Nietzsche Ağladığında - Özet - Irvin D. Yalom

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 4 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    4 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238

    Nietzsche Ağladığında - Özet - Irvin D. Yalom

    Karakterler:
    NİETZSCHE: Henüz iki kitabı yayımlanmış,kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhanete uğramış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Evli değil. Tanrıyı öldürmüş. ’Ümit kötülüklerin en kötüsüdür,çünkü işkenceyi uzatır’ diyerek bir ümitsizlik çukurunda olduğunu belirtiyor.

    BREUER: Efsanevi bir teşhis dehası. Ümitsizlerin kapısını çaldığı doktor. Psikanalizin ilk kurucularından. Kırkında, bütün Avrupalı sanatçı ve düşünürlerin doktoru olmayı başarmış. Güzel bir karısı ve beş çocuğu var. Zengin. Saygın.

    FREUD: Breuer’in arkadaşı. Henüz genç. Geleceği parlak. Şimdi yoksul.

    SALOME: Erkeklerin başını döndüren kadın. Çekici. Özgür. Evliliğe inanmıyor. Bazen aynı anda birçok erkekle beraber oluyor. Sanatçı ve düşünürleri tercih ediyor.


    Bir gün erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche’den habersiz Breuer’e gelir. Ümitsizlik içinde olan Nietzsche’ye yardım etmesini ister. Doktor da kadının çekiciliğine kapılıp bu isteği kabul eder. Çünkü doktor da o sırada yasak bir ilişkiden yeni çıkmıştır. Hastasına tedavi sırasında aşık olmuş ve kendini ona iyice bağlamıştır. O da bunun farkındadır fakat hislerinin önüne geçemez. Bu ilişki hastasının ondan hamile olduğu yalanını uydurmasıyla son bulur. Breuer onu başka bir doktora nakleder. İşte bu ilişkiyi tam unutmuşken karşısına Salome çıkar. Salome Nietzsche’yi ikna edip Breuer’e gönderir.Fakat Nietzsche çok gururlu,hiç kimseyle konuşmayan,derdini kimseyle paylaşmayan birisidir.Ruhsal sorunu olduğunu da kabul etmez. Bunun yüzünden de Dr. Breuer onun fizikselhastalıklarını tedavi ediyormuş gibi görünerek psikolojisini anlamaya çalışır(fiziksel hastalık olarak da stresten kaynaklanan migreni vardır). Dr.Breuer tedavileri sırasında onun özel yaşamı hakkında bilgi almaya çalıştıysa da Nietzsche tek bir kelime bile etmez. Doktor en sonunda ondan hiç bir ücret talep etmeden onu bir sanatoryuma yatırmayı,migreni için üzerinde ilaçlar denemek istediğini ve bu gözlemler için de gözünün önünde olmasını uygun gördüğünü söyler. FakatNietzsche bunu kabul etmez ve doktordan tedaviyi bitirmesini ister. Doktor bu duruma çok üzülür.Hem arkadaşı hem de öğrencisi olan Freud’la hep onun hakkında konuşur, uyguladığı tedaviyi arkadaşına anlatıp onun da fikrini alır. Bu konuşma gününün gecesinde Dr.Breuer uyuyacakken kapı çalınır ve kendisini Herr Schlegel olarak tanıtan bir adam evinde kalmakta olan bir hastadan söz eder vedoktora bir kart uzatır. Kartın üstünde Prof. Friedrich Nietzsche Filoloji Profesörü yazıyordur.

    Doktor bunu okuyunca hemen Herr Schlegel’le birlikte Nietzsche’nin kaldığı yere doğru yola koyulur. Yolda Nietzsche hakkında bazı bilgiler edinmeye çalışır. Nietzsche’nin kaldığı yere geldiklerinde Dr. Breuer çok şaşırır. Nietzsche odanın bir köşesinde duran ufak bir yatakta koma halinde uyuyordur. Morarmış bir yüz,çökmüş gözler,her yanı buz kesilmiş solgun bir vücut. Dr.Breuer Nietzsche’nin başına masaj uygulamaya başlar. 30-35dk.sonra Nietzsche kendine gelmeye başlar ve doktordan yardım etmesini ister. Doktor bunu duyduğunda çok şaşırır. Çünkü Nietzsche’yi kimseye muhtaç olmayan biri olarak tanımıştır. Breuer sabaha doğru Nietzsche’yi yalnız bırakarak diğer hastalarını kontrol etmeye gider. Geri döndüğünde Nietzsche kendine gelmiştir. Dr.Breuer’e minnetlerini sunduktan sonra borcunu nasıl ödeyeceğini sorar. Doktorda bunun üzerine daha uzun bir süre tedavi altında tutulması gerektiğini ve bir ilaç tedavisi uygulayacağını söyleyerek klniğe yatmak zorunda olduğunu yineler. Fakat Nietzsche o gün oradan ayrılmak zorundadır. Breuer’de bunu engellemek için bir öneri hazırlar ve bu öneriyi ertesi gün muayenehanede Nietzsche’ye sunar. Önerisi ise kendisinin Nietzsche’nin fiziksel semptomlarını tedavi eden beden doktoru olacağını, Nietzsche’nin de bunun karşılığında Breuer’in ruh ve zihin doktoru olmasıdır. Nietzsche ilk başta bunu kabul etmediyse de doktora borçlu olduğu için bunu borcunu ödeme şekli olarak kabul eder. Artık sanatoryuma yatar ve doktorla birbirlerine tedavi uygulamaya başlarlar. Bu tedaviler sırasında doktor kendi sorunlarını biraz abartarak anlatır ki Nietzsche itiraf sürecine girmekte çabuk davransın. Fakat Nietzsche direnmekte kararlıdır. Dr.Breuer’de onun direncini kırmayarak ona yardım etme çabalarını biraz yavaşlatmaya başlar. Bu arada tedaviler sırasında gittikçe iyi arkadaş olurlar ve birbirlerine isimleriyle hitap etmeye başlarlar. Tedavi sonucunda Nietzsche’ninmigreni iyice kaybolmuştur fakat ruh durumu olduğu gibi duruyordur. Tedavi sona erdiğinde ise Nietzsche o ülkeden ayrılmaya karar verir.Doktor da onu engellemek için çok çaba gösterir. Çünkü seanslar sayesinde çok iyi iki dost olmuşlardır. Breuer Nietzsche’ye kendi evinde kalmasını teklif etse de o bunu kabul etmez ve ülkeden ayrılarak ılık güneş ve yağmursuz bir havası olan İtalya’ya gider.


    -alıntı-
     
    Sweetdimple bunu beğendi.
  2. 3 Mart 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. arzuca9432

    arzuca9432 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.098
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Nefis bir kitaptı.

    Okurken çok zevk aldığım ender kitaplardan

    biridir.Tavsiye ederim.
     
  4. 19 Mart 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. acemiperi

    acemiperi Şükür Rabbime Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    8.651
    Beğenildi:
    520
    Ödül Puanları:
    153
    harika bir kitap
    Okuduğum dönemde beni çok etkilemişti
     
  6. 19 Mart 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. arzuca9432

    arzuca9432 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.098
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Kesinlikle harika sonunda beni bile ağlatmıştı.........................
     
  8. 19 Mart 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. kitap çok iyi ama beni baymıştı zor okumuştum sonlara doğru anca gelişiyor ..
    ama okunması gereken nefis bir kitap..
     
  10. 18 Şubat 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. pembelii

    pembelii oğluşum aşkımm Üye

    Katılım:
    9 Eylül 2009
    Mesajlar:
    6.024
    Beğenildi:
    237
    Ödül Puanları:
    163
    şimdi bu kitabı okuyorum.güzel gidiyor bakalım sonunu çok merak ediyorum...
     
  12. 22 Şubat 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. begooonya

    begooonya mutluyummm :) Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    736
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    88
    muhteşem ötesi bir kitap
    okumakta çok geç kalmış olduğum bir kitap
    satan çocuk defalarca okuduğunu söylemişti
    böyle sevdiğin kırmızı bir şarabı içmek gibi bişey bu kitap,yazar tek kelime ile harika
     
  14. 23 Şubat 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238

    Ne güzel bir betimleme.. Seven için, kırmızı şarap içmek gibi..
    a.s.
     
  16. 10 Mart 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  17. tweetypinar

    tweetypinar Psychopath =) Üye

    Katılım:
    23 Şubat 2010
    Mesajlar:
    267
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Zevkle okuduğum kitaplar arasında ...
     
  18. 11 Mart 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  19. atlantis

    atlantis bab-ı esrar Üye

    Katılım:
    1 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.433
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    148
    Çok uzun zaman oldu okuyalı, okuduğum dönem bir hayli etkilenmiştim. Irvin Yalom'un diğer eserleri de okunası.