Neden mutlu değiliz?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve kulitta tarafından 27 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  1. kulitta

    kulitta İlahi Adalet Pro Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.820
    Beğenildi:
    2.241
    Ödül Puanları:
    238
    [​IMG]

    Bağırıp çağırmayı, stres yapmayı, kaba davranmayı, önyargılı olmayı, hüzünlenmeyi eleştirmeyi, hep kötü şeyler beklemeyi alışkanlık haline getirmişiz, iyimserlikleri raflara dolaplara saklamışız...
    Asık suratla yaşamayı tercih ediyoruz, basit bir gülümsemeyi kendimize ve çevremizdekilere çok görüyoruz...

    Geçmişle ilgili aklımıza hep yaşanan köyü şeyleri getiriyoruz... Yaşanan güzellikler nedense aklımıza getirmiyoruz...
    Olumsuzluk üretilen meclisleri terk edip kalkmak yerine orada oturup onları dinlemeyi tercih ediyoruz...
    Hep oturuyoruz... Hep daracık evlere ve ofislere sıkışmış kalmışız... Aklımıza doğaya çıkmak, bir akşam yürüyüşü yapmak nedense gelmiyor...

    Birilerinin evine gittiğimizde kendi evimizle onun evini karşılaştırıyoruz... Ya ne güzel bak gezmeye gelmişsin stresini atsana... Hayır... Kendi evimizdeki eksiklikler kafamıza takılıyor... Evimizdeki fazlalıkları nedense kafaya takmıyoruz...

    Kendimizi çoğu zaman salıveriyoruz kendimize bakmıyoruz... Daha sonra aynanın karşısına geçip ne kadar çirkin birisiyim diyoruz...

    Birkaç kişi bir araya geldiğimizde her şeyin çok güzel olduğunu söyleyen birine rastlamıyoruz... Herkes hayat denizinde nasıl boğulduğunu anlatıyor... Ruhları dindiren bir konuşma yapmıyoruz... Paramız yok, geçimimizi zor sağlıyoruz, hepimiz hastayız, kayınvalidem bana neler çektiriyor, ülke satılıyor, hayat beni bu aralar boğuyor, eşimle sürekli kavga halindeyiz. vs...

    Ev sahibi değilken hep evimiz yok diye sızlanıyorduk... Başımızı sokabileceğimiz bir ev aldık... Daha güzel bir ev alsak ne olurdu diyoruz. Allah onu da nasip ediyor bize, Şimdide keşke birde yazlığımız olsa diyoruz...

    İkinci bir el arabamız olsun ayağımızı yerden kessin yeter diyoruz... Çok şükür dileğimiz yerine geldi, ama rahat durmuyoruz bir de sıfır araba alabilsek diye yakınıyoruz...

    Karşınızda bir hata yapan var ise onu affetmek yerine cezalandırmayı tercih ediyoruz...

    Komşumuza rahatlayalım diye gezmeye gidiyoruz... Yeni aldıkları plazma televizyonu görünce birden huzurumuz kaçıyor... Gezme boyunca onu kafaya takıyoruz bizim niye yok diye... Rahatlayalım diye gittiğimiz gezmeden iyice rahatsız olup evimize dönüyoruz...

    Apartmanın kapısından girerken alt komşunun kapısı açık ne oluyor diye soruyoruz...o da pencereleri PVC yaptırıyoruz,birde balkona katlanabilir cam taktırıyoruz diyor..moralimiz iyice bozuluyor..akşam bizimkisi gelsin bunları bir bir anlatacağım biz neden yaptırmıyoruz...

    Birisinin bir hareketini hemen üstümüze almaya hazırız,onunla kavga etmeye ona küsmeye onu kırmaya programlamışız beynimizi...en ufak bir tartışmaları kafaya takıyoruz ve günlerce onu düşünüyoruz ..olaylardan çabuk kurtulmayı beceremiyoruz veya becermek istemiyoruz...

    Çarşıda bir giysi almaya çıkıyoruz ilk önce şehrin tüm mağazalarını dolaşıyoruz maalesef beğenemiyoruz...ikinci kez tekrar çıkıyoruz..maalesef tekrar hangisini alacağımıza karara veremiyoruz...ve her gün çıkıyoruz...hayatımız hep kararsızlıklarla geçiyor

    Hayatı hatasız yaşamak istiyoruz... Hayatı hep sağlıklı geçirilecek bir olgu olarak düşünüyoruz... Mükemmeliyetçi olarak yaşamanın daha iyi olduğunu zannediyoruz... Yine bu adam pijamasını kaldırmamış, yine çoraplar ortada, bu perdenin ucu niye eğri duruyor, bir hafta sonra günüm var şimdiden temizliğe başlayayım, baharda yaklaşıyor en az on gün evi temizlemem lazım, sehpanın örtüsü azıcık kıvrılmış onu düzeltmem lazım, ya mutfakta iki kirli bardak kalmış kalkıp onları yıkayayım, yarın ne yemek yapa cam, diş macununun kapağını kim kapatmıyor, kâğıt havlu böylemi koparılır... ve kafaya taktığımız daha nice şeyler...
    Komşularımızla birlikte bir araya geldiğimizde hep ağlatan programlar seyredip ,batsın bu dünyayla başlayan şarkılar dinliyoruz,daha neşeli,insanı motive eden, eğlendiren,güldüren programları seyretmiyoruz...nedense hüzünden melankoliden hoşlanıyoruz..

    Çocuklarımıza iyi bir eğitim veremediğimizi onlarla yeterince

    İlgilenmediğimizi, onlara her istediğini almadığımızı düşünüp hayıflanıyoruz... Çocuk yuvalarında annesiz ve babasız, bakıcıların elinde büyüyen bebek ve çocukların hallerini düşünmüyoruz...

    Aslında mutlu olmamız için o kadar çok şey var ki yeter ki beynimizi lüzumsuz kaygı ve streslerden uzak tutalım ve bizde var olan güzellikleri görebilelim...

    alıntı
     
  2. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  3. Laale

    Laale Aşikârdır Zat-ı Hak Pro Üye

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    19.347
    Beğenildi:
    21.531
    Ödül Puanları:
    363
    Şükretmeyi bilmediğimiz için mutlu değiliz..
    Bunu öğrenmediğimiz sürece de mutlu olamayız zaten:nazar:
     
  4. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  5. Nadas

    Nadas Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.933
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    yetinmeyi ve paylaşmayı bilmediğimiz ,n
    nimeti verene şükrünü eda etmediğimiz için...
     
  6. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  7. cinsilatif

    cinsilatif sana emanet... Pro Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.254
    Beğenildi:
    196
    Ödül Puanları:
    163
    neden mutlu değiliz? çünkü insanız...
    zaaflarımız,tatminsizliklerimiz,dahasını isteyen sınırsızlığımızla
    her daim aç varlıklarız
    24 saat içinde belki 1 saat halimize şükredip,
    mutluculuk oynayıp( oda illa ki daha beterini görünce)
    kalan 23 saatte o beteri unutup yine mutsuzluklarımızla başbaşayız
     
  8. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  9. kesinlikle laleye katılıyorum.şükretmeyi bilmiyoruz.
    pozitif düşünmüyoruz hiçbirzaman.herşeyin hep kötüsünü düşünürüz.doyumsuzuz ayrıca.vermekten çok almayı severiz.kendimize yapılmasını istemediğimizi şiddetle karşımızdakine yaparız. asla ve asla özeleştirimizi yapacak cesareti bulamayız.korkarız kendimizden...
    kendimizi mutlu etmek yerine kandırmayı tercih ederiz.kandırmayı başaramadığımızda hastalanırız ve buna depresyon deriz.
    hayatı ve insanları değiştirmek güzelleştirmek adına hiçbirşey yapmayız ama onlardan sürekli şikayet ederiz.hep biz haklıyızdır.kimseyi koşulsuz sevemeyiz.
    mutlu olmak için gereken en önemli şey affetmek ve sevmek.herşeyi ,herkesi sevebilir ve affedebilirsek mutlu olabiliriz. ama biz o kadar varmıyız?..
     
  10. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  11. katikula

    katikula Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2008
    Mesajlar:
    35.592
    Beğenildi:
    12.565
    Ödül Puanları:
    288
    olamıyorum işte senağlama
     
  12. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  13. Gxuxlsxuxm Sultan

    Gxuxlsxuxm Sultan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.226
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    146
    Bu hayatin gecici oldugnu düsündügmüz zaman, ne fazla mutlu olmak isteyecegiz nede her derdimize aglamak...:nazar:

    Insanlarin mutsuz olmasinin sebebi mutlulugu yanlis yerde ardiklarindandir, baska insanda degil kendimizde bulmamiz lazim...biz kendimizle barisik, hayatimizi ve kendimizi oldugmuz gibi kabul ettikten sonra mutlu olmak icin ilede bir insana ihtiyac duymayiz...a.s
     
  14. 27 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  15. janet

    janet Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.642
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    cevremizdeki insanları eklememisiniz cevrenizde piskolojisi bozuk insanlar olursa siz mutluyken bile sürekli bağıran takıntılı insanlar ne kadar mutlu olabilirsiniz bence mutlulugumuzu bunlarda cok etkiliyor
     
  16. 29 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  17. Lotus

    Lotus kimse olmadı senin gibi.. Pro Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2007
    Mesajlar:
    2.835
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Ben mutlu bir insanım ve enerjimin yüksek olduğunu düşünüyorum...
    Olumsuz şeyler yaşasamda olumsuz düşüncelere yer yoktur benim hayatımda...
    Negatif, yıkıcı, anlayışsız, hoşgörüsüz insanlara da...
    Bir şeylere kahreden arabesk şarkılar dinlemem...
    Tanımasam da birebir karşılaştığım insanlara selam veririm..
    Yolda bir çiçek görsem severim...
    Bunlar beni mutlu eden şeyler...
    Pollyana mıyım hayır değilim, hiç olmadım...
    Küçük şeyler mi beni mutlu eden, evet...
    Ama hiç sıradan basit düşünen bir insan da olmadım...
    Büyük duyguları severim mesela azla yetinemem...
    Her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum ben, kendimi de...
    En çok hatalarımı, zaaflarımı, başarısızlıklarımı kabul ediyorum...
    Yapamadıklarım için kendimi çok suçlardım ben...
    En ben olmalıyım derdim...
    Çok acıttı bu düşünceler beni..
    Anladım ki hayatın hatasız yaşanabilmesine imkan yok..
    Herşeyi olduğu gibi kabul ettiğinizde kırılamayacak hiç bir kısır döngü yok...
    Kötü insanlar elbette olacak, onlarda hayatın bir parçası...
    Belki dinleseniz kendilerince haklı nedenlerle kötüler...
    Şükretmek en büyük servet bence...
    Sahip olduklarınız için şükredip sahip olamadıklarımız için çalışmak gerekli...
    Ama şikayet etmeden...
    Yeni şeyler hep heyecanlandırır beni, her son bir başlangıçtır aslında...
    Kim bilir ne güzel günler var hayatta beni bekleyen...
    Acılar elbette olacak ama yaşam kadar gerçek hiç bir şey yok hayatta...
    Değmez, hiç bir başarı, kariyer, kişi, mal vs. hiç bir şey için kendini üzmeye değmez...
    Hırs yapmaya değmez...
    Sanırım burada yazılanların çoğu yok bende...
    Var olanları da çekip atıyorum hayatımdan...
    Ben mutlu bir insanım...
     
  18. 29 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kulitta
  19. schnitCELL

    schnitCELL £PİRELİ PİRELLİ GÜZELİ£ Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    697
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    kendinle barışıksan,
    küçük şeylerle mutlu olabiliyorsan,
    hatalarını bilip bunlardan ders alabiliyorsan,
    almaktan ziyade vermeyi biliyorsan,
    imkan ve olanakları sorgulamayıp,bunlardan faydanlanma yolunu güdüyorsan,

    işte o zaman,
    mutsuz olman için nedenin yok...