nur hayat / Sevdiği Şiirler

Konusu 'Şiir' forumundadır ve nur hayat tarafından 18 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    18 Nisan 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  1. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Duyarsızlığa iszyanım var Arkadaş
    Zorluyor vicdanımın sınırlarını, yoksulluk ve duyarsızlıklar,
    Ne bir çare var, nede çareyi arayan,
    Yüreklerdeyse sesiz bir bekleyiş var,
    Dalgalanıyor göklerde, ay yıldızlı bayrağım,
    O bile melul melul ve hüzünlü,
    Dalgalanışında bile bir başka hüzün var,
    Yok olmuş gündüzler, akşamları da aynı,
    Mutluluk kalmadı insanlarda, hele de o çocuklar,
    Sofralar boş, bomboş kalmış umutlar
    Bir bir sarardı yüzlerde bakışlar, döküldü birer birer yapraklar
    Hani dört mevsimi yaşardı yurdum,
    İnsanlar hep sonbaharı, kışı yaşadılar,
    Yürekler katılaşmış, gülmeyi unuttuk,
    Hiçbir şeyin tadı bile yok artık,
    Çorbasında bırak yağı, tuzunu bile çaldılar
    Hani üç öğün yemeği?.. bir öğüne bile muhtaç kaldılar,
    Hadi söyleyin, dediklerim doğrumu yoksa yalanmı,
    Yoksa bir politikacı edasıyla mı konuşuyorum,
    Yoksa bir ideoloji mi satıyorum ben,
    Yoksa yaptığım siyasetmi, adını siz koyun,
    Utanmayın, çalmaya devam edin yalan sazınzı,
    Daha ne kadar inleyecek bu millet, bu vatan
    Nerede sosyal demokratlar, nerede sağcısı, Nerede solcular.
    Nerede muhafazakarlar, nerede milliyetçi diye geçinen
    O yobazlar, o riyakarlar
    Siz mi yalan söylediniz, yoksa yalancı olan dilleriniz mi
    Bu mu benim ülkem, bu mu vatanım
    Sancı çeker olmuş toprağım, yerindeyse rahat değil şehit yatanım
    Ne sevgi kaldı nede aşk, denizleri doldurur olmuş riyakarlık seli
    Hey gidi Mustafa Kemal, sen gittin gideli hala perişan bu millet
    Düzelmedi halli, gülmedi yüzü, ne kudreti kaldı, nede dayanacak taakat
    Ah bir ayıltıla bilse, o damarlardaki sarhoş kanı
    Namerde muhtaç olma dedin, koyma yurduna düşman,
    Biz dışarıda beklerken, içerden yıktılar menfaat ve ihtiras düşmanları
    Hani yeni bir dünya kurulsa, kim yürütecek bu gemiyi,
    Kim yönetecek senin gibi bu ülkeyi kim
    Yuvalar mutsuz, insanı mutsuz, mevsimler mutsuz
    Yazan Şebap mutsuz okuyanı mutsuz
    Boyun bükmüş ağaçlar, her köşesine örmüş örümcek, ağını
    Sesiz kaldıkça bu millet, bitmez bu eziyet ve zulüm,
    Köstebeklerse yine üreyecek, kervanını yürütecek bir bir
     
  2. 18 Nisan 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  3. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Güvenme sahte, yüzlere
    Ardından gelen gülücüklere
    kanma sakın o yamalı, sözlere
    İnsanım diye ,gezenlere


    Bak şu felegin ,işine
    öyle kolaymı, git işine
    Seviyorum diyipte
    Yine düştünmü ,peşime


    Hani terkeden sendin
    Alışırsın demiştin
    Biri gelir biri, gider demiştin
    Ağlama gülersin, demiştin


    Hani ne oldu
    Yine pes eden, sen oldun
    Yıllarca avuuttun
    Kendini böylece


    Hakettigin ,yere geldin işte
    Düşün artık kendince
    Sonunu bulamazsın ,bence
    Pişmanım desende


    Acımam zalim ,kaderine
    Dünyaları versende
    Bittin sen bende
    Sanma her, istediğin olacak
    Bir gün zalim kurşun, senide vuracak,,,,,,,,,,,,
     
  4. 18 Nisan 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  5. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    imkansız bir aşktı yasadıgımız
    bir gun bıtecektı bılıyorduk
    vaz gecemedıgımız degerler vardı ıkımızınde
    ama bıle bıle sonumuzu
    bu karanlak sokakta yürüdük el ele
    korkmuyorduk hıc bırseyden
    canımız mı umurumuzda degıldı
    yeterkı sen benım ben senın olsaydım
    böle böle yasattık bu yasak askı
    herkezden sakldık adımızı
    belkı haykıramadık herkeze ama
    ama kalbımızdedı ya sevgımız gözlerımızdedı ya
    anlatmaya gerek yoktu kımseye
    sımdı senden ayrı 5 sene oldu
    gecen gun gordum güzel gözlüm seni
    hala aynıydı bakışların
    ama ama sankı huzun vardı kalbınde
    sankı ters gıden bırseyler vardı hayatında
    örenmısıtım kızın varmıs bırtane
    eşini çok seviyormuşsun
    beni gittim gun unutmuşsun
    ne deyım güzel gözlum
    hersey gönlunce olsun
     
  6. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  7. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    --------------------------------------------------------------------------------

    Bir Bulut Gibi Anne Ağlaya Ağlaya

    Bir bulut gibi anne ağlaya ağlaya gidiyorum
    Bir su gibi anne buharlaşa buharlaşa kayboluyorum
    Seni bir çocuğun oyuncağını sevdiği gibi seviyorum
    Aşklar hepsi yalanmış anladım
    İşte gidiyorum anne
    Kavgaların ortasında arama artık beni
    Kim bilir belki bir sahil kenarında bulursun cesedimi
    Bir ağacın yaprağı gibi anne döküle döküle gidiyorum
    Bir ceylanın avcıdan kaçtığı gibi kaçıyorum
    Bir ormanın sessizliği gibi anne sessizce gidiyorum
    Peşinde koşturduğum topum,cizdiğim resimlerim
    Okuduğum romanların üstünde yattığım ranzam
    Hatıram olsun sana anne...
    Seni bir öğrencinin kitabını okuduğu gibi okuyorum anne
    Kaybolan benim anne kaybeden sen
    Oysa koklaşa koklaşa ayrılmak isterdim senden
    Usulca anne usulca
    Şarkımı söyleye söyleye gidiyorum anne
    Seni bir gülün toprağı sevdiği kadar seviyorum
    İşte gidiyorum anne
    Sana şarkılar söyleyemiyeceğim artık
    Seni bir şairin şiiri sevdiği kadar seviyorum anne
    Bir ceset gibi anne toprağa gire gire gidiyorum
    Ve seni bir dağın yanlızlığı sevdiği gibi seviyorum

    Muhsin Tunç
     
  8. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  9. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    --------------------------------------------------------------------------------

    Unutmak Kolay


    Unutmak kolay diyordun ya
    Kolaymış meğer
    Unuttum adını,her kelimesini unuttum
    Dalga dalga savrulan saçlarını unuttum
    Kömür karası yaşlı gözlerini unuttum ben

    Unutmak kolay diyordun ya
    Kolaymış meğer
    Yağmur altında gezdiğimiz sahilleri unuttum ben
    Bana ilk seni seviyorum dediğin
    O çay bahçesini unuttum ben

    Unutmak kolay diyordun ya
    Kolaymış meğer
    Elini ilk tuttuğumda
    Yüzündeki o masumluğu unuttum ben
    Sarıldığımda ise
    Başımı döndüren gül kokulu,kokunu unuttum ben

    Unutmak kolaymış be bitanem
    O yüzündeki gülüş,içindeki sıcaklık
    Seni özlüyorum dediğinde
    Gözünden akan iki damla yaş
    Ve seni öptüğümde içinde kaybolduğum yıldızlar

    Bütün bunları unutmak
    O kadar kolaymış ki bi tanem
    O kadar kolaymış ki
    hepsini unuttum

    --------------------------------------------------------------------------------



    --------------------------------------------------------------------------------



    nur hayat
    Üyelere Açık Profil Bilgileri
    nur hayat - Özel Mesaj gönder
    nur hayat´ait bütün Mesajları arattır
    Add nur hayat to Your Contacts
    View Blog

    #12 06-05-2008, 08:29
    nur hayat
    Nergis

    Meslek: ---Çalışmıyorum
    Medeni durumunuz: Evli
    Eğitim Durumunuz: Lise
    Yaşadığınız Yer: Isparta
    Kan Grubunuz: A Rh+


    Üyelik Tarihi: Apr 2008
    Mesajlar: 360
    Ruh Halim:
    Blog Yazıları: 9
    Teşekkür Et: 75
    47 yazı için 61 kez teşekkür edilmiş
    Puanı: 1




    --------------------------------------------------------------------------------

    Beni Tanımadın mı Anne

    Koynundan alıp uzak kentlere,
    Sürgün ettiler Anne..
    Aldılar benden sıcaklığını,
    İçime bir buz kütlesi koydular anne…

    Çalıp şefkatini üzerimden,
    Yüreğimde derin izler bıraktılar Anne
    Duvarları üstüme,
    Kapıları yüzüme örttüler Anne,

    Sardığın kundakta bıraktılar son kimliğimi
    Çocukluğumu benden çaldılar Anne
    Kelepçelerin pasında kaybettim benliğimi
    Çırılçıplak,yalınayak,aç ,sersefil
    Zifiri karanlık gecelerde,
    İçimi çok acıttılar ..…

    Ağlayışlarımı duymadın mı Anne?
    Seni yazdım her beyaz çizgide…
    Dizlerine yatıp, konuştum saatlerce seninle
    Yoksa beni hissetmedin mi Anne?

    Zaman karanlık bir ay çalıyor duvarlarıma
    Gölgeler siyah beyaz çiziyor suretini
    Yüzünü hatırlayamıyorum Anne
    Beynimin içinde el olsan da uzaktan,
    Kalbim anne diye feryat ediyor yeniden
    Bana masal anlatsana Anne…..

    Bu hayatta en çok seni sevdim… bilmiyorsun
    Doyamasam da kokuna, hücrelerime işledin
    Dokunamasam da …benim en kutsalımdın…
    ve seni öyle özledim ki Anne…….bilemezsin.

    isyankar değilim ……….yıllara hesap soramam
    günahkar hiç değilim…..kadere cevap veremem
    karnında taşıdığın günlerin hatırı var.,inkar edemem
    Bağışla beni güzel Annem….

    İşte karşındayım yılların hesap sancısıyla
    Sevgisiz büyümüşlüğüm,öksüzlüğüm üzerimde
    Şefkatin olmasa da,merhamet niyetine
    Ellerin dolaşsın başımda saatlerce
    Bedenime sıcaklığın girsin….
    Artık kucakla beni güzel Anne…

    Şaşırdın ……Suskunluğun lal oldu dilinde
    Soğuktun…..Kolların dal oldu bedeninde
    Üşüdüm……Yüzün donuk bir ay çizdi yüreğimde
    Yoksa ……. Beni tanımadın mı Anne?

    Faik

    --------------------------------------------------------------------------------



    --------------------------------------------------------------------------------



    nur hayat
    Üyelere Açık Profil Bilgileri
    nur hayat - Özel Mesaj gönder
    nur hayat´ait bütün Mesajları arattır
    Add nur hayat to Your Contacts
    View Blog

    #13 06-05-2008, 08:38
    nur hayat
    Nergis

    Meslek: ---Çalışmıyorum
    Medeni durumunuz: Evli
    Eğitim Durumunuz: Lise
    Yaşadığınız Yer: Isparta
    Kan Grubunuz: A Rh+


    Üyelik Tarihi: Apr 2008
    Mesajlar: 360
    Ruh Halim:
    Blog Yazıları: 9
    Teşekkür Et: 75
    47 yazı için 61 kez teşekkür edilmiş
    Puanı: 1




    --------------------------------------------------------------------------------

    Kara Benizli Geceler

    Yıldızlara uzanmak nasıl imkansızsa

    Sana da ulaşmak o kadar zormuş

    Demek ki

    Boşuna o yolları aşıp gelmişim

    Öz yurdumu bıraktım ben senin için

    Dünyanın bütün güzelliklerinden vazgeçtim

    Ben senin uğruna

    En güzel şeyimi verdim sana

    Gençliğimi hediye ettim

    Deli dolu duygularımı uğrunda harcadım

    Gözyaşlarımı sana döktüm

    Gözlerime deli bir boşluk yerleştirdim

    Senin için

    Deli gibi dolandım durdum

    Kara benizli gecelerde

    Sevdasızlığın sokaklarında

    Oysa

    Sana ulaşmak güneşi tutmak kadar imkansızmış

    Yedirenkli çiçek gibi masalmış

    Ölümden kurtulmak gibi bir şeymiş

    Ömer Ilgaz

    --------------------------------------------------------------------------------



    --------------------------------------------------------------------------------



    nur hayat
    Üyelere Açık Profil Bilgileri
    nur hayat - Özel Mesaj gönder
    nur hayat´ait bütün Mesajları arattır
    Add nur hayat to Your Contacts
    View Blog

    #14 06-05-2008, 08:51
    nur hayat
    Nergis

    Meslek: ---Çalışmıyorum
    Medeni durumunuz: Evli
    Eğitim Durumunuz: Lise
    Yaşadığınız Yer: Isparta
    Kan Grubunuz: A Rh+


    Üyelik Tarihi: Apr 2008
    Mesajlar: 360
    Ruh Halim:
    Blog Yazıları: 9
    Teşekkür Et: 75
    47 yazı için 61 kez teşekkür edilmiş
    Puanı: 1




    --------------------------------------------------------------------------------

    Gitme Diyemedim,,

    küstüm artık denize doğaya
    şarkılara,,
    seni hatırlatan herşeye küstüm
    şiirler yazmıyorum artık,
    gözlerinin güzelliğine
    şarkılar dinlemiyorum artık
    seni bana hatırlatan,
    sevgi üstüne yazılan şiirler okumuyorum
    gitmiyorum artık sahile,,
    seni bana hatırlatır diye,,
    artık çiçeklerde açmıyor
    anladılar onlarda senin,,sevgiye ihanetini
    ne zaman yağmur yağsa
    sen gelirsin aklıma,
    ansızın gidişin gelir,,
    her bir damla sel olur,yağmurla beraber ağlıyasım gelir
    gitme diyemedim sana hiç,,,
    gözlerim yeşil gözlerinde kaldı
    okyanusları aşıp kollarına gelmek var yüreğimde
    dudaklarında ıslanan türkülerle sevdim seni
    sonra
    sevgilerin ne kadar sahte olduğu geçti aklımdan
    ulaşamadıkça
    yürek sızımdın,imkansızımdın
    ben işte bu yürek sızımı sevdim
    bir duvar hayal ettim
    ne kadar kimsesiz,terkedilmiş acı varsa
    gelip yaslansın diye
    yetmedi duvar,kısa geldi
    meğer
    geride unutulmuş,terkedilmiş ne çok ağrı hüzün varmış,,
    taşıyamıyan bırakıp gitmiş
    bırakıp gitmiş
    her sevdaların yarım yamalak bitiyorsa
    geride sadece gözyaşlarınla kalıyorsan,
    çaresizce
    isyanların,gözyaşların hep içinde kalıyorsa
    atma bir adım daha,,
    bu rotasını kaybetmiş aşklara,sevgilere
    paylaş acılarını mutlaka bir dostunla,arkadaşınla
    oda yoksa,aynalarla konuş
    ama asla gömme yüreğine,
    benden kalan
    tüm acıları,sitemleri,üzüntüleri
    gönder bulutlara gitsin
    sanki benim hiç senim olmamış gibi
    o hoyrat şarkıyı beraber mırıldanmış
    ve sonra yarım bırakmışız gibi
    yaşanmışlığına yitikliğime hiç aldırmadan
    sadece gülümse bana o yeter can,,,,,

    Ramazan Gökçe
     
  10. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  11. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    ya sen gel yada ben geleyim

    --------------------------------------------------------------------------------

    Ya Sen Gel Artık Ya da Ben Geleyim

    I

    Sana bir merhaba kadar yakın olsaydım
    Ellerinde ki çizgilere bir çizgi atsaydım
    Azrail tanır beni sevdamı anlatsaydım
    Ölüm ensemizde ama
    Son kez o gül yüzüne baksaydım
    ...

    Hey benim sevdasıyla mecnun olduğum!
    Alaşağı bütün duygular,
    Hasretinse içimde bir kor durmadan yanar
    Şimdi ellerinin arasına alma başını
    Yolma o dalgalı saçlarını boşuna
    Özlemimsin en az ölüm kadar
    Ve ben gelirsem bebeğim birgün
    Kıyamet kopar.
    ...

    Hasretin öyle büyük bir tufanki
    Nuhu utandırır görseydi
    Mecnun Aşk'ı yaşamadığı için düşerdi çöllere
    Kerem ateşin yakışını,
    Ferhat dağların yüceliğini anlardı
    Görebilseydi sana olan özlemimi.
    ...

    Yanıyor şimdi içimde birşeyler
    Haykırsam duyarsın belki
    Bu akşam kendimden de öteyim
    Kendimden de yalnızım bu akşam
    Daha sigaraya elimi sürmedim nedense
    Dudaklarım yeterince ihanet etti zaten dudaklarına
    Gözlerinden dökülen her damla yaşa kurban benim ömrüm
    Bir hoyrat sevda yaşıyor şu benim deli ömrüm
    Bak tek bir kelime çıkmıyor şimdi.
    ...

    Dakikalardır sana yazmak için bekliyorum süresini unuttum
    Zaman mı ''kalleş nikof'' tutuyor üzerimize?
    Yoksa kalleşlik mi nikotin kokuyor hücrelerimde?
    Faili meçhulüyüm bu sevdanın
    Vuranı biliyorum
    Söylemekten korktuğum
    Çığlığımsa yedi düvelden duyuluyor
    Deccala inat korkusuz yaşıyorum sevdanı
    Allahım şahit, kör olsun gözlerim yalanım varsa
    Bir nebze korkum varsa seninle olmaktan
    Ey benim gözlerine ömrümü feda ettiğim!
    Ey saçlarında bir ömrün bütün şifrelerini gizlediğim!
    Yok, yok dediğin gib bu böyle olmayacak,
    Ya sen gel yanıma yada ben geleyim
    Islak taş kaldırımlarda bıraktığın silüetine bakayım
    Haydarpaşadan kalkar bu tren
    Yolcusu benim belki biletsiz bir kaçak
    Yada Horasanda vagonlara sızmış bir deli
    Sen neredesin bilmiyorum?
    Ne yapıyorsun bi haberim şimdi?
    Ben belki balıklı göldeyim
    Belki Ağrı Dağı eteklerinde ağıtlar yakıyorum sevdana
    ...

    Ya sen tez zamanda gel yada ben geleyim artık olmayacak böyle
    Bak ağlamaklı gözlerimde, gene sen varsın
    Bir sen göreceksin yüreğimde
    Sana feryat eden ''bir garip adam'ı''
    Gözlerim kan çanağı, gözlerim dermansız dert küpü
    Kurudu bak göz pınarlarım
    Kaynağı kesildi artık
    Gel bir kezde sevinçten ağlat beni...
    Yok, yok ben artık teybeter bir sevda yaşıyorum nafile
    Ne yapsanda boşa, ızdırabın büyük, kurban olduğum
    Ben artık öğleden sonraları bir çay sohbeti istiyorum
    İki şekerli ince belli bardakta
    Ellerin saçlarımın arsında
    Gözlerin gözlerimin merkezinde
    İki şekerli, demli, senin kadar güzel bir çay
    Sahil yolunda denize karşı martıların arasında
    Biraz yağmurlu bir sonbahar öğleden sonrası.
    ...

    Ben sevdanı namusum bildim kurban olduğum,
    Bu, artık senin yaşadığın son demleri zamanın, bensiz.
    Boğazımda bir ilmek var benim, sensiz bir başıma nefesssiz
    Hoyrat sevdanın arşa vursada yaşanmışlıkları
    Ben daha doyamadım senin yüce sevdana
    Al beni tut ellerimden titriyor her yanım
    Ağlamaksa gözlerimde yaş bile bırakmadım
    Ölmekse tek bir yaşam belirtim kalmadı artık,
    Sevdim seni delicesine
    Ölürcesine, bir ömür adadım bir bakışına feda ettim ömrümü
    Volkan patlıyor içerimde
    Bir depreminden arta kalan enkazınım
    Haydi olmuyor bak
    Ya sen gel artık yada ben geleyim
    ...

    Ya tut ellerimden sımsıkı yada...
    Sana adanmış bir ömrün
    Sana verilmiş bir sevdanın
    Bir bakışınla
    Bir gülüşünle
    Sahibi ol artık
    Ya sen gel yada ben geleyim
    Böyle uzak olmuyor artık...

    II

    Kaç gecedir aynı oluyor
    Bir başka çöküyor üzerime yokluğun
    Sigaranın biri sönmeden diğeri yanıyor
    Küle dönüyor beş dakika önce yaktığım sigara
    Ben Kerem oldum hasretinde
    Yangın oldum gülüm
    Yangının ta kendisiyim ateş neylesin...

    Bir yol var hergün gittiğin
    Sana on dakika
    Bana onlarca saat uzak
    Yok, yok böyle olmayacak
    Artık en iyisi bir an önce;
    O deniz dalgası saçlarından öpmek,
    Yada her gece yokluğunu her gece srmaktan vazgeçmek gerek
    Böyle olmayacak ya sen gel yada ben geleyim...
     
  12. 10 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  13. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    --------------------------------------------------------------------------------

    SEN SEN SEN



    Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,

    Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.

    Hiç kimse aramasa sormasa beni

    Sen gelsen yeter..



    Huzur ellerinin güzelliğidir.

    Gözlerin karşımda mutluluk denizi.

    Her sabah soframızda ekmeğimizi

    Sen bölsen yeter..



    Yüreğim seninle yaylalar kadar serin

    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam

    Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam

    Sen dolsan yeter..



    Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.

    Bende sabır sende naz..

    Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz

    Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..



    Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,

    Sende karar kıldığını...

    Ve içimin şerha şerha yarıldığını,

    Sen bilsen yeter..



    Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..

    Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..

    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,

    Eğilsen yeter...........



    YAVUZ BÜLENT BAKİLER
     
  14. 12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  15. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    şehidim Anne

    --------------------------------------------------------------------------------

    ŞEHİDİM ANNEM
    Davullarla, zurnalarla uğurladın beni Asker Ocağına, elimde bir valiz, bir de ceketim vardı.
    Kalın kazaklarımı koymuştun; oğlum oralar soğuk olur, üşütme diye.
    Ana kucağı derler Asker Ocağına. Gerçekten öyleymiş. Üşümüyorum annem.
    Demiştin ya kendine iyi bak oğlum diye, babama da söyle; insan tek kalınca üzülür, içlenirmiş
    Biz burada binleriz, on binleriz annem. Hepimiz ana baba çocuğu, Askeriz, MEHMETCİĞİZ annem…
    Dağlarımızı saran çakallardan temizlemeğe çalışıyoruz annem,
    Yıllarca Kardeş bildiklerimizde, belki aynı fırından ekmek yediğimizden,
    Aynı vatanın havasını yıllar yılı soluduğumuzdan,
    Şimdi nifak tohumları ekenlerin hizmetinde olanlardan,
    Biz dimdik ayakta, çakı gibi askeriz. NEFERİZ ANNEM…
    Az kaldı annem.30 gün… Sonra hep birlikte olacağız. Vatan borcumu bitirip sizlere kavuşacağım.
    Annem, benim pamuk annem babama söyle kurbanımı, aslan oğlunun koçunu unutmasın…
    Buralarda düşman uyumuyor annem. Gecemiz gündüzümüz kalmadı, Sakın, sakın şikayet ettim zannetme...
    Biraz önce postallarımı boyadım, silahımı temizledim.
    Vatan toprağında, Şırnak’ ta Nöbetteyim, beklemedeyim, sınırdayım annem…
    Birkaç gündür yoğunlaştı it sürülerinin saldırıları annem,
    Ama sen üzülme, ağlama annem, beni bugünler için yetiştirmedin mi?
    Hani çok sevdiğim siyah montum vardı ya; sakın kimse giymesin diye tembihlediğim.
    Kardeşim, Ahmetim çok severdi, bırak giyinsin… kader bu belki döner, belki hiç dönemem..
    Yirmi kişiyle uğurladığın, hasretiyle yandığın, ASKER oğlunu belki binlerle karşılayacaksın Annem…
    Haziran 1995 gece yarısı, saldırıya uğradım, Kurşun yedim, Ölmedim annem.
    Parola VATAN, İşareti NAMUSTUR derdin. Namusum uğruna can verdim annem.
    Bana verdiğin tertemiz, helal sütüne layık olmaya çalıştım, düşmana, kalleşe yol vermedim
    Ben ölmedim annem. Metinler, Mehmetler, Ahmetler Süleymanlar, Yunuslar, Yusuflar…
    Kısaca MEHMETCİKLER ölmez. Hakkını helal et benim canım annem…
    Annem; YARİME söyle beni beklemesin, karalar bağlamasın beyaz duvak yerine,
    Bana kısmet değilmiş onunla bir yuva kurup, aynı yastığa baş koymak, çocuklarımızı büyütmek…
    Annem söyle ona; dünyada istediğim tek şey; işten geldiğim zaman evimin kapısını onun açmasıydı...
    Söyle ki; ondan ve hayallerimden ayrılmama sebep olanlar, Mardin’de, Şırnak’ta ve Ankara’dalar…
    Benim milletimi temsil ediyorlar mecliste. Çakallar düz ovaya indiler, siyaset yapıyorlar annem…
    Biz askerlikten kaçmadık, Kantinde askerlik yapmadık,
    Düzmece rapor alıp, askerlikten de muafta tutulmadık.
    Biz, Biz hiçbir zaman YAN GELİP Yatmadık, KELLE olmadık, ŞEHİT olduk annem...
    Al Bayraklara sarılı, küçük bedenlerimizle dev olduk, geçit vermedik.
    Biz Vurulduk ama BİTMEDİK annem…
    Bayramlarda elini öpmeğe gelemiyorum, Üzülme Annem, ama sen sakın beni ziyaretsiz bırakma,
    Biliyorsun ŞEHİTLER; Şehit olunca değil, UNUTULUNCA ÖLÜRMÜŞ, sen sakın beni unutma!!!
    Başını dik tut, Onurlu, gururlu ol, sen ŞEHİT annesisin… Ağlayıp, kalleşleri sevindirme…
    Üzülme, ben hep sizinleyim; otobüste, dolmuşta, evde ve dükkânda… Kısaca Yüreğinizdeyim…
    Bekleme beni güzel annem… sizlere hem çok yakın hem de çok uzaklardayım…
    Dönemem, gelemem, sizleri bir daha göremem annem… Sana sarılıp artık öpemem.
    Hakkını helal et annem. Sen de; vatan toprağım, güzel insanlarım…
    Dedim ya; Ben ŞEHİDİM, Bingöl Dağlarında, Gabar’da, Şırnak’ ta, Nusaybin’de, Van’da,
    Vatanın her karışındayım. Artık Tüm Türkiye’nin Şehidiyim…Görevimi tamamladım annem…
    Evim, artık EDİRNEKAPI şehitliği… Mermerden Mezar taşım. Başucumda iki resim; biri Ay yıldızlı bayrağım, diğeri benim resmim.
    Üstünde al al açan çiçeklerim. Toprağa düştüm Çiçek oldum… Çiçeklerimi soldurma annem…

    --------------------------------------------------------------------------------
     
  16. 12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  17. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Affet Beni şehidim

    --------------------------------------------------------------------------------

    Felek sana yazdı yazgı Şırnak ilinden
    Kına yakıp ayrıldın o gün gülünden
    Hakkın helal et anne dedin öptün elinden
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Senin gibi bu vatanda çok şehit oldu
    Nice Mehmetlerim gariban kaldı
    Şeyda bülbül gülünde siz vatan yolunda
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Canım şehidim üsteğmen Cengiz Çırak
    Binbaşın başını okşadı Tendürekte yoktu tarak
    Vatan soyulmuş para yoktu çelik yelek alak
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Mazereti olmaz arkadaş bu büyük hesap
    Gazte üzerinde yazar yüz milyara içildi şarap
    Çelik yeleğe para yok şehidim olmuş harap
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Tendürek dağında Cenneti gezer
    Silah arkadaşları ibretle bu hali süzer
    Binbaşı beş eksikle iştima yazar
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Şehidim çok duygulandım seni görmeden
    Hasret kaldı yavruların murat almadan
    Bu millet asildir sana dua okur durmadan
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Cengizim arkadaşların geldi sana imdada
    Şehit oldu hepisi kalmadı birtek seda
    ŞEHİTLER ÖLMEZ Bilirsin buyurdu HZ HÜDA
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    Ömerim çok üzüldüm yüreğim parepare
    Sen şehit olunca şampanya döndü nara
    O hainlerle beraber yüzler oldu kapkara
    Affet beni şehidim...
    Acıklı hicretinle yaktın beni ŞEHİDİM

    --------------------------------------------------------------------------------
     
  18. 12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  19. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    --------------------------------------------------------------------------------

    Annesinden Mehmetçiğe Mektup...

    Ah oğlum…
    Ah karagözlüm…
    Aldım mektubunu bugün!
    Tabutunla beraber getirdiler,
    Dediler;
    “Anne Başın Sağ Olsun…”

    Başım sağ olacağına,
    Geleydi kara topraklara da;
    Sen sağ olsaydın…
    Ah oğlum;
    Selvi boylu kara yiğidim…
    Sen söz vermedin mi bana
    Ellerimi öpüp giderken:
    “Söz… Döneceğim anne,
    Merak etme! ” diye…
    Biliyor musun?
    İlk kez sözünü tutmadın…

    Oğul…
    Ben seni al kınalar yakıp ellerine,
    Göndermedim mi askere?
    Sen şimdi niye
    Kendi kanını kına yapıp göğsüne
    Döndün evine;
    Beş metre beze sarınıp,
    Sonsuzluk teknesi bir tabut içinde…

    Ah Oğul…
    Yaktın bizi…
    Yaktılar bizi…
    Baban bugün hastanede!
    Tabutunu taşıdı belki elleri
    Ama gidişini taşıyamadı kalbi…
    Ve benim de seni ısıtan bağrım
    Buz kesiyor şimdi…

    Sen de bizi bekle oğul;
    Bizim seni beklediğimiz gibi…
    Emin ol…
    Çok bekletmeyiz seni,
    Biz de bu acıya çok dayanamaz
    İçeriz senin gibi sonsuzluk şerbetini…

    Ey karagözlüm,
    Dünüm, bugünüm, yarınım;
    Canım Oğlum…
    Ya Ayşe’n ne olacak şimdi?
    Belki de o bekledi
    Bizden daha fazla hasretle seni…
    Her sözünde sen vardı,
    Her sözünde sana olan sevdası…
    Her iki sözünden birisi,
    Senli yarınlarıydı.
    Biliyor musun oğul?
    Çeyizini bile tastamam hazırlamıştı…
    Sadece gelişini bekliyordu;
    Gelip boynuna sımsıkı sarılacağın
    Ve bir ömür bırakmayacağın günü…
    Olmadı oğul…
    Bırakmadılar seni bize…
    Şu küçücük Dünya’mızdan
    Ne istediler bilmiyorum?

    Canımın parçası,
    Beyazlara sarınıp giden oğul…
    Dudaklarının nemi hâlâ ellerimde,
    Saçlarının mis kokusu burnumda…
    Oğul… Oğlum… Mehmet’im…
    Biz üç kişi de sanma ki
    Yaşıyoruz artık bu Dünya’da;
    Sadece nefes alıp,
    Gelişini beklerken yaptığımız gibi
    Çizik atıp takvim yaprağına;
    Bizim sana geleceğimiz günleri
    Eksiltiyoruz hayatımızda…

    Şimdi sana “Elveda” demiyorum oğul…
    Biliyorum ki;
    Biz ayrılmadık…
    Sadece yine birbirimize kavuşacağımız günü bekliyoruz…
    Bu yüzden arkandan yazdığım bu mektuba,
    Alışık olduğun şekilde son noktayı koyuyorum:

    “O kara gözlerinden hasretle öpüyorum…”

    Annen…

    Serhan Yigen