Nişan Adetleri-Mardin

Konusu 'Nişan (Nişan Adetleri, Nişan Bohçası, Nişan Tepsisi)' forumundadır ve NILBERA tarafından 1 Şubat 2010 başlatılmıştır.

    1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Mardin'de gerek Hıristiyanların gerekse Müslümanların düğünlerinde benzer bir çok özellik göze çarpar. Çok uzun bir süredir beraber yaşayan bu insanların birbirlerinden etkilenmeleri neticesinde benzer gelenek katmanları oluşmuştur.Evlilik çağına gelen delikanlıyı evlendirmeye karar veren ailesi, ona uygun bir eş bulabilme arayışına çıkar. Gelin adayında genellikle şu hususlar aranır:

    Kızın ailesinin kendilerine denk olması şarttır. Kızın bir evi idare edecek nitelikte çalışkan, görgülü, namuslu, büyüklerine saygılı ve sevgi yüklü olması gereklidir. Kızla oğlanın daha önce görüşüp tanışması, evlilik öncesi arkadaşlık veya evlilik hususunda anlaşması söz konusu değildir. Eskiden sevilen kızın damdan gözetlenmesi zekice davranan erkeklere has bir davranıştı.Kesinlikle geleneksel evliliklerde boşanma alternatifi söz konusu değildir. Evlilik kutsallığı ile iyi ve kötü günde sevinci ve kederiyle ta mezara kadar eşlerin birlikteliklerinin sürebileceği bir kurumdur. Evliliğe bu nazarla bakılarak gerekli girişimler başlatılır.

    Oğlan evi, kız evlerini ziyaret ederek uygun bir aday arar. Bu olaya "dünür gezme", gidenlere de görücü denir. Bazen de kız arama olayı bahar aylarına rastlar. Aileler mesire yerlerine topluca giderek uygun aday arayışını sürdürürler. Kız arama olayı hamamda da olabilmektedir. Bazen de mahalle mahalle dolaşan bohçacı sıfatıyla satış yapan bayan tellallar devreye girer. Genellikle bu sıfatı taşıyan bayana, ziyaret ettiği evlerde edindiği bilgilere istinaden oğlan tarafı uygun gördüğü nitelikleri sıralayarak adaylardan bahsetmesini ister. Aracı olarak da kullanılan bu tellalların bir zamanlar yöremizde çok önemli bir işlevi olduğu günümüze kadar anlatılır. Her durumda beğenilen ve oğullarına alınması kararlaştırılan kızın ailesinden istenmesine gidilmeden önce, kız tarafının evliliğe sıcak bakıp bakmadığı durumunu öğrenmek üzere hatırı sayılır, her iki aileyi tanıyan orta yaşta bir kadın kız evine gönderilir. Bu kadın uygun bir zemin hazırlayarak kızın sözlü olup olmadığını öğrenir. Oğlan tarafının isteğini iletip, üç gün sonra gelmek üzere kız evinden ayrılır."Her şeyde bir hayır vardır. "Kısmetse olur" "iyi düşünün" "Her iki taraf mutlu olacaksa inşallah olur, mutlu olmayacaksa Allah esirgesin" dilekleri sıralanır...

    Kız tarafı oğlanda genellikle şu sorulara cevap arar: Denk bir aileye mensup mudur? Geliri normal bir hayat tarzı için yeterli midir? Kumar ve içkiye düşkün müdür? Aşırı kıskanç, müsrif midir? Kaynana olacak annesi, görümce olacak kız kardeşlerinin durumları nasıldır?Bu arada oğlan tarafı gelecek haberi canla başla bekler. Kız evine aracı kadın bir daha gönderilerek ( üç gün sonra ) haber alınır. Haber olumlu ise oğlanın babası hatırı sayılır birkaç dost ve iki garantör aile ile kız evine gider. Kız ailesi gelenlere ikramlarını sunarken bu arada kızlarını da konuklara göstermiş olur. Kızdan birkaç kez su istenir, bu sayede oğlan kızı daha yakından görür. Eğer oğlan, kızı beğenirse işaretleşmeler başlar. Ve devreye garantör aileler girer.

    Kız tarafı oğlanı soruşturmak için 15 gün mühlet ister. Kız tarafı evet cevabını verecekse defter yazılır. Bu defter 15 gün sonra gelen aracı kadına verilir. Eğer kız tarafı kızlarım vermek istemiyorsa defteri yüksek tutar. Oğlan tarafı defteri alıp enine boyuna inceler ve yapabileceklerini bir taslak halinde çıkararak deftere işleyerek geri gönderir. Yeni bir süreç böylece başlatılmış olur, eğer anlaşılırsa kızın da rı*zası alınarak yeni bir sürece girilmiş olur.

    Kız evi üzerine düşen görevlerini yerine getirmek için mevsimine göre şaşalı bir ikram sofrası hazırlar. Muteber olan büyüklerin söyledikleridir. Oğlan evinde yine hummalı bir çalışma göze çarpar. Damat adayı süslenmiş kokular sürülmüş bir şekilde anne ve babasının yanında mahcup oturur. Oğlan tarafı kız evine geldiği zaman resmi tören başlamış demektir. Akraba olmanın telaşı, heyecanı ile her iki taraf elin*den gelen gayreti gösterir...Bu tür toplantılar kadınlı erkekli olur. Genellikle eşler yan yana, gençler ise yine karışık nizam oturur ve büyüklerini dikkatle izlerler. Bu tür toplantılarda mümkün olduğunca konuşmamaya özen gösterirler. Yalnızca sorulan sorulara yanıt verirler.

    Anne, baba, görümceler, dayı, teyze, halalar onlarda kendi imkânlarına, zevklerine göre giyinir, ziynet eşyalarının tamamını takmış olarak hazırlanırlar. Akşam yemekten sonra oğlan tarafı kız evine gider. Selamlar edilir, hal hatır sorulur. Misafirlere kahve, çay, pasta, börek ikram edilir. Ortalık bir dolar bir boşalır. Bir sigara içiminden sonra sıra meyve ve kuruyemişlere gelir.

    Oğlan tarafının en etkili ve yetkilisi bir dakika izin isteyerek söze şöyle başlar: Efendim sebebi ziyaretimiz, hayırlı bir iş içindir. Bizler aile olarak sizleri tanıyor ve sizinle bir arada bulunmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Hele hele işin içine birde akrabalık gibi kavram girerse ki, bu bizim için büyük bir gurur ve onur vesilesi olacaktır. Bu sebeple; Allahın emri Peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza istiyoruz. Çocuklarımız birbirlerini görmüş, beğenmiş bizlerde onların bu arzusu üzerine size bu teklifi getirdik. Kabul etmeniz halinde bizleri çok memnun ve bahtiyar edeceksiniz der... Ve susar.

    Kızın babası veya ailenin reisi bu konuşmaya yanıt olarak: Efendim iyi hoş söylersiniz. Allah yazmışsa olur. İnşallah der. Oğlan tarafının reisi, bu kez de; biz sizin aile ile şereflendik, kızınızı öz kızımız gibi sevdik, bu izdivaca evet deyin de bu işi burada bağlayalım der.Kız tarafından kısa bir sessizlikten sonra aile reisi, ailesini şöyle bir gözleri ile tarar, bizi ikna ettiniz, kızımızı verdik gitti. Allah mesut etsin der demez ortalıkta bir fırtına döner.

    İki ailenin bireyleri birbirlerine sarılarak bu başlangıcı kutlarlar. Artık sözlenmiş olduklarından gelin ve damat yan yana oturmaya hak kazanmışlardır. Gelin ve damat adayı anne ve babalarının ellerini öpüp hayır dualarını aldıktan sonra, hazır bulunan tüm aile fertleriyle tokalaşırlar.Artık sıra oğlan tarafından getirilen tatlılara gelir. Tatlılar afiyetle yendikten sonra sohbet gecenin geç saatlerine kadar sürer. Oğlan tarafı arzularına kavuşmuş olarak kız evinden vedalaşarak ayrılırlar.

    Kız isteme faslının ilk etabı böylece sonuçlanmış, artık Nişan (şerbet)'a doğru yol alınmak üzeredir. İki ailenin mutabık kalacakları bir tarihte nişan yapmak üzere anlaşırlar.Nişan öncesinde çarşıya çıkılarak defterde istenilenlerin nişan töreni için olan bölümü alınır. Ayrıca nişan şekeri (kelle şeker) alınır.Nişan töreninin tüm mali külfeti erkek tarafına aittir.Sözü kesilen çift, artık evliliğe ilk adımı atmış sayılırlar. Kız ve erkek tarafı nişanın tarihi ve yeri konusunda kız tarafının arzusu istikametinde karara bağlanır. Nişanın kusursuz ve eksiksiz yapılması gerekmektedir. Kız tarafı bunun için büyük çaba harcamaktadır.

    Nişanda, kız ve oğlan tarafının birbirlerine bohça değiş tokuşu vardır. Bohçalarda kız tarafı oğlan için tam takım elbise hazırlamış, erkek tarafı da aynı şekilde kız için tam takım elbise yanında nişan için alınan eşyalar siniye yerleştirilir. En üstte de kelle şeker koyulur. Ayrıca 1 çuval şeker gönderilir. Bu kelle şeker nişan töreninde ikram edilen şerbetin içine atılarak şerbet bu şekerle kısmen tatlandırılır. Toplantının orta yerine yakın bir yerde şerbet servisini yapmak için yer ayarlanır ve dağıtımı için birkaç kişi görevlendirilir.

    Törenin hazırlıkları bitince damat ve gelin için iki sandalye konur ve buraya oturtulur. Nişan yüzükleri damat ailesinden bir büyük veya her iki ailede muteber kabul edilen kişi tarafından da her ikisine takılabilir. Yüzükleri takılan çift öncelikle anne ve babalarının ellerini öper, gelen misafirlerle tokalaşırlar ve onlara ayrılan yere oturup beklerler. Nişan törenini yöneten kişi takı takmak isteyenler buyursun diyerek çağırır. Bu kişi takıyı takanın da adını vermek suretiyle cemaata ilan eder.

    Yüzükler takılmış, takılar takılmış, şerbet ikramı başlamıştır. Nişan töreni genellikle çalgılı olur. Çalgılar çalınır, herkes oyuna kalkar, kadınlı erkekli herkes bildiği kadar oynar. Tören sonunda oğlan evinden birkaç kişinin yardımı ile her taraf temizlenir. İçine gül esansı katılmış pembe renkli mis gibi şerbetler içilip de, yüzüklerin takılmasıyla noktalanmış nişan töreninden sonra düğün hazırlıkları için gelin ve damat evleri arasında bir gidiş geliş köprüsü kurulur eksikler bir bir tamamlanmak üzere heyecanlı koşuşturmalar başlamıştır.

    Bu arada damatın gelin tarafında rahat gidip gelebilmesi için İmam tarafından dini nikâh kıyılır. Düğün tarihi iki ailenin mutabakatı ile tespit edilir ve faaliyet hızlandırılır. Düğüne bir hafta kala kızın evinde tüm eşyalar sergilenir. Gelenlere gelinin çeyizi gösterilir. Bu arada da kız ve oğlan tarafından bir yetkili grup kız evine gelerek bu seyirin tespitini yapar ve defter denilen belge hazırlanır. Bu ikinci defter belgesidir. Gereken taahhüt ve ona teslim edilen malların bir dökümüdür.

    Defterin içeriğinde 10 havlu yazılmışsa ve havlunun değeri 500,000 bin lira ise bu deftere 5,000.000 olarak yazılır. Bu şekilde abartılan ve şişirilen bu rakamlar evlendirilen kızın ne kadar değerli olduğunun bir kanıtı gibi gösterilir. Yine de bu defter hazırlanır ve oğlan tarafına verilir. Bu durum ileride ayrılma olayı düşünülürse karşılamak için bir tür garanti senedidir.​


    adetler.net
     
  2. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : NILBERA
  3. mizgin

    mizgin Popüler Üye Üye

    Katılım:
    13 Kasım 2007
    Mesajlar:
    125
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Deftere mi yazıyolarmışş çeyizdekileri :bbo:
    Umarım hala devam etmiyodur bu adetleri yoksa yandım benkafamçokkarıştı
     
  4. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : NILBERA
  5. PorseLenBebek

    PorseLenBebek Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1.365
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    oww benim aşkımda mardinli=))
     
  6. 11 Haziran 2012
    Konu Sahibi : NILBERA
  7. BosnakGuzeli

    BosnakGuzeli Yeni Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2009
    Mesajlar:
    970
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Değişmiştir heralde bu adetler dimi yoksa yandık gerçekten ki ben bir İzmirli olarak kesin yandım :18:
     
  8. 14 Haziran 2012
    Konu Sahibi : NILBERA
  9. lothlorien

    lothlorien Üye Üye

    Katılım:
    31 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    10
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    ben mardinliyim merak etmeyin hiçbişey eskisi gibi değil :KK70: ve çeyizin deftere yazılması da fi tarihinden bir olay :)