde bir numaraya oturan "Send for Me" en başarılı çalışması olacaktı. 1958 yılında "Looking Back" ile yeniden ilk on parça sıralamasına girmeyi başarmış olsa da artık rock'n'roll'un günleri geliyordu, bu da en iyi 45'likler listesine hakim olan tarzın değişmesine yol açacaktı. 1957'de "After Midnight" isimli çalışması ile yeniden caz alanına dönen Cole, Harry Edison, Stuff Smith, Willie Smith ve Juan Tizol gibi isimlerle sürdürdüğü çalışmalarına hız vermiş oldu. Orta derecede bir ticarî başarı kazanan albümü Gordon Jenkins tarafından düzenlemeleri yapılan ve giriş yaptığı 27 Mayıs 1957'den itibaren listelerde sekiz hafta bir numarada kalan "Love Is the Thing" isimli, ilerleyen zamanlarda platin plak ödülünü de hak edecek bir romantik çalışma takip etti.

    Bu arada 1956 sonbaharında "The Nat 'King' Cole Show" 15 dakikalık haftalık bir televizyon programı serisine başladığında ekranlardaki ilk Afro-Amerikan kökenli program sahibi oldu. 1957 Temmuz'unda programın süresi 30 dakikaya çıkarıldı ve aynı yılın Aralık ayına kadar sürdü. Çok daha uzun sürebilecek bir etkinlik olamamasının bir sebebi de yurt genelinde bir destekçi bulunamamış olmasıydı. Cole bu durumu reklam verenlerin ırkçı tepkilerden çekinmelerine bağlıyordu. Yıl boyunca "İstanbul" ve "China Gate" filmleri ile aktörlük deneyimlerini artırdı. Sinema dünyasındaki en önemli rolünü ise blues müzisyeni W.C. Handy'nin yaşam öyküsünün anlatıldığı "St. Louis Blues" filminde başrolü oynayarak elde etti. Son büyük deneyimi ise 1959 tarihli "Night of the Quarter Moon" ile oldu. 1960 yılında yeniden salonlara ağırlık vermeye başladı, Broadway müzikalleri için çalışmalarını sürdürdü. Şarkılar Dotty Wayne ve Ray Rasch tarafından yazılıyordu, Cole'un doldurduğu albüm, "Wild Is Love", üç yılın ardından en iyi on albüm içinde sayılan ilk çalışması oldu. Bu çalışmayla ilişkili sahne gösterisi, "I'm With You", aynı başarıyı gösteremedi ve öngörülenden daha kısa sürdü. Yine de Cole bu gösterinin esaslarını "Sights and Sounds: The Merry World of Nat King Cole" ismini verdiği farklı bir gösteride kullandı. 1961'den 1964'e sürekli turnelerle devam eden etkinliğe şarkıcı ve dansçılar renk katıyordu.

    Kasaba tarzına yakın ezgiler içeren ve ilerleyen zamanlarda platin plakla ödüllendirilecek olan "Ramblin' Rose" parçasıyla 1962'de yeniden en iyiler listesine dönüş yaptı. 1963 yazında gelen "Those Lazy-Hazy-Crazy Days of Summer" listelere giren son büyük parçası oldu. 1964 yılında, ölümünden sadece birkaç ay önce çıkan son albümü unutulmaz şarkılar içeren "L.O.V.E" oldu. Aralık ayında Cole akciğer kanseri teşhisi aldı. İki ay sonra da henüz 48 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.

    Cole ölümünün ardından ortak yönleri çok az olan ve hayattayken kendisini takdir eden iki farklık dinleyici kitlesine de hitap etmeye devam etti. Cazseverler 1930 ve 40'lardaki kayıtlarını keşfetmeye devam ederlerken -1994'te Alman diskografici Klaus Teubig, Cole'un eserlerini "Straighten Up and Fly Right: A Chronology and Discography of Nat 'King' Cole" ismiyle bir araya getirirken 50'lerden sonrasını dahil etmedi-, popüler müzik hayranları Cole'un 1950'ler ve '60'lardaki müziği ve yeni yorumlarını büyük heyecanla takip ettiler, Cole'un şarkılarından oluşan toplama albümler her zaman büyük başarılar kazandı. Sevenlerinin, müzik tarihinin önemli kilometre taşlarından olmayı başaran Nat King Cole'a duyduğu ilgi ve hayranlık on yıllar sonra da aynı tazelikte.