Niye Kilo Verilemiyor?

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve tulipbs tarafından 23 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    23 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  1. tulipbs

    tulipbs Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    "Niye kilo veremiyorum?"

    Kilo vermek için elinizden geleni yapıyor ve hala kilo veremiyorsanız, bir yerlerde yanlış giden bir şeyler var demektir.


    Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyva yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki, tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar verebiliyoruz.

    ışte 10 klasik diyet hatası ve bunlardan kaçınma yöntemleri:


    Kısa vadeli düşünmekKilo vermede başarılı olmanın tek yolu bunu, yaşam tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa bir dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu nedenle de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en yiyisidir. Çoğu diyetisyen kadınların, günde 1300-1500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer örneğin 1000 ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz.

    Ünlülerin diyetlerini takip etmek
    Jennifer Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer Aniston ve Geri Halliwell'in favori diyetler olan Atkins diyeti şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde kıstığı ve proteini artırdığı için ideal olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar dengeli beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az karbonhidratlı beslenme vücudun kalsiyum kaybetmesine neden oluyor. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmelidir.

    Yedikleriniz konusunda kendinizi aldatmakDiyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Örneğin çayın yanında yediğiniz o 2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız bir avuç fıstığı, ya da yerdiğiniz grissinileri saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar biriktikçe kilo verememenizin sebebi olup çıkıveririler. Eğer kilo verememekten şikayet ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye kilo veremediğinizi göreceksiniz.

    Egzersizi programınızın dışında bırakmak
    Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı hızlandıracağından, sadece diyetle vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz. Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve/işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

    Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve/işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.

    Bazı besinleri tamamen liste dışı tutmakÇoğumuzun kafasında diyet, çok sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı besinleri kesinlikle yememekle eş değer.Ancak eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı tanıyın.

    Öğün atlamak
    Diyettesiniz. Diyelim ki bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı. Belki o öğünün yememiş olmanın kilo verme çabalarınıza katkıda bulunacağını düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi aldattığınızı belirtmeme izin verin. Öğün atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da, tatlı besinlere olan ihtiyacı artırır. Bunun anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok kalori aldıklarını kanıtlıyor.

    Düşük kalorili besinlerin hep sağlıklı olduğunu düşünmekEn sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Örneğin zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir, içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi öğrenmektir. Örneğin sadece tek bir çorbakaşığı zeytinyağında 100 kalori vardır, veya bir avuç fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yeöeği olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla kalori almak demektir. Salata sosları ve mayonezli sandviçler de diğer riskli besinlerdendir.

    Büyük porsiyonlarPorsiyon ölçmek insanı diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne geçmek için, markette alışverişinizi yapaken, ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın. Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz varsa, o zaman da tost ekmeği alın. Biz evde öyle yapıyoruz. :)

    ıçeceklerin de kalori içerdiğini unutmak
    Sağlıklı bir şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyva sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker kokuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir. Örneğin şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino'nun size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını hemen hemen sıfora indirirken, kaloriyi de 60'a düşürüyor. Alkollü ve gazlı içecekler de cappucino'dan beter kalorili. Alkol hem yağ kadar kalori içeriyor, hem yağ gibi enerji sağlamaıyor, hem de iştahı açıyor. Bu nedenle alkol alımını haftada 1-2 kezle sınırlayıp, şaraba dönmekte fayda var. Örneğin şarabı da maden suyuyla karıştırıp kalorisini azaltabilirsiniz.

    Çok sık tartılmak
    Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abaratarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu nedenle zaman zaman kilo almadıkları halde, almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan ağırdır. Bu nedenle haftada bir kez günün aynı saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009
  2. 23 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  3. tulipbs

    tulipbs Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Kilo Verememe Nedenleri




    Genellikle çok fazla yemek yemenin yanı sıra az hareket etmenin de kilo aldırdığı söylenir. Ancak kilo verememenin ve verdiklerini sürekli geri alıyor olmanın çok önemli tıbbi nedenleri de olabilir.

    1- Kullandığınız ilaçlar

    Bazı ilaçlar hem kilolarınıza kilo katar, hem de vücudunuzun bir yağ torbasına dönüşmesinden sorumludurlar. Doktorunuz, size bu ilaçları önerirken, en önemli yan etkilerinin şişmanlatmak olduğunu belirtmelidir.

    Eğer önceden uyarılmazsanız, sonuç sizi dehşete düşürecektir. Steroid'li ilaçlar hem iştah açar, hem de vücudun yağ depolamasına yardımcı olurlar. Bazı antidepresanlar ve alerjiye karşı kullanılan ilaçlar da aynı etkiyi gösterebilirler. Bazı yatıştırıcı ilaçlar da metabolizmanın hızını azaltır.

    2- Tiroid bezi problemi

    Her elli kadından birinin hipotiroidizm adıyla bilinen bir sorunla karşılaştığı biliniyor. Sözünü ettiğimiz sorun, tiroid bezinin artık yeterli miktarda metabolizmayı düzenleyici hormonları salgılamamasından kaynaklanıyor.

    Bu durumda metabolizma giderek yavaşlar ve vücudunuz, besin yoluyla aldığı kalorileri yakmakta zorlanır. Tabii bunun sonucu olarak da kilo alırsınız. Aldıklarınızı da veremezsiniz. Tiroid bezinin tembelleşmesi, cildin kuruması, saç dökülmesi, kas ve eklem ağrıları, bellek sorunları, sürekli yorgunluk hissetmek gibi sorunlar da cabası.

    3- Polisistik yumurtalıklar

    Yumurtalıkların fazla büyümesi sonucu yumurtalıklarda minik kistler oluşur. Bu durum da vücutta bazı hormonal değişikliklere yol açar, hormonal dengesizlik, kilo artışına neden olur. Bu arada vücuttaki ensülin miktarı da artar.

    Bütün bunlar kiloları artırır. Eğer tüm çabalarınıza rağmen fazla kilolardan kurtulamıyorsanız, bir jinekoloğa görünmelisiniz.

    4- Genlerin rolü

    Vücudun genetik yapısı çok önemlidir. Bazı kişiler çok kolay kilo alırlar ve onlardan kurtulmaları çok zor, hatta imkansız olur. Genetik araştırmalar henüz başlangıç aşamasında sayılır.

    Ama bazı kişilerin sindirim yöntemlerinde ve aldıkları besinleri enerjiye dönüştürmek, sistemleri ve iştah düzenleme mekanizmaları farklı olabiliyor. Genetik farklılıklar, kişilerin kolay kilo almalarında etkili.

    5- Hipofiz bezi sorunları

    Hipofiz bezi, orta boy bir armut büyüklüğündedir, fakat vücuttaki diğer bezlerin hepsini o kontrol eder. Hipofiz bezinde bir tümörün oluşması, zamanla kontrol edilmesi mümkün olmayan kilo artışına yol açar. Kilolar, özellikle göğüs ve karın bölgesinde toplanır. Adet kanamalarında aksamalar görülür, vücutta aşırı kıllanma dikkat çeker. Kan ve idrar testleri hastalığın teşhisini sağlar.

    6- Yiyeceklere alerji

    ılk bakışta bazı yiyeceklere karşı alerjisi olan bir kişinin bu nedenle kilo alması, akla mantığa ters düşebilir. Son zamanlarda, bilim adamları çalışmalarını bu iddia üzerinde yoğunlaştırdılar.

    Yiyeceklere alerji, vücudun su tutmasına ve ödeme neden oluyor. O yiyeceklerden uzak durulduğu zaman vücut fazlalıklarından kurtulmaya başlıyor. Yiyeceklere aşırı duyarlılığın kilo almayı nasıl sağladığı henüz bilinmiyor ve bu konu üzerindeki çalışmalar devam ediyor.

    7- Vücudun su tutması

    Pek çok kadın, adet döneminin başlamasına bir hafta kala, kilo alır. Bunun nedeni vücudun su tutmasıdır. Adet dönemine ilişkin bu sorunu önemsemeye gerek yoktur. Çünkü adet kanamaları tamamlanınca, vücut da eski kilosuna döner.

    Ama vücudun su tutması sık sık görülüyorsa, olaya başka nedenler aramak gerekir. Örneğin bazı doğum kontrol hapları, yüksek kan basıncına karşı kullanılan ilaçlar ve bazı antibiyotikler vücudun su tutmasına yol açabiliyor. Böyle bir sorun yaşıyorsanız, zaman kaybetmeden bir doktora başvurup sorununuza çözüm aramalısınız.

    8-Yanlış diyet uygulaması

    Çok düşük kalori almanızı sağlayan diyetlerin hızlı kilo kaybına neden olacağını düşünebilirsiniz.

    Fakat bu tür diyetler, çoğu zaman ters etki yaratıyor. Vücudun ihtiyacı olan besinlerden yoksun bırakılması, açlık moduna girmenize neden olur. O zaman da metabolizma, vücudun aldığı besinle yetinebilmesi için yavaşlamaya başlar. Ayrıca, aldığınız besinlerin yağı vücutta depo edilir. Bu durumda kilo vermek neredeyse imkansız oluyor.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009
  4. 23 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  5. nam

    nam KIZLARR HEP BERABER Pro Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.919
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    146
    Canım bilgiler için teşekkür ederim.Sen kaç kilodan kaça düştün.Ben hipotiroit hastasıyım.Kilo vermem iyice zor olmaya başladı birde bu yetmiyormuş gibi damar tıkanıklığı ile tanıştım. 1yıldır birde onun tedavisini görüyorum.İlaçlar yüzünden vucütta ödem oluşuyor.Gün içerisinde 3-4 litre su içmeme rağmen çok zor idrara çıkyorum.(bitki çayları sayesinde özellikle yeşil çay)Bunlarla çıkabiliyorum.Ama işte zor gidiyor kilolar, egzersizde yapıyorum ama olmayınca olmuyor(ben yinede yılmadan usanmadan devam ediyorum):uhm:
     
  6. 23 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  7. mor_siyah

    mor_siyah Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    3- Polisistik yumurtalıklar

    Yumurtalıkların fazla büyümesi sonucu yumurtalıklarda minik kistler oluşur. Bu durum da vücutta bazı hormonal değişikliklere yol açar, hormonal dengesizlik, kilo artışına neden olur. Bu arada vücuttaki ensülin miktarı da artar.

    Bütün bunlar kiloları artırır. Eğer tüm çabalarınıza rağmen fazla kilolardan kurtulamıyorsanız, bir jinekoloğa görünmelisiniz.
    [/COLOR]

    bende bu sorundan dolayı kilo veremiyorum bu sorunu yaşayan başka arkadaslar war mı acaba??
     
  8. 24 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  9. tulipbs

    tulipbs Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    geçmiş olsun
    73 kilodan 63 kiloya düştüm 6 ayda , ben de çok zor kilo veriyorum ama bu aralar kendimi saldım ve 700 gr geri aldım ya 100 gram vermek için ne çabalar harcıyorum, şimdi olduğu gibi ipleri bıraktığım anda sanki fırsat kollar gibi hemen hücuma geçiyor ,ama bu akşam kendimi toparlayıp tekrar egzersizlerime başlayacağım
     
  10. 26 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : tulipbs
  11. aysima81

    aysima81 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    1.010
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    ...Neden kilo veremiyoruz?

    Yaptığınız sayısız diyete rağmen bir türlü fazla kilolarınızdan kurtulamıyor musunuz? Bir de Naturabella Medikal Estetik Merkezi Hekimi Dr. Neslihan İbrahimoğlu'nun önerilerine kulak verin

    İnsan vücudu zamanla gevşemeye başlar, kaslarını kaybeder, suyu tutma özelliği azalır. Yağlanma artar. Sarkmalar meydana gelir. Orantısız yağ birikimi ve kasların gevşemesiyle hiç de estetik olmayan şekil bozuklukları meydana gelir. Bu sorunu diyet ve egzersizle düzeltmeye çalışmanıza rağmen başarısız oluyorsanız; hormon yetersizliklerini ve dengesizliklerini mutlaka düşünmelisiniz, çünkü hiçbir diyetle altta yatan hormon dengesizliği düzeltilmeden sonuç alınamaz. Hormon seviyeleri yaşla birlikte değişmeye başlar. Bazen de yaşla ilgisi olmayan hormon dengesizlikleri görülebilir, Üreme sistemlerindeki hormon bozuklukları çok önemlidir. Hormonal sistemdeki denge, kilonuzun sabit kalmasını sağlar. Dengesizliğin nereden geldiğini ortaya çıkarmak en önemli basamaktır. Kendinizi aşağıdaki soruları sorarak değerlendirebilirsiniz:

    1- Sabah uyanınca yüzünüz şiş mi? Özellikle sabahlan yanaklarında ve göz kapaklarınızda şişkinlik, gözlerinizin altında torbalanma görülüyor mu? Ayak ve el bileklerinizde şişme var mı? Cevabınız evet ise; muhtemelen tiroid beziniz iyi çalışmıyor olabilir.

    2- Yüzünüz şişiyor mu? Stres hormonu olan kortizol fazlalığı olabilir.

    3- Adet döneminiz öncesinde göğüslerinizde aşın bir şişkinlik hissediyor musunuz? Göğüsleriniz normal ölçülerinden çok fazla mı büyüyor? Basenlerinizde ve kalçalarınızda yağ birikimi çok mu fazla? Armut tipinde bir kilo fazlalığınız mı var? Sürekli şekerli yiyecekleri mi tüketmek istiyorsunuz?

    Büyük olasılıkla insülin salınımında bir fazlalık olabilir. İnsülin, vücudumuzun karın, kalça, basen bölgelerinde yağ depolayarak yedek enerji oluşturur, çok fazla insülin yağ demektir. Yukarıdaki sorulardan en az birine evet diyorsanız, mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

    Ne yapmalı?

    Beslenme şeklinizle de hormonal dengenizi destekleyebildiğinizi unutmayın! İnsülin değerinizi düşürmek için bol sebze ve meyve yemelisiniz, özellikle meyveleri ayrı bir öğün ya da ara öğün olarak tüketin. Balık gibi et ürünleri ve faydalı yağlar insülin salınımını düşürür. Ekmek, makarna ve şekerli gıdalardan kaçınmalısınız, Proteinli gıdalar ve faydalı yağlar aynı zamanda hem erkek hem de kadınlarda cinsiyet hormonlarının artmasını sağlar. Bu yüzden diyetinizdeki protein miktarı önemlidir.​
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 1 Ağustos 2008
  12. 26 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : tulipbs
  13. begonya27

    begonya27 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    48
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    selam kızlar hepinize günaydın...ben 5-6 ay içerisinde 12 kilo verdim.74.5 kilodan 62.5 kiloya düştüm.fakat son 2 aydır kilo vermem durdu.dikkat ettiğim halde (daha doğrusu ben öyle düşünüyordum)tatlıyı sevmem ve aramam zaten.en büyük avantajım da bu sanırım.fakat dayanamadığım bi tek şey var PASTA.ve öyle bi dilim falan da değil.pasta aldığımızda günde en az 3 dilim yiyorum.fakat geçen gün bi arkadaşım söyledi tv.den duymuş.bir dilim pastayı eritmek için tam 7 SAAT YÜRÜMEK GEREKİYORMUŞ arkadaşlar evet aynen öyleymiş maalesef.bunu öğrendikten sonra kilo vermeyi bırakın kilo almadığıma şükrettim.istediğim kiloya düşene kadar pasta yok hayatımdan bi süreliğine çıkarıyorum.sevgiler...
     
  14. 1 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : tulipbs
  15. EU1

    EU1 Guest

    ‘ Ne Yapsam Kilo Veremiyorum ‘
    Diyenlerdenseniz mutlaka bir sebebi olduğunu unutmamalısınız..
    Her pazartesi başlanan diyetler en geç Çarşamba günü son bulmakta ve bu başarısızlık bir kısır döngü halini almaktadır.
    Öneriler :
    Arkadaşınızdan, kardeşinizden veya komşunuzdan duyduklarınızla yada başkasına ait bir listeyle diyet yapmaya kalkmayın, çünkü diyet bireye özeldir. Fotokopi ile çoğaltılan listeler sizin metabolizmanızda farklı sonuçlar doğurabilir.
    Kilo alırım korkusuyla aç kalmayın. Uzun saatler süren açlığın sonunda hem metabolizmanız yavaşlar hemde açlığın sonunda kontrolsüzce yemek yersiniz.
    Diğer bir konu da gün içinde içilen çay, kahve ve diğer içecekleri ‘ su içtim ‘ yerine saymayın, bunlar kafein ve sodyum içerdikleri için vücutta su tutulumuna neden olurlar.
    Ayrıca Tuz tüketiminizi sınırlamanın yanında tuz içeriği yüksek olan besinleri de ( hazır soslar, salamuralı yiyecekler, hazır bulyonlar, kabartma tozu, soda gibi ) sınırlamalısınız. Fazla tuz da yine vücudunuzda ödem oluşumuna yol açacaktır.
    ‘ Kahvaltı dışında hiç ekmek yemiyorum ‘ yada ‘ Ekmek yerine Makarna / Pilav yiyorum. ‘ şeklinde bir alışkanlığın doğru olduğunu düşünmeyin, Bu tam tersi sizin ekmeksiz doymayıp daha fazla yemek tüketmenize sebep olacaktır, hem de daha çabuk acıkmanıza.
    Gece yemek yeme alışkanlığından derhal kurtulun, gece acıkmanızın sebebi akşam öğününde yanlış beslenmenizden kaynaklanıyor.
    Tükettiğiniz süt / yoğurt ve peynirin yarım yağlı olanını tercih edin.
    Yememeniz gereken bir besini evinize almayın, alışveriş listenizden çıkarın.
    Artan yemeklerin süpürücüsü siz olmayın. Kendinize çöp kovası muamelesi yapmayın.
    Hatır için yemek yemeyin. Arkadaş çevrenizi de bu yönde motive edin. Toplantı veya yemeklerinizdeki ikramlarınızda sağlıklı ve hafif tarifler kullanın, çeşit sayınızı azaltın.
    Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenin yanında mutlaka spor yapın.
    Vücudunuzu şekle sokmaya yardımcı birkaç aerobik hareketi yapmayı alışkanlık haline getirin.
    Aynada kendinizi kontrol edin, kilo almaya başladığınızda beslenme şeklinize ve yaşam tarzını hemen bir göz atın.
    Kendinize güvenin mutlaka laboratuar bulgularınız bir uzman tarafından değerlendirilsin ve bir diyetisyenden danışmanlık alın.
    Diyetisyen Sabiha ATAÇ
    Özel Jimer Hastanesi - Bursa