Okumak; aktr, yaamaktr

Konusu 'Kitap Kurdu' forumundadır ve Libyana tarafından 22 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

    22 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  1. Libyana

    Libyana Allah var, Allah yâr... Pro Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2008
    Mesajlar:
    6.009
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    Aşkın yeri ve zamanı olmadığı gibi, okumanın da yoktur. Öyle ki okurken gece, gündüze; yer, yatağa; karanlık, ışığa karışır. Dolayısıyla, düşünebildiğiniz her yer, okuyabileceğiniz yer anlamına da gelir. Okuyan, bu haliyle, mekânın ötesine geçer. Kalabalık, gürültü, sessizlik hepsi, okuyanı rahatsız etmemek için, ayrı bir safa toplanır. Okuyan, yeter ki okuduğunu anlasın, tüm dünya onun için kul, köle olur. Ama dünyanın kalbinden kopan bunca büyük ödünü hakketmek için de ama gönülden, ama aşkla, ama coşkuyla okumak gerekir. Gönlünüzde o aşkı, o coşkuyu hissettiniz mi, ne yorgunluğunuz kalır ne de yaşamınızı uzatan kalbiniz. Evren, sizin için susmuştur. Sanki evren, okuduklarınızı daha iyi anlayabilmeniz için ağzınızın içinde dönüp duran dilinizden dökülenleri dinlemektedir. Ahenk, başka nasıl olur ki?

    Bunu bilmediniz mi? Yaşamadınız mı? Üzülün! Elbette ki üzülün. Okurken harfleri seçmeye çalışan gözlerinizi, daha çok görmesi için ovalamadınızsa; ayaklarınızı, uyuşukluğunu gidermek için sabırsız ve ritimsiz hareketlerle sallamadınızsa; elinizdeki kalemi nereye koyacağınızı bilmeden elinizi yüzünüzü çizmedinizse üzülün. Elbette ki üzülün ve hikayenizi okuyamayanlardan dinleyin. Okuyamayanlardan... İmkanı olmadığı için okuyamayanlar var ya hani. Hah! İşte onlar. Onlar, fakirin fukaranın çocukları.

    Derler ki “okumak istiyoruz”. Okumanın ne olduğunu, nasıl olduğunu dahi bilmeyen bu aç beyinler ezberlerindeymiş gibi ağızlarından dökülen kelimelerle “kurtulmak için okuyoruz” deyiverirler. Kimi doktor olmak ister, kimi öğretmen, kimi hakim. Onlara göre ancak okuyunca büyük adam olunur veya büyümek, ancak okumakla olur ya da okumak, insanı büyüten tek şeydir. Nasıl okuyacaklarını bilmezler, ama okumanın ne anlama geldiğini bilirler. Biz gafiller ise bizden gayrısını dinlemeden, üç satır dahi okumaktan çekiniriz. Bu gözler ışığı ne zaman görecek?

    "Metod oluşturmak gerekir", "Akademisyen olmadan okuduğunu anlamazsın", "Meselenin ilmini almadan okunmaz", "Çok okursan" da... Yok! "Çok okursan, delirirsin." ...

    Bilgiye karşı birimiz değil, hepimiz cahiliz. Şu çağda dahi çok okuyana delireceği söyleniyorsa, bu çağla önceki çağ arasında hiçbir fark yok demektir. Buradaki anlamı çözmektense aklını –izm’lerden alamayan ve hayatta kitabı olmamış olana bir kitap vermeyi dahi aklına getirmeyen cahillerin vay haline...

    "Okumak, bir derya?", "Nereden başlayacağımı bilmiyorum!", "Neye yatkın olduğumu bilmiyorum.", "Okuduğumun sonrasında ne okumam gerektiğini bilmiyorum!", Yok! "Öneriniz var mı?" ...

    Öneriniz var mı?

    Öneriniz...

    Önerimiz?

    Önerimiz!

    Var...

    Okuduğunu bir daha oku. Zira okuduğun kitapta yazılanları anlasaydın, ne bir öneri beklerdin ne de bu boş laflarla vakit geçirirdin.

    “Ama çok okumak istiyorum.”

    Tutan mı var?

    Ama kimi o-koyunlar, pardon okuyanlar, güdülmek, pardon, metodik düşünmek isterler. Metodik düşünmek, ele bulaşan çamuru başkasının sırtını sıvazlayarak temizlemeye benzer. Bunu yaparken, yolunda yürüyeni de durdurduğunu bilmez. Ama ne onlar durmayı ve sormayı bırakır, ne de biz durmayı ve anlatmayı. Bu yüzden o-koyunlara, pardon, okuyanlara nasıl okunacağını anlatacak üç beş kelime etmemiz gerekiyor.

    Hızlı okuyun.
    Ama hızlı okumak uğruna anlamayı ihmâl etmeyin.

    Dipnotları okumadan geçmeyin.
    Çünkü kimi zamanlar dipnotlar okuduğunuz kitaptan daha çok şeyler anlatır.
    Unutmayın, yetişeceğimiz bir yer yok. Hepimiz şu dünyada bir kaç yıl daha yaşayıp göçeceğiz. Bir kitabı bin kere okumakla, bin kitabı bir kere okumak arasında bir fark yok. Ama bunu ancak okuduğunuzu bir kere daha okuyunca anlarsınız. Acele etmeyin...

    Okuduğunuzu hatırınızda tutun.
    Unutmak için okumayın. Olur da unutmak için okuyorsanız, unuttuğunuzun ne olduğunu unutmayın ki, insanlar size bakarken aptal mı abdal mı olduğunuzu rahatlıkla anlasın.

    Yazın.
    Okuduklarınızdan anladıklarınızı bir yerlere yazın. Çapraz ve paralel okumalarınızda ortaya çıkan fikirleri bir yerlere yazın. Zira öğrenmenin en iyi ikinci yolu yazmaktır (birinci yolu sohbet etmektir, üçüncü yolu okumak. Ancak sohbet etmek ve yazabilmek için okumak gereklidir).

    Listeler yapın.
    Okuduklarınıza ve okuyacaklarınıza dair listeler yapın. Zira ancak yaptıklarınızı gördüğünüz zaman yapacaklarınızı anlayabilirsiniz.

    Dilinizi güçlendirin.
    Anadilinizi iyiden iyiye öğrenin. Dil bilgisi ve imlâya fevkalâde hakim olun. Farklı diller öğrenmeyi de ihmal etmeyin.

    Hevesinizi kırmayın.
    "Çok fazla okumak istiyorum" diyen kişi, hiç okumayan kişidir. Fakat bu cümleyi kullananın, okumaya dair duyduğunuz heves de aşikârdır. Ne, ne okuyacağını bilmeyen cahil, ne de okuyup da daha çoğunu uman densiz olmadan, sabır ve sebatla okuyun. Nihayetinde insansınız. Alacağımız da vereceğimiz de sınırlı. Dolayısıyla, okurken sabırlı olmayı öğrenin.

    Konuşun.
    Okuduklarınızı çevrenizdekilerle paylaşın. Okuduklarınızı ya da okuduklarınızdan anladıklarınızı çevrenizdekilerin anlamasına ya da anlamamasına önem vermeden, paylaşın. Aklın yolunun bir olduğunu unutmadan paylaşın. Eninde sonunda tanıdığınız ya da tanımadığınız birilerinin sohbetinize katılacağını bilin. O sohbete kavuştuğunuz zaman can yoldaşınızı bulduğunuzu bilin.

    Ruhunuza sahip olun.
    Bir söyleyin, iki dinleyin. Okuduğunuzun size kattığı cesaret, onu yazana kattığı cesaretten daima daha azdır. Aptal bir kahraman olmak yerine, savaşınızı mütevazılıkla yaşamayı yeğleyin.

    Yazarı yerin.
    Ama yerin dibine batırmayın. Çünkü birini yerin dibine batırmadan önce onun yaptığının daha doğrusunu, daha düzgününü daha iyisini yapmanız gereklidir.

    Daha fazla vakit kaybetmeyin.
    ve bir kitap açın..



    a.s.
     
  2. 24 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  3. EU2

    EU2 Guest

    Çok güzel bir yazı..
    Okurken o anki zaman ve mekandan soyutlanıp,kitabın içindeki anı ve zamanı yaşamak...
    Yaşanmalı,yaşanılası..
     
  4. 23 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  5. imparatorice

    imparatorice Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2008
    Mesajlar:
    165
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    çoook güzel bir paylaşımdı.. umarım kitap okumayanlardan bu yazıyı okuyanlar hemen ellerine bir kitap alarak işe başlarlar....hayattaki en güzel şeylerden biri okumaktır...
     
  6. 25 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  7. evrem716

    evrem716 İşte benn! Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.568
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Güzel bir paylaşım, teşekkürler!!
     
  8. 3 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  9. moryel82

    moryel82 Çünkü UyKuLar Çok güZeL Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    381
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    bazen kimse beni anlamıyor
    elimden kitap düşürmeyişim hayal dünyasında yaşıyormuşum izlenimi veriyor galiba onlara. ama içimde sanki yüzyıllardır aç kalmış bir ruh gizli, okuyorum okuyorum okuyorum doymak bilmiyor, okumak ruhumu besliyor! şu bir kaç haftadır zaptedemiyorum içimdeki açlığı, odadan odaya geçerken bile kitap okuyarak geçiyorum bana gülüyorlar:) ben de onlara gülüyorum neler kaçırdıklarını hiç bilmiyorlar:)
     
  10. 6 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Libyana
  11. Kahve Delisi

    Kahve Delisi pişşşt noliyiii :)) Pro Üye

    Katılım:
    6 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.005
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzel bi yazıydı teşekkürü bi borç gördüm kendimdea.s.
     
  12. 12 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Libyana
  13. keri34

    keri34 derinin annesi Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.724
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    okumak gercekten bır ask benım ıcın kıtaplarım dergılerım benım vazgecılmezım hepsını saklar gozum gıbı bakarım.kıtap okumanın vaktıde olmaz bana gore gece yatarken okumaya baslarım bır bakarım sabah olmus.okurken yasadıgım hayattan sıyrılır kıtabın ıcıne gırerım resmen.bır sıkıntım derdım varsada unuturum.kıtap okumayan okumayı sevmeyen cok sey kacırıyor bence.
     
  14. 12 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Libyana
  15. h_i_s

    h_i_s OĞLUM BERKİN'İM <3 Pro Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2007
    Mesajlar:
    8.351
    Beğenildi:
    36
    Ödül Puanları:
    153
    Ne güzel bir yazıdır ellerine sağlık....

    Okumak insanı kendisine çekiyor bu en azından benim için böyle, her koşulda, metroda, otobüste, yatakta, ayakta her şekilde okuyabiliyorum çünkü okumaya başladığım andan itibaren kendimi kitabın içinde bir yerlerde buluyorum, çevredekiler ben hiç etkilemiyor....
     
  16. 12 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Libyana
  17. flower84

    flower84 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2008
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    gerçekten güzel bir yazı.kitap olkumak benim içinde bir tutku bambaşka bir boyut sanki.
    kitap okurken kitabın içine girip yazılanları canlı olarak seyrediyorum sanki.benki konsantrasyon problemi olan bir insan kitap okurken değişiyorum....
     
  18. 21 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Libyana
  19. Libyana

    Libyana Allah var, Allah yâr... Pro Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2008
    Mesajlar:
    6.009
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    Yazıyı baştan sona okuyup da değerli yorumlarını esirgemeyen arkadaşlara çok teşekkür ederim..Okumanın aşk olduğunu hissettiğiniz ve okuyarak yaşadığınız o kadar belli ki..
    En büyük ilacım en derin sevgim OKUMAK,YAŞAMAK,ANLAMAK..