Nevsehir///Kapadokya

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Elif tarafından 27 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Kapadokya tatil yöresi, doğal oluşumların ve güzelliklerin insan yaşamına etkilerinin en iyi gözlendiği tatil yerleri arasındadır. İnsanları hayranlığa sürükleyen Peribacaları, içlerine yapılmış olan evler, ibadethaneler ve diğer yaşama alanları ile size tatil şansınızı değerlendirebileceğiniz Kapadokya Turları yapma fırsatı sunuyor. Bugün Kapadokya olarak nitelendirdiğimiz alan Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerine uzanmaktadır. Kapadokya'nın Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara şeklinde parçara ayrılmış olduğunu düşünerek hazırlanmış Kapadokya Turları sayesinde, sizi tatmin edecek bir gezi yaşayabilirsiniz. Kapadokya tatil için çeşitli fırsatlar sunuyor. Doğal güzelliklerinin yanısıra, Kapadokya otelleri, turları ve diğer turistik unsurları ile size güzel bir tatil yaşatmaya hazır.

    Kapadokya tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Üçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara Vadisi.


    [​IMG]
     
  2. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    [​IMG]14 km uzunluğundaki vadide, dere yatağına dağılmış zümrüt yeşili ağaçlar ve örtücü kuşların su sesine karışan "konseri" ile tarihin gizemli sesi sizi doyumsuz bir lezzete çağırıyor... Bu çağrıyı duyup, Ihlara'ya koşarsanız eğer, merdiven inip çıkarken ya da Melendiz Çayı'na paralel patika yolu aşarken, terlemekten kaygılanabilirsiniz. Ancak, bu kaygı sizi durdurmayacak. Çünkü, 60-70 yaşını çoktan devirmiş turistlerin bile gençlere taş çıkartırcasına bu parkuru tamamladığını görünce vadinin havasının ne denli enerji verdiğine tanık olarak yola koyulacaksınız.

    Kapadokya bölgesinde gezi yapan turist gruplarının vazgeçilmez duraklarından biri de "Ihlara Vadisi"dir. Melendiz Çayı'nın ortasından geçtiği vahşi doğa, cazibesiyle turistleri kendisine hayran bırakıyor.
    Sarp kayalıklara oyulmuş kiliseler, mağaralar ve bıçak gibi keskin kayalar görkemli yapısıyla bölgede daha önce gördüklerinizi unutturacak nitelikte. 14 km. uzunluğundaki Ihlara Vadisi'nin ortalama 4 kilometresi gezilebiliyor.

    [​IMG]
    Ihlara'ya gelince tesisler girişinde aracınızı otoparka bırakıp cafe içinden geçerek müze gişesine geliyorsunuz. Emekli ve memurlardan, sivillerden ayrı ücret talep edilirken, öğrencilerden ücret alınmıyor. Vadiyi gezmek için 08:30'dan 19:30'a dek vaktiniz var. Önce seyir terasından genel panoramaya şöyle bir bakıp başlıyorsunuz kanyonun kalbine inmeye.
    Yüzlerce basamakla Melendiz Çayı kıyısına geldiğiniz zaman patika yol kenarındaki tabelalar size hangi kilisenin nerede olduğu hakkında yön gösterecek. Arzu edenlere bölgenin gençleri de rehberlik yapıyor. Kiliseler içinde gezilebilir olanları Ağaçaltı, Sümbüllü, Yılanlı, Pürenli, Karagedik ve Kokar kilise. Birçoğuna kayalardan tırmanarak veya basamak çıkarak ulaşabildiğiniz için, kısa şort ve lastik ayakkabı en gerekli ihtiyaçlarınız. Vadi genelde çok soğuk olmuyor.
    Bunca merdiveni inip çıkarken, mağaralara tırmanıp Melendiz Çayı'na paralel giden patikaları aşarken belki biraz terleyeceksiniz ama 60-70 yaşını çoktan devirmiş turistlerin bile gençlere taş çıkartırcasına bu parkuru tamamladığını görünce kendinize de güven gelecek. Üstelik, bölge havasının size de ne denli enerji verdiğine şahit olacaksınız.
    Vadide ilk dikkatinizi çeken şey, dere yatağına dağılmış olan zümrüt yeşili ağaçlar. Akasya, söğüt, çitlenbik, kavak, badem, ceviz ve şamfıstığı ağaçları ile kuşburnu çalıları, kışkırtıcı güzellikteki koku ve görünüşleriyle kır çiçekleri... Köylülerin kanyon içindeki tapulu arazilerinde sebze yetiştiriliyor. Melendiz Çayı'nda ötücü kuşların sesi su sesine karışıyor ve verdikleri "konser" geziniz boyunca size eşlik ediyor. İbibik, yabani, güvercin, bıldırcın ise vadinin diğer konukları. Çayda alabalık, karabalık ve sazan da var. Köyün gençleri kepçe, serpme, germe ve olta ile bunları tutup yerken, kışın da vadiye gelen keklik ve tilkiler için ava çıkıyorlar.
    Ihlara'ya gelen turistler arasında Fransızlar çoğunlukta. Alman ve İtalyanlar'a bu yıllarda çok sayıda Japon eklenmiş.
    Vadinin zaman zaman daralan boğazlarında hiç görülmemiş yer altı kiliselerine de rastlanıyor. Genellikle üç katlı olarak inşa edilen kiliselerin ilk katları Melendiz Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolmuş. Gezilebilen kiliselerin ikinci ve üçüncü katları görülebiliyor. Bir kısmı ise, yıkılmış ve tahrip olmuş. Göçük altında kalanlarla vadi 105 kiliseye sahip iken, günümüze gelen 15 kilise var.
    Yabanıl doğadan etkilendiyseniz vadiye içerden ve dışardan devam edin. Belisırma Vadisi, Yaprakhisar, Selimiye, 300 Sekemek ve Kervan yolunu görünce yörenin ilginç yeryüzü şekli ve jeolojik yapısı size bir başka gezegende olduğunuz izlenimi yaratacak.
    Ihlara girişindeki hediyelik eşya dükkanından bölgeyle ilgili kitap, kartpostal ve çeşitli hatıra eşyası alabileceğiniz gibi, halı heybe gibi Anadolu motifi el yapımı özgün hediyeliklere Aksaray-Ihlara yolundaki tezgahlarda da rastlayabilirsiniz
     
  4. 3 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  5. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Aksaray'a 40 km., Nevşehir'e ise 100 km. uzaklıkta olan Ihlara (Peristrema) Vadisi, Aksaray ili sınırları içerisinde kalır. Hemen yakınında bulunan ve eski bir volkan olan Hasandağı'ndan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğumasıyla ortaya çıkan çatlaklar ve çökmeler sonucunda, yine Hasan ve yanındaki Melendiz Dağlarından çıkan Melendiz çayının bu çatlaklarda kendine bir yatak oluşturarak derinleştirmesi neticesinde ortaya çıkmış bir kanyondur. Melendiz çayına ilk çağlarda "Kapadokya ırmağı" anlamına gelen "Potamus Kapadokus" denilmekteydi. 14 km. uzunluğunda olan kanyon Ihlara köyünden başlar ve Selime köyünde son bulur. Tabiatın yer yer 150 metreye varan derinlikte açtığı bu kanyonun dik yamaçları, yine Hıristiyanlar tarafından oyularak çok sayıda kiliseler ve tünellerle birbirlerine bağlanan yerleşim yerleri yapmışlardır.

    İzole edilmiş konumu nedeniyle, Hıristiyan din adamları için mistik bir dini merkez ve tehlikeli zamanlarda bir gizlenme yeri olarak kullanılmıştır. Ihlara kiliseleri, 6. yüzyıldan başlayarak resmedilmeye başlanmış; bu 13. yüzyılın sonlarına kadar sürmüştür. Freskler, Göreme bölgesindeki kiliselerin fresklerinden karakter açısından farklılık arz eder. Ihlara köyüne yakın olan kiliselerdeki freskler doğu etkisi taşırken, Belisırma köyü civarındaki kiliselerin freskleri Bizans dönemi resim sanat anlayışına uygun yapılmıştır. Belisırma köyündeki Kırkdamaltı Kilisesindeki Selçuklu Sultanı II. Mesut (1282-1305) ve Bizans İmparatoru II. Andronikos'un adlarını içeren 13. yüzyıla ait fresk üzerine yazılmış kitabe bulunmaktadır. Yaz sezonunda, genellikle, bir doğa ve yürüyüş tur alanı olarak değerlendirilen Ihlara Vadisinde Ağaçaltı, Pürenliseki, Sümbüllü, Yılanlı, Kokar kiliseler vardır.


    [​IMG]
     
  6. 11 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Elif
  7. Zepp

    Zepp Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.346
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    146
  8. 15 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Elif
  9. Zepp

    Zepp Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.346
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    146
  10. 2 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  11. Gxuxlden

    Gxuxlden delikafa Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    221
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    [​IMG][/IMG]
    [​IMG][​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]


    bu özel fotograflar benimle paylaşan Gökmen KOLCUYA teşekkürler
     
  12. 2 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  13. Gxuxlden

    Gxuxlden delikafa Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    221
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    [​IMG]
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Aralık 2008
  14. 2 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  15. Gxuxlden

    Gxuxlden delikafa Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    221
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    farkındayım zepcim yaa :KK43: kusura bakmayın
     
  16. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Elif
  17. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    *KAPADOKYA'NIN KONUMU
    *

    *Roma İmparatoru AUGUSTUS zamanında Antik Dönem yazarlarından
    STRABON'UN 17
    kitaplık 'GEOGRAPHIKA' adlı kitabında (Anadolu XII,XIII,XIV)
    Kapadokya
    Bölgesi'nin sınırlarını, güneyde Toros Dağları, batıda
    Aksaray, doğuda
    Malatya ve kuzeyde Doğu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniş
    bir bölge
    olarak belirtir.
    Bugünkü Kapadokya Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir
    illerinin
    kapladığı alandır.
    Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar,
    Göreme,
    Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden
    ibarettir. *

    *
    *

    *NEDEN PERİBACASI DENİYOR? *

    *Masallarda anlatılanlara göre, insanlarla periler arasında bir
    şenliktir
    gidiyormuş. Periler üzüm şıralarının içine girip insanları
    sarhoş edip
    duruyorlarmış. Bir gün insan padişahının oğlu, peri
    padişahının kızına aşık
    olmuş. *

    *Ama bu kez de kötü kalpli insanlar arasında karabir düşünce
    başlamış.
    İnsanlar çoluk çocuğun arasına iyi kalpli periler karışırsa
    hallerinin ne
    olacağını merak etmişler ve perilere savaş açmışlar. Yıllarca
    sürdürülen
    barış bozulmuş. Aynı sırada gökten bardaktan boşanırcasına
    yağmur yağmış. Ve
    savaş sırasında periler gündüzleri bu bacalar içinde güvercin
    şeklinde
    yaşamaya başlamışlar, geceleri ise peri olarak dışarı çıkıp,
    kötü kalpli
    kişileri cezalandırmışlar. Bu yüzden periler ülkesinde bir
    zamanlar gece
    sokağa çıkmak kötü kalpli insanlar için korkulu bir kabus olmuş.
    Ve periler
    ülkesinde insanların birbirlerine kötülük yapmasından çok
    korkulur olmuş ve
    herkes birbirine elinden geldiğince iyilik ve yardım yapmaya
    başlamış. *

    *PERİBACALARININ OLUŞUMU*

    *Vadi yamaçlarından inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden
    oluşan yapıyı
    aşındırmasıyla ' Peribacası ' adı verilen ilginç oluşumlar
    ortaya çıkmıştır.
    Sel sularının dik ya-maçlarda kendine yol bulması, sert kayaların
    çatlamasına ve kopmasına neden olmuştur. Alt kısımlarda bulunan
    ve daha
    kolay aşınan malzemelerin derin bir şekilde oyulması ile yamaç
    gerilemiş,
    böylece üst kısımlarda yer alan şapka ile aşınmadan korunan
    konik biçimli
    gövdeler ortaya çıkmıştır. Daha çok Ürgüp civarında bulunan
    şapkalı
    peribacaları konik gövdeli olup, tepe kısımlarında bir kaya bloğu
    bulunmaktadır. Gövde tüf, tüffit ve volkan külünden oluşmuş
    kayaçtan, şapka
    kısmı ise lahar ve ignimbirit gibi sert kayaçlardan oluşmaktadır.
    Yani
    şapkayı oluşturan kaya türü, gövdeyi oluşturan kaya topluluğuna
    oranla daha
    dayanıklıdır. Bu peribacasının oluşumu için ilk koşuldur.
    Şapkadaki kayanın
    direncine bağlı olarak, peribacaları uzun veya kısa ömürlü
    olmaktadır.
    Kapadokya Bölgesi'nde erozyonun oluşturduğu peribacası tipleri;
    şapkalı,
    konili, mantar biçimli, sütunlu ve sivri kayalardır. Peribacaları
    en yoğun
    şekilde Ürgüp- Uçhisar- Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde,
    Ürgüp
    Şahinefendi arasındaki bölgede Nevşehir Çat kasabası civarında,
    Kayseri
    Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.
    Peribacalarının dışında vadi yamaçlarında yağmur sularının
    oluşturduğu
    ilginç kıvrımlar bölgeye ayrı bir özellik katmaktadır. Bazı
    yamaçlarda
    görülen renk armonisi lav tabakalarının ısı farkından
    dolayıdır. Bu
    oluşumlar Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Göreme, Meskendir,
    Ortahisar
    Kızılçukur ve Pancarlı vadilerinde gözlenir. Yeraltı
    şehirlerinde yazın
    tatlı bir serinliği kışın ise insanı rahatlatan bir
    sıcaklığı
    hissedersiniz. Düşünün bir kez, asırlar önce kimler yaşadı
    buralarda, hangi
    sevgileri, acıları, hüzün ve özlemleri paylaştılar.... Acaba en
    büyük
    korkuları neydi, neden yeraltı şehrinde yaşama gereksinimi duymak
    zorunda
    kaldılar.... İnsan buraları gezince kafasındaki bu sorulara yanıt
    aramadan
    edemiyor. *

    *GÖREME *

    *Söylenceye göre, Göreme adı yörenin insanı şaşırtan ,
    ürperten doğasından
    geliyor. Burayı görenler,görmeyenlere, "Gör emi!" demişler.
    Zamanla
    yörenin adı Göreme olarak kalmış. Göreme hakkında bilgisi
    olmayan Kapadokya
    ile Göreme' yi birbirine karıştırır. İslamiyet'e kadar Anadolu
    Hıristiyanlarının merkezi Kayseri idi. Güneyde kurulan İslam
    devletinin
    baskısı altında kalan Kayseri Hıristiyanları, zamanla batıya
    yerleşme ve
    savunma kolaylığına sahip Göreme bölgesine göç etmeye
    başladılar. Kayaları
    oyarak evler, barınaklar ve kiliseler yapıp koloniler kurmuşlardır.
    Kayserili St. Basile, inzivaya çekilip tapınma yerine manastır
    eğitimi
    yoluyla misyoner yetiştirmek ve bu misyonerler vasıtasıyla
    Hıristiyanlığı
    yayma fikrini ileri sürerler. Amacını gerçekleştirmek için de
    çevresine
    topladığı dini liderlerle Kapadokya'da bu amaca en müsait olan
    Göreme
    vadisini seçer. Bu şekilde de Göreme' de manastır usulü eğitim
    yapan din
    okulları kurulmuş olur. Göreme' de 450 adet kilisenin olduğu tespit
    edilmiş,
    sadece bugün 360 kilise ve şapel ortaya çıkarılmıştır.
    Kapadokya bölgesinde
    ise binlerce dini ibadet yeri bulunmaktadır. Ürgüp'ün tarihten bu
    yana
    şarapçılığı meşhurdur. Bölgede tekel şarap fabrikası dahil 8
    şarap fabrikası
    vardır. Yörede yaşamış olan insanlar kendilerini daha fazla
    emniyete almak
    için yaşadıkları kayadan evlerin çeşitli yerlerine geçilmesi zor
    odalar, tuzaklar hazırlamış, ihtiyaç karşısında kayaların
    dibine doğru yeni
    odalar açmışlardır. Böylece koridorlar ve galeriler çoğalarak
    yeraltı şehirleri meydana gelmiştir. Kapadokya'ya gelen değişik
    topluluklar
    tarafından sürekli olarak genişletilen yeraltı yerleşimleri, bir
    önceki kültürün tüm arkeolojik izleri yok edilerek bugünkü
    halini almıştır.
    *

    *DURMUŞ KADİR KİLİSESİ *

    *Bazilika tipindeki bu kilisenin diğer kiliselerden farkı, kilisenin
    ortasındaki papaz tahtı, iri dörtgen sütunları, vaftiz yeri,
    birinci
    bölmedeki duvarlara oyulmuş irili ufaklı mezarlardır. Kaya
    kabartma
    süslemelerinin en güzel örneklerine sahip olan bu kilise 6. ve 7.
    yüzyıllara
    tarihlerine ait olduğu sanılmaktadır. *

    *KİLİSEDEKİ ADEM VE HAVVA FRESKİ *

    *Kapadokya bölgesinden bilinen ve bulunan pek çok yer altı şehri
    mevcuttur.
    Bunlardan bazıları Derinkuyu,Kaymaklı, Acıgöl ve Özkonak'tır.
    Bu şehirler
    arası en az 25-30 km.dir. Bunlar yeraltından dehlizlerle birbirine
    bağlıdır. Yer altı şehirlerinden en önemlisi Derinkuyu'dur. Bu
    yer altı
    şehri 7 katlıdır ve 1966 yılında bir kazı sırasında tesadüfen
    bulunmuştur.
    Bu yer altı şehirlerinin yapılmasının amacı, hıristiyanların
    savunma
    amacından doğmuştur. Gizli kaçma yollarının nereye kadar
    gittiği henüz
    tespit edilememiştir. Her kat değişik amaçla kullanılmıştır.
    Katlarda
    kiliseler, mutfak, ahır, esir bağlama yerleri mevcuttur. Yedinci
    katta bir
    su kuyusu ve son derece ustalıkla yapılmış havalandırma bacası
    mevcuttur.
    Burasının 20 bin kişiyi barındırabileceğin tahmin edilmektedir.
    Yer altı
    şehrinin zamanında ne kadar kullanıldığını,merdivenlerin
    aşınmasından
    anlayabilirsiniz. IHLARA VADİSİ Aksaray'a 40km.uzaklıktadır.
    Vadiye,
    Aksaray- Nevşehir karayolunun 11.km.'sinden sapılarak gidilir.
    Hasandağı'
    ndan çıkan bazalt ve andezit yoğunluklu lavların soğuma-sıyla
    ortaya çıkan
    çatlaklar ve çökmeler kanyonu oluşturmuştur. Bu çatlaklardan yol
    bulan
    kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çağına ilk
    çağlarda
    Kapadokya ırmağı anlamına gelen 'Potamus Kapadukus' denilmekteydi.
    14km.
    uzunluğundaki vadi Ihlara'dan başlar, Selime'de son bulur. Vadinin
    yüksekliği yer yer 100 - 150m.dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş
    sayısız
    barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Bazı barınaklar ve
    kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle
    bağlantılıdır. O yıllarda at yetiştiriciliği ile ünlenen
    Kapadokya, Pers
    dilinde "Kaputukya" yani Güzel Atlar Ülkesi olarak anılmış. *

    **

    *PERİ BACALARINDAN İLGİNÇ BİR GÖRÜNÜM *

    *Soğanlı Vadisi'ne giderken yolun sağında ve solunda kayaların
    göz göz
    oyulduğunu göreceksiniz.
    Biraz dikkat edince bunların kuş yuvası olduğunu görebilirsiniz.
    Gerçekten de bunlar güvercin yuvası.
    Bunlar da ne demeyin.
    Buralara yuva yapan güvercinlerin gübresi çok değerli.
    Çevrede oturanlar, bölgede geçim kaynağı olarak güvercin
    gübresini satma
    yolunu bulmuşlar. *

    *Eğer Kapadokya'yı bugüne değin hiç görmediyseniz,
    inanıyorum ki
    gittiğinizde yaşamınızda kendinize yepyeni bir sayfa açmış
    olacaksınız.
    Tarih boyunca insanoğlunun yaşama karşı vermiş olduğu
    mücadelenin izleri
    orada hala taptaze duruyor. Hele yeraltı şehirlerinin gizemli
    labirentlerinde dolaşırken kendinizi bambaşka bir dünyadaymış
    gibi
    hissedeceğinize inanıyorum. Ve eğer gittiğiniz mevsim Mayıs-
    Haziran ayları
    ise IHLARA Vadisinde her biri birbirinden değişik renk ve ve
    güzellikteki
    çiçeklerin harika kokularını tüm benliğinizi kaplayacaktır. *

    *Ve gün boyu yöreyi gezip görmekten oluşan yorgunluğunuzu
    akşamleyin yörenin
    nefis yemekleri ile birlikte sunulan harika şarapları ile
    giderebilirsiniz.
    Size yöreden ayrılırken bu şaraplardan almanızı tavsiye ederim.
    Eğer gezi
    sırasında peri bacalarında yaşayan bir güvecinin sağ omzunuza
    konduğuna
    tanık olursanız bunun bir iyilik perisi olabileceğini düşünün.
    Ve dileğim
    odur ki; "Gezi sırasında peri bacaları içinde yaşadığı rivayet
    edilen iyilik
    perilerinden birinin yaşamınız boyunca sizin iyilik periniz olması
    ve
    yaşamınızda her şeyin gönlünüzce gerçekleşmesini
    sağlamasıdır." Ama bunun
    bir şartı var tabii ki... *

    *ÖNCELİKLE SİZİN İYİ KALPLİ VE YÜREĞİ SEVGİ DOLU BİRİ
    OLMANIZ...
    Sevgilerimle... *
     
  18. 27 Ocak 2007
    Konu Sahibi : Elif
  19. Zepp

    Zepp Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.346
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    146
    4 sene nevsehirde yasadim,mutlaka gorulmesi gereken ulkemin essiz ,dunyada tek olan bu guzellik;kapadokya....

    [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    [​IMG] [​IMG] [​IMG]

    [​IMG] [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]