ne yapardiniz?karari siz verin..

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve seyran tarafından 7 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    7 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Ne yapardınız? Kararı siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok. Yine de okuyun.

    Sorum su: Aynı kararı siz verir miydiniz?

    Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul için bağış toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula ve kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu:

    “Dışarıdaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa her şeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması gerekenler şeyler nerede?”

    Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

    Baba devam etti. “Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zekâ engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.”

    Ve sonra aşağıdaki hikâyeyi anlatmaya başladı:

    Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler. Shay sordu, “Acaba oynamama izin verirler mi?”

    Shay’in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.

    Shay’in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla bir şey beklemeyerek) Shay’in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk söyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra “Su anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım” dedi.

    Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takim t-shirtini giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay’in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babası ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.

    Dokuzuncu turun sonunda Shay’in takimi yine puan kazandı. Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve vurma sırası Shay’e gelmişti.

    Bu noktada Shay’in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay’e sopayı verdiler.

    Herkes, isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyordu, çünkü bırakın vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.

    Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay’e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay’e doğru fırlattı. Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay’e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.

    Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına kolaylıkla atabilecek ve Shay’i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.

    Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.
    Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, “Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!”
    Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.

    Herkes bağırmaya devam etti,
    “İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş” Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği
    sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı…
    Takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.

    Herkes bağırıyordu, “Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay”

    Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, “Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!”

    Shay üçüncüye gelirken diğer takımdaki çocuklar ve seyirciler ayağa kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, “Shay, hepsini koş! Hepsini koş!” Shay hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.

    “O gün”, dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek, “iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar”.

    Shay bir sonraki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.

    alinti
     
  2. 8 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. XOXzgxuxrCe

    XOXzgxuxrCe Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.875
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    bak yine ağlıyorum.ne güzel bir insanlık dersi.malesef çok az insan bu hikayedeki gibi duyarlı ve iyi kalpli.önceliklerimiz her zaman insani değerlerden yana olmalı.çok teşekkürler canım.bu hikaye çoğumuzun gözlerindeki perdeyi açacak,yüreğimizdeki katılığı yumuşatacak.sağol.a.s.