Okul öncesi çocuklarda korkular ( 2-6 yaş)

Konusu 'Davranış Bozuklukları' forumundadır ve Adivar tarafından 3 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    3 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Çocukların korkuya yatkınlığı kişiden kişiye belirgin biçimde değişir.Bazı çocukların korkuya, korkmaya daha yatkın oldukları ve bu duruma daha duyarlı oldukları gözlenmiştir. Çocuk küçük yaşlardan itibaren korkuyla tanışır.Korkunun gelişimi çocuğun gelişimi ve büyümesiyle birlikte şekillenir.Zaman içinde değişim gösterir.Her dönemin, yaşın kendine özgü korkuları vardır.

    Okul öncesi çocuğun yaşamış olduğu belli başlı korkular:

    -Karanlıktan korkma

    -Doğaüstü Varlıklardan Korkma

    -Yetişkinlerin Kullandığı Bazı Sözlerden Korkma

    -Anne- Babadan Ayrılmaktan Korkma

    -Hayvanlardan Korkma

    -Yaralanmaktan Korkma

    -Felaketlerden Korkma

    -Yeni Yerlerden Korkma

    -Banyodan Korkma

    -Cezalandırılmaktan Korkma



    Karanlık korkusu bebeklikten itibaren en sık rastlanan korkuların başında gelir.Bu korku türü belki de anne-babanın en sık pekiştirdikleri korkudur.Özellikle gece ışıkla uyumayı alışkanlık haline getirmek, çocukların karanlıktan tedirgin olmalarına neden olmaktadır.Bu tedirginlik başka korkularla birleştiğinde veya başka kaygı ya da sorunlar eklendiğinde daha yoğun bir karanlık korkusuna dönüşebilmektedir.

    Diğer korku türlerinde olduğu gibi bu korkunun gelişiminde de model alınabilmektedir. Anne-baba ya da yakınlarından birinin karanlık korkusu yaşadığını bilen, bu korkuya tanık olan çocuklar ister istemez karanlığın korkutucu olduğu düşüncesini geliştirmekte ve benzer korku tepkileri vermektedirler.

    3-5 yaş arasında kendiliğinden ortaya çıkan karanlık korkusu, anne-baba tarafından pekiştirilmediğinde ve uygun bir şekilde yaklaşıldığında yine kendiliğinden kaybolmaktadır.Onları rahatlatmak,güven vermek ve hep yanındayız mesajını vermek büyük önem taşımaktadır.

    * Çocuk yatma zamanı gelince bazen yatağına gitmek istemez, anneyle yatmak isteyebilir.Ya da gece sıklıkla kalkıp anne-baba odasına gidip aralarında yatar.Bu durum; korku,çocuğun psikolojik gelişiminin yeterli olmaması (temel güven duygusu eksikliği) anne-babanın büyük kavgalarından kaynaklı olabilir.Böyle bir durumda çocuğun gerçek ihtiyacının ne olduğu iyi saptanmalı, gerçek bir korku mu, gelişim dönemiyle ilgili bir davranış mı yoksa anne-baba yatağına dönmek için kullanılan bir bahane mi olduğunun iyi ayırt edilmesi gerekir.



    *2-3 yaş çocukları yüksek sesten, elektrik süpürgesi sesinden,gök gürültüsünden ürkerler.3-4 yaşlarında bunlara karanlık, dilenci, hırsız,öcü korkuları eklenir. Çocuklar deneyimlerinin az, düşünme yeteneklerinin sınırlı olması nedeniyle gördüklerini ve duyduklarını gerçekçi olarak değerlendiremezler.Benzeterek, gördüklerini çarpıtarak,abartarak,süsleyerek, korkulu sonuçlar çıkarırlar.Çocukluk çağının bu özellikleri göz önüne alınırsa, çocukları korkak yetiştirmenin çok kolay olduğu sonucu ortaya çıkar.



    *Anne-babalar ve çocuğun yakın çevresi korkuyu disiplin aracı olarak sık sık kullanarak, onları korkutarak kontrol altında tutmaya çalışırlar.Ama bu korkular çoğu zaman devam eder,çocuğun ve ailenin yaşantısını olumsuz yönde etkilemeye başlar.Gece tek başına tuvalete gitmekten, evin hemen karşısındaki bakkaldan ekmek almaktan çekinirler.Biraz büyüyünce korkuyorum demeyi kendisine yakıştırmayan çocuk başka bahaneler öne sürer. Buna aileyi hatta kendilerini bile inandırabilirler.Ama tüm bunların temelinde anne-babanın, çocuğun masum dünyasına risklerini düşünmeden soktukları,gerçek olmayan düşünce ve korkular yatar.

    Çocuklar için düşünülebilecek en büyük korku anne-babadan ayrı düşmek, ortada kalma korkusudur.Her tehlikede sığındığı anne-babanın kendisini bırakıp gitmesi olasılığı,çocuğu tedirgin eder,güvenini sarsar.Anaokulundan dönüşte anneyi bulamamak çocuk için katlanılması güç bir şeydir.

    Dört yaşında doruğa varan korkularda yavaş yavaş azalma görülür.Korkular daha somutlaşır; köpekten,düşüp yaralanmaktan,bir yerin çizilmesinden,kesilip kanamasından korkarlar.Altı yaşında korkularda yeni bir artma gözlenir:Hayalet,cadı,hortlak korkusu alevlenir.Kimi zaman ‘ karyolanın altında biri var’ diyerek kendi odalarında yatmaktan çekinebilirler.İzledikleri filmlerin etkisinde kalabilirler.Bu yaşlardan sonra genellikle korkularda yatışma olur ama eski korkuların arada bir depreşmesi ya da yenilerinin ortaya çıkması olağandır.
    alıntı
     
  2. 3 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  3. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    YAYGIN ANNE BABA TUTUMLARI

    Kimi evde çocuk korkutulmadığı halde ürkektir, korkaktır.Anneler çocuklarını hiç korkutmadan eğittiklerini övünçle söylerler.Ancak yapılan görüşme sonucunda annenin birçok korkulara sahip olduğu gözlenir.Doğal olarak çocuk da model alarak annenin korkaklığını ve ürkekliğini sergiler.

    Yaygın olarak kullanılan anne-baba tutumlarından biri de çocuğu kontrol için başvurulan sindirme yöntemidir.”Beni üzersen hastalanıp ölürüm, annesiz kalırsın.” veya benzeri sözlerle çocuk suçlanmakta,sindirilmekte ve anne kendini acındırmaktadır. Çocuk içten içe tedirgin olur, annenin her hastalanışında yanına koşar, sorular sorar.Ancak çocuk tedirgin de olsa suçluluk da duysa uzun süreli uslu kalmaz.Suçluluk duygusunun etkisiyle kendine ceza getirebilecek durumlar yaratır.Cezasını çekerek suçluluk yükünden kurtulur.Usluluğu bir sonraki yaramazlığa kadar sürer.

    Korkutma yönteminin hiç kullanılmadığı evlerde sıklıkla görülen bir başka durum koruyucu ve kollayıcı anne-baba tutumlarıdır.Bu tutumla yetişen çocuğa ‘Aman düşersin,çocuklara yaklaşma döverler.Sen karşıya geçemezsin,ben geçireyim’ diyerek çevrenin tehlikelerle dolu bir yer olduğu inancı aşılanır.Çocuk adım atsa yanında birileri yardıma hazırdır.Özgürlüğü bu denli kısıtlanmış çocuk,neyin tehlikeli neyin tehlikesiz olduğunu öğrenmeye fırsat bulamaz, her şeyden korkar,ürker olur.

    Çocuklarda görülen kimi korkulardan dolayı anne-baba sorumlu tutulamaz.Aile ve anababanın elinde olmayan çeşitli nedenler çocukta korku başlatabilir ya da olağan sayılan korkuların artmasına, uzamasına neden olabilir.Kaza geçirmek,evin soyulması,deprem,yangın,ev dışında korkutulmak v.b. Ancak unutmamak gerekir ki korkak yetiştirilmiş ya da çok kollanmış çocukların bu durumlarda örselenmesi daha kolaydır ve izleri kolay silinmez. Çocuğun yaşamış olduğu korkuyu atlatabilmesinde olumlu anne-baba tutumları büyük önem taşımaktadır.
     
  4. 3 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  5. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    KORKUYLA MÜCADELEDE NELER YAPILABıLıR?

    *Korkunun çocuğun gelişim dönemiyle ilgili olup olmadığını öğrenin.

    *Korkunun belli bir olaydan sonra mı ve bu olayla bağlantılı olarak mı ortaya çıktığını saptayın.

    *Korkuların bazı zamanlarda ya da durumlarda artıp artmadığını gözlemleyin.

    *Korkularından dolayı onu aşağılamayın,yargılamayın,sert tepkilerden kaçının,alay etmeyin.

    *Korkunun nedenlerini araştırın; ev içinde korkutucu unsur olup olmadığına bakın.Çocuk oyun ve arkadaştan yoksunsa bunlara olanak tanıyın.

    *Aşırı kollayıcı tutumları gevşetin.

    *Korkusuyla ilgili olarak onu zorlamayın, aşamalı olarak baş etmesi konusunda yardımcı olun, korkularını bastırmaya bir korkuyu başka bir korkuyla değiştirmeye çalışmayın.

    *Korktuğu şeyle ilgili onu bilgilendirin,birlikte yazılar okuyun,uzmanları dinlemesini sağlayın.

    *Çocuğunuzla iletişiminizi arttırın, duygularınızı anlatmanız için ortam hazırlayın.

    *Onunla oyun oynayın,resim yapmasını sağlayın.

    *Uyku öncesinde daha fazla vakit geçirin,onu rahatlatacak şeyler konuşun, hoş hikayeler anlatın.



    KABUSLAR

    Çocukta gündüz yaşanan heyecanlı olayların uykuya yansıması sıklıkla görülür.Uykuda sayıklamayan,ara sıra korkulu düş görmeyen çocuk yok gibidir.Korkulu düşten sonra anne-baba yatağına sığınan çocuk da çoktur.Bir süre sonra bunu alışkanlık haline getirebilirler.Sık görülen korkulu düşler, çocuktaki sıkıntı ve tedirginlik belirtisidirler.Kimi korkulu düşler kabus denen ürkütücü biçime girerler.Çocuk böyle bir düşten sonra sıçrayarak uyanır ve yatıştırılınca uykuya yeniden dalar.Bu tür kabuslar da yıldan yıla azalarak ergenlik çağında son bulur.
     
  6. 23 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  7. anpike

    anpike Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2007
    Mesajlar:
    154
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    slm arkadaşlar kızım okuluna ağlayarak gidiyor hala ve anne seni çok özlüyorum diyor.geçenlerde öyretmeni ağlamaya devam edersen okuldan atılırsın seni okula almazlar demiş . yanlış bulmama rağmen öyretmenini uyaramadım çünkü uyarırsam kızıma öfkelenmesinden çekindim. nasıl aşarım bu sorunumuzu bilemiyorum .:KK43:
     
  8. 17 Şubat 2012
    Konu Sahibi : Adivar
  9. buzzycha

    buzzycha Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    benim oğlum da aynı şekilde :KK43:
     
  10. 13 Ocak 2013
    Konu Sahibi : Adivar
  11. svlcigdem

    svlcigdem Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2013
    Mesajlar:
    70
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Güzel bi paylaşım teşekkürler
     
  12. 1 Mart 2013
    Konu Sahibi : Adivar
  13. ankadilara

    ankadilara Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2011
    Mesajlar:
    106
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    allah yardımcınız olsun