OKS sistemi değişti

Konusu 'Ortaöğretim Geçiş Modeli' forumundadır ve Kazen tarafından 19 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    19 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Kazen
  1. Kazen

    Kazen Babalar ve Oğulları Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    12.371
    Beğenildi:
    17.197
    Ödül Puanları:
    488
    Çelik, Bakanlık Başöğretmen Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, OKS yerine tam olarak 2008-2009 eğitim-öğretim yılında uygulamaya konulacak olan ”Ortaöğretim Geçiş Modeli” hakkında bilgi verdi.

    Yeni müfredatın eğitim sürecini bütünüyle esas alan bir ölçme ve değerlendirme sistemi getirdiği için OKS'nin bu şekliyle devamının mümkün olmadığına işaret eden Çelik, bu yıl OKS'nin yapılacağını, ancak sınavda önceki uygulamalardan farklı olarak ilköğretim başarı puanının dikkate alınacağını bildirdi.

    Çelik, ayrıca bu yıl öğrencilerin OKS'nin ardından bir kereye mahsus 20 okul tercihinde bulunabileceklerini, öğrenci ve velilerin okulların ilgili servislerine başvuracaklarını söyledi.
    Bakan Çelik, hiperaktif çocuklara yönelik sınavda bir ek süre verilmesinin söz konusu olmadığını kaydetti.
    Çelik'in verdiği bilgiye göre, 2007-2008 eğitim ve öğretim yılında da OKS uygulanacak. OKS puanlarına ilköğretim diploma notu yüzde 20 oranında etki edecek. 2007-2008 eğitim öğretim yılının sonunda 6. ve 7. sınıflar yeni modelde öngörülen “Seviye Belirleme Sınavı”na (SBS) tabi tutulacaklar.

    2008-2009 eğitim-öğretim yılı sonunda ise 6., 7. ve 8. sınıflarda SBS uygulanacak ve öğrencilerin ortaöğretim kurumlarına yerleştirilmeleri tamamen yeni modele göre gerçekleştirilecek.

    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, orta öğretime girişte dershane ve sadece test çözme merkezli yöntemin değiştirileceğini belirterek, “Biz OKS'yi kaldıracağız derken hiç bir ölçme ve değerlendirme yöntemi kullanmayacağımızı söylemedik” dedi.

    Hükümetleri döneminde yaklaşık 40 yıl önce hazırlanmış olan ve çağın ihtiyaçlarına cevap vermeyen müfredatı değiştirdiklerini belirten Çelik, yeni müfredatın yeni ölçme ve değerlendirme yöntemi gerektirdiğine, sınav sisteminin de yeni müfredata uyarlanması gerektiğine dikkati çekti.

    OKS'nin kaldırılacağının 2005-2006 sınav sonuçları duyurulduğunda açıkladıklarını belirten Çelik, 17. Milli Eğitim Şurası'nda da oy birliğiyle OKS'nin kaldırılması gerektiği yönünde karar alındığını hatırlattı.

    Çelik, bu yıl OKS'nin yapılacağını, ancak bu yıl diğer yıllardan farklı olarak ilköğretim başarı puanının sınava dahil edileceğini açıkladı. Bunun ortalama yüzde 7 oranında yansıyacağını kaydeden Çelik, diğer bir yeniliğin de tercih sisteminde olduğunu bildirdi.

    Bakan Çelik, öğrencilerin bu yıl bir kereye mahsus 20 okul tercih edeceklerini, tercihler yapılırken yoğunluğun önlenmesi için randevu sistemi uygulanacağını, veli ve öğrencilerin okulların ilgili servislerine belirlenen gün ve saatte başvuracaklarını anlattı.

    “OKS BÜYÜK STRES YARATMAKTADIR”

    OKS'nin kaldırılmasına ve yeni bir sistem getirilmesine neden ihtiyaç duyulduğunu anlatan Çelik, yeni müfredatın sonucu değil, sürecin değerlendirilmesini gerekli kıldığını, bu nedenle de OKS'nin bu şekliyle devamının mümkün olmadığını belirtti.
    Öğrencilerin OKS'ye yalnızca bir kez girme hakkının olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

    “Öğrenci 2 saatte adeta bütün kaderini belirleyen bir sınavla karşı karşıya geliyor. OKS sadece bir ortaöğretime giriş sınavı değildir. Yüksek öğretime girişte aşırı rekabet söz konusu olduğu için öğrenciler, yerleşecekleri ortaöğretim kurumlarına göre üniversiteye girişte şanslı, avantajlı ya da dezavantajlı, şanssız olabilmektedirler. OKS, öğrencilerin sadece ortaöğretime girişini tayin eden bir sınav olmaktan çıkmış, yükseköğretime geçişte de adeta bir ilk basamak olma niteliği taşımaktadır. Bu nedenle öğrencilerin üstünde çok büyük bir stres yaratmaktadır. Hayatlarının baharında olan yavrularımız çoğu zaman dayanmakta, kimisi içine kapanmakta, kimisi farklı psikolojik problemlerle karşı karşıya kalmaktadır.”

    Farklı coğrafi ve iklim özellikleri nedeniyle öğrencilerin gelişiminde farklılıklar olduğuna, ergenlik yaşının bölgelere göre değişebildiğine dikkati çeken Çelik, “8. sınıfta ergenlik çağına giren öğrenciler bu çağın getirdiği sıkıntılarla sınav stresini daha yoğun hissetmektedirler. Bu onlar için çok büyük bir dezavantaj oluşturmaktadır” dedi.

    “OKS, YABANCI DİL ÖĞRETİMİNİ BİÇMEKTEDİR”

    Türkiye'nin yabancı dil öğretimi açısından en başarısız ülkelerden olduğunu ifade eden Çelik, bunun temel nedeninin ÖSS ve OKS olduğunu söyledi. Türkiye'nin yabancı dil sorununu mutlaka çözmesi gerektiğini ifade eden Çelik, ilköğretimde yabancı dil dersinin liseden daha önemli olduğunu, ancak öğrencilerin OKS'de yabancı dil sorusu sorulmadığı için bu dersi “angarya” olarak gördüğünü kaydetti.
    Çelik, yeni müfredatta 4. sınıftan itibaren yabancı dil dersinin zorunlu olduğunu belirterek, “Kağıt üzerinde zorunlu olması öğrencinin kendisini buna mecbur hissetmesi ile aynı şey değildir. Bunun için sonuç alınamıyordu. Bugünkü OKS sistemini yabancı dil öğretimini biçmektedir. Bundan dolayı bugünkü şekliyle OKS kaldırılmalıdır” diye konuştu.

    “OKUL DEĞİL, DERSHANE TERCİHİ”

    İlköğretimin öğrenciye temel hayat bilgilerini vererek,bir üst öğretim kurumuna hazırlamayı amaçladığını anlatan Çelik, öğrencilerin OKS nedeniyle sadece test çözmeye yönlendirildiğini, sınavda soru gelmediği gerekçesiyle sanat, bilgisayar, beden eğitimi, resim gibi derslere ilgisiz kaldığına işaret etti.
    Çelik, sadece test çözmeye yönelen öğrencinin kendisini ifade etme kabiliyetinin törpülendiğini vurgulayarak, “Öğrenci test olarak bütün Türkçe soruları sıfır hata ile çözüyor. Ama 10 kişi huzuruna çıkıp beş cümleyi doğru bir şeklide sıralayamıyor. Böyle bir eğitim sistemi olabilir mi?” diye sordu.
    OKS nedeniyle öğrencinin okula, okuldaki derse ve müfredata, öğretmenine bağlanmak yerine bir an önce okuldan ayrılarak dershaneye gitmeyi tercih ettiğini kaydeden Çelik, bütün bu gerekçelerle OKS'nin kaldırılmasına kara verildiğini bildirdi.

    YENİ SİSTEM
    Çelik, sadece dershane ve test çözme merkezli olan yöntemi değiştireceklerini belirterek, yeni sitemin ayrıntılarını anlattı:
    “6.,7. ve 8. sınıflarda 'Seviye Belirleme Sınavları' (SBS) yapılacak. Bu sınavlar tamamen okuldaki derse, müfredata bağlı olacak. Bu sınavlar yüzde 70 oranında etkileyecek ve 3 yılın ortalaması alınacak. Daha sonra Yılsonu Başarı Puanı (YBS) devreye girecek. Bu da yüzde 25 etkileyecek. Ayrıca yüzde 5 oranında etki edecek Yöneltme ve Davranış Puanı (YDP) verilecek. YDP, ders veren öğretmenlerin notlarının ortalamaları alınarak belirlenecek. Bu puan belirlenirken, öğrencinin okuldaki sosyal, kültürel faaliyetlere katkısı, arkadaşları ile uyumu dikkate alınacak. Bu, öğrencilerin öğretmene saygı duymasına, okul kurallarına uyması ve disiplinsizlik yapmamasına da hizmet edecek.”
    Çelik, yıl sonu başarı puanının “istismar” edilmesini önlemeye yönelik genelgeyi 81 ilin valisine gönderdiklerini kaydetti.
    Öğrencilerin SBS'de aldığı notla, ağırlıklı ilköğretim başarı puanının çelişmesi durumunda gereksiz bir not yükseltmesi olduğunun ortaya çıkacağına işaret eden Çelik, bunu tespit ettiklerinde yapan okulları ifşa edeceklerini, öğretmen ve yöneticilerle ilgili yasal işlem başlatacaklarını bildirdi.

    “BU YIL 6. SINIFTA SINAV YOK”

    “Yumuşak geçiş” sağlamak amacıyla bu yıl, 6. sınıf öğrencilerine SBS uygulanmayacağını, 7. ve 8. sınıf sonunda sınava gireceklerini ve iki yılın ortalaması alınarak puanların tespit edileceğini açıklayan Çelik, bunun bir karışıklığa yol açmayacağını belirten Çelik, 8. sınıfın sonunda SBS, YBP ve YDP puanlarının ayrı ayrı gösterilerek, ortaöğretim yerleştirme puanlarının öğrenci ve velilere bildirileceğini kaydetti.
    Öğrencilerin bildirilen ham puanlara göre tercihlerini yapacaklarını, bakanlığın yerleştirmeyi gerçekleştireceğini kaydeden Çelik, “Bir sınavı kaldırdınız üç sınav getirdiniz' sorularının akla gelebileceğini işaret etti. Çelik, “Biz OKS'yi kaldıracağız derken hiç bir ölçme ve değerlendirme yöntemi kullanmayacağımızı söylemedik” dedi.
    Çelik, yeni uygulamanın öğrencileri dershanelere yönlendirmeyeceğini, okuldaki dersler dikkate alınarak soru stili geliştirilmesinin öğrenciyi okula daha çok bağlayacağını söyledi.

    “HİPERAKTİFLERE EK SÜRE YOK”

    OKS'de hiperaktif öğrencilere ek süre uygulamasına yönelik bazı haberlere işaret eden Çelik, OKS sınavında ve getirilecek olan ölçme ve değerlendirme yöntemlerinde hiperaktif öğrencilere farklı bir uygulama olmayacağını söyledi.
    Çelik, bir soru üzerine, “SBS'nin tarzı, bugünkü OKS nasılsa öyle olacak. Ama içerik öyle olmayacak. İçerik bugünkü müfredatın getirdiği içerikle örtüşecek. Test olacak, ama yıl sonu başarı puanı yüzde 30'luk kısım bunun dışında kalacak ve test olmayacak” dedi.
    Bir başka soruyu yanıtlarken, YBP hesaplanırken her okulun ortaya koyacağı bir performans olacağını belirten Çelik, “ Biz burada aslında öğrencinin bireysel başarısını ölçmüş olacağız. Öğrencinin başarısı bir araya geldiği zaman o okulun o türün başarısı da ortaya çıkmış olacak. Dezavantajdan söz ediyorsanız bugünkü şartlarda bu daha çok hissedilmektedir” dedi.

    “YABANCI DİL SORULARI ÖNEMLİ AĞIRLIKTA”

    Yerleştirmede ne tür puanlara dikkat edileceği sorusuna ise Çelik, “Fen Lisesine girmek isteyen öğrencinin özellikle yıl sonu başarı puanına baktığımız zaman bu öğrencinin fen ve matematik derslerinde daha başarılı olması beklenir, bunu arayacağız. Sosyal bilimler lisesine girecek olan öğrencinin daha çok Sosyal ve Türkçe dersleri esas alınacak. Böylelikle ilköğretimden itibaren biz öğrencilerimizi hakim zeka türlerine göre yönlendirmiş olacağız” diye konuştu.
    Çelik, resim, beden eğitimi gibi dersler yüzde 30'luk yıl sonu başarı puanının içinde yer alacağı için kimsenin o dersleri görmezden gelemeyeceğine dikkati çekerek, sınavda yabancı dil sorularının Türkçe kadar ağırlıkta olmasa da önemli ağırlıkta olacağını kaydetti.

    YERLEŞTİRME

    Çelik'in verdiği bilgiye göre, yeni sistemde okullara yerleştirme ise şöyle gerçekleştirilecek:
    -Her eğitim ve öğretim yılının sonunda her bir sınıf için elde edilen Genel Ortaöğretim Yerleştirme Puanlarının (G-OYP) toplanmasıyla bulunan G-OYP ilan edildikten sonra öğrenciler, okulların kontenjanlarına göre tercihlerini yapacak.
    -Milli Eğitim Bakanlığınca her yıl okulların kontenjanları tespit edilerek açıklanacak.
    -Bütün ortaöğretim kurumlarına, G-OYP sonuçlarına göre yerleştirme yapılacak. Ancak Fen, Anadolu Liseleri, Sosyal Bilimler ve Öğretmen Liseleri; öğrencilerin SBS ve YBP toplamının, genel ve özel alan bağlamında Bakanlıkça belirlenen baraj düzeyini geçmiş olmaları şartıyla tercih edilebilecek.
    -Öğrenciler, almış oldukları G-OYP ve yapmış oldukları tercihlere göre Milli Eğitim Bakanlığı tarafından merkezi sistemle yerleştirilecek.
    -Özel yetenek gerektiren liselere (Spor ve Güzel Sanatlar Liseleri) öğrenci alımı mevcut sistemdeki şekliyle devam edecek.
    -Yeni sistemde yöneltme puanı kullanılmaktadır, özellikle mesleki teknik eğitime öğrenci yerleştirmede yöneltme puanı mesleki yöneltme puanı olarak, genel liselere yerleştirmede genel yöneltme puanı kullanılacak.