Normal doğuma ne oldu?

Konusu 'Hamilelerden Haberler: Soru ve Sorunlar' forumundadır ve elif_sena tarafından 1 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    1 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : elif_sena
  1. elif_sena

    elif_sena gobusume mutluluk kondu .. Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.584
    Beğenildi:
    34
    Ödül Puanları:
    148

    Dünya Sağlık Örgütü, kabul edilebilir sezaryen oranının en fazla yüzde 15 olduğunu vurguluyor. Türkiye'deki oran yüzde 38, İstanbul genelinde ise yüzde 50



    Binlerce yıl doğum yapan ve yaptıran kadınlar, yani gebeler ve ebeler, son 300 yıldır işin içine erkeklerin ve tıbbın girmesiyle tamamen pasif bir yapılanmayla kendilerini soğuk hastane odalarında buldular.
    Ne oldu da doğumda aktif rol almaktan vazgeçip bedenleri üzerinde inisiyatifi kaybedip kontrolü kendi dışında başka birilerinin güvenli ellerine teslim ettiler? Artık nasıl, nerede ve ne şekilde doğum yapacaklarına karar vermiyor, veremiyorlar. Günümüz hastanelerinin sezaryen ağırlıklı, soğuk ameliyathane odalarında, bebeklerinin doğumunu tıbbi bir girişim olarak algılıyorlar.
    Bizim ülkemizde durum böyleyken gelişmiş ülkelerde yani kadın hakları ve özgürleşmesi yolunda ilerlemiş, demokrasi geleneğinin oturmuş olduğu ülkelerde kadınlar doğumlarını, kendi seçtikleri, iyi yapılanmış, alternatif doğum merkezi (ABC: alternatif birth center) gibi daha insani koşulların bir ev doğumu gibi düzenlendiği yerlerde yapabiliyorlar. Kendilerini yabancı gibi hissetmedikleri, çeşitli yöntemlerin sunulduğu, seçme şansı verilen (suda doğum gibi), ailesinden istediği kişilerle beraber bir tür kutlama, şenlik gibi yaşadığı, insanca doğum (humanized birth) yapıyorlar. Merkezde kendisi olduğu için mahremiyet gibi temel ihtiyaçlarının karşılandığı, ses, ışık gibi rahatsız edici uyaranlardan uzak, güven içinde doğum yapıyorlar. Kendi yaradılış özelliği olarak buna yetenekli olduğunun farkında olarak, gebelik sırasında ona güven veren bir eğitmenle, bedenini ve yüreğini doğum için hazırlama şansını da bularak. Ütopik bir ülkeden bahsetmiyorum. Kuzey Avrupa ülkeleri (Hollanda ,Danimarka vs.), Almanya, İngiltere ve Yeni Zelanda böyle bir yapılanma içinde. Bu ülkeler sezaryen oranlarının daha düşük ve anne ölümlerinin en az olduğu yerler.
    Dünyada güvenli ev ortamında normal doğum oranlarının arttığı, Epizyotomi gibi medikal girişimlerin azaldığına ilişkin araştırma sonuçları var. Riskli olmayan (ters geliş, çoğul gebelik, tansiyon yüksekliği, şeker, kalp hastalığı vb gibi durumların olmadığı) gebelerin ev ortamında doğumunun güvenli olduğunu, bilimsel verilere dayanarak söyleyebiliriz.

    Güvenli ev ortamı
    Ülkemizde sezaryen oranları dünya genelinde üst sıralarda. 2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırma (TNSA) verilerine göre Türkiye genelinde yüzde 38, İstanbul’da ise yüzde 50 civarında. Yani her iki kadından biri ameliyat oluyor. Özel hastanelerde bu oranlar neredeyse yüzde 100’e varıyor. Özel hastanelerde hasta isteği sezaryeni artırıyor. Giderek artan oranda, doğumun normal fizyolojik bir olgu olduğuna inanç azalıyor. Sezaryeni tercih eden kadınlar, yapılan bir araştırmada özellikle doğumdan korktukları için sezaryen istediklerini bildirmişler. Doğum öncesi hazırlık aşamasında doğru bilgilendirme ve hazırlanma, tüm bunlarla başedebilme şansı verir. Dünya Sağlık Örgütü, kabul edilebilir sezaryen oranının en fazla yüzde 15 olduğunu vurguluyor. Bu değerin üzerine çıkmak, aynı zamanda sezaryene bağlı anne ölümleriyle karşılaşmak anlamına geliyor.
    Riskli olmayan gebeliklerde (ki bu en az yüzde 80 demektir) doğumlar, ev ortamında normal bir şekilde güvenle yapılabilir. Kadın da merkezde olduğu, aktif, güvenli, daha az müdahalenin olduğu, doğal, kendiliğinden, bebeğini doğar doğmaz kucaklayıp beslediği, hayatı boyunca büyük bir tatmin duygusuyla hatırlayacağı bir doğum yaşayabilir.
    Güvenli ev ortamı şeklinde düzenlenmiş alternatif doğum merkezleri dışında hastanelerin kadınların temel ihtiyaçlarına cevap veren düzenlemelerle çok büyük farklar yaratabilirler. Örnek olarak da UNICEF’in başlattığı “Bebek Dostu Hastaneler” uygulamasından esinlenebilirler. Amerika’da başlatılan “Anne Dostu Hastaneler”i de hayata geçirebiliriz. 10 adımda anne dostu hastane olmak için bebek dostu hastane olma özelliklerini de taşımak gerekiyor. Bu paketin içerisinde anneyi doğumun daha başından itibaren destekleyen, ona moral verip korkularıyla başetmesinde yardımcı olan yakınlarını doğum odasına almak, kişisel değerlere ve kültürlere saygı göstermek, klasik doğum pozisyonu olan sırtüstü pozisyondan vazgeçmek (ki bu pozisyonun doğumu olumsuz etkileyebileceği bilimsel olarak da kabul edildi), anneyi serbestçe dolaşabileceği ve kendi insiyatifini kullanarak pozisyon alacağı aktif katılım için teşvik etmek, anneye uygulanacak her türlü müdahale hakkında bilgi vermek ve lavman, tıraş, erken su kesesi açılması gibi yararsız ama doğumu zorlaştıran girişimlerden vazgeçmek yer alıyor. Ayrıca sezaryen sonrası doğum konusunda bilgilendirip teşvik etmek de bu kriterlerin arasında. Bunun için öncelikle doğuma bakış açımızın değişmesi gerekir. Eğer sezaryen oranlarımızı düşürmek ve doğumu günümüz tıp teknolojisine bağımlı halden çıkarmak istiyorsak, daha az müdahale, daha sağlıklı doğumlar hedefimizse değişim başlamış demektir.

    GÜLNİHAL BÜLBÜL: Op. Dr.
     
  2. 4 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : elif_sena
  3. ozlemoztepe

    ozlemoztepe Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    149
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Her dr için degil ama çoğu dr sancı olsun çatı açılsın diye beklemek , mesai saati dışında doğum yapmamak , herhangi bir komplikasyona davet çıkarmamak için hiç bu riske girmeden sezaryen diyor tarih ve saat bile veriyor doğum için....
    Doktorumu bulmak için çok uğraştım git gel başka kişilere en sonunda dedim evde doğurucam dr bulamadım....sonra noormal doğumu destekleyen benim psikolojimi her muayaneye gittiğimizde düzelten uygun fiyatlı tam benlik bir dr buldum ....
    Her dr normal doğumu desteklese sezaryen günümüzde pek populer olmayacaktı ...
     
  4. 4 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : elif_sena
  5. kayradorugum

    kayradorugum 23.12.2009/15:00 Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2009
    Mesajlar:
    457
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    bişey eklemek istiyorum
    bir bebeğin normal doğumla dünyaya gelmesi onun hayattaki ilk armağanıymış
    geçen hafta tvde bi doktor söyledi
     
  6. 4 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : elif_sena
  7. brn1987

    brn1987 meleğimi büyütüyoruz Üye

    Katılım:
    31 Mart 2010
    Mesajlar:
    389
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Slm kzılaaar bendde normal doğuman yanayım son ana kadar direnmeyi düşünüyorum doktorumuda bu yönde seçtim yada öyle sandım ilk zamanlar normal doğum daha sağlıklı ben doğaldan yanayım diyen doktorum her arardığımda ameliyatta yani sezeryanda anlamadım hem doğaldan yanayım diyo hemde hergün 3den sonra en az 2 operasyonu oluyo
     
  8. 9 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : elif_sena
  9. dilem

    dilem tuna pasa sen cok yasa ;) Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2008
    Mesajlar:
    2.921
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    slm ben belcikada yasiyorum ve allahin izniyle normal dogum yapacagim tabii son anda bi sorun cikmazsa(allah esirgesin)
    daha once iki kiez doguma girdim ve gercekten ev ortami gibi los isikli oda basinda ebe, be son ana kadar doktor yok, en son o geliyo zaten doktor gelir gelmz dogumda oluyo ve saat kac olursa olsun, doktor mutlaka geliyo, sonucta dogumun mesai saati yok her an olabilir...