Neden İnsanları Kırarız?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve VenhaR tarafından 27 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    27 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : VenhaR
  1. VenhaR

    VenhaR Guest

    İnsanları kırmak kolay, oysa yeni dost kazanmak
    zordur. Her zaman böyle olur, yapmak zor, dağıtmak ise
    kolaydır. Bazen bunu isteyerek yaparız. Sonuç da ne
    olur? Arkadaşlık ilişkimiz biter. Köprüleri atmış
    oluruz. Hiç düşündünüz mü "Neden bunu yaparız?" Bir
    sebebi varmıdır? Çoğu zaman sebebini de bulamazsınız.
    Bir anlık duygu-davranış durumumuzun sonucudur bu.
    Öfke, kin, hırs, intikam bu kararı vermemize yani
    köprüleri kolayca atmamıza neden olur.

    Bir de olayın başka yönü var. Kimse kimseye mecbur
    değildir, kimse kimseyle aynı evde yaşamak, aynı iş
    yerinde çalışmak zorunda değildir. İsteyen kapıyı açar
    gider. Kapanan o kapı, atılan köprü gibidir. Kapı bir
    daha açılmayabilir.

    Oysa her bir insan ayrı bir dünya demekdir ve onlardan
    öğreneceklerimiz vardır. Bunu da bilmek lazımdır.

    Biz ise insanlardan ayrıldığımız zaman nedense onları
    cezalandırdığımızı düşünürüz. Oysa bir bakıma
    kendimizi de cezalandırırız. Bunun da
    farkındamıyızdır? Tartışmada haklı da olabiliriz. Bu
    geçerli bir sebepmidir? Önemli olan sebep mi yoksa
    sonuç mudur? Haklı olup, dost kaybedip, yalnız kalmak
    iyimidir?

    Hatırlamak gerekir. "Hayat oyun değildir." Hata yapıp,
    affedilme şansımız çoğu zaman yoktur. her şeyi kolayca
    silemeyiz.

    Mantığımızı ya da çıkarlarımızı her zaman iyi
    kullanamayız. Duygularımız çoğu zaman ön plana çıkar
    ve duygularımız mantığımızı dinlemez. Bu nedenle
    "kafanı kır, ama kalp kırma" prensibine uymamızda
    fayda vardır. Çünkü kalp evdeki vazonuz gibidir.
    Kırın, dünyanın en yapıştırıcısı ile yapıştırın ilk
    hali gibi olmaz, biraz bozulmuştur, kırılmasından
    dolayı izler vardır üzerinde, hem de hiçbir şekilde
    geçmeyecek olan izlerdir bunlar. Unutmayalım.