Nazar Boncuğu

Konusu 'Diğer Sanat Alanları' forumundadır ve yaren_76 tarafından 15 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    15 Ocak 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG][/URL][/IMG]
    [​IMG][/URL][/IMG]
    Bugün gerçek göz boncukları sadece Türkiye'de, İzmir'e bağlı Görece ve Kurudere köylerinde, bu işe gönül vermiş son bir kaç usta tarafından yapılmaktadır. Bu ustalar, evrensel bir inancın sihirli nesnelerini şaşırtıcı bir cam işleme tekniğiyle üretmektedirler
    Eki Görüntüle 1744
    Bu sanat, binlerce yıllık süreç içinde, çok az değişime uğramıştır. 3000 yıllık Antik Akdeniz Cam Sanatı tüm incelikleriyle Anadolu göz boncuğu fırınlarında yaşamaktadır
    Bugün, bu geleneği yaşatan az sayıdaki boncuk ustasının kökeni, 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğunun dağılmaya başlamasıyla, İzmir ve çevresine yerleşen Arap asıllı cam ustalarına dayanmakta. Anadolu'da unutulmaya yüz tutmuş olan cam işleme tekniği, bu tarihten sonra göz
    Eki Görüntüle 1745
    Eki Görüntüle 1746
    Önceleri Araphan ve Kemeraltın'da ocak kurup hal hal ve göz boncuğu yapan ustalar, fırınların çıkardığı dumanın, çevre sakinlerini rahatsız etmesi ve yangın tehlikesi yaratması üzerine bu bölgeden sürülürler. 1930'larda, büyük miktarlarda tükettikleri çam odununun bol olduğu Görece'ye, 1950'lerde
    Eki Görüntüle 1747
    Günümüzde kullanılan fırınların yapısı ve çalışma tekniği eskisiyle bire bir aynıdır. Sabahın erken saatlerinde çam odunuyla yakılan fırın, atık camların ve özel olarak hazırlanan renklendirici kimyasalların fırın içindeki gözlere yerleştirilmesinin ardından, çok kısa sürede 900 C derecelik bir sıcaklığa ulaşır. Bu, sadece ateş tuğlası, kil ve samandan yapılmış olan fırınlardaki üstün teknolojinin bir göstergesidir. Her gün inanılmaz bir ısı düzeyine yükselip soğuyan fırınların üzerindeki kil sıva, hem ideal bir ısı yalıtımı sağlamakta hem de dağılıp parçalanmasını önlemektedir. Çam odunu ise yandığında yüksek ısı vermesi, çok az kül bırakması, cama parlaklık ve şeffaflık kazandırması nedeniyle özellikle tercih edilmektedir.

    Gözleri ateşe odaklanmış ustalar, çelik çubuklarıyla, hızlı ama, telaşsız çalışırlar... Sessizlik içinde bilmediğimiz bir oyunu oynar gibidirler... Birkaç kesin hareketle, erimiş cama biçim verilir. Kullanılan araçların adları bile mistik bir törende okunan duaların yankıları gibidir. Ana parçayı oluşturan camın sarıldığı çubuğun adı Asabe... Boncuğun üzerine gözleri kondurmada kullanılan şiş, Merdan... Erimiş cama biçim verilen yassı demirin adı ise Metleke... Ve bu ayin, sürer gider..

    Göz boncuğunun renklendirilmesi, Sümer tabletlerinde anlatılanlardan çok farklı değildir. Bakır tozu, kepek ve sofra tuzu camla karıştırılıp eritildiğinde mavi renk, kalay, çinko, kurşun ve cam karışımına bakır tozu eklendiğinde ise, çeşitli tonlarda yeşil elde edilir. Cama opal karıştırılırsa kaliteli beyaz renge ulaşılır. Ama her ustanın, uzun yıllar sonunda edindiği, renklere ilişkin çok özel, sırları da vardır.
    Eki Görüntüle 1748
     
  2. 16 Ocak 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
  4. 28 Ocak 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. Cevrimhici

    Cevrimhici Şampiyon Belli 2. Kim? Pro Üye

    Katılım:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.786
    Beğenildi:
    222
    Ödül Puanları:
    113
    Derginin birinde gözüme çarpmıştı nazar boncukları..vazgeçilmez aksesuarlardan biri olup kim ne derse desin takıyoruz valla.
     
  6. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yazgelse

    yazgelse Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    112
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Nazara inanmam ama el yapımı boncuklara bayılıyorum,doğal şey hemde elde yapılınca değeri dahada artıyor..Çok güzeller...