Nekrofili (Ölü Sevicilik)

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve seyma88 tarafından 12 Haziran 2009 başlatılmıştır.

    12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  1. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Utangaç ve sıradan görünümlü Ed Gein hem Sapık’da ki Normon Bates’i, hem de Kuzuların Sessizliği’nde ki Buffalo Bill karakterini etkilemiştir. 1940 ve 50’li yıllarda Plainfield, Wisconsin’de yaşayan Ed Gein, ailesinin toplumdan izolasyonu ve kimsenin onun ne kadar yalnız olduğunu fark etmemesi üzerine garip ve ölümcül eğilimlerini ortaya çıkarmaya başladı.

    Ed, oldukça deli olan ve seksten iğrenen annesine tutkuyla bağlıydı. Ed’in annesi cinselliğin dünyada ki en büyük şeytan olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden iki oğluna da sürekli kendilerini saf olarak korumalarını tembihlerdi. Ed ve ağabeyinin ilerleyen yaşlarında bile anneleri onları kendine saklamış, sosyalleşmelerini engellemişti. Ed’in babası ölünce ise annelerinin iki kardeş üzerinde etkisi daha da artmıştı. Ve nihayetinde Ed’in ağabeyinin ölmesi üzerine Ed, saplantılı annesiyle baş başa kaldı. Hafif geri zekalı ve akli dengesi bozuk Ed tamamen annesine bağımlı hale gelmişti.

    Sonunda, Ed 39 yaşındayken annesi de öldü. Ed bu durumla çok zor başa çıkabildi. Sürekli tarlayla uğraşıyor, artan zamanlarında ise evle ilgileniyor; kafa avcıları, insan anatomisi ve Naziler’le ilgili dergiler okuyordu. Ayrıca sürekli cinsiyet değiştirme ameliyatını düşünüyor, cinsiyetini değiştirirse annesine daha yakın olabileceğini hissediyordu.

    Bir gün gazeteden bir kadının annesinin mezarının çok yakınına bir yere gömüldüğünü öğrendi. Oraya gidip mezarı kazmaya karar verdi, böylece bir kadın vücudunun gerçekte neye benzeyeceğini öğrenecekti. Gus adında bir mezar kazıcıyla arkadaş oldu ve beraber gazetede gördükleri kadının mezarını kazdılar. ılerleyen günlerde mezarlık ziyaretlerine devam etti (ziyaretler genelde dolunay gecelerinde oluyordu). Bazen tam bir cesedi çalıyor, bazen de parçalar koparıp eve götürüyordu. Ed, yakalanışından sonra üç farklı mezarlıktan dokuz ceset çaldığını itiraf etmiş ve polis mezarlıklara bakıncaya kadar Ed’in söylediğine inanmamıştı.

    Ed cesetleri gerçekten çok sevdi. Vücut parçaları onu heyecanlandırıyordu ve çürüme hangi aşamada olursa olsun ,evinde onları saklamamak için bir neden görmüyordu. Çıkardığı cesetlerin başlarını kesiyor, onları yatak başlarına takıyor, ayrıca derileri yüzüp abajur yapıyordu. Organları çıkarıp buzdolabında daha sonra pişirmek için saklıyordu. Kemiklerden çorba kasesi gibi işine yarayacak gereçler yapıyordu. Daha sonra inkar etmesine rağmen cesetlerle cinsel ilişkiye de girmişti. Son olarak gidip annesinin mezarını kazdı. Cinsiyet değiştirme operasyonu yerine kendisine parçaladığı derilerden kadın vücudu ve maskesi dikti. Bu kıyafeti evin dışında dans etmek için kullanırdı. Bazen de mezar kazmaya bu kıyafetle giderdi.

    ınsan derisinden yaptığı kıyafetin sertleştiğini ve bozulduğunu anlayınca kendine daha taze vücutlar bulması gerektiğini anladı. Bu gerçekten taze birileri anlamına geliyordu. 1954 yılında annesine benzettiği Mary Hogan adlı bir kadını öldürüp çiftliğine getirdi. Hiç kimse ondan şüphelenmemişti. Üç yıl sonra aynı şeyi Bernice Worden’e yaptı, bu sefer polis Ed’in evine bir göz atması gerektiğini anlamıştı.

    Ed’in çiftliğinde sayısız vücut parçası, kemik kırıntıları, altı tane yüz maskesi, tavanın üzerinde bir kalp, kafatasından yapılmış bir çorba kasesi, kafa derileri yüzülmüş on kadın başı, insan derisiyle kaplanmış sandalyeler, bir kutunun içinde tuzlanmış olarak saklanan kadın cinsel organları, buzdolabında saklanmış iç organlar, ipe asılmış bir çift dudak ve çok daha fazlası bulundu.

    Ed Gein deli olduğu için yaptıklarından dolayı suçlu bulunmadı. Bir hastaneye gönderildi ve 1984 yılında 78 yaşındayken hastanede öldü.

    Ed Gein diğer nekrofiller gibi cesetlere karşı aşırı bir şehvet beslememiş olsa da bir cesedin dostluğundan oldukça hoşlanıyordu. Bir sonraki hikayedeki Jeffrey Dahmer ve Dennis Nilsen’in cesetlere ilgileri ise çok daha farklıydı…


    Alıntıdır...

    Böyle bir bilgiye geçtiğimiz günlerde ulaştım ve okuduklarım karşısında şok oldum.Buna istinaden de sizlerle paylaşmak istedim.Eminim sizde benim kadar şaşırdınız :bbo:
     
    Son düzenleme: 15 Haziran 2009
  2. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  3. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Jeffrey Dahmer ve Dennis Nilsen’de tıpkı Gein gibi sıradan ve sessiz insanlarken öldürmeye başlamışlar, gittikçe büyüyen cinsel heyecanlarını cesetlerin üzerinde dindirmişlerdi.

    Londra’da yaşayan Dennis Nilsen kurbanlarını publardan toplardı. Aslında Dennis Nilsen insanları kendine dost edinmek için öldürürdü. Öldürmeye başlamadan önce, ölümde erotik bir çekicilik bulur, saatlerce aynanın önünde ölü taklidi yaparak yatardı. Fantezilerini gerçekleştirmek için önceleri birkaç sevgilisine rol yaptırtmıştı ancak sonradan işler çok daha ciddi bir hale geldi.

    ılk cinayetini 1978 yılında gerçekleştirdi. Bir adamı kravatıyla boğazlamıştı. Birinin üzerinde böyle bir güce sahip olmak, yani birini öldürebilmek ona erotik bir haz verdi. Bu zevki tekrar tekrar tatmak için evine publardan bulduğu eşcinsel erkekleri davet etmeye devam etti. Önce kurbanlarını boğazlıyor, sonra onları yıkıyordu. Cesetleri çoğu kez yatağa götürüp onlarla cinsel ilişkiye giriyordu. Son olarak cesetleri parçalayıp evinin muhtelif köşelerine saklıyordu. Özellikle cesetlerin çürümeye başlamadığı ve kokmadığı ilk geceleri seviyordu. Cesetlerin yataktan kalkıp gidemeyecekleri fikri Nilsen’i coşturuyordu. Yani kontrol tamamen ondaydı. Cesetleri yıkadıktan sonra onların kaderlerine kendi karar veriyordu. Cesetleri sandalyeye oturtuyor, parçalıyor veya onlara tecavüz ediyordu. Kasaplık deneyimi olduğu için kafataslarını suda kaynatıp etlerini ayırıyordu. Nilsen için tüm bu yaptıkları bir sevgi gösterisiydi.

    Genelde işine yaramayan parçaları tuvalete atıp sifonu çekerdi. Binanın kanalizasyon bağlantısı tıkanınca doğal olarak Nilsen’e karşı bir soruşturma başladı. Arama sırasında Nilsen’in klozetinde iki farklı adamın parçaları bulundu. Evdeki sandıklardan birinde ise bir adamın gövdesi bulundu. Daha sonra Nilsen evinde beş yıl boyunca on beş adamı öldürdüğünü itiraf etti. Hapiste geçirdiği yıllarda ceset ve vücut parçalarının resimlerini yapardı.

    Milwaukee, Wisconsin’ den Jeffrey Dahmer Temmuz 1991’ de 17 adamı öldürmekten tutuklandı. Buzdolabından insan başları, kalp ve böbrekler çıkmıştı. Dairenin her yerinde kafatasları, çürüyen vücut parçaları vardı. Asit dolu küvetin içinden üç adet gövde çıkmıştı. Ayrıca evin içinde bulunan kloroform, elektrik testereleri, formaldehit ve asit varilleri içeride neler yaşandığını tasvir edebiliyordu.

    ılk cinayetini on sekiz yaşında işledi. O yaştayken tüm ailesi evi terk etti ve o sene birkaç hafta yalnız yaşamak zorunda kaldı. Kendine bir arkadaş istiyordu. Steve Hicks adlı çekici bir otostopçu buldu ve beraber uyuşturucu kullanma vaadiyle onu evine getirdi. Hicks birkaç saat sonra evden ayrılmak istediğinde; Dahmer kurbanının kafasında bir varil kırdı ve onu boğdu. Sonradan polise verdiği ifadesinde “O sırada onu evde tutmak için aklıma başka bir fikir gelmedi
     
  4. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  5. mnla

    mnla Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.298
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    148
    gercek orneklerini hic duymamis olsam da edebiyatta bircok ornegini okudum.

    Mesela William Faulkner " A Rose for Emily" . kisa bir oykudur. turkcesi var midir bilmiyorum malesef.
     
  6. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  7. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Amerikan nekrofilleri arasında en kötü şöhretlisi Ed Gein’dir. Tüm klasik nekrofiller gibi Gein de kesinlikle canlı kadınlarla ilgilenmezdi. Seks partnerlerini yerel mezarlıklardan bulurdu ve on iki yıldan uzun bir süre bu mezarlıklardan ceset çalmıştı. Genel olarak nekrofiller seri katillerden daha az tehlikeli görülürler çünkü kurbanları hali hazırda ölüdür. Gein de bir istisna değildi. Yine de zararsız sayılamazdı. Yerel mezarlıklarda istediği türden kadınlar kalmayınca dişine göre bir kurban aramaya çıktı ve onu en sevdiği kadın türüne dönüştür. Yani ölü bir kadına….

    “Sutyenini ve külotunu çıkarıp onunla seks yaptım. Sanırım bu benim hayatımın bir parçası oldu yani ölülerle cinsel ilişkiye girmek.”

    HENRY LEE LUCAS bir tartışma sırasında göğsünden bıçakladığı 12 yaşındaki nikahsız karısı Becky Powell’ın ölümüne verdiği tepkiyi anlatırken. :1shok:
     
  8. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  9. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Yazan: William Faulkner

    çeviren: Müjde Dural
    Varmış canım kısa zamanda temin edip okumayı planlıyorum.Daha çok psikoloji,kişisel gelişim vs okuyorum ama aralarında hiç böyle birşeye rastlamadım.Rastlasam unutmam eminim kötükedihüso
     
  10. 13 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  11. Deryacik

    Deryacik ...KUAFÖR OLDUM BEN... Üye

    Katılım:
    18 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    7.811
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    146
    Ama Allahım ne manyaklar var dünyada
    ıçim ürpetdi
    Midem bulandı
     
  12. 13 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  13. Lyre

    Lyre TuğçEgehan Pro Üye

    Katılım:
    9 Kasım 2008
    Mesajlar:
    9.041
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    pessss :1shok:
     
  14. 13 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  15. beyza 25

    beyza 25 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    276
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    manyak insanlar ya
     
  16. 15 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  17. seyma88

    seyma88 Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    18 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.264
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Konuyla ilgili bir film buldum.İzledim ya da izlemeye çalıştım diyelim.Filmin adı Nekromantik.Çoğumuzun hatta hiçbirimizin midesinin alamayacağı türden.Bilmiyorum ki kaç defa çıkardım içimdekileri kafamçokkarıştı Böyle insanlar gerçekten var mı yaaa.Ya da şöyle diyelim vardı tamam da hala var mıııı ??? kötükedihüso kafamçokkarıştı kafamçokkarıştı
     
    Son düzenleme: 15 Haziran 2009
  18. 15 Haziran 2009
    Konu Sahibi : seyma88
  19. EU1

    EU1 Guest

    bende Türkiyede yaşanan bir olay duymuştum...
    Yalan gerçek bilemem yanlarında değildim...
    Bir hastanenin morg bekçisi ölüye tecavüz ederken yakalanıyor,yakalayanlar adamın içinde rakı şişesi patlatıyorlar...
    Adam yaptığına yapacağına pişman tabi,1 sene çıkamamış hastaneden...
    Bağırsakları cam kırığı içinde imiş...
    :nazar: