Neştersiz de daha güzel görünmek mümkün

Konusu 'Bir Bilene Sorun !' forumundadır ve Cicilikiz tarafından 4 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    4 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  1. Cicilikiz

    Cicilikiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.972
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Daha genç ve güzel görünmek isteyenler artık bıçak altına yatmak yerine neştersiz yöntemleri tercih ediyorlar. Özellikle 35-50 yaş grubuna yönelik uygulamalar büyük ilgi görüyor. Estetik cerrahlara ve medikal estetik uzmanlar en yeni yöntemleri anlattı.
    İşte bıçak altına yatmak istemeyenlerin tercih ettikleri 5 yeni neştersiz güzellik yöntemi…

    7-8 yaş gençleştiren program


    Dr. Seran Göçer:
    Geliştirdiğim gençleştirme programıyla, 40 yaşındaki bir kadın neredeyse 30′unda görünüyor. Program şöyle: Hafta bir olmak üzere 8 seans cildi gençleştirici serum uygulaması yapıyorum. Serumun içeriğinde çeşitli vitaminler, somon ve cildi onarıcı maddeler bulunuyor. Ayrıca gerekirse, iki hafta aralıklarla toplam 3 seans özel bir klinik cilt bakımı uyguluyorum. Cildin ihtiyacına göre dolgu, botoks ya da anti-aging cilt bakımı yapıyorum. Bu program herkese uygulanabiliyor. İki ayın sonunda cildiniz 7-8 yaş gençleşiyor ve yaşlanma süreci buradan devam ediyor. Yani bir süre sonra eski halinize dönmüyorsunuz.

    Dermaroller

    Dr. Özgür Evren Ersoy:
    Dermaroller uygulaması, cildi yenileme yöntemi olarak tüm dünyada kabul edildi. Silindir şeklinde bir tamburun üzerinde bulunan çelik mikro iğneler yüzünüzde gezdiriliyor. Bunlar cilt üzerinde mikro kanallar açıyor. Açılan kanalların içine multivitamin içeren ve cilde kaybolan elastikiyetini yeniden kazandıran çeşitli ilaçlar zerk ediliyor. Böylece cilt pembelik ve parlaklık kazanıyor. Bu yöntem anti-aging etki sunuyor. Etkisi altı ay sürüyor. Üstelik güneş hassasiyeti yaratmıyor, uygulama sonrası özel bir bakım gerektirmiyor.

    İnce ve ekonomik dolgu Haylaronik Asit



    Dr. Melisa Eczacıbaşı:
    Haylaronik asit, bir dolgu maddesi. Ciltte farklı bölgelere farklı yoğunluklarda enjekte edilebiliyor. İki ya da üç seansta önemli değişim sağlanıyor. Bu yöntem burundan dudak yanlarına uzanan çizgiler, dudakların dolgunlaştırılması, yanaktaki çöküntüler, derin akne izleri, göz altındaki hacim kaybı, boyun ve dekolte bölgesindeki yatay çizgiler için tercih ediliyor. Haylaronik asit enjeksiyonuyla ellerdeki çizgilerden, dudak üzerindeki kırışıklıklardan ve yanaklardaki yaşlılığa bağlı kırık çizgilerden de kurtulmak mümkün.

    Neştersiz göğüs büyütme


    Dr. Teoman Doğan:
    “Göğüslerini büyütmek isteyen kadınların son zamanlarda en sık başvurduğu yöntem bu. Yüz gençleştirme için üretilen dolgu maddesinin aynısı göğüs içindeki dokulara enjekte ediliyor. Bu yöntemle göğüsleri çok fazla büyütmek mümkün değil ama ameliyatsız bir çözüm olarak ideal. Kalıcılığı yaklaşık bir yıl. Yani her sene uygulamayı tekrar etmek gerekiyor.”

    Ulterapi ile 30 dakikada çözüm
    Dr. Ali Kerim Diler:
    “Ulterapi, yüz germe yönteminde yepyeni bir seçenek. Maksimum etki sunan en popüler neştersiz tedavi olmaya aday gösteriliyor. Sadece 30 dakikada ameliyatsız çözüm üretiyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’nın da onayladığı ulterapi, “odaklanmış ses dalgalarıyla yüz germe” olarak tanımlanıyor. Cilt sıkılaştırma ve yüz kaldırmada etkili. Uzun süreli fayda sağlıyor ve derinin dış tabakasına zarar vermiyor.

    Ulterapi, ultrason teknolojisini kullanan bir yöntem. Hekim, cildi tarıyor ve tedaviye ihtiyaç olan bölgelere “odaklanmış ses dalgaları” gönderiyor. Uygulama sonrasında cildin altında derin bir ısı oluşuyor. Derinlere ulaşan bu enerji, cildin kendini onarma mekanizmasını harekete geçirerek kolajen üretimini uyarıyor. 30 veya 60 dakikalık uygulamalar sonrasında kişi günlük yaşamına dönebiliyor.

    Ulterapi alın, göz çevresi, orta ve alt yüz de dahil olmak üzere yüzün herhangi bir bölgesinde kullanılabiliyor. Özellikle göz çevresi için ideal. Sarkık göz kapağı toparlanıyor ve kaşlar anlamlı bir şekilde yukarı kalkıyor. Bu yöntemin diğerlerinden farkı şu; doktor, tedavi ettiği deri bölgesini ultrason yardımıyla görebiliyor ve o noktaya atış yapıyor. Lazer ve radyo dalgalarının ulaşamadığı bir derinliğe ulaşılıyor.