Oğuzhan Taş Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve roxett tarafından 1 Ekim 2006 başlatılmıştır.

    1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  1. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Kırık Kalp



    Demek yalanmış sözlerin,
    Demek rüyaymış gördüklerim,
    Boş yere ağlamış gözlerim,
    Bu kırık kalp senin eserin.
    ***
    Demek ayrılmakmış isteğin,
    Demek hüsranmış hayallerim,
    Boşunaymı sana ümitlerim,
    Bu kırık kalp senin eserin.
    ***
    Demek derbeder olmammış dileğin,
    Demek özlemekmiş kaderim,
    Boşuna beklemiş ellerim,
    Bu kırık kalp senin eserin.

     
  2. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Ah Bu Meret!



    Bu hastalığa ilk yakalanışım değil,
    Daha önceden de kapılmıştım bu merede,
    Aşılıyım dostlarım merak etmeyin,
    Beni hicazlı sözlerle teselli etmeyin!

    İlk defa geceden sabahı karşılamıyorum,
    Bu savaş suskunluğum ilk değil,
    Gözyaşlarım içime akıtıyorum,
    Ben yine onu düşünüyorum.

    Sigara ve çay yine dostum oldu,
    Bir de katran siyahı bu geceler,
    Limandan kalkan son gemiyi de kaçırdım,
    Artık bu yalnızlar adasındayım...

     
  4. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Ah İstanbul



    Bir kuş kalkmaz bu sefil yerde,
    Hani benim deniz kokan İstanbulum nerde?
    Sabahları martı sesiyle uyanırım
    Sokağa çıkınca sıcak bir güneşle dolaşırım.
    Kimi zaman bir aşk yağmuru ıslatır beni.
    Sofrada yeşil zeytin, yumurta tava ve çay,
    Ortaköy'de geçen günü ömürden bir fazla say.
    Denizden karşıya geçmek bir rüya gibidir,
    Martılara ekmek atmak, sigara tüttürmek,
    Tavşan kanı bir çayla dalgalı sevgilime bakmak.
    Bazen dikkatimi dağıtır İstanbul güzelleri,
    Ama güvenilmez, bağlanılmaz buranın dilberine.
    Neyse, Kız Kulesi yanından geçiyoruz,
    acaba burada yaşasam mı diyorum,
    O zaman on şiir kitabı çıkardı piyasaya...

    Yanımda deli dostum Zaza Nihat,
    Arasıra dertleşiriz, o da esarette,
    Düşmüş tuzağına sevdanın, bir daha çıkamamış,
    Kütüphanede çalışmış bir süre,
    Sonrada dolaşmış ordan oraya.
    Neyse işte bir dert ortağım var benim.
    Bir eve iki aşık fazla ama,
    İdare ediyoruz işte.
    Bunları düşünürken bir hareket başlıyor,
    Kadıköy'e ulaşmışız nerdeyse.
    Deniz kıyısındaki çaycıdan,
    Simitle beraber çay içiyoruz.
    Ardından bir sigara yakıyoruz,
    Dumanını rüzgara savurarak.
    Cevizli minübüsüne biniyoruz,
    Mahşeri bir kalabalık arasından.
    Elazığlı iki dostumuzun evindeyiz.
    İkisi de İnternet hastası,
    Teknoloji değiştirememiş insanlıklarını.
    Delikanlı, mert cana yakın çocuklar.
    Gurbetten değil hemen ısınıyorum
    Bu iki gurbet kuşuna.
    İkisini birarada görmek mümkün değil pek,
    Biri gececi biri gündüzcü trenlerde.
    Harput Fırınına gidip üç tandır alıyorum,
    Orta yaşlı Palulu iki esnaftan.
    Gece sohbetle geçiyor,
    Biraz uyuyup sabah tekrar yola düşüyoruz.
    Trenle Kadıköye gidip,
    Biraz kitaplara, kasetlere takılıyorum,
    Oradan karşıya, Beşiktaş'a geçiyoruz.
    Beşiktaş limanındayım akşam üstü,
    Sular hafifçe dalgalı,
    Meltem rüzgarı okşuyor saçlarımı,
    Deniz minare gölgeleriyle süslü,
    Ilık bir hava var bu aşkımın şehrinde,
    Aşıklar sarmaş dolaş denizle karanın kesiştiği yerde.
    Ah İstanbul elveda sana,
    Birgün bir daha görüşmek üzere,
    Seni minarelerinden öpüyorum...

    Oğuzhan Taş


     
  6. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  7. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Anlamadım Yar Seni!



    Bir sevindirip, bir üzüyorsun,
    Bir gidip, bir geliyorsun,
    Bir akşam, bir sabah oluyorsun,
    Anlayamadım yar seni.

    Sevsem kaçıyorsun, sevmesem geliyorsun,
    Arasam aramıyorsun, aramasam arıyorsun,
    Özlesen de sevsen de kaçıyorsun,
    Anlamadım yar seni.

    Yanındayken kayboluyorsun,
    Uzaklaşınca geliyorsun,
    Bir bahar, bir hazan oluyorsun,
    Anlamadım yar seni.

    Bir günah, bir sevap oluyorsun,
    Bir savaş, bir barış oluyorsun,
    Bir cefa, bir sefa oluyorsun,
    Anlamadım yar seni.

    Oğuzhan Taş


     
  8. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  9. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Anlardın



    Bilsen sensizliğin bana ne kadar acı verdiğini,
    Tereddüt etmez, hemen çeker beni öldürürdün.
    Çünkü en iyi sen anlardın,
    Seninle yaralanmış bedenimin yaşayamayacağını.

    **************************************

    Ansızın...



    Ansizin dogar gunes, ansizin kaybolur,
    Ansizin dogum haberini alir bir baba bebeginin,
    Ansizin caktirmadan gelir ayrilik,
    Ansizin hissettirmeden gider sevdiklerin,
    Ansizin deprem olur, gonuller yikilir,
    Ansizin hisler kaybolur, guven yerlerde sürünür,
    Ansizin yolculuklar baslar, ansizin biter,
    Ý nsanlar durur oylece, her sey birden olur.
    Sinema seridi gibi akar gider ne varsa,
    Geriye sadece sevgi, dostluk ve ilik bir muhabbet
    kalir su uc nefeslik dunyadan.

    Oğuzhan Taş





     
  10. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  11. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Artık



    Bıktım gönlünün sahillerinde
    avare dolaşmaktan,
    Artık içine çek beni,
    Dolaşayım damarlarında,
    Seninle beraber ısınıp,
    Seninle beraber donayım.
    Kalbine senden daha yakın olayım,

    Martının kanatlarındaki aşkı,
    seninle yakalayalım.
    Seninle beraber koklayalım
    şu susamış sevda çiçeklerini.

    Bir su damlası olalım seninle ben,
    Yağmurlarla beraber yeryuzune düşüp,
    Güneşle buharlaşalım gökyüzüne,
    sonra tekrar aşk ile yanan gönüllere düşelim.

    Oğuzhan Taş
     
  12. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  13. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Aşk İşte



    Belki de unutulması gerek yaşananlar,
    Belki de avutulması gerek su gonlun,
    ama kalbimin yanmasını dindirecek
    tek seyi biliyorsun sen sevgilim

    Seni unutmak kolay degil!
    İcimde tomurcuklanan sevgini
    bir anda kurutmak kolay degil
    Ama sen bu sevgiyi sulamadın bile
    kuruttun günlerce susuz bırakarak

    Simdi yanmamam gerek ardından
    ama kalbime soz geciremiyorum
    Sen susuz bıraksan da
    Su istemeyen sevgiler yasayacak gonlumde

    Sen de digerleri gibisin
    Hep gittiler sen de gideceksin
    Hayatımda senin gibiler artik olmamalı
    Elbette yesermeli artık gönlüm

    Oğuzhan Taş



     
  14. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  15. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Beklemiyorum



    Simdi sensiz oksuz kaldi yuregim
    Sensizlik icime isledi
    Sessiz sedasiz oylesine yasiyorum
    Artik hayattan birsey beklemiyorum.

    Beni unutursun demistin
    Hala kanimda dolasiyorsun, unutamadim.
    Azap gunler gelsin boyle gecsin
    Artik hayattan birsey beklemiyorum.

    Oğuzhan Taş


     
  16. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  17. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Benden Sana



    Kim bilir bu yağmurlu gecede şimdi nerdesin?
    Hangi hasret dağında, hangi umudun koynundasın?
    Ben gelmeyen sabahı nemli gözlerle beklerken,
    Sen hangi serseri uykunda, hangi sevgi ırmağındasın?

    Hiçbir şarkı yetmez sevdamı anlatmaya,
    Hiç hakkın yok bu taze yüreği yerden yere vurmaya,
    Kalem kağıt yetmedi, yetmeyecek,
    Bu sevdamı ölene dek yazmaya…

    Tüm damarlarım sökülüp kalsa da tek damarım,
    O tek damar mutlaka diğerleri gibi aşkını kanımda taşıyacaktır.
    Keşke sende bir damar da benim aşkımı taşısaydı…
    O zaman sende yaşadığımı anlar hayata bağlanırdım.

    Oğuzhan Taş


     
  18. 1 Ekim 2006
    Konu Sahibi : roxett
  19. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    Bir Gül



    Gül Kız derdim sana hep,
    gülmeni isterdim,
    gül gibi severdim seni,
    sana gül verirdim ara sıra,
    Seni güldürünce
    dünyalar benim olurdu,
    Sen üzüldüğün zamanlar,
    ben senden daha çok üzülürdüm,
    kahrolurdum elimden birşey gelmeyince.

    Hayaller kurardık seninle,
    saatler boyu,
    Karalardım bakkal defteri gibi
    olan not defterini,
    İçimden gelen aşkı anlatarak.
    Sen gülüp geçerdin yazdıklarıma bakarak.

    Benim suskun olduğum anlarda,
    sen hızla birşeyler anlatırdın,
    sanki kötü bir haber duymamak istermiş gibi.
    Benim yaptığım saçma espirilere gülerdin,
    Belki beni üzmemek için.

    Sürekli dörtlükler yazıp
    mesajlardım sana bitmez aşkımı.
    Allah'a dua ederdim.
    seni benden ayırmasın diye.
    Aşkımızı herkesten gizlerdik,
    kimse bilmezdi sevdalandığımızı.

    Hergün baharı getirirdin gönlüme,
    Sen gelince güneşler açardı içimde.
    Seninle zaman su gibi akardı,
    zamanı unutup, çoğu zaman geç kalırdım
    Söz verdiğim yerlere.

    Senden ayrıldığımızda,
    gizlice seni takip ederdim,
    sana birşey olmasın diye.
    Sen bunu bilmezdin...

    Bayramda hediyelerine kavuşmuş
    çocuklar gibi olurdum seni gördüğüm gün.
    Unutkanlaşırdım, seni düşünmekten.
    Kimseye çaktırmamaya çalışırdım,
    divane ve avare halimi.

    Şimdi benden çok uzaklardasın,
    Belki kimlerle hangi tuzaklardasın.
    Belki bu satırları okumayıp
    Hep benden uzaklaşacaksın...

    Oğuzhan Taş